mecaz - Turco Inglés Diccionario

mecaz

Significados de "mecaz" en diccionario inglés turco : 12 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
mecaz metaphor n.
General
mecaz trope n.
The book contains many marvellous tropes.
Kitapta pek çok muhteşem mecaz yer alıyor.

More Sentences
mecaz simile n.
Can't we use a simile here?
Bir mecaz kullanamaz mıyız burada?

More Sentences
Idioms
mecaz figures of speech n.
This book is full of figures of speech.
Bu kitap mecazlarla dolu.

More Sentences
General
mecaz figurative expression n.
mecaz figure of speech n.
mecaz tralation [obsolete] n.
mecaz tralatition n.
mecaz image n.
mecaz imagery n.
mecaz scheme [obsolete] n.
mecaz siddhuism [india] n.

Significados de "mecaz" con otros términos en diccionario inglés turco: 70 resultado(s)

Turco Inglés
General
(mecaz) yapılan şeyin bitimindeki doruk noktası capsheaf n.
(mecaz) edebi veya müzikal değeri olan eserlerden yapılan seçmece casket n.
(mecaz) edebi veya müzikal değeri olan eserlerden yapılan seçmece casquet n.
(bir şeyin, mecaz anlamda) yüz binlercesi lakh n.
kavrayıp hissetme aracı (mecaz) tentacle n.
(mecaz anlamda) kibarlık glove n.
(mecaz anlamda) fularlı tavır glove n.
(mecaz) ölüm heart attack n.
(mecaz) kalp heartland n.
(mecaz) kuyu maw n.
(mecaz) ayaklı gazete propagator n.
(mecaz) süsleyip eklemek embroider v.
(mecaz) katletmek/berbat etmek butcher v.
(mecaz) zirveye ulaşmış arrived v.
(mecaz) güvende ve sarsılmaz castellated adj.
başı bağlı (mecaz) attached adj.
… özürlüsü (mecaz) blind adj.
(mecaz) kan kaybeden flagging adj.
yön veren/itici (mecaz) driving adj.
çok isteyen (mecaz) dying adj.
(mecaz) yüceltilmiş elevated adj.
(mecaz) bol/çok büyük bumper adj.
mecaz anlamda tralatitiously adv.
(mecaz) masa başı armchair N.
zincirleme etki (mecaz) domino N.
ezilen kişi (mecaz) doormat N.
kalıp mecaz trope N.
(mecaz) atmosfer aura N.
(mecaz) sahte profil catfish N.
(mecaz) her ortama uyan kişi chameleon N.
(mecaz) küller ashes N.
(mecaz) sistem/kurgu edifice N.
(mecaz) yük baggage N.
(mecaz) sırtındaki yük albatross N.
Phrasals
meyve vermek (mecaz) blossom forth v.
çiçek açmak (mecaz) blossom forth v.
bir şeyden ölmek (mecaz) perish with something v.
'-den ölmek (mecaz) perish with v.
Colloquial
(mecaz) rolü kapmanın yolunun yönetmenin yatağından geçmesi casting couch n.
(mecaz) eli kolu bağlı olmak hamstrung v.
(mecaz anlamıyla) alt üst etmek turn (something) upside down v.
(mecaz) çalkantılı koşullar white-water adj.
(mecaz) büyük hırsla vaultingly adv.
(mecaz) büyük amaçla vaultingly adv.
Idioms
(mecaz) çivili yatak a procrustean bed n.
(mecaz) çivili yatak procrustean bed n.
satmak (mecaz) throw under the bus v.
Trade/Economic
iş mülakatlarında, mülakatçının adayla bir havaalanında saatlerce kapalı kalmaya dayanılabilecek bir karakter olup olmadığını anlamak için sorduğu sorular için kullanılan mecaz airport test n.
Literature
mecaz kullanma tropology n.
mecaz-ı mürsel metonymy n.
mecaz veya kinaye üzerine yapılan inceleme tropology n.
metaforda mecaz anlamlı ifade vehicle n.
mecaz anlamıyla kullanmak tropologize v.
mecaz anlamda kullanılmış tropical adj.
mecaz anlamlar kullanılarak tropically adv.
Linguistics
mecaz anlam figurative meaning n.
mecaz-ı mürsel metonym n.
mecaz-ı mürsel metonymy n.
mecaz-ı mürsel metonymic n.
ölü mecaz dead metaphor n.
başlangıçtaki anlamını artık taşımayan mecaz frozen metaphor n.
başlangıçtaki anlamını artık taşımayan mecaz dead metaphor n.
ölü mecaz frozen metaphor n.
mecaz-ı mürsel metonymy n.
fosil mecaz frozen metaphor n.
mecaz-ı mürsel özelliği gösteren metonymic adj.
mecaz-ı mürsel kullanarak metonymically adv.
Archaic
(mecaz) bir sürü cartload n.
(mecaz) bir kavramın var olduğu dünya realm n.
Slang
it (mecaz) devil n.