kiss - Turco Inglés Diccionario

kiss

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

kiss — Definition

Significado:
öpücük, öpmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /kɪs/ – BrE /kɪs/)
Categoría gramatical:
İsim; Fiil
Sinónimo:
peck
Antónimos:
rejection

Significados de "kiss" en diccionario turco inglés : 14 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
kiss n. öpücük
She gave a gentle kiss to the baby.
Bebeğe nazik bir öpücük verdi.

More Sentences
kiss v. öpmek
The veteran kissed the medal.
Gazi madalyasını öptü.

More Sentences
General
kiss n. öpüşme
She's also the nice lady that taught me how to kiss.
Bana nasıl öpüşüleceğini öğreten de o kibar kadındı.

More Sentences
kiss v. değmek
The wind was kissing the tree's leaves.
Rüzgâr ağacın yapraklarına değiyordu.

More Sentences
kiss v. dokunmak
The wind gently kissed the trees.
Rüzgar ağaçlara usulca dokundu.

More Sentences
kiss v. öpmek
The veteran kissed the medal.
Gazi madalyasını öptü.

More Sentences
kiss v. öpüşmek
Ha Ni, you are very good at kissing.
Ha Ni, öpüşmede çok iyisin.

More Sentences
kiss n. buse
kiss n. şeker
kiss n. öpüş
kiss n. şekerleme
kiss n. hafif temas
kiss n. öpme
kiss v. hafifçe dokunmak

