kaydeden - Turco Inglés Diccionario

kaydeden

Significados de "kaydeden" en diccionario inglés turco : 6 resultado(s)

Turco Inglés
Computer
kaydeden saved by expr.
Every idea is represented by a Pin, which is an image that is searched and saved by Pinterest users.
Her fikir, Pinterest kullanıcıları tarafından aranan ve kaydedilen bir resim olan bir Pin ile temsil edilir.

More Sentences
General
kaydeden enlister n.
kaydeden recording adj.
Politics
kaydeden recorder n.
Computer
kaydeden recorded by expr.
kaydeden by expr.

Significados de "kaydeden" con otros términos en diccionario inglés turco: 99 resultado(s)

Turco Inglés
General
borsa fiyatlarını kaydeden cihazda kullanılan kağıt şerit ticker tape n.
sicile kaydeden enroller n.
kütüğe kaydeden enroller n.
aynı anda çeşitli meteorolojik olguları kaydeden cihaz meteograph n.
borsa fiyatlarını kağıt şeride kaydeden cihaz ticker n.
isim defterine kaydeden enroller n.
oyları kaydeden makine voting machine n.
atmosfer basıncını kaydeden alet barograph n.
bir işçinin çalışmaya başladığı veya çalışmayı bitirdiği saatlerini kaydeden saat the clock n.
kelimeler ve farklı anlamlarını kaydeden kimse word-catcher n.
sayı piyangosunda bahisler için fiş kabul eden, kaydeden ve veren kimse writer n.
kaydeden kişi registrar n.
para toplama kampanyasında yapılan bağışları kaydeden gönüllü pledge taker n.
telgraf mesajı kaydeden alet printer n.
zamanı kaydeden time adj.
ölüm ilanlarını kaydeden obituary adj.
otomatik kaydeden self-registering adj.
kendi kendine kaydeden self-recording adj.
otomatik kaydeden self-recording adj.
belirtilen yolla yazan, kaydeden veya çizen kimse anlamını veren bir son ek -grapher suf.
Colloquial
gelişme kaydeden on the up and up expr.
Idioms
yükselme/gelişme kaydeden on the upswing expr.
gelişme kaydeden on the up expr.
gelişme kaydeden on the upgrade expr.
Trade/Economic
kaydeden alet register n.
kısa zamanda belirli bir değer artışı kaydeden fonlar go-go funds n.
işlemleri defterikebire kaydeden memur ledger clerk n.
borsa fiyatlarını şeride kaydeden alet ticker n.
işçilerin işyerine giriş ve çıkış saatlerini kaydeden bölüm time keeping department n.
işçilerin çalışma zamanını kaydeden bölüm time keeping department n.
çalışanların giriş çıkış saatlerini kaydeden alet telltale n.
Law
(sözleşme hukukunda) mal ve mülk verilen tarafın bu ayniyat doğrultusunda karşılıksız olarak birtakım hizmetler sunacağını kaydeden bir kefalet sözleşmesi mandate n.
Politics
işçileri sendikaya kaydeden kimse labor organizer n.
işçileri sendikaya kaydeden kimse labour organiser n.
(abd'de) savunma lojistik ajansı'na bağlı olup devletin yeniden kullanılabilir durumdaki üretim fazlasını kaydeden, değerlendiren ve satan kurum defense reutilization and marketing service n.
(abd'de) savunma lojistik ajansı'na bağlı olup devletin yeniden kullanılabilir durumdaki üretim fazlasını kaydeden, değerlendiren ve satan kurum drms (defense reutilization and marketing service) abrev.
Industry
yıkama veya boyama sırasında boyutu değişebilecek kumaşların ölçülerini alıp kaydeden işçi measurer n.
maden ocağındaki yer üstü ve yer altı taşıma faaliyetlerini yönetip kaydeden kimse dispatcher n.
Technical
boruda akan su miktarını ölçüp kaydeden cihaz water meter n.
bir işçinin çalışmaya başladığı veya çalışmayı bitirdiği saatlerini kaydeden saat time clock n.
kaydeden cihaz register n.
uçuş bilgilerini kaydeden cihaz digital flight data n.
elektrik akımındaki titreşimleri kaydeden alet oscillograph tube n.
kaydeden ölçme aygıtı recording measuring instrument n.
oyları kaydeden makine voting machine n.
kokpitteki konuşmaları kaydeden cihaz voice recorder n.
profil kaydeden alet profile recording instrument n.
basılı materyali ses formatında kaydeden kimse tapist n.
manyetik teypleri kaydeden veya düzenleyen kişi taper n.
