|
Categoría |
Turco |
Inglés |
|
| General |
|
| 1 |
General |
tayvanın batı merkezinde bulunan bir şehir |
taichung n. |
|
|
|
| 2 |
General |
şehrin merkezinde yoksulların oturduğu mahalle |
inner city n. |
|
| 3 |
General |
(alışveriş merkezinde) yemek katı |
food court n. |
|
| 4 |
General |
acil durum merkezinde ihbarlarını karşılayan kişi (itfaiyecilik) |
call taker (fire brigade) n. |
|
| 5 |
General |
oklahoma eyaletinin merkezinde yer alan ve küçük kabilelerden oluşan kızıldereli konfederasyonunun bir üyesi |
caddo n. |
|
| 6 |
General |
eskiden panama'nın merkezinde yaşamış, şimdiyse san blas adaları'nda ve panama'nın kuzeydoğu sahillerinde yaşamakta olan orta amerika yerlilerine mensup kimse |
kuna n. |
|
|
|
| 7 |
General |
evrenin merkezinde olduğu düşünülen dünya |
middle-earth n. |
|
| 8 |
General |
jeodezi merkezinde heliyotroptan sorumlu kimse |
heliotroper n. |
|
| 9 |
General |
long island'ın doğu ve merkezinde yaşamış olup montauk kabilesi ile ilişkili çeşitli algonkin halklarına mensup kimse |
montauk n. |
|
| 10 |
General |
(körling) merkezinde geniş yuvarlak bir taşın bulunduğu dairesel alan |
parish n. |
|
| 11 |
General |
londra'nın merkezinde bulunan kısa bir cadde |
scotland yard n. |
|
| 12 |
General |
birleşik devletler'in merkezinde bir eyalet |
show me state n. |
|
| 13 |
General |
londra'nın merkezinde inşa edilen bir katedral |
saint paul's n. |
|
| 14 |
General |
şehrin merkezinde bulunmak |
be centrally located v. |
|
| 15 |
General |
suçlamaların merkezinde olmak |
be at the centre of the allegations v. |
|
| 16 |
General |
şehir merkezinde yaşamak |
live downtown v. |
|
|
|
| 17 |
General |
(sanatoryum veya spa merkezinde) tedavi görmek |
cure v. |
|
| 18 |
General |
merkezinde olmak |
father v. |
|
| 19 |
General |
şehrin merkezinde olan |
downtown adj. |
|
| 20 |
General |
merkezinde dairesel veya yarı dairesel, küçük bir çıkıntı bulunan (arma, haç vb.) |
nowy adj. |
|
| 21 |
General |
şehrin merkezinde olan |
midtown adj. |
|
| 22 |
General |
şehir merkezinde bulunan |
inner-city adj. |
|
| 23 |
General |
şehir merkezinde bulunan |
intown adj. |
|
| 24 |
General |
şehir merkezinde |
downtown adv. |
|
| Phrases |
|
| 25 |
Phrases |
posta dağıtım merkezinde |
in the post [uk] expr. |
|
| 26 |
Phrases |
(bir şeyin veya bir yerin) merkezinde |
in the middle of (something or some place) expr. |
|
| 27 |
Phrases |
(bir şeyin) merkezinde |
in the midst of (something) expr. |
|
| Colloquial |
|
| 28 |
Colloquial |
kayak merkezinde kayak yapma karşılığında ücretsiz çalışan kimse |
ski bum n. |
|
| 29 |
Colloquial |
evrenin merkezinde olduğunu zannetme |
youniverse n. |
|
| 30 |
Colloquial |
avustralya'nın merkezinde bir bölge |
the corner n. |
|
| 31 |
Colloquial |
alışveriş merkezinde takılmak |
hang out at the mall v. |
|
| 32 |
Colloquial |
tam merkezinde |
smack-bang in the middle expr. |
|
| 33 |
Colloquial |
tam merkezinde |
smack-dab in the middle expr. |
|
| Idioms |
|
| 34 |
Idioms |
tartışmanın merkezinde olmak |
be in the eye of the storm v. |
|
| 35 |
Idioms |
merkezinde olmak |
lie at the heart v. |
|
| 36 |
Idioms |
ilginin merkezinde |
in the limelight expr. |
|
|
|
| 37 |
Idioms |
zor/stresli/telaşlı bir durumun/sürecin merkezinde |
in the eye of the storm expr. |
|
| 38 |
Idioms |
tam merkezinde |
smack in the middle expr. |
|
| Speaking |
|
| 39 |
Speaking |
beni alışveriş merkezinde bırakabilir misiniz? |
can you drop me at the shopping mall? expr. |
|
| Trade/Economic |
|
| 40 |
Trade/Economic |
alışveriş merkezinde ana kiracı |
anchor tenant n. |
|
| 41 |
Trade/Economic |
otel veya alışveriş merkezinde danışma bölümü |
front desk n. |
|
