limited - Turco Inglés Diccionario

limited

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

limited — Definition

Significado:
sınırlı, kısıtlı
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈlɪmɪtɪd/ – BrE /ˈlɪmɪtɪd/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
restricted, finite
Antónimos:
unlimited, ample

Significados de "limited" en diccionario turco inglés : 38 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
limited adj. kısıtlı
We still have a huge task ahead of us and limited time available.
Önümüzde hala büyük bir görev ve kısıtlı bir zaman var.

More Sentences
limited adj. sınırlı
As you may guess, we have limited options.
Tahmin edebileceğiniz gibi, çok sınırlı seçeneklerimiz var.

More Sentences
General
limited adj. belirli
In principle, though, it is able to accept delay to a limited extent.
Yine de prensip olarak belirli ölçüde gecikmeyi kabul edebilir.

More Sentences
limited adj. limitet
The limited companies opposed the new laws.
Limitet şirketler yeni yasalara karşı çıktı.

More Sentences
limited adj. sınırlı
As you may guess, we have limited options.
Tahmin edebileceğiniz gibi, çok sınırlı seçeneklerimiz var.

More Sentences
Trade/Economic
limited adj. limited (şirket)
Other operators include CTS Gibraltar Limited and Shine Mobile.
Diğer operatörler arasında CTS Gibraltar Limited ve Shine Mobile bulunmaktadır.

More Sentences
Law
limited adj. sınırlı
As you may guess, we have limited options.
Tahmin edebileceğiniz gibi, çok sınırlı seçeneklerimiz var.

More Sentences
Technical
limited adj. kısıtlı
We still have a huge task ahead of us and limited time available.
Önümüzde hala büyük bir görev ve kısıtlı bir zaman var.

More Sentences
General
limited adj. parçalı
limited adj. bitimli
limited adj. belirlenmiş
limited adj. hudutlu
limited adj. mahsur
limited adj. az
limited adj. sınırlı sorumlu (şirket)
limited adj. ekspres tren
limited adj. sınırlandırılmış
limited adj. dar
limited adj. kıt
limited adj. sayılı
limited adj. ekspres (tren)
limited adj. sınırlandır
limited adj. sınırlanmış
limited adj. çevrili
limited adj. hudutlarla sınırlı
limited adj. ekspres
limited adj. kısıtlanmış
limited adj. az bulunan
limited adj. limitli
limited adj. becerileri kısıtlı
limited adj. yaratıcılıktan uzak
Trade/Economic
limited adj. sınırlı sorumlu
Law
limited adj. mahdut
limited adj. sınırlandırılmış
limited adj. tahdit edilmiş
Railway
limited n. yolcu sayısının koltuk sayısı ile sınırlandırıldığı seferler
Chemistry
limited adj. mahdut
Military
limited adj. mahdut

