muscle - Turco Inglés Diccionario

muscle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

muscle — Definition

Significado:
kas, güç
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈmʌsəl/ – BrE /ˈmʌsəl/)
Categoría gramatical:
İsim: muscle (muscles)
Sinónimo:
strength, brawn
Antónimos:
weakness

Significados de "muscle" en diccionario turco inglés : 48 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
muscle n. kas
A few stretching exercises will help your neck muscles get relaxed.
Birkaç esneme egzersizi boyun kaslarınızın gevşemesine yardımcı olacaktır.

More Sentences
muscle n. adale
General
muscle n. kas
A few stretching exercises will help your neck muscles get relaxed.
Birkaç esneme egzersizi boyun kaslarınızın gevşemesine yardımcı olacaktır.

More Sentences
muscle n. güç
The opponents of the political movement have real muscle.
Siyasi harekete muhalif olanlar gerçek anlamda güç sahibiler.

More Sentences
muscle n. kas gücü
He will test the feeling in your fingers and the strength of the muscles in your hand.
Parmaklarınızdaki hissi ve elinizdeki kasların gücünü test edecek.

More Sentences
muscle n. fiziksel güç
Jaxon doesn't have enough muscle to work in that field.
Jaxon, o alanda çalışacak kadar fiziksel güce sahip değil.

More Sentences
muscle n. kas gücü
He will test the feeling in your fingers and the strength of the muscles in your hand.
Parmaklarınızdaki hissi ve elinizdeki kasların gücünü test edecek.

More Sentences
Medical
muscle n. kas
A few stretching exercises will help your neck muscles get relaxed.
Birkaç esneme egzersizi boyun kaslarınızın gevşemesine yardımcı olacaktır.

More Sentences
Anatomy
muscle n. kas
A few stretching exercises will help your neck muscles get relaxed.
Birkaç esneme egzersizi boyun kaslarınızın gevşemesine yardımcı olacaktır.

More Sentences
General
muscle n. pazı
muscle n. adale
muscle n. fiziksel güçlülük
muscle n. fiziksel olarak güçlü olma
muscle n. adale gücü
muscle n. gereklilik
muscle n. ihtiyaç
muscle n. kas dokusu
muscle n. yağsız et
muscle n. kasların egzersizle büyüdüğü iyi gelişmiş vücut
muscle n. kas güçleri
muscle n. korumalar
muscle n. fedailer
muscle n. yağsız et
muscle v. kas gücüyle taşınmak
muscle v. kas gücüyle hareket etmek
muscle v. (bir şeyin) üzerinde güç kullanmak
muscle v. (bir şeye) etki etmek
muscle v. zorlayarak elde etmek
muscle v. zorlamak
muscle v. itmek
muscle v. dürtmek
muscle v. güçle donatmak
muscle v. kas gücüyle donatmak
muscle v. sağlamlaştırmak
muscle v. güçlendirmek
muscle v. iyi bir hale getirmek
muscle v. kaba kuvvet kullanarak başarılı olmak
muscle v. kaba kuvvet kullanarak ilerlemek
muscle v. güç kullanarak karşıtlığın üstesinden gelmek
muscle v. özellikle hileli kazanç elde etmek için (hileyle veya korkutarak) bir düşmanlık veya karşıtlığın üsteden gelmek
muscle v. mecbur bırakmak
Colloquial
muscle n. otorite
muscle n. yetki
Medical
muscle n. adele
Anatomy
muscle n. adale
Gastronomy
muscle n. adale
Marine Biology
muscle n. mytilus veya ilgili bir cinsten olan çift kabuklu deniz yumuşakçası
muscle n. unio, anodonta veya ilgili cinslerden olan çift kabuklu tatlı su yumuşakçası

