koloni - Turco Inglés Diccionario

koloni

Significados de "koloni" en diccionario inglés turco : 5 resultado(s)

Turco Inglés
General
koloni colony n.
There used to be an English colony in this region.
Eskiden bu bölgede bir İngiliz kolonisi vardı.

More Sentences
Medical
koloni colony n.
There used to be an English colony in this region.
Eskiden bu bölgede bir İngiliz kolonisi vardı.

More Sentences
General
koloni habitation n.
koloni plantation n.
Latin
koloni colonia n.

Significados de "koloni" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
koloni haline getirme colonization n.
koloni kurma colonization n.
koloni dönemi colonial period n.
koloni haline gelme colonization n.
koloni kuran colonist n.
koloni haline gelme colonisation n.
koloni haline getirme colonisation n.
koloni kurma colonisation n.
koloni sayısı number of colonies n.
(eski koloni topraklarında) yerli bir hizmetçi boy n.
(eski koloni topraklarında) siyahi boy n.
(koloni döneminde) üst katı alt katına göre öne doğru çıkık olan ev garrison house n.
(antik yunanistan'da) koloni kuran kimse oecist n.
amerika'nın erken koloni dönemine ait evlerde öne doğru çıkıntı yapan ikinci katın altındaki dikey kalasın ucu drop n.
koloni döneminde zorunlu hizmetçilik indentureship n.
koloni döneminde zorunlu hizmetçi olarak çalışılan süre indentureship n.
koloni döneminde amerika'da kadınların taktığı basit bir başlık curch n.
bazı yeni ingiltere koloni ve eyaletlerinde devlet adamlarının ibadet ve oruç tatili ilan ettiği gün fast day n.
(koloni dönemi amerikan evleri) dikey kiriş ucu pendant n.
koloni dönemi amerikan evlerinin ikinci katından uzanan dikey ahşap kenar pendant n.
koloni amerikası'nda yerel bir kurye servisi penny post n.
koloni bölgesi possession n.
koloni döneminde hindistan'daki ingiliz ordusunda görevli yerli asker seapoy n.
(koloni dönemi abd'sinde) idari bölge shire n.
koloni canlısı persona n.
koloni canlısı persona n.
koloni canlısı person n.
özel koloni bağışçısı proprietary n.
koloni haline getirmek colonize v.
koloni kurmak colonize v.
koloni haline getirmek colonise v.
koloni kurmak colonise v.
koloni ile ilgili colonial adj.
koloni karşıtı anticolonial adj.
koloni ile ilgili overseas adj.
yerli doğumlu koloni kökenli creole adj.
Idioms
koloni dışında yaşayan/bir koloniye dahil olmayan arı solitary wasp n.
Law
koloni kanunları colonial law n.
koloni kanunu colonial law n.
hükümdardan imtiyaz fermanı olan koloni charter land n.
koloni döneminde güney amerika'da bulunan bir yüksek mahkeme audiencia n.
(eskiden ingiltere'de) koloni mahkemesi court leet n.
Politics
bağımsız bir koloni yapma decolonisation n.
koloni tahvili colonial bond n.
koloni ürünleri colonial products n.
koloni sistemi colonial system n.
koloni valisi proconsul n.
şirketler tarafından yönetilen koloni proprietary colony n.
kişiler tarafından yönetilen koloni proprietary colony n.
bağımsız bir koloni yapma decolonization n.
pennsylvania, delaware ve virginia eyaletlerinin koloni döneminde mevcut bir idari bölüm hundred n.
(virginia ve maryland'de koloni döneminde) alt yasama meclisinin bir üyesi burgess n.
Architecture
amerikan koloni mimarisi american colonial architecture n.
(koloni dönemi amerikan evleri) dikey kiriş ucu pendent n.
koloni dönemi amerikan evinin ikinci katından uzanan dikey ahşap kenar pendent n.
Medical
koloni stimüle edici faktör colony stimulatfactor n.
granülosit makrofaj koloni stimulan faktör granulocyte macrophage colony stimulating factor n.
granülosit koloni stimulan faktör granulocyte colony stimulating factor n.
granülosit koloni uyarıcı faktör granulocyte colony stimulating factor n.
koloni oluşturucu birim colony forming unit n.
koloni uyarıcı büyüme faktörü colony-stimulating growth factor n.
granülosit makrofaj koloni stimule edici faktör granulocyte-macrophage colony stimulating factor n.
granülosit koloni stimüle edici faktörler granulocyte colony-stimulating factors n.
rekombinan insan granulosit koloni uyarıcı faktör recombinant human granulocyte colony stimulating factor n.
granülosit-koloni uyarıcı faktör g-csf (granulocyte-colony stimulating factor) n.
granülosit makrofaj-koloni uyarıcı faktör gm-csf (granulocyte macrophage-colony stimulating factor) n.
granülosit makrofaj koloni stimüle edici faktör (gm-csf) granulocyte macrophage colony stimulating factor (gm-csf) n.
granülosit makrofaj koloni stimülan faktörü granulocyte macrophage-colony stimulating factor n.
koloni oluşturma potansiyeli potential of forming colonies n.
granülosit makrofaj koloni stimüle edici faktörün rekombinant formu granulocyte-macrophage colony-stimulating factor n.
granülosit makrofaj koloni stimüle edici faktör granulocyte-macrophage colony-stimulating factor n.
granülosit koloni uyarıcı faktörün nötropeni tedavisinde kullanılan rekombinant formu filgrastim n.
koloni stimüle edici faktör csf (colony-stimulating factor) n.
Food Engineering
koloni oluşturan birim colony forming unit n.
koloni sayım tekniği colony count technique n.
