armed - Turco Inglés Diccionario

armed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

armed — Definition

Significado:
silahlı, donanmış
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɑːrmd/ – BrE /ɑːmd/)
Categoría gramatical:
Sıfat; Fiil kökenli ortaç: armed
Antónimos:
unarmed, defenseless, disarmed

Significados de "armed" en diccionario turco inglés : 19 resultado(s)

Inglés Turco
General
armed adj. silahlandırılmış
The so-called insurgents are obviously armed, and powerfully so, by one or more foreign powers.
Sözde isyancılar açıkça bir ya da daha fazla yabancı güç tarafından silahlandırılmaktadır.

More Sentences
armed adj. kollu
You can use a chair with arms to increase the exercise intensity.
Egzersiz yoğunluğunu artırmak için kollu bir sandalye kullanabilirsiniz.

More Sentences
armed adj. silahlı
A batch of heavily armed special forces shielded the president.
Başkanı ağır silahlı özel kuvvetlerden oluşan bir grup koruyordu.

More Sentences
armed adj. silahlanmış
The two communities are increasingly segregated - and both are armed.
Bu iki toplum giderek birbirinden ayrılıyor ve her ikisi de silahlanmış durumda.

More Sentences
Law
armed adj. silahlı
A batch of heavily armed special forces shielded the president.
Başkanı ağır silahlı özel kuvvetlerden oluşan bir grup koruyordu.

More Sentences
armed adj. silahlanmış
The two communities are increasingly segregated - and both are armed.
Bu iki toplum giderek birbirinden ayrılıyor ve her ikisi de silahlanmış durumda.

More Sentences
General
armed adj. zırhlı
armed adj. atışa/ateşlenmeye hazır
armed adj. kilitli
armed adj. müsellâh
armed adj. güçlendirilmiş
armed adj. ateşli
armed adj. donatılmış
armed adj. donanmış
Zoology
armed adj. kabuklu
armed adj. deri örtüsü bulunan
Botanic
armed adj. dikenli
History
armed adj. (arma figürlerinde) farklı renge boyanarak belirginleştirilmiş
Hunting
armed adj. patlamaya hazır hale getirilmiş (bomba, silah)

