kabuklu - Turco Inglés Diccionario

kabuklu

Significados de "kabuklu" en diccionario inglés turco : 48 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kabuklu crusted adj.
kabuklu crusty adj.
General
kabuklu shelled adj.
Ontario is the largest producer of mixed grains, soybeans and shelled corn in the country.
Ontario, ülkedeki en büyük karışık tahıl, soya fasulyesi ve kabuklu mısır üreticisidir.

More Sentences
kabuklu testacean adj.
kabuklu scabby adj.
kabuklu having bark adj.
kabuklu crustacean adj.
kabuklu having a shell adj.
kabuklu sloughy adj.
kabuklu having skin adj.
kabuklu barky adj.
kabuklu crustaceous adj.
kabuklu crusty adj.
kabuklu lepidote adj.
kabuklu husky adj.
kabuklu testaceous adj.
kabuklu corticated adj.
kabuklu hard-shell adj.
kabuklu unpeeled adj.
kabuklu shelly adj.
kabuklu whelky adj.
kabuklu unshelled adj.
kabuklu hully adj.
kabuklu rindy adj.
kabuklu rined adj.
kabuklu cockled adj.
kabuklu incrustate adj.
kabuklu scalled adj.
kabuklu scurvy adj.
kabuklu shell adj.
kabuklu crustate adj.
kabuklu crustated adj.
kabuklu skinned adj.
kabuklu palliate adj.
kabuklu scaly adj.
Technical
kabuklu scurfy adj.
Woodworking
kabuklu barky adj.
Medical
kabuklu leprose adj.
kabuklu lepido- pref.
Marine Biology
kabuklu palliobranchiate adj.
Zoology
kabuklu carapaced adj.
kabuklu crustacian adj.
kabuklu crustacean adj.
kabuklu armed adj.
Botanic
kabuklu ramentaceous adj.
kabuklu hulled adj.
kabuklu podded adj.
Archaic
kabuklu scald adj.

Significados de "kabuklu" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kabuklu yemiş nut n.
General
kabuklu bit cochineal n.
ceviz gibi kabuklu yemiş nut n.
çift kabuklu yumuşakça bivalve n.
kabuklu deniz ürünleri shellfish n.
kabuklu deniz hayvanı shellfish n.
beyaz kabuklu deniz salyangozu wentletrap n.
kabuklu meyvelerde kabuğun sardığı bölüm domestic n.
sert kabuklu yemişler nuts n.
kabuklu bir deniz hayvanı conch n.
kabuklu hayvan crustacean n.
ince kabuklu midye thin shelled mussel n.
avustralya ve yeni zelanda’da yaşayan bir tür kabuklu pipi n.
sert kabuklu yemiş nut n.
kabuklu fındık unshelled hazelnut n.
kabuklu deniz hayvanı kabuğu conch shell n.
kabuklu deniz ürünlerinin çiğ olarak servis edildiği bar veya tezgah raw bar n.
kabuklu yemiş nit [scottish] n.
kabuklu yemişlerin içini çıkarmada kullanılan küçük, sivri uçlu alet nut pick n.
kabuklu deniz canlılarının yendiği piknik boil [dialect] n.
bir kabuklu yemişin, meyvenin veya yumurtanın yenebilir kısmı meat n.
kabuklu tahıl grudgeons n.
kabuklu bölge roin [obsolete] n.
kuzey amerika'nın kuzeyine özgü gri kabuklu küçük bir söğüt çalısı diamond willow (salix bebbiana) n.
kuzey amerika'nın kuzeyine özgü gri kabuklu küçük bir söğüt ağacı diamond willow (salix bebbiana) n.
kabuklu yemişin içi goody [dialect] n.
kabuklu yemişin içi goodie [dialect] n.
kabuklu tahıl tanesi padar [obsolete] n.
sert kabuklu meyve hard-shelled fruit n.
betel cevizinin kabuklu küçük misket limonu ile betel yaprağına sarılması sonucu hazırlanan çiğneme karışımı pan n.
karidese benzeyen kabuklu hayvan prawn n.
