lights - Turco Inglés Diccionario

lights

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "lights" en diccionario turco inglés : 6 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
lights n. ışıklar
These lights represent information beamed from the satellite-tracking systems.
Bu ışıklar uydu takip sistemlerinden gelen bilgileri temsil ediyor.

More Sentences
General
lights n. akciğer (sakatat)
lights n. anlayış
lights n. düşünce
Colloquial
lights n. gözler
Marine
lights n. fener

Significados de "lights" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
bright lights n. otomobil farlarına ait uzunlar
landing lights n. iniş ışıkları
northern lights n. aurora borealis
traffic lights n. trafik ışıkları
street traffic control lights n. trafik lambaları
blinky lights n. yanıp sönen ışıklar
flashing lights n. yanıp sönen ışıklar
christmas lights n. yanıp sönen ışıklar
blinking lights n. yanıp sönen ışıklar
tube-lights n. iç lastik
twinkle lights n. yanıp sönen ışıklar
taxiway edge lights n. taksirut yanı ışıkları
list of lights n. fenerler kitabı
distant lights n. uzaktaki ışıklar
distant lights n. uzak ışıklar
the bright lights n. parlak ışıklar
city lights n. şehir ışıkları
lights-out n. ışıkları söndür (emri)
fading lights n. solan ışıklar
turn out the lights v. ışıkları kapatmak
switch off the lights v. ışıkları kapatmak
put off the lights v. ışıkları kapatmak
turn off the lights v. ışıkları kapatmak
switch on the lights v. ışıkları açmak
turn on the lights v. ışıkları açmak
leave the lights on v. ışığı açık bırakmak
forget to turn the lights off v. ışığı kapatmayı unutmak
forget to switch off the lights v. ışığı kapatmayı unutmak
(for lights) to go out v. ışıklar kesilmek
(for lights) to go dead v. (elektrikler) kesilmek
(for lights) to go dead v. ışıklar gitmek
(for lights) to go out v. ışıklar gitmek
(for lights) to go dead v. ışıklar kesilmek
(for lights) to go out v. (elektrikler) kesilmek
stop at red lights v. kırmızıda durmak
stop at red lights v. kırmızı ışıkta durmak
turn the lights off v. ışıkları söndürmek
shut the lights off v. ışıkları söndürmek
lights-out adj. tam karanlık
between the lights adv. tan vakti ile şafak zamanlarında
lights-out N. ışıkların kapanması
Phrases
by one's own lights expr. kendi görüşlerine göre
by one's own lights expr. kendi yargılarına göre
according to one's own lights expr. kendi bildiği gibi
according to one's own lights expr. kendine göre
according to your lights expr. kendi öznel yargılarına göre
according to your lights expr. kişisel ahlak/görgü standartlarına göre
according to own lights expr. doğru bildiklerinin ışığında
according to own lights expr. kendi inançlarına göre
according to your lights expr. doğru bildiklerinin ışığında
according to your lights expr. kendi ahlakına/görgüsüne uygun olarak
according to own lights expr. kendi öznel yargılarına göre
according to own lights expr. doğru olduğuna inandıklarının ışığında
according to your lights expr. kendi inançlarına göre
according to your lights expr. doğru olduğuna inandıklarının ışığında
Proverb
the lights are on but nobody's/no-one's home kendi burada ama aklı başka yerde
Colloquial
lights, camera, and action! expr. ışıklar, kamera ve motor!
shut the lights expr. ışıkları söndür
stop the lights [ireland] exclam. inanılır gibi değil
stop the lights [ireland] exclam. hadi be
stop the lights [ireland] exclam. ne diyorsun?
stop the lights [ireland] exclam. yok canım
stop the lights [ireland] exclam. daha neler
stop the lights [ireland] exclam. yok artık
Idioms
the bright lights n. şehrin parlak ışıkları
the bright lights n. şehir ışıkları
the bright lights n. parlak ışıklar
the bright lights n. renkli ışıklar
have one's name in lights v. şöhreti yakalamak
see one's name in lights v. şöhreti yakalamak
have one's name in lights v. ünlü olmak
see one's name in lights v. ünlü olmak