Significados de "muscle" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
facial muscle n. yüz kası
muscle tissue n. kasdoku
tearing a muscle n. kas kopması
pectoral muscle n. göğüs kası
muscle strength n. adale gücü
arm muscle n. kol kası
muscle exercise n. adele çalışması
muscle relaxation n. kas gevşekliği
piriform muscle n. piriformis
lumbrical muscle n. solucansı kas
frontal muscle n. alın kası
extensor muscle n. kol-bacak kası
muscle fibre n. kas lifi
muscle force n. kas gücü
major muscle groups n. temel kas grupları
muscle types n. kas çeşitleri
muscle stretching n. kas germe
muscle man n. kaslı adam
animal muscle n. hayvan kası
a series of muscle contractions n. bir dizi kas kasılması
muscle building n. kas geliştirme
fat-free muscle n. yağsız kas
lean muscle n. yağsız kas
muscle reading n. falcının elini tuttuğu kişinin istemsiz kas hareketlerinden çıkarım yaparak fal bakma
muscle reading n. kas okuma
muscle system n. organizmanın kas sistemi
pull a muscle v. adaleyi fazla çekerek incitmek
muscle in v. zorlamak
not to move a muscle v. kılını kıpırdatmamak
not to be able to move a muscle (due to fatigue) v. parmağını bile kıpırdatamamak
not to be able to move a muscle (due to fatigue) v. parmağını bile oynatamamak
round up some muscle v. adam toplamak
(for a muscle or eyelid) twitch v. seğirmek
gain muscle v. hacim kazanmak (vücut geliştirme)
muscle into v. zorla ilerlemek
muscle into v. zorla girmek
muscle-bound adj. kaslı
muscle-stimulated adj. kas uyarımlı
muscle-bound adj. katılık ile karakterize olan
muscle-bound adj. (aşırı egzersiz yapma sonucunda) elastik olmayan aşırı gelişmiş kasları olan
muscle-bound adj. katı
muscle-bound adj. aşırı gelişmiş kaslarla engellenen
muscle-bound adj. esnek olmama ile karakterize olan
Phrasals
muscle out v. (güç kullanarak) dışarı atmak
muscle in on something v. müdahale etmek/karışmak
muscle someone out of something v. birini zorla birşeyin dışında bırakmak/ekarte etmek
muscle someone out v. birini zorla birşeyin dışında bırakmak/ekarte etmek
muscle in on v. ihlal etmek/girmek
muscle (one) out (of something or some place) v. (birini) zorla (bir şeyin/yerin) dışında bırakmak
muscle in on (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) zorla fayda sağlamaya çalışmak
muscle in on (someone or something) v. (biri/bir şey) üzerinde zorla hakimiyet kurmaya çalışmak
muscle (one) out (of something or some place) v. (birini konumunu/bir şeyi) bırakmak zorunda bırakmak
muscle in on (someone or something) v. (birine/bir şeye) zorla müdahale etmek
muscle out of v. -den zorla çıkarmak
muscle out of v. zorla ekarte etmek
muscle in on (someone or something) v. (birine/bir şeye) zorla karışmak
muscle out of v. '-den güç kullanarak dışarı atmak
muscle out of v. zorla dışında bırakmak
muscle (one) out (of something or some place) v. (birini bir şeyden/yerden) güç kullanarak dışarı atmak
muscle out of v. '-den zor kullanarak çıkarmak
muscle out of v. terk etmek/bırakmak zorunda bırakmak
muscle (one) out (of something or some place) v. (birini bir şeyden/yerden) zor kullanarak çıkarmak
muscle (one) out (of something or some place) v. (birini) zorla (bir şeyden/yerden) ekarte etmek
muscle (one) out (of something or some place) v. (birini bir şeyden/yerden) zorla çıkarmak
muscle through v. güç kullanarak ilerlemek
muscle through v. ittirerek ilerlemek
Colloquial
pec (pectoral muscle) n. göğüs kası