(kaplumbağa, ıstakoz, kabuklu deniz ürünü) kazık saplamak peg v.
kabuklu (hayvan) crustacean adj.
kalın kabuklu thickskinned adj.
tek kabuklu single shelled adj.
kalın kabuklu pachydermatous adj.
en kabuklu scurfiest adj.
daha kabuklu scurfier adj.
daha kabuklu shellier adj.
sert kabuklu hardshell adj.
kalın kabuklu thick-shelled adj.
kalın kabuklu callous adj.
kalın kabuklu indurate adj.
kabuklu (tohum vb) husked adj.
kabuklu (buğday vb) unhulled adj.
ince kabuklu thin-skinned adj.
sert kabuklu tough-skinned adj.
sert kabuklu hard-shelled adj.
çift kabuklu canlıların tek kabuğunun biçiminde olan conchate adj.
deniz kabuklu conchate adj.
çift kabuklu canlıların tek kabuğunun biçiminde olan conchiform adj.
deniz kabuklu conched adj.
kabuklu bit istilasına uğramış scaley adj.
kabuklu bit istilasına uğramış scaly adj.
yarı kabuklu semi crustaceous adj.
bir bölümü kabuklu semicrustaceous adj.
bir bölümü kabuklu semi crustaceous adj.
kısmen kabuklu semicrustaceous adj.
kısmen kabuklu semi crustaceous adj.
yarı kabuklu semicrustaceous adj.
deniz kabuklu shell adj.
sert kabuklu crustlike adj.
… kabuklu anlamına gelen son ek -crusted adj.
pürüzsüz kabuklu smooth-shelled adj.
parlak kabuklu smooth-shelled adj.
yumuşak kabuklu smooth-shelled adj.
yumuşak kabuklu soft-shell adj.
hassas kabuklu soft-shell adj.
narin kabuklu soft-shell adj.
squilla cinsi kabuklu türlerine özgü squillitic adj.
squilla cinsi kabuklu türleri ile ilgili squillitic adj.
kabuklu bir şekilde crustily adv.
(kabuklu taksonunda) kabuklu anlamına gelen bir son ek -ostraca suf.
çift kabuklu deniz canlısı clam N.
çift kabuklu canlı bivalve N.
kabuklu deniz hayvanı barnacle n.
Colloquial
sert kabuklu yemişler squirrel n.
Idioms
kalın kabuklu thick-skinned adj.
Trade/Economic
kabuklu deniz ürünlerini ekonomi yönünden inceleyen alan shellfishery n.
Technical
kabuklu merdane chill rolls n.
kabuklu kalıba döküm shell mould casting n.
kabuklu kalıplama shell moulding n.
kabuklu hassas döküm shell investment casting n.
sert kabuklu merdane chilled cast iron roll n.
doldur boşalt kabuklu döküm slip casting n.
çift kabuklu kusur double skin n.
seramik kabuklu hassas döküm yöntemi ceramic shell investment method n.
kendinden kabuklu yüksek yoğunluklu malzeme self-skinned high-density material n.
iki kabuklu bivalve adj.
çok kabuklu multi-leaf adj.
çift kabuklu two-leaf adj.
kendinden kabuklu self-skinned adj.
Construction
kabuklu budak encased knot n.
çift kabuklu cephe double skin facade n.
Woodworking
kabuklu ağaç barked wood n.
kabuklu tomruk barked wood n.
defnegillere ait, pullu kabuklu bir avustralya ağacının odunu bollywood n.
defnegillere ait, pullu kabuklu bir avustralya ağacının odunu bolly gum n.
Marine
geminin altına yapışan kabuklu hayvan barnacle n.
esasen tatlı suda yaşayan bir ilkel kabuklu takımı arthropomata n.
koyu renkli uzun bir kabuğu olan çift kabuklu deniz yumuşakçası marine mussel n.