punch somebody's lights out v. bir tane oturtmak/çakmak
have your name in lights v. şöhreti yakalamak
have your name in lights v. ünlü olmak
outen the lights v. ışıkları kapatmak/söndürmek
punch (one's) lights out v. (birini) bir yumrukla devirmek
punch lights out v. kodu mu oturtmak
put (one's) lights out v. (birini) bir yumrukla devirmek
punch lights out v. bir tane oturtmak/çakmak
punch (one's) lights out v. kodu mu oturtmak
put (one's) lights out v. kodu mu oturtmak
punch lights out v. bir yumrukla devirmek
shoot the lights v. trafik ışıklarında durmadan geçmek
shoot the lights v. trafik ışıklarına uymamak
shoot the lights v. trafik ışıklarını ihlal etmek
keep the lights on v. geçimini sağlamak
according to one's own lights expr. kendi inançlarına göre
according to one's own lights expr. kendi özel yargılarına göre
the lights are on but no-one's home expr. kendi burada ama aklı başka yerde
according to one's own lights expr. doğru olduğuna inandıklarının ışığında
according to one's own lights expr. doğru bildiklerinin ışığında
the lights are on but nobody's home expr. kendi burada ama aklı başka yerde
the lights are on but no-one's home expr. kafa var akıl yok
the lights are on but nobody's home expr. kafa var akıl yok
the lights are on but nobody's home expr. kendi burada aklı başka yerde
the lights are on but no-one's home expr. kendisi burada aklı başka yerde
the lights are on but nobody's home expr. kendisi burada aklı başka yerde
the lights are on but no-one's home expr. kendi burada aklı başka yerde
lights, camera, action [cliché] expr. ışık, kamera, oyun
the lights are on but no one is at home expr. kafa var akıl yok
the lights are on but no one is at home expr. kendi burada aklı başka yerde
the lights are on but no one is at home expr. kafası pek basmıyor
Speaking
turn on the lights to save your eyes expr. gözlerinizi yormamak için ışığı açın
how many lights are there in this room? expr. bu odada kaç lamba var?
when you finish turn off the lights expr. işin bitince ışıkları söndür
the lights are off expr. ışıklar kapalı
stop at red lights expr. kırmızı ışıkta dur
stop at red lights expr. kırmızıda dur
I can't sleep with the lights on expr. ışıklar açıkken uyuyamam
turn on the lights expr. ışıkları aç
turn the lights on expr. ışıkları aç
hit the lights expr. ışıkları kapat
lights went out expr. elektrikler gitti
lights went out expr. ışıklar gitti
hit the lights expr. ışıkları aç
keep the lights on expr. ışıkları açık tut
they should have put traffic lights there expr. insan bir trafik ışığı koyar oraya
don't turn on the lights exclam. ışıkları yakma
Law
ancient lights n. pencere açma hakkı
ancient lights n. pencere irtifakı
Technical
drive lights n. sürüş lambaları
warning lights n. ihtar ışıkları
attachment lights n. bağlama ışıkları
side marker lights n. gabari lambası
warning lights n. uyarı ışıkları
navigation lights n. seyir ışıkları
reversing lights n. geri vites lambası
side marker lights n. yan sinyal lambası
indicating lights n. gösterge ışıkları
fog lights n. sis farı
brake lights switch n. stop lambası otomatiği
running lights n. farlar
navigation lights n. seyir fenerleri
coherent lights n. eşevreli ışık
coherent lights n. koherent ışık
operator-indicator lights n. işletmen gösterge lambaları
beacon lights n. havaalanlarındaki işaret lambaları
discharge lights n. boşaldı lambaları
polar lights n. kutup ışınları
fuselage lights n. gövde lambaları
flashing lights n. yanıp sönen ışıklar
very lights n. işaret fişeği
Computer
status lights n. durum ışıkları
console lights n. konsol ışığı
lasvegas lights n. las vegas ışıkları
Lighting
signaling and marking lights n. sinyal ve işaretleme lambaları
track lights [us] n. tavan veya duvardaki bir çubuk boyunca aralıklarla asılmış ışıklar
fairy lights n. renkli küçük süsleme ışıkları
house lights n. (tiyatroda) seyirci bölümünü aydınlatan ışıklar