Significados de "armed" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
armed robbery n. silahlı soygun
armed forces censorship n. silahlı kuvvetler sansürü
the armed forces n. silahlı kuvvetler
one-armed person n. çolak
one who commits armed robbery n. silahlı soygun yapan kimse
duty in the armed forces n. askerlik görevi
armed forces n. askeri kuvvetler
armed force n. silahlı güç
armed militia n. silahlı milis
armed person n. silahlı kişi
armed struggle n. silahlı mücadele
commanders-in-chief of armed forces n. kuvvet komutanları
one-armed bandit n. kollu kumar makinesi
committee on armed services n. silahlı kuvvetler komitesi
armed services committee n. silahlı kuvvetler komitesi
armed assault n. silahlı saldırı
armed man n. silahlı adam
armed seizure n. silahlı gasp
armed extortion n. silahlı gasp
armed heist n. silahlı gasp
armed mugging n. silahlı gasp
armed struggle n. silahlı mücadele
armed conflagration n. silahlı çatışma
armed forces n. silahlı kuvvetler
one-armed bandit n. slot makinesi
armed violence n. silahlı şiddet
armed thief n. silahlı hırsız
armed clashes n. silahlı çatışmalar
armed resistance n. silahlı direniş
strong armed resistance n. güçlü silahlı direniş
tablet-armed chair n. kolçaklı sandalye
one-armed bandit [us] n. ucuz içki satan yer
one-armed bandit n. deliğe para atılmasıyla çalışan makine
armed forces n. silahlı güçler
take place for an armed fight v. çatışma çıkmak
be armed with v. silahlandırmak
enrol in the armed services v. askere almak
be armed with v. donatılmak
join the armed services v. askere yazılmak
join the armed services v. orduya yazılmak
recruit someone into the armed services v. birini askere yazdırmak
recruit someone into the armed services v. birini askere almak
join the armed struggle v. silahlı mücadeleye katılmak
be armed with a knife v. bıçak taşımak
lightly armed adj. hafif silahlı
armed to the teeth adj. tepeden tırnağa silahlı
fully armed adj. tepeden tırnağa silahlı
armed from tip to toe adj. tepeden tırnağa silahlı
double-armed adj. çift kollu
open-armed adj. içten
open-armed adj. samimi
one-armed adj. çolak
open-armed adj. candan
broken-armed adj. kolu kırık
well-armed adj. tam teçhizatlı
one-armed adj. tek kollu
light-armed adj. hafif silahlarla donatılmış
lightly-armed adj. hafif silahlarla donatılmış
light-armed adj. hafif silahlı
long-armed adj. uzun kolları olan
long-armed adj. uzun kollu
cross-armed adj. kollar birbirine kavuşturulmuş şekilde
flanked by armed guards adv. polis nezaretinde
Colloquial
armed with rifles adj. tüfekli
Idioms
be armed to the teeth v. tepeden tırnağa silahlı olmak
armed to the teeth adj. tepeden tırnağa silahlı
armed and dangerous adj. silahlı ve tehlikeli
armed at all points adj. dört bir yandan korunmuş
armed at all points adj. her taraftan korunmuş
armed at all points adj. her şeye hazırlıklı
(as) busy as a one-armed paperhanger (with an itch) adj. arı gibi
(as) busy as a one-armed paperhanger (with an itch) adj. çok/aşırı yoğun
(as) busy as a one-armed paperhanger (with an itch) adj. çok/aşırı meşgul
(as) busy as a one-armed paperhanger (with an itch) adj. başını kaşıyacak vakti olmayan
busy as a one-armed paperhanger expr. çok meşgul
busy as a one-armed paperhanger expr. aşırı yoğun
busy as a one-armed paperhanger expr. çok yoğun
busy as a one-armed paperhanger expr. aşırı meşgul
as busy as a one-armed paperhanger expr. arı gibi meşgul/yoğun
as busy as a one-armed paperhanger expr. aşırı meşgul
as busy as a one-armed paperhanger expr. aşırı yoğun
as busy as a one-armed paperhanger expr. çok meşgul
as busy as a one-armed paperhanger expr. çok yoğun
as busy as a one-armed paperhanger expr. arı gibi
edimgiafap (every day in middle georgia is armed forces appreciation day) abrev. orta georgia'da her gün hava kuvvetlerine/silahlı kuvvetlere şükran günüdür
edimgiafap (every day in middle georgia is armed forces appreciation day) abrev. robins hava üssüne komşu olan warner robins, georgia'da bir motto olarak kullanılan ifade
Speaking
suspects are armed and dangerous expr. şüpheliler silahlı ve tehlikeli
he armed with nothing but a handgun expr. üzerinde sadece bir tabanca vardı
is the attacker armed? expr. saldırgan silahlı mı?
the guys were armed expr. heriflerin üzerinde emanet vardı
the guys were armed expr. herifler silahlıydı
Law
armed robbery n. silahlı soygun
murderer armed with a knife n. bıçaklı katil
armed gang n. silahlı çete
armed robber n. silahlı soyguncu
armed seizure n. silahlı gasp
armed extortion n. silahlı gasp
armed attacker n. silahlı saldırgan
case of armed robbery n. silahlı soygun davası
armed private security guard n. silahlı özel güvenlik görevlisi
law of armed conflicts n. silahlı çatışmalar hukuku
armed conflict n. silahlı çatışma
membership to an armed terrorist organization n. silahlı terör örgütüne üyelik
be armed with a kinfe v. bıçak taşımak
Politics
armed terrorist organization n. silahlı terör örgütü
armed intervention n. silahlı müdahale
turkish armed forces n. türk silahlı kuvvetleri
armed forces n. silahlı kuvvetler
armed neutrality n. silahlı tarafsızlık
armed forces n. ordu
armed wing n. (bir örgütün) silahlı kolu
armed wing n. silahlı kanat
armed wing n. (bir örgütün) silahlı kanadı
armed action n. silahlı eylem
armed action n. silahlı saldırı
armed attack n. silahlı eylem
armed member n. silahlı üye
armed coup n. silahlı darbe
armed attack n. silahlı saldırı
armed unmanned aerial vehicle (drone) n. silahlı insansız hava aracı
armed conflict n. silahlı çatışma
armed rebellion n. silahlı isyan
treaty on conventional armed forces in europe n. avrupa'da konvansiyonel kuvvetler antlaşması
centre for the democratic control of armed forces n. silahlı kuvvetlerin demokratik kontrolü merkezi
former armed forces (far) n. tutsi'lerin egemen olduğu hükümeti devirmeye çalışan terör örgütü
armed islamic group n. 1992'de kurulmuş, laik cezayir hükümetini devirmeyi amaçlayan bir radikal islamcı terör örgütü
former armed forces n. tutsilerin hakim olduğu hükümeti devirip hutu hakimiyetini amaçlayan bir terör örgütü
revolutionary armed forces of colombia n. kolombiya devrimci silahlı güçleri
revolutionary armed forces of colombia n. kolombiya komünist parti gerillası olarak faaliyet gösteren bir terör örgütü
Institutes
armed forces pension fund n. ordu yardımlaşma kurumu
conventional armed forces in europe treaty n. avrupa konvansiyonel kuvvetler antlaşması
turkish armed forces foundation n. türk silahlı kuvvetleri güçlendirme vakfı
turkish armed forces assistance and pension fund n. ordu yardımlaşma kurumu (oyak)
Technical
armed position n. hazır durum
one-armed bandit n. kollu kumar makinesi
fork armed dough kneading machine n. çatal kollu hamur yoğurma makinesi
heavy-armed adj. ağır silahlarla ve zırhla donatılmış
Electric
armed magnet n. kutuplarını bağlayan yumuşak demirden parçaya sahip mıknatıs
Automotive
one armed bandit n. akaryakıt pompası
armed response vehicle n. silahlı müdahale aracı
armed response vehicle n. (ingiltere'de) ateşli silahların olduğu olaylara müdahale için eğitilmiş silahlı ekipleri taşıyan polis aracı
Aeronautic
armed position n. işletme hazır durum
Marine
armed ship n. savaş zamanında hükümetin yönetimine girerek savaş gemisi gibi donatılan, özel teşebbüse veya kişiye ait gemi
armed ship n. silahlandırılmış gemi
armed en flute adj. kısmen silahlı
Gastronomy
armed gurnard n. dikenli öksüz balığı
Statistics
two-armed bandit n. iki kollu haydut
Marine Biology
armed bullhead (agonus cataphractus) n. kuzey atlantik'te bulunan bir avcı balığı
armed bullhead n. burnunun önünde üç sert ışını bulunan, gövdesi kemikli plakalarla kaplı bir avrupa balığı
Military
turkish armed forces internal service law n. tsk iç hizmet kanunu