mikro-organizmaların koloni oluşturan birimlerinin sayımı enumeration of colony forming units of microorganisms n.
koloni sayım tekniği colony-count technique n.
Biology
koloni oluşturan birimler colony-forming units n.
koloni oluşturabilen birim colony forming unit n.
koloni oluşturabilen bitkisel hücreleri olan yeşil alg takımı tetrasporales n.
oscillatoriaceae familyasına mensup, tropik okyanuslarda koloni kuran bir mavi-yeşil alg cinsi trichodesmium n.
koloni halinde yaşayan bitki benzeri flagellatları içeren bir cins gonium n.
koloni olarak hareket eden çok sayıda küçük organizmadan oluşma polyzoism n.
hücre sayısı ve düzeni sabit olan koloni cenobe n.
hücre sayısı ve düzeni sabit olan koloni cenobium n.
hücre sayısı ve düzeni sabit olan koloni coenobe n.
popülasyonun azaldığı koşullarda türün devamını sağlayacak olan dayanıklı grup ya da koloni reservoir n.
farklı türlerden koloni meydana getirmek sector v.
çok sayıda koloni içeren sıvı bakteri kültürüne ait flocculent adj.
(sıvı bakteri kültürü) çok sayıda koloni içeren flocculent adj.
(bağımsız bakteri zincirleri) yumuşak koloni oluşturan smooth adj.
koloni oluşturabilen birim cfu abrev.
Marine Biology
tek başına ve koloni halde polipleri olan anthozoa sınıfına mensup deniz selentereleri actinozoan n.
tek başına ve koloni halde polipleri olan anthozoa sınıfına mensup deniz selentereleri anthozoan n.
özelleşmiş zooitlerden oluşup koloni halinde yaşayan, sifonoforlar takımına mensup bir deniz anası portuguese man-of-war (physalia physalis) n.
iskele direklerinde koloni halinde yaşayan küçük ve hassas bir deniz canlısı cinsi obelia n.
Zoology
ana arı yüksüğü işleyici koloni cell finishing colony n.
oğul veren koloni colony parent of swarm n.
koloni halinde yaşayan böcek social insect n.
(bazı koloni oluşturan hayvanlarda) anüs ve yemek borusu boşluğu vestibulum n.
(poliplerde) reprodüktif koloni bireyi sporosac n.
koloni oluşturmak için bir araya gelmiş birçok farklı bireyden oluşan (organizma, canlı) compound adj.
Botanic
tek hücreli veya koloni halinde olan bir kamçılılar familyası volvocaceae n.
tek hücreli veya koloni halinde olan bir kamçılılar familyası family volvocaceae n.
Apiculture
oğul veren koloni colony parent n.
ana arılı koloni queenright n.
oğulu veren koloni parent colony n.
besleyici koloni nurse colony n.
bakıcı koloni nurse colony n.
ebeveyn koloni parent colony n.
ana arı yüksüğü işleyici koloni cell finishing colony n.
yabani koloni wild colony n.
yalancı analı veya yumurtlayan işçileri olan koloni colony with laying worker or drone-laying queen n.
ana arı yetiştiren koloni queen-rearing colony n.
bakıcı koloni queen-rearing colony n.
kalabalık koloni crowded colony n.
koloni çöküş sendromu colony collapse disorder n.
koloni çöküş sendromu colony collapse syndrome n.
koloni çöküş sendromu honey bee depopulation syndrome n.
koloni halinde yaşamayan arı solitary bee n.
koloni halinde yaşamayan arı solitary bee n.
History
koloni döneminde hindistan'daki ingiliz ordusunda görevli yerli asker sepoy n.
bugünkü zimbabve, zambiya ve malavi'yi kapsayan eski bir koloni federasyonu rhodesia and nyasaland n.
koloni haline getirilmiş yerleşim yerlerinde ingiliz himayesini protesto etmek üzere köyün merkezinde bulunan sancaklı direk liberty pole n.
koloni haline getirilmiş yerleşim yerlerinde ingiliz himayesini protesto etmek üzere köyün merkezinde bulunan sancaklı direk liberty tree n.
(eskiden ingiltere'de) koloni mahkemesi court-leet n.
koloni döneminde amerika'ya gelen zorunlu işçi indentured servant n.
1620'de güneydoğu massachusetts'te kurulan koloni plymouth colony n.
Religious
(koloni dönemi new england'da) kasabaya ait dini idare bölgesi society n.
Environment
su kalite deneylerinde kullanılan mikrobiyolojik koloni sayım besiyerlerinin kontrolü ve değerlendirilmesi evaluating and controlling microbiological colony count media used in water quality tests n.
Geography
paraguay'da william lane tarafından kurulan sosyalist koloni new australia n.
Geology
mercan ve graptolitlerde koloni dendroid n.
Military
koloni döneminde hindistan'daki ingiliz ordusuna alınan yerli askerler sepoys n.
Entomology
üreme olgunluğuna erişmiş koloni halinde yaşayan böcek reproductive n.
böcekler arasında yalnızca dişi ebeveynin koloni kurulmasında yer aldığı bir sosyal örgütlenme şekli gynarchy n.
koloni kuran dişi böcek foundress n.
koloni halinde yaşamayan çeşitli yaban arılarını kapsayan, sphecoidea üst familyasına mensup bir familya sphecidae n.
koloni halinde yaşamayan yaban arısı sphecoid wasp n.
süper koloni supercolony n.
koloni oluşturmaya ait claustral adj.
koloni oluşturma yöntemi ile ilgili claustral adj.
(özellikle arılar için) topluluk içinde yaşayan ancak koloni oluşturmayan gregarious adj.
Star Wars
koloni altı colony six n.
koloni dokuz colony nine n.
koloni gemisi colony ship n.
koloni beş colony five n.
koloni dört colony four n.
koloni üç colony three n.
koloni sekiz colony eight n.
koloni yedi colony seven n.