muscle shirt n. atlet
muscle shirt n. özellikle vücut geliştirenlerin giydiği kolsuz ve yakasız tişört
muscle up v. yukarı kaldırmak
muscle up v. (bir hayvana) kas yaptırmak
muscle up v. itip kakmak
muscle up v. (bir hayvanı) kaslılaştırmak
muscle up v. askeri gücünü artırmak
muscle up v. sırtında taşımak
muscle up v. kas geliştirmek
muscle up v. askeri varlığını artırmak
muscle up v. yukarı taşımak
muscle up v. zorlamak
muscle up v. üzerinde baskı kurmak
muscle up v. (bir hayvanın) kaslarını geliştirmek
muscle up v. askeri açıdan güçlendirmek
muscle up v. kas yapmak
muscle up v. üzerinde hakimiyet kurmak
muscle up v. kaslanmak
muscle up v. asker yığmak
muscle up v. askeri yapısını güçlendirmek
muscle up v. vücut yapmak
Idioms
hired muscle n. birinin gözünü korkutmak için tutulmuş kimse
hired muscle n. birini tehdit etmek için tutulmuş kimse
ball of muscle [australia] n. çok kaslı kimse
ball of muscle [australia] n. çok güçlü kimse
ball of muscle [australia] n. kas yığını
not move a muscle v. kılını kıpırdatmamak
pack on some muscle v. kas edinmek
pack on some muscle v. kas yapmak
move a muscle v. kılını kıpırdatmak
move a muscle v. parmağını oynatmak
strain every nerve and muscle v. tüm gücüyle uğraşmak/çabalamak
strain every nerve and muscle v. yırtınmak
strain every nerve and muscle v. elinden geleni yapmak
strain every nerve and muscle v. paralanmak
strain every nerve and muscle v. çok çabalamak/uğraşmak
strain every nerve and muscle v. varını yoğunu ortaya koymak
Speaking
the brain is like a muscle expr. beyin kas gibidir
Automotive
muscle car n. büyük hacimli motorlara sahip güçlü ve aşırı derecede benzin yakan amerikan üretimi otomobil
muscle car n. büyük motorlu ve performansı yüksek amerikan arabası
Medical
jung muscle n. jung kası
jarjavay muscle n. jarjavay kası
plantar muscle reflex n. plantar kas refleksi
muscle fibre n. kas lifi
müller muscle n. müller kası
muscle sense n. kas hissi
extensor muscle n. açıcı kas
santorini risorius muscle n. santorini kası
papillary muscle n. papiller kas
tensor tympani muscle n. tensor timpani kası
extensor muscle n. uzatıcı kas
cricopharyngeal muscle n. krikofarinjiyal kas
rougefs muscle n. rouget kası
muscle relaxant n. miyorezolütif
skeletal muscle relaxants n. iskelet kası gevşeticisi
sternochondroscapular muscle n. sternokondroskapüler kas
abductor muscle n. abdüktör kas
palatopharyngeal muscle n. palatofarinjiyal kas
cricothyroid muscle n. larinks’te krikotiroid kası
muscle tone n. kas tonusu
articular muscle n. mafsal kası
muscle fiber n. kas lifi
palatoglossal muscle n. palatoglossal kas
calf muscle n. baldır ikiz kası
heart muscle cell n. kalp kası hücresi
muscle contraction n. kas kontraksiyonu
casserius muscle n. casserius kası
muscle cell n. kas hücresi
iliopsoas muscle n. iliopsoas kas
rectus muscle n. rektus kasları
skeletal muscle n. iskelet kas
muscle spastici n. kas spastisitesi
ciliary muscle n. göz kapağı kası
heart muscle cell n. kalpkası hücresi
gracilis (a slender superficial muscle of the inner thigh) n. zarif (bir kas)
muscle twitching n. kas seğirmesi
involuntary muscle n. kendi kendine kasılan kas
pelvic floor muscle n. pelvik taban kası
muscle pain n. adale ağrısı
muscle spasticity n. kas spastisitesi
cardiac muscle n. kalp kası
non-depolarising muscle relaxants n. depolarize etmeyen kas gevşeticiler
non-depolarising muscle relaxant n. depolarize etmeyen kas gevşetici