Significados de "limited" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
limited amount n. sınırlı miktar
limited number of studies n. az sayıda çalışma
limited resources n. sınırlı kaynaklar
limited edition n. sınırlı baskı
limited partnership n. limitet ortaklık
limited use n. sınırlı kullanım
contract of limited duration n. sınırlı süreli sözleşme
limited liability company n. limitet şirket
limited train n. ekspres tren
limited area n. kısıtlanmış bölge
limited input output n. sınırlı girdi çıktı
limited company n. limitet şirket
limited use n. kısıtlı kullanım
limited partnership n. komandit şirket
limited participation n. sınırlı katılım
limited by time n. zamanla sınırlı
limited offer n. sınırlı teklif
limited company n. limited şirketi
limited scope n. dar kapsam
limited duration n. sınırlı süre
limited system n. kısıtlı sistem
limited system n. sınırlı sistem
limited authority n. sınırlandırılmış yetki
limited liability n. sınırlı sorumluluk
limited authority n. sınırlı yetki
limited responsibility n. sınırlı sorumluluk
limited authority n. kısıtlı yetki
limited authority n. kısıtlanmış yetki
limited participation n. az sayıda katılım
limited time n. kısıtlı zaman
limited enrolment n. sınırlı kayıt/katılım
one with limited financial means n. maddi olanağı kısıtlı
one with limited finances n. maddi olanağı kısıtlı
limited powers n. kısıtlı güçler/yetkiler
time-limited project n. zaman sınırlı proje
limited working proficiency n. sınırlı/kısıtlı çalışma yeterliliği
limited energy resources n. sınırlı enerji kaynakları
limited source n. kısıtlı kaynak
limited source n. sınırlı kaynak
limited availability n. sınırlı biçimde bulunma/olma
limited availability n. sınırlı sayıda bulunma
limited availability n. sınırlı sayıda olma
limited availability of studies n. kısıtlı sayıdaki araştırma
limited availability of studies n. sınırlı sayıdaki araştırma
limited space n. kısıtlı alan
limited space n. kısıtlı yer
limited space n. sınırlı alan
limited space n. sınırlı yer
be limited v. sınırlanmak
remain limited v. sınırlı kalmak
be limited v. sınırlı kalmak
be limited v. sınırlandırmaya tabi tutulmak
remain limited v. kısıtlı kalmak
be limited v. kısıtlanmak
be correct to a limited degree v. doğruluk payı olmak
be true to a limited extent v. doğruluk payı olmak
work with limited means v. sınırlı araçlarla çalışmak
be limited v. sınırlı olmak
be limited to v. sınırlı olmak
be limited v. sınırlandırılmak
not limited to these adj. bunlarla sınırlı değil
limited in number adj. sayılı
not limited with adj. ile sınırlı olmaksızın
time-limited adj. zamanla sınırlı
self-limited adj. bir süreliğine devam eden hastalık
limited in stock adj. stoklarla sınırlı
of/having limited means adj. maddi olanağı kısıtlı
mobility-limited adj. hareketi sınırlandırılmış
financially limited adj. imkanı kısıtlı
self-limited adj. dış etkilerden bağımsız
self-limited adj. kendisi ile sınırlı
self-limited adj. kendi özellikleri ile sınırlı
without being limited adv. ile sınırlı olmaksızın
(including) but not limited to adv. ile sınırlı olmaksızın
on a limited scale adv. sınırlı miktarda
on a limited scale adv. sınırlı ölçüde
in some limited circumstances adv. bazı sınırlı şartlar altında
in a limited number of patients adv. sınırlı sayıda hastada
not limited to prep. ile sınırlı kalmamak üzere
not limited to prep. sınırlı olmaksızın
not limited to prep. sınırlı olmadan
but not limited to prep. sınırlı olmaksızın
Phrases
but not limited to this expr. bununla sınırlı kalmayacak şekilde
but not limited to expr. sınırlı olmadan
including but not limited to expr. sınırlı olmamak kaydıyla
but not limited to expr. ile sınırlı olmamak üzere
including but not limited to expr. (ancak) bununla sınırlı kalmamak üzere
including but not limited to expr. tahdidi olmamak kaydı ile
including but not limited to expr. (ancak) bununla sınırlı olmamak üzere
limited to expr. sınırlı olmak üzere
to a limited extent expr. bir miktar
to a limited extent expr. kısmen
to a limited extent expr. biraz
to a limited extent expr. bir dereceye kadar
Trade/Economic
limited asset n. nakde çevrilebilir aktif
limited partnership n. adi komandit şirket
limited liability n. sınırlı sorumluluk
public limited company n. halka açık limited şirket
limited company n. sınırlı sorumlu şirket
limited order n. fiyat sınırlı emir
limited consumer decision making n. sınırlı tüketici kararı
limited partnership association n. hisseli komandit şirket
limited convertibility n. sınırlı konvertibilite
private limited by shares n. özel sektör hisseli limitet şirketi
limited liability company n. limited şirket
limited order n. alıcının fiyat sınırı koyduğu sipariş
limited auditing n. sınırlı denetleme
limited partnership n. sınırlı sorumlu ortaklık
limited audit n. kısmi denetim
fallacy of limited decisions n. kararların sınırlılığı safsatası
limited partnership n. komandit şirket
limited warranty n. sınırlı garanti
limited company n. limited şirket
type approval with limited effect n. sınırlı tip onayı
public limited company n. halka açık şirket
public limited company n. kamu şirketi
limited audit n. kısmi teftiş
limited company n. limitet şirket
partner with limited liability n. komanditer
limited liability company n. limitet şirket
limited tax liability n. sınırlı vergi sorumluluğu
limited credit n. sınırlı kredi
limited life n. sınırlı ömür
limited check n. sınırlı çek
limited market n. sınırlı piyasa
limited order n. sınırlı sipariş
limited partner n. sınırlı sorumlu ortak
limited responsibility n. sınırlı sorumluluk
limited liability partnership n. sınırlı sorumlu ortaklık
limited audit n. sınırlı denetim
limited real rights n. sınırlı ayni haklar
limited examination n. kısmi denetim
limited life assets n. kısa ömürlü varlıklar
limited audit n. kısıtlı denetim
company limited by guarantee n. garanti ile sınırlı şirket
limited taxpayer n. dar mükellef
limited-function merchant wholesaler n. sınırlı faaliyetli toptancı tacir
limited-coverage warranty n. sınırlı kapsamlı yetki belgesi
limited-payment life insurance n. sınırlı prim ödemeli hayat sigortası
limited-life assets n. belirli bir ömre sahip ve amortismana tabi olan sabit varlıklar
limited-life asset n. belirli bir ömre sahip sabit varlıklar
limited-line store n. tek tür mal satış mağazası
limited-service retailer n. sınırlı hizmet sunan perakendeci
limited-function wholesaler n. sınırlı faaliyetli toptancı
private limited company n. özel limitet şirket
limited company n. sınırlı sorumlu ortaklık
limited life asset n. aktif değerin belirli eskime süresi
limited life asset n. aktif değerin aşınma süresi
limited liability company n. sınırlı sorumluluklu şirket
limited function wholesaler n. mal stoku bulundurmayan toptancı