kesen - Turco Inglés Diccionario

kesen

Significados de "kesen" en diccionario inglés turco : 18 resultado(s)

Turco Inglés
General
kesen cutting adj.
kesen thwartwise adj.
kesen ripping adj.
kesen occludent adj.
kesen cutaway adj.
kesen cutout adj.
kesen incut adj.
kesen intersecant adj.
kesen precisive adj.
kesen secant adj.
kesen slicing adj.
kesen suppressive adj.
kesen stop adj.
Technical
kesen nipping n.
Math
kesen line of section n.
kesen cutting line n.
kesen secant n.
Statistics
kesen intercept n.

Significados de "kesen" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
yol kesen kimse interceptor n.
abd'de ana yola katılan veya onu kesen bir başka yol crossroad n.
haraca kesen exacter n.
sözünü kesen kimse interrupter n.
söz kesen heckler n.
ağaç kesen kimse lumberjack n.
bir darbenin hızını kesen tampon cushion n.
ormanda ağaç kesen kimse lumberjack n.
yol kesen bandit n.
rakibin ayaklarını yerden kesen darbe knockdown n.
yol kesen forestaller n.
nefes kesen güzellik breathtaking beauty n.
et kesen kimse carver n.
testere ile kafatasını kesen cerrah trepanner n.
kıymetli taşları kesen kimse gemcutter n.
çatılarda kullanılan kayrak taşını kesen bir alet zex n.
et kesen kimse kerver [obsolete] n.
sütten kesen şey weaner n.
sütten kesen kimse weaner n.
balta ile kesen hacker n.
sert darbelerle kesen kimse hacker n.
saç kesen kimse bobber n.
elmas kesen kimse bruter n.
fıçı çıtası kesen kimse bucker n.
at yelesini kısa kesen şey hogger n.
at yelesini kısa kesen kimse hogger n.
kesen kimse lopper n.
sesi kesen şey muffle n.
değerli taş kesen ve şekillendiren kimse gem cutter n.
kesen şey occlusion n.
ses kesen kimse clamourer n.
ses kesen kimse clamorer n.
kafa kesen decollator n.
ağaç kesen kimse logman n.
ingiltere'de elizabeth-jacob devrinde yoldan geçenleri haraca kesen serseri roaring lad n.
ingiltere'de elizabeth-jacob devrinde yoldan geçenleri haraca kesen serseri roaring boy n.
elmas kesen zanaatkar diamond-cutter n.
tüyü dik kesen şerit bar n.
kafa kesen kimse beheader n.
yakın olduğu biriyle ilişkisini kesen kimse cutter n.
muhabbeti bıçak gibi kesen söz conversation stopper n.
ilişiğini kesen kimse discontinuer n.
top kumaştan yaka, kol gibi giysi parçaları kesen işçi separator n.
kibar rolü kesen erkek shoneen [ireland] n.
hız kesen şey slackener n.
pervasızca ve tahrip ederek ağaç kesen kimse slasher n.
yolu ortadan kesen geçit cut n.
kütüğün rahat kaydırılması için yolundaki ağaç ve budakları kesen işçi gutterman n.
nefes kesen mücadele breathtaking contest n.
enine kesen crosscutting adj.
insanı haraca kesen extortionate adj.
soluğu kesen breathless adj.
ışığı kesen anti dim adj.
nefes kesen breathtaking adj.
enine kesen crosscut adj.
şehri bir boydan diğer boya kesen crosstown adj.
soluğu kesen airless adj.
ışık saçan cismi kesen (cihaz) occulting adj.
ışığı kesen (cihaz) occulting adj.
nefes kesen chokey adj.
ilişiğini kesen dismissive adj.
poz kesen precious adj.
rol kesen self-dramatizing adj.
rol kesen self-dramatising adj.
nefes kesen smouldry adj.
nefes kesen smoldry adj.
nefes kesen smouldry adj.
(çizgiler) birbirini kesen symptotic [rare] adj.
nefes kesen breathless adj.
gereksiz kısımları kesen pruning adj.
nefes kesen choking adj.
kısa kesen curt adj.
birbirini kesen iki çapraz çizgi içerisinde dört bölüme ayrılarak per saltire adv.
birbirini kesen iki çapraz çizgi içerisinde dört bölüme ayrılarak saltirewise adv.
birbirini kesen iki çapraz çizgi içerisinde dört bölüme ayrılarak saltireways adv.
kesen araç cutter N.
Colloquial
her konuda ahkam kesen kimse barrack-room lawyer n.
trend kıyafetler giyerek ortamlarda poz kesen kimse poser n.
Idioms
pek gezmeyip seyahat konusunda ahkam kesen kişi an armchair traveler n.
oturduğu yerden konuşan/ahkam kesen kimse an armchair something n.
oturduğu yerden konuşan/ahkam kesen kimse an armchair critic n.
oturduğu yerden konuşan/ahkam kesen kimse an armchair traveller n.
kulaktan dolma/okuduğu bilgilerle ahkam kesen kimse an armchair critic n.