Medical
kabuklu yemiş alerjisi nut allergy n.
sert kabuklu yemişler nuts n.
kabuklu lezyon crusted lesion n.
yaşam alanları deniz suyu ve kabuklu deniz ürünleri olan yüksek ölüm oranına sahip son derece tehlikeli bir bakteri türü vibrio vulnificus n.
diyareik kabuklu zehirlenmesi diarrheic shellfish poisoning n.
kabuklu veya pul pul deri ile karakterize cilt hastalığı dartre n.
kabuklu deri ülserleri ile ilgili rupial adj.
Anatomy
(bazı kabuklu ve kanatlılar) saplı gözlü stalk-eyed adj.
(bazı kabuklu ve kanatlılar) gözleri saplı olan stalk-eyed adj.
Psychology
kabuklu deniz hayvanlarından korkma ostraconophobia n.
kabuklu deniz hayvanlarını öldürme muricide n.
Parasitology
kabuklu bit scale insect n.
sazan ve benzer balıklarda yaşayan kabuklu parazit carp louse (argulus foliaceus) n.
kabuklu deniz canlısı paraziti epicaridan n.
ağaçta delikler açan çift kabuklu yumuşakça wood borer n.
küçük bir kabuklu wood borer (chelura terebrans) n.
avrupa ıstakozunun solungaçlarında yaşayan parazitik bir kopepod kabuklu lobster louse (nicothoë astaci) n.
sert kabuklu siyah bir buğday biti darkling groung beetle n.
bir kabuklu bit familyası family diaspididae n.
bir kabuklu bit familyası diaspididae n.
genellikle kahve bitkisine zarar veren bir kabuklu bit coffee bug (lecanium coffæa) n.
Veterinary
kuzu derisinde görülen bir tür kabuklu ülserleşme dartars n.
Food Engineering
kabuklu deniz hayvanı crustacean n.
kabuklu antep fıstığı unshelled pistachio nut n.
kabuklu tatlı badem unshelled sweet almond n.
çift kabuklu yumuşakçalar bivalve mollusks n.
çift kabuklu yumuşakçalar bivalve molluscs n.
sert kabuklu meyveler nuts n.
yenilebilir kabuklu yemiş edible nut n.
kabaca öğütülmüş kabuklu tahıl grits n.
Gastronomy
kabuklu deniz ürünü shellfish n.
asitli meyvelerin kabuklu kısımlarını çıkarmak için kullanılan el aleti zester n.
kabuklu yumurta unshelled egg n.
yumuşak-kabuklu yengeç soft-shelled crab n.
yumuşak-kabuklu yengeç soft-shell crab n.
beslenmesi ağırlıklı olarak fındık veya benzeri kabuklu yemişlerden oluşan kimse nutarian n.
(malezya mutfağında) kavrulmuş ya da kızartılmış sert kabuklu yemiş kachang puteh n.
(güney asya mutfağında) pirinç, süt, şeker, baharat ve kabuklu yemişten yapılan bir tatlı kheer n.
bezelye ile krema sosunda servis edilen kabuklu deniz ürünleri wiggle n.
sert kabuklu deniz tarağı quohog n.
güney abd'de kahvaltıda haşlanarak yenilen iri öğütülmüş kabuklu bir mısır hominy grits [us] n.
yeşil kabuklu ve tatlı, açık yeşil etli küçük bir kavun ogen melon n.
çatlak kabuklu olup membranı yırtılmamış tavuk yumurtası crack n.
esmer şeker ve kabuklu yemişlerle yapılan bir tür yumuşak şekerleme penuche n.
kabuklu deniz mahsulü yemeği shell meat n.
kabuklu deniz hayvanlarının yenebilir eti shellfish n.
kabuklu leblebi roasted chickpeas with skin n.
kabuklu leblebi unpeeled roasted chickpeas n.
kabuklu olan noncaking adj.