maydanoz - Turco Inglés Diccionario

maydanoz

Significados de "maydanoz" en diccionario inglés turco : 7 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
maydanoz parsley n.
I don't like parsley in a salad.
Salatada maydanoz sevmem.

More Sentences
Gastronomy
maydanoz parsley n.
I don't like parsley in a salad.
Salatada maydanoz sevmem.

More Sentences
Botanic
maydanoz parsley n.
I don't like parsley in a salad.
Salatada maydanoz sevmem.

More Sentences
General
maydanoz percely [obsolete] n.
Botanic
maydanoz curled parsley n.
maydanoz petroselinum crispum n.
maydanoz honewort n.

Significados de "maydanoz" con otros términos en diccionario inglés turco: 95 resultado(s)

Turco Inglés
General
maydanoz familyası parsley family n.
maydanoz familyasına ait bir bitki sanicle n.
bir dal maydanoz a sprig of parsley n.
bir tutam maydanoz a pinch of parsley n.
maydanoz suyu parsley juice n.
bir demet maydanoz a bunch of parsley n.
çok ince doğranmış taze soğan, domates, nane, maydanoz ve bulgurla yapılan bir çeşit lübnan salatası tabouli n.
maydanoz olan kimse stickler [obsolete] n.
maydanoz olmak chisel in v.
maydanoz olmak chime in v.
maydanoz olmak poke v.
maydanoz olmak stickybeak v.
Phrasals
maydanoz olmak break in v.
maydanoz olmak put in v.
maydanoz olmak cut in v.
maydanoz olmak meddle with v.
(bir şeye) maydanoz /salça olmak butt into (something) v.
(birine/bir şeye) maydanoz /salça olmak butt in (on someone or something) v.
(birine/bir şeye) maydanoz olmak intrude on (someone or something) v.
(bir şeye) maydanoz olmak intrude into (something) v.
(birine/bir şeye) maydanoz olmak intrude upon (someone or something) v.
(birine/bir şeye) maydanoz olmak meddle with (someone or something) v.
Colloquial
her şeye maydanoz olan dedikoducu yaşlı kadın old biddy n.
maydanoz olmak horn in v.
maydanoz olmak intrude into v.
maydanoz olmak meddle with v.
maydanoz olmak poke one's nose into v.
maydanoz olmak poke into v.
maydanoz olmak barge in v.
başkasının işine maydanoz olmak poke (one's) bib in [australia] v.
başkasının işine maydanoz olmak stick (one's) bib in [australia] v.
maydanoz olmak chisel v.
Idioms
her köfteye maydanoz olma finger in every pie n.
her köfteye maydanoz olmak have a finger in every pie v.
her işe maydanoz olmak stick in one's oar v.
her işe maydanoz olmak put in one's oar v.
her işe maydanoz olmak shove in one's oar v.
(konuşmaya/konuya) maydanoz olmak stick in your two penn'orth v.
(konuşmaya/konuya) maydanoz olmak put in/stick in your two penn'orth v.
(konuşmaya/konuya) maydanoz olmak put in your two penn'orth v.
maydanoz olmak thrust one's nose into v.
maydanoz olmak put in (one's) twopence (worth) [uk/australia] v.
maydanoz olmak put in (one's) two pennyworth [uk] v.
maydanoz olmak put oar in v.
(konuşmaya/konuya) maydanoz olmak stick in (one's) two penn'orth v.
her şeye maydanoz olma keep your breath to cool your porridge expr.
Gastronomy
maydanoz tohumu parsley seed n.
maydanoz sosu parsley sauce n.
ince dilimlenmiş domates, nane, maydanoz, yeşil soğan ve bulgurdan yapılan orta doğuya özgü bir salata tabooli n.
ince dilimlenmiş domates, maydanoz, nane, yeşil soğan ve bulgurdan yapılan orta doğuya özgü bir salata tabbouleh n.
maydanoz gevreği parsley flakes n.
ince dilimlenmiş domates, nane, maydanoz, yeşil soğan ve bulgurdan yapılan orta doğuya özgü bir salata tabouleh n.
yayıkaltı sütü, mayonez, soğan, sarımsak, maydanoz ve baharatlarla yapılan kremalı salata sosu ranch dressing n.
maydanoz ve limon suyu ile karıştırılmış erimiş tereyağı maître d'hôtel butter n.
hafifçe kahverengileştirilip limon suyu ve maydanoz ile tatlandırılan tereyağı meuniere butter n.
maydanoz, tarhun ve et suyuyla karıştırılmış tereyağı colbert n.
maydanoz, tarhun ve et suyuyla karıştırılmış tereyağı colbert butter n.
una bulanıp tereyağında kızartılarak limon ve maydanoz ile servis edilen (balık) meunière adj.
(et veya balık) sotelenerek limon, tereyağı, maydanoz ve baharatlı sosta servis edilen piccata adj.
Botanic
maydanoz tohumu fructus petroselini n.
pürüzsüz yaprakları ve yenebilir kökü olan bir maydanoz hamburg parsley n.
yumru maydanoz turnip-rooted parsley (petroselinum crispum tuberosum) n.
pürüzsüz yaprakları ve yenebilir kökü olan bir maydanoz turnip-rooted parsley (petroselinum crispum tuberosum) n.
yumru maydanoz hamburg parsley n.
maydanoz familyasından olan bitkilerin meyvelerinde bulunan, yağ içeren bir boru veya çiçek tablası vitta n.
yalancı maydanoz aethusa cynapium n.
yalancı maydanoz fool's parsley n.
yalancı maydanoz lesser hemlock n.
maydanoz yapraklı eğrelti genus onychium n.
maydanoz yapraklı eğrelti onychium n.
maydanoz takımında yer alan içi çenekliler familyası dogwood family n.
maydanoz takımında yer alan içi çenekliler familyası cornaceae n.
maydanoz takımında yer alan içi çenekliler familyası family cornaceae n.
maydanoz familyasından tüy yapraklı bir avrasya bitkisi türü fennel n.
düz yapraklı bir maydanoz çeşidi italian parsley n.
düz yapraklı bir maydanoz çeşidi flat-leaf parsley n.
düz yapraklı bir maydanoz çeşidi petroselinum crispum neapolitanum n.
avrupa'da bulunan yabani bir maydanoz corn parsley (petroselinum segetum) n.
düz yapraklı maydanoz italian parsley n.
düz yapraklı maydanoz flat-leaf parsley n.
düz yapraklı maydanoz petroselinum crispum neapolitanum n.
bir maydanoz cinsi smyrnium n.
bir maydanoz cinsi genus smyrnium n.
Slang
önemli bir konuya maydanoz olan çıkıntı tip crap-weasel n.
önemli bir konuya maydanoz olan çıkıntı tip crapweasel n.
maydanoz yapraklarına fensiklidin (pcp) uygulanarak yapılmış sahte marihuana/esrar killer weed n.
maydanoz olan buttinski n.
maydanoz olmak butt in v.
maydanoz olmak be a third wheel v.
(birine/bir şeye) maydanoz olmak chisel in on (someone or something) v.
(birine/bir şeye) maydanoz olmak chisel in (on someone/something) v.
maydanoz olmak saw wood v.
maydanoz olan buttinsky adj.
her şeye maydanoz olma nunya (business) expr.
hiçbir şey bilmediği meseleye maydanoz olma/salça olma all in the kool-aid and don't know the flavor expr.