kulaktan dolma/okuduğu bilgilerle ahkam kesen kimse an armchair something n.
kulaktan dolma/okuduğu bilgilerle ahkam kesen kimse an armchair traveller n.
olmuş bitmiş şey hakkında yorum yapan/ahkam kesen kimse a nonday morning quarterback [us] n.
kulaktan dolma/okuduğu bilgilerle ahkam kesen kimse an armchair critic n.
kulaktan dolma/okuduğu bilgilerle ahkam kesen kimse an armchair traveller n.
oturduğu yerden konuşan/ahkam kesen kimse an armchair traveller n.
oturduğu yerden konuşan/ahkam kesen kimse an armchair critic n.
kulaktan dolma/okuduğu bilgilerle ahkam kesen kimse an armchair traveller n.
kulaktan dolma/okuduğu bilgilerle ahkam kesen kimse an armchair critic n.
oturduğu yerden konuşan/ahkam kesen kimse an armchair traveller n.
oturduğu yerden konuşan/ahkam kesen kimse an armchair critic n.
oturduğu yerden ahkam kesen kimse armchair quarterback [uk] n.
bilmediği konuda görüş belirten/ahkam kesen kimse armchair quarterback [uk] n.
tiyatro, kulüp, sinema girişinde bilet kesen görevli olmak be on the door v.
ahkam kesen on (one's) soapbox expr.
ahkam kesen on soapbox expr.
ahkam kesen on your soapbox expr.
Law
yol kesen stickup man n.
yol kesen holdup man n.
yol kesen hırsız robber n.
(eskiden ingiltere'de) medeni hukuk mahkemesinde para cezası kesen memur chirographer of fines n.
Industry
metali yalazla kesen işçi burner n.
giysi yapmak için kumaş kesen kimse garment cutter n.
terebentin elde etmek için ağaç kabuklarını kesen işçi chipper n.
ayakkabı sayası kesen işçi clicker n.
kumaş, metal veya deri kesen işçi cropper n.
Technical
devre kesen röle cutoff relay n.
kesen düzlem cutting plane n.
iki doğruyu kesen bir başka doğrunun oluşturduğu içteki dört açıdan biri interior angle n.
hız kesen decelerator n.
gaz kesen gas arrester n.
elektrik akımını kesen aygıt cutout n.
pnömatiği ve elektriği kesen ana kol fire handle n.
cereyanı kesen alet cutout n.
enine kesen testere tezgahı cross-cut sawing machine n.
yukarıdan aşağıya doğru enine kesen testere down cutting cross-cut saws n.
elektrik akımını kesen aygıt cut-out n.
cereyanı kesen alet cut-out n.
motorlu testerenin geri tepmesi durumunda gücü kesen cihaz chainbrake n.
testerenin dişlerini kesen alet toother n.
şapka kenarlarını belirli genişlikte kesen kimse rounder n.
köşebent demirlerini boyuna kesen motorlu kesici breaker n.
yangın koruyucu yapmak için kütük kesen kimse bucker n.
şapka kenarını istenilen boyutta kesen kimse rounder n.
çapraz kesen alet crosscut n.
kerestecilik ürünlerini uygun parçalar halinde kesen, döner testere ile teçhiz edilmiş bir makine slasher n.
(elektronik alıcıda) faydalı sinyal değerinin düşmesi durumunda alıcıyı tamamen kesen devre squelch n.
x ekseninde yer alarak kendi eksenindeki normal koordinatı kesen bölüm subnormal n.
birkaç çizgiyi kesen transversal adj.
ince dilimler halinde kesen microtomic adj.
ince dilimler halinde kesen microtomical adj.
vida kesen screw-cutting adj.
Telecom
ses kesen kulaklık noise canceling headset n.
ses kesen kulaklık noise cancelling headset n.
Electric
aşırı yüklenme durumunda elektromanyetik devreyi kesen anahtar release n.
Textile
dokuma tezgahında boyuna uzanan ipleri kesen enine ipler filling n.
üretimi tamamlanmış giysilerin defolu olup olmadığını inceleyen, sarkan ipliklerini kesen, lekeli kısımlarını temizleyen ve onları katlayan veya asan çalışan folder n.
Architecture
boğaz-kesen old fortress n.
(kilisede) nefleri dik kesen bölüm porch [dialect] [uk] n.
doğru açılarda kesen blok veya çıkıntıların olduğu düz bir profil banded adj.
Woodworking
ağaç kesen kimse lumberjack n.
ağaç kesen adam woodcutter n.
yatay olarak enine kesen tek bıçaklı testere makinesi single blade horizontal cross-cut sawing machine n.
sarkaç tipi enine kesen testere makinesi pendulum cross-cut sawing machine n.
yukarı doğru enine kesen tek bıçaklı testere makinesi single blade up-cutting cross-cut sawing machine n.
aşağıya doğru enine kesen daire testere down cutting cross-cut circular saw n.
aşağıya doğru enine kesen testere down cutting cross-cut saw n.