kilitli - Turco Inglés Diccionario

kilitli

Significados de "kilitli" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kilitli locked adj.
Luo Feng put the locked safe in the corner.
Luo Feng kilitli kasayı köşeye koydu.

More Sentences
General
kilitli locked adj.
Luo Feng put the locked safe in the corner.
Luo Feng kilitli kasayı köşeye koydu.

More Sentences
kilitli having a lock adj.
kilitli armed adj.
kilitli lockfast [scottish] adj.
kilitli lucken adj.
kilitli locky adj.
kilitli fast adj.

Significados de "kilitli" con otros términos en diccionario inglés turco: 128 resultado(s)

Turco Inglés
General
kilitli kutu lockbox n.
kilitli kapı locked door n.
kilitli dolap (soyunma odasında/okul koridorunda) locker n.
kilitli şey lock n.
kilitli dolap locker n.
kilitli kalma being locked n.
kilitli çekmece locker n.
kilitli poşet zip lock bag n.
kilitli torba resealable bag n.
dışarısından, şişelerin görülebildiği kilitli içki dolabı tantalus n.
postaların içine konulduğu kilitli çanta private bag [uk] n.
kaydırmalı kilitli saklama torbası slider storage bag n.
kilitli torba slider storage bag n.
kaydırmalı kilitli saklama torbası zipper storage bag n.
kilitli poşet slider storage bag n.
kilitli torba zipper storage bag n.
kilitli poşet zipper storage bag n.
kilitli olma lockup n.
kilitli dolap compartment n.
kilitli kanca carabiner n.
(kapı, pencere) kilitli olup olmadığına bakmak için açmayı denemek try v.
(kilitli torbada) gönderi yollamak pouch v.
ağzı kilitli tightlipped adj.
asma kilitli padlocked adj.
kilitli olmayan unlocked adj.
kilitli (torba veya poşet) ziplock adj.
Phrasals
içeride/bir yerde kilitli bırakmak lock in v.
Colloquial
kilitli (elektronik sistem) locked down adj.
kapıları kilitli locked down adj.
Idioms
(birinin) kilitli odası blue chamber n.
Speaking
kapını kilitli tut keep your door locked expr.
kapınızı kilitli tutun keep your door locked expr.
kapıyı kilitli tut keep the door locked expr.
kapıyı kilitli tutun keep the door locked expr.
kapı kilitli miydi? was the door locked? expr.
Technical
kilitli osilatörlü detektör locked oscillator detector n.
kilitli konum locking position n.
kilitli pul lock washer n.
bellekteki kilitli sayfalar lock pages in memory n.
kilitli diferansiyel limited slip differential n.
kilitli pense locking pliers n.
kilitli kontak theft protection n.
kilitli somun lock nut n.
kilitli kontak anahtarı starter lock n.
dinamik kilitli intramedüller çivi dynamically locked intramedulary nail n.
kilitli anahtar key switch n.
kilitli ek lock seam n.
kilitli valf ratchet valve n.
mandal kilitli supap ratchet valve n.
kilitli boru pimi pipe-locking pin n.
dikdörtgen kilitli dolum sistemleri rectangular keyed filling system n.
kilitli pul lock-washer n.
kilitli dövme kalıpları locked forging dies n.
vida kilitli bağlayıcı connector with screw lock n.
kilitli rotor akımı locked rotor current n.
kilitli vana lock shield valve n.
kendinden kilitli self-locking adj.
Computer
kilitli seçili/korumalı hücreler locked cell selected/cells protected n.
kilitli olanlar total locks n.
kilitli sürücüye çıkartma isteği eject request to locked drive n.
kilitli dosya locked file n.
kilitli yazdırma locked print n.
kilitli oylum locked volume n.
kilitli disk locked disk n.
bilgisayar kilitli computer locked adj.
tablo kilitli table is locked expr.
kilitli değil unlocked expr.
hesap kilitli account lockout expr.