sürekli değişen sıcaklıkları kaydeden bir tür termometre thermograph n.
borsa fiyatlarını kağıt şeride kaydeden cihaz tikker n.
fotokopi makinesinde kopyalama sürecini başlatan ve kopya sayısını kaydeden bir cihaz autometer n.
hava basıncındaki değişimleri kağıda kaydeden bir barometre türü barometrograph n.
titreşimleri inceleyip kaydeden cihaz vibroscope n.
iki veya daha çok sayıdaki sinyali eşzamanlı olarak devamlı kaydeden aygıt multichannel recorder n.
buharlı gemi titreşimlerini kaydeden alet pallograph n.
kendi kendine kaydeden (müzik aleti) autographic adj.
Computer
adres ve konum bilgilerini kaydeden takip cihazı trap and trace device n.
en son kaydeden last saved by expr.
son kaydeden last saved by expr.
Telecom
hareketli görüntüleri kaydeden taşınabilir kamera videocam n.
Mechanic
(ses kaydeden veya ses üreten bir mekanizmada) kauçuk yüzeyli silindir idle wheel n.
Television
saklamak amacıyla televizyon programlarını manyetik bant üzerine kaydeden bir cihaz videotape recorder n.
Transportation
(kişi sayısını kaydeden) giriş turnikesi fare wicket n.
Railway
lokomotiflerin hızını ve tüm duruşlarının zamanını, yerini ve uzunluğunu kaydeden bir cihaz metrograph n.
demiryolu araçlarının ani frende maruz kaldığı şok dalgalarını kaydeden cihaz slidometer n.
Aeronautic
hızlanmayı gösterip kaydeden cihaz accelerometer n.
Marine
teknenin gittiği rotayı mesafe veya süreye göre kaydeden bir cihaz odograph n.
Medical
çizelge halinde kaydeden alet laryngograph n.
kas gücünü çizelge halinde kaydeden alet dynamograph n.
kanın akış hızını kaydeden cihaz haemadromograph n.
solunum sırasında göğüs hareketlerini kaydeden bir alet pneumatograph n.
akciğer hava akış hızını kaydeden bir alet pneumotachograph n.
kalp seslerini stetoskop üzerinden grafiknde kaydeden bir alet stethograph n.
Physiology
iç organların boyutlarındaki değişimleri kaydeden cihaz oncograph n.
diyafram hareketlerini çizelge halinde kaydeden alet phrenograph n.
Food Engineering
nişasta ve unun jelatinleşme sıcaklığını ve kıvamını ölçüp kaydeden bir cihaz amylograph n.
Astronomy
gök cisimlerinin konumlarını ve büyüklüklerini kaydeden bilimsel eser uranometria n.
Literature
bir ailenin, topluluğun birkaç nesillik tarihini kaydeden ve dönemin toplumunun genel durumunu yansıtan, çok sayıda ciltten oluşan uzun bir roman türü saga novel n.
bir ailenin, topluluğun birkaç nesillik tarihini kaydeden ve dönemin toplumunun genel durumunu yansıtan, çok sayıda ciltten oluşan uzun bir roman türü roman-fleuve n.
Environment
atmosferdeki suyun buharlaşma oranını ölçen ve kaydeden alet evaporograph n.
Geography
atmosfer sıcaklığını ve basıncını aynı anda kaydeden cihaz thermobarograph n.
Meteorology
uzak veya erişilemeyen yerlerdeki sıcaklıkları gösteren ve kaydeden cihaz telethermoscope n.
uzak bir noktadaki sıcaklıkları kaydeden termometre telethermometer n.
gökyüzünde yaşanan meteorolojik olayları ölçüm cihazı vasıtasıyla kaydeden cihaz telemeteorograph n.
rüzgar yönünü kaydeden bir alet anemoscope n.
gök gürültüsünü kaydeden bir araç keraunograph n.
rüzgar şiddeti ve yönünü ölçüp kaydeden bir alet windgauge n.
gök gürültülü fırtına olaylarını kaydeden alet brontometer n.
meteorolojinin yağmur veya kar yağışını otomatik olarak kaydeden branşı pluviography n.
Military
orduya asker kaydeden çavuş recruiting-sergeant n.
Sport
puanları kaydeden kimse scorer n.
atış taliminde atışları kaydeden kimse marker n.
puanları kaydeden kimse marker n.
kaleciyi aşarak sayı kaydeden soft adj.
Abbreviation
(ingiltere'de) izlenme reytinglerini kaydeden kuruluş barb (broadcasters' audience research board) n.
Engineering
motorlu bir aracın kat ettiği mesafeyi kaydeden cihaz trocheameter n.
motorlu bir aracın kat ettiği mesafeyi kaydeden cihaz trochometer n.
Slang
başarı kaydeden cooking with gas adj.