| 42 |
Trade/Economic |
aynı ticaret merkezinde işlem gören senet gruplarıyla işlem yürüten borsacı |
specialist n. |
|
| Politics |
|
| 43 |
Politics |
asya'nın merkezinde bir ekstremist islami örgüt |
hizb ut-tahrir n. |
|
| 44 |
Politics |
komünist düşünce ve yönetim merkezinde çoğulculuk |
polycentrism n. |
|
| 45 |
Politics |
ukrayna'nın merkezinde bir şehir |
slavyansk n. |
|
| 46 |
Politics |
yabancı ülkenin hükümet merkezinde ikamet eden diplomatik görevli |
resident n. |
|
| Technical |
|
| 47 |
Technical |
kemer merkezinde kılavuz yatağı |
bolster n. |
|
| 48 |
Technical |
ağırlık merkezinde asılı olup düşey düzlemde serbestçe hareket ederek manyetik eğimi gösteren mıknatıslı iğne |
dipping needle n. |
|
| Telecom |
|
| 49 |
Telecom |
santral merkezinde ekipman ve bileşenlerin fonksiyonlara göre orantılı dağılımı |
proration n. |
|
| Mechanic |
|
| 50 |
Mechanic |
merkezinde iğne veya çıkıntı bulunan bir matkap çeşidi |
pin drill n. |
|
| Construction |
|
| 51 |
Construction |
kemer veya tonoz merkezinde kılavuz yatağı |
lag n. |
|
| Medical |
|
| 52 |
Medical |
genellikle eğitim hastanesinde veya araştırma merkezinde verilen özelleşmiş tıbbi bakım |
tertiary care n. |
|
| Anatomy |
|
| 53 |
Anatomy |
balık veya soyu tükenmiş çift yaşamlı omurgasının merkezinde çift halinde bulunan dorsal veya yanal yapılardan herhangi biri |
pleurocentrum n. |
|
| Physics |
|
| 54 |
Physics |
dönen kara deliklerin merkezinde tekilliğin aldığı form |
ringularity n. |
|
| Astronomy |
|
| 55 |
Astronomy |
merkezinde yıldızlarınkine benzer parlak çekirdeği olan, küçük, sınırları belli ve dairesel nebula |
nebulous star n. |
|
| 56 |
Astronomy |
güneşin evrenin merkezinde olduğu düşüncesi |
heliocentricism n. |
|
| 57 |
Astronomy |
samanyolu'nun merkezinde yer alan süper kütleli kara delik |
sagittarius a* n. |
|
| 58 |
Astronomy |
erken evrende var olduğu düşünülen, merkezinde bir kara delik bulunduran aşırı derecede büyük ve parlak teorik bir yıldız türü |
quasi-star n. |
|
| 59 |
Astronomy |
erken evrende var olduğu düşünülen, merkezinde bir kara delik bulunduran aşırı derecede büyük ve parlak teorik bir yıldız türü |
black hole star n. |
|
| Botanic |
|
| 60 |
Botanic |
merkezinde çekirdeği olan' anlamındaki eski botanik familya sınıflandırması |
centrospermae n. |
|
| 61 |
Botanic |
texas'ın merkezinde yetişen çok yıllık bir bitki |
texas wild rice (zizania texana) n. |
|
| 62 |
Botanic |
mantarlar nedeniyle bitkinin merkezinde meydana gelen çürüme |
heartrot n. |
|
| 63 |
Botanic |
sapı lamina merkezinde olan yaprak |
peltate leaf n. |
|
| 64 |
Botanic |
kuzey amerika'nın doğusu ve merkezinde bulunan spiranthes cinsine özgü bir orkide |
screw augur n. |
|
| 65 |
Botanic |
(yaprak) sapı lamina merkezinde olan |
peltate adj. |
|
| 66 |
Botanic |
sapı lamina merkezinde olan (yaprak) |
scutated adj. |
|
| Fishery |
|
| 67 |
Fishery |
paragat avcılığında yemlerin tutturulduğu yat hatların merkezinde bulunan hat |
main line n. |
|
| 68 |
Fishery |
paragat avcılığında yemlerin tutturulduğu yat hatların merkezinde bulunan hat |
main-line n. |
|
| Social Sciences |
|
| 69 |
Social Sciences |
dağıstan'ın merkezinde yaşayan lezgilerin lak kolunun üyesi olan kimse |
lakh n. |
|
| 70 |
Social Sciences |
peru merkezinde yaşayan bir halk |
amuesha n. |
|
| 71 |
Social Sciences |
peru merkezinde yaşayan halkın bir mensubu |
amuesha n. |
|
| Linguistics |
|
| 72 |
Linguistics |
dağıstan'ın merkezinde yaşayan lakların konuştuğu dil |
lakh n. |
|
| 73 |
Linguistics |
tanzanya'nın merkezinde konuşulan bantu dili |
nyamwezi n. |
|
| History |
|
| 74 |
History |
keltlere özgü, merkezinde daire yer alan haç |
celtic cross