lively - Turco Inglés Diccionario

lively

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

lively — Definition

Significado:
canlı, hareketli
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈlaɪvli/ – BrE /ˈlaɪvli/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
energetic, vivid
Antónimos:
dull, lifeless

Significados de "lively" en diccionario turco inglés : 40 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
lively adj. canlı
George preferred a lively city rather than a quiet one.
George olsa sakin bir şehir yerine canlı bir şehri tercih ederdi.

More Sentences
General
lively adj. eğlenceli
We enjoyed a lively concert at the city hall last night.
Dün gece belediye binasında eğlenceli bir konserin tadını çıkardık.

More Sentences
lively adj. enerjik
My group is always lively.
Benim grubum her zaman enerjik.

More Sentences
lively adj. keskin
His lively imagination made his books popular.
Keskin hayal gücü onun kitaplarını popüler hale getirdi.

More Sentences
lively adj. parlak
Emily went for lively colors for the decoration of her living room.
Emily oturma odasının dekorasyonu için parlak renkleri tercih etti.

More Sentences
lively adj. hayat dolu
Megan is a lively woman full of energy.
Megan hayat dolu, enerjik bir kadın.

More Sentences
lively adj. hareketli
Located in central Rome, Horti 14 Borgo Trastevere is just 10 minutes' walk from the heart of lively Trastevere.
Roma'nın merkezinde yer alan Horti 14 Borgo Trastevere, hareketli Trastevere'nin kalbine sadece 10 dakikalık yürüme mesafesindedir.

More Sentences
lively adj. canlı
George preferred a lively city rather than a quiet one.
George olsa sakin bir şehir yerine canlı bir şehri tercih ederdi.

More Sentences
lively adj. heyecanlı
The famous writer's memoirs are lively flashbacks of the Cold War.
Ünlü yazarın anı yazıları, Soğuk Savaş'ın heyecanlı hatıraları niteliğinde.

More Sentences
lively adj. hareketli
Located in central Rome, Horti 14 Borgo Trastevere is just 10 minutes' walk from the heart of lively Trastevere.
Roma'nın merkezinde yer alan Horti 14 Borgo Trastevere, hareketli Trastevere'nin kalbine sadece 10 dakikalık yürüme mesafesindedir.

More Sentences
lively adj. hararetli
In recent months there has been lively debate concerning the Commission's accounting system.
Son aylarda Komisyon'un muhasebe sistemine ilişkin hararetli tartışmalar yaşanmıştır.

More Sentences
lively adj. civcivli
lively adj. kıvrak
lively adj. ruhlu
lively adj. şuh
lively adj. oynak
lively adj. diri
lively adj. heyecanlandırıcı
lively adj. deli dolu
lively adj. parlak (renk)
lively adj. ferah
lively adj. civelek
lively adj. yaşam dolu
lively adj. kıpırdak
lively adj. şakrak
lively adj. neşeli
lively adj. fıkırdak
lively adj. (renk) parlak
lively adj. zinde
lively adj. olaylı
lively adj. kesin
lively adj. açık
lively adj. anlamlı
lively adj. etkili
lively adj. köpüklü (şarap/şampanya)
lively adj. serin
lively adj. temiz (hava)
lively adj. ferah
lively adj. uzağa yapılan vuruş
lively adv. canlı bir şekilde

Significados de "lively" con otros términos en diccionario inglés turco: 27 resultado(s)

Inglés Turco
General
lively hope n. güçlü umut
lively life n. canlı hayat
lively discussion n. hararetli tartışma
lively conversation n. hararetli sohbet
lively street n. hareketli cadde
make lively v. canlılık kazandırmak
make things lively for someone v. birinin başına iş açmak
make lively v. canlı hale getirmek
become lively v. canlanmaya başlamak
be lively v. kıpır kıpır olmak
have lively times v. hareketli günler yaşamak
small and lively adj. fındık kurdu gibi
Colloquial
look lively! expr. harekete geç!
look lively! expr. canlan!
look lively! expr. acele et!
Idioms
lively as a grig adj. çok keyifli
lively as a grig adj. şen şakrak
lively as a grig adj. şen
lively as a grig adj. çok canlı
lively as a grig adj. aşırı neşeli
lively as a grig adj. hayat dolu
lively as a grig adj. neşe dolu
lively as a grig adj. şen şatır
as lively as a cricket expr. cıvıl cıvıl
Trade/Economic
lively trade n. canlı ticaret
Religious
lively stones n. azizler
Music
a lively dance tune n. köçekçe