top kilitli ball locked expr.
ds kilitli ds is locked expr.
liste kilitli list is locked expr.
Informatics
kilitli dosya locked file n.
Electric
kilitli osilatörlü detektör locked oscillator detector n.
elektrik yokken kilitli fail secure n.
Mechanic
kilitli somun set nut n.
Construction
kilitli parke taşı interlocking paving stone n.
kilitli parke taşı interlocking concrete paver n.
Automotive
kendinden kilitli somun self locking nut n.
atalet kilitli tip inertial lock type n.
kilitli direksiyon combined ignition and steering lock n.
kilitli somun self locking nut n.
kilitli diferansiyel limited slip differential n.
kendinden kilitli somun self-locking nut n.
kilitli somun self-locking nut n.
modüle edilebilir kilitli üst solenoid modulated lock-up solenoid n.
tekerlek kilitli poryası wheel locking-hub n.
sürücü kapısı kilitli düğme sivici driver's door lock knob switch n.
otomatik kilitli ön poyralar automatic locking hubs n.
kilitli tork konvertörü lock-up torque converter n.
tork konvertörü kilitli kavrama baskı plakası yayı torque converter pressure plate spring n.
kilitli somun staked nut n.
kilitli bijon somunu locking lug nut n.
kilitli bijon cıvatası locking lug bolt n.
kilitli tip senkromeç baulk ring synchromesh n.
kilitli jant lockable wheel n.
kilitli somun self-locking nut n.
kilitli kulaklı rondela tab lock washer n.
kilitli bijon somunu spline nut n.
tork konvertörü kilitli kavrama baskı plakası torque converter pressure plate n.
merkez diferansiyel kilitli centre differential locked adj.
merkez diferansiyel kilitli center differential locked adj.
Marine
gemi kamaralarındaki kilitli kutu ya da dolap locker n.
gemide yük kaldırma aletleri için kullanılan kilitli dolap veya kapalı alan glory hole n.
Medical
kilitli kalma süresi lock-out time n.
kilitli intramedüller çivi ile tedavi interlocking intramedullar nailing n.
oymasız kilitli çivi unreamed interlocking nail n.
intramedüller kilitli çivileme interlocking intramedullary nailing n.
kilitli kanal içi çivi interlocked intramedullary nail n.
Psychology
kapalı bir yerde kilitli kalmaya karşı duyulan aşırı korku veya endişe hali cleisiophobia n.
kapalı bir yerde kilitli kalmaya karşı duyulan aşırı korku veya endişe hali cleithrophobia n.
Physics
kütle çekimsel olarak kilitli gravitationally locked adj.
kütle çekimsel olarak kilitli tidally locked adj.
kütle çekimsel olarak kilitli gravitationally locked adj.
Chemistry
kilitli nükleik asit locked nucleic acid n.
Astronomy
kütleçekimsel olarak kilitli uydu tidally locked moon n.
kütleçekimsel olarak kilitli ay tidally locked moon n.
kütleçekimsel olarak kilitli gezegen tidally locked planet n.
Tobacco
mürekkep besleme vidası kilitli inkfeed locking blade adj.
Hunting
geri tepmeli kilitli sürgü sisteminde kilidin açılması için mermi boyundan daha uzun hareket long recalt n.
kilitli sürgülü sistemlerin genel adı locked breech n.
emniyet kilitli ateşli silah wheel lock n.
Music
kilitli üst eşik locking nut n.
Printery
(kilitli matbaa harfi) indirmek rise v.
(kilitli matbaa harfi) düzenlemek rise v.
(kilitli matbaa harfi) kaldırmak rise v.
Slang
(kilitli kapıyı açmak için kapı kenarına yerleştirilen) plastik veya sentetik materyal loid n.
(kapı kenarına ince bir parça sokarak) kilitli kapıyı açmak loid v.
Star Wars
ans-5d tam spektrum "kilitli takip" alıcı vericisi ans-5d "lock track" full-spectrum transceiver n.