Significados de "kiss" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
farewell kiss n. veda busesi
parting kiss n. veda busesi
goodbye kiss n. veda busesi
air kiss n. kişinin karşısındakiyle vedalaşırken onu yanağına değmeden öpmesi
kiss-off n. ölüm
leave-taking kiss n. veda busesi
kiss-off n. son
kiss of life n. hayat öpücüğü
glasgow kiss n. glasgow öpücüğü
glasgow kiss n. birinin suratındaki en hassas noktaya vurma
glasgow kiss n. kafa atma
kiss for luck n. şans öpücüğü
good luck kiss n. şans öpücüğü
french kiss n. fransız öpücüğü
kiss shot n. öpücük atışı
kiss of life n. yaşam öpücüğü
KISS principle n. KISS Prensibi
KISS principle n. (bir şeyi) basit tut prensibi
KISS principle n. basit yap prensibi
kiss-curl n. küçük saç lülesi
kiss and ride zone n. yolcu indirme/bindirme alanı
kiss and ride zone n. öğrenci indirme/bindirme alanı
wedding kiss n. düğün öpücüğü
a good night kiss n. iyi geceler öpücüğü
candy kiss n. lokmalık şeker
motto kiss n. dize veya özlü söz içeren bir kağıda sarılmış şekerleme
chocolate kiss n. ısırmalık çikolata parçası ile gerçekleştirilen öpüşme
chocolate kiss n. çikolatalı öpüşme
chocolate kiss n. çikolatalı öpücük
scotch kiss n. karamela tadında lokmalık şeker
kiss and be friends v. barışmak
kiss something goodbye v. üzerine bir bardak soğuk su içmek
kiss away the hurt v. ağrıyı öpücükle geçirmek
kiss the dust v. mağlup olmak
kiss noisily v. şapır şupur öpmek
kiss the dust v. vurulup ölmek
kiss the dust v. boyun eğmek
kiss something goodbye v. üzerine bir bardak su içmek
kiss and make up v. barışmak
kiss one's forehead v. alnından öpmek
kiss one's hand v. el öpmek
kiss on the forehead v. alnından öpmek
kiss good bye to something v. birşeyi kaybedeceğini kabul etmek
blow a kiss v. öpücük atmak
blow a kiss v. öpücük yollamak
press a kiss v. öpücük kondurmak
plant a kiss v. öpücük kondurmak
drop a kiss v. öpücük kondurmak
kiss on the cheek v. yanaktan öpmek
kiss on the lips v. dudaktan öpmek
kiss one's hand v. elini öpmek
kiss with passion v. tutkuyla öpüşmek
have a kiss v. öpücük almak
give somebody the kiss of life v. suni teneffüs yapmak
give somebody the kiss of life v. yapay solunum yapmak
give somebody the kiss of life v. hayat öpücüğü uygulamak
give somebody the kiss of life v. hayat öpücüğü vermek
kiss someone good night v. iyi geceler öpücüğü vermek
kiss someone on his/her cheek v. birini yanağından öpmek
Phrasals
kiss something away (from something) v. öperek geçirmek
kiss someone on something v. birini bir yerinden öpmek
kiss someone on the tip of one's nose v. birini burnunun ucundan öpmek
kiss off somebody v. birinden kurtulmak
kiss somebody off v. birinden kurtulmak
kiss someone or something off v. birinden/bir şeyden vazgeçmek
kiss someone or something off v. birinin/bir şeyin üstünü çizmek
kiss someone or something off v. birine/bir şeye güle güle demek
kiss someone or something off v. birini/bir şeyi düşünmeden kovmak
kiss someone or something off v. birine/bir şeye yol vermek
kiss away v. uzun uzun öpüşmek
kiss away v. öperek rahatlatmak
kiss away v. öperek geçirmek
kiss something off v. bir şeyi yok saymak
kiss someone/something off v. birini/bir şeyi ortadan kaldırmak
kiss something off v. bir şeyi unutmak
kiss (one) on (some place) v. (birini bir yerden/bir yerinden) öpmek
kiss someone/something off v. birinden/bir şeyden kurtulmak
kiss on v. -den öpmek
Phrases
kiss-off n. siktir etme
kiss-off n. başından atma
Colloquial
good luck kiss n. şans öpücüğü
kiss for luck n. şans öpücüğü
first kiss n. ilk öpücük
first kiss n. ilk öpüş
first kiss n. ilk öpüşme
soul kiss n. ateşli öpücük
soul kiss n. diller dokundurarak yapılan tutkulu öpüşme
soul kiss n. fransız öpücüğü
blow someone a kiss v. öpücük yollamak
blow someone a kiss v. öpücük göndermek
kiss goodbye v. elveda demek
kiss each other goodbye in the mornings v. sabahları birbirlerini öpüp vedalaşmak
give someone a kiss v. birine öpücük vermek
fish-kiss v. dudaklarını uzatarak/büzüştürerek öpmek
fish-kiss v. dudaklarını büzerek öpmek
fish-kiss v. dudaklarını ördek gibi uzatarak öpmek
fish-kiss v. balık gibi öpmek
soul kiss v. dilini kullanarak öpüşmek
soul kiss v. fransız öpücüğü vermek
soul kiss v. tutkulu bir şekilde öpüşmek
soul kiss v. yiyişmek
soul kiss v. ateşli öpüşmek
french kiss v. fransız öpücüğü vermek
kiss me interj. öp beni
then kiss me interj. öyleyse öp beni
kiss mi neck back expr. hadi canım
kiss mi neck back expr. inanılır gibi değil
kiss mi neck back expr. şaka yapıyorsun
kiss mi neck back expr. yok daha neler
kiss mi neck back expr. inanmam
kiss mi neck back expr. hadi ya
kiss mi neck back expr. hadi canım sen de
kiss mi neck back expr. vay anasını
kiss mi neck back expr. daha neler
kiss mi neck back expr. vay canına
kiss mi neck back expr. nasıl yani
(do) you kiss your mother with that mouth? expr. (küfürlü konuşanlara söylenir) bu ağızla mı anneni öpüyorsun?
(do) you kiss your granny with that mouth? expr. ağzına hiç yakışıyor mu?
(do) you kiss your mama with that mouth? expr. ağzına hiç yakışıyor mu?
(do) you kiss your grandmother with that mouth? expr. (küfürlü konuşanlara söylenir) bu ağızla mı büyük anneni öpüyorsun?
do you kiss your momma with that mouth? expr. ağzına hiç yakışıyor mu?
(do) you kiss your grandmother with that mouth? expr. ağzına hiç yakışıyor mu?
(do) you kiss your mama with that mouth? expr. (küfürlü konuşanlara söylenir) bu ağızla mı anneni öpüyorsun?
(do) you kiss your mother with that mouth? expr. ağzına hiç yakışıyor mu?
(do) you kiss your granny with that mouth? expr. (küfürlü konuşanlara söylenir) bu ağızla mı büyük anneni öpüyorsun?
you kiss your momma with that mouth? expr. (küfürlü konuşanlara söylenir) bu ağızla mı anneni öpüyorsun?
you kiss your momma with that mouth? expr. ağzına hiç yakışıyor mu?
chef's kiss exclam. harikulade
chef's kiss exclam. on numara beş yıldız
chef's kiss exclam. enfes
chef's kiss exclam. mükemmel
chef's kiss exclam. nefis
Idioms
kiss of death n. insana hapı yutturan şey
the kiss of death n. tuzu biberi
the kiss of death n. felaket
the kiss of death n. başarısızlıkla sonuçlanan olay
the kiss of death n. başarısızlık
the kiss of death n. musibet
judas kiss n. riyakar samimiyet
judas kiss n. haince yaklaşma
judas kiss n. judas öpücüğü
kiss and cry area n. ağlayıp öpücük yollama yeri/alanı
kiss and cry area n. puanlarını bekleme yeri/alanı
air kiss n. öpmüş gibi yapmak
air kiss n. sosyete öpücüğü
air kiss n. sosyete öpücüğü vermek
air kiss n. öpücük gönderme
air kiss n. elle öpücük gönderme
air kiss n. muck muck yapma
kiss and cry corner n. buz pateninde patencilerin sonuçları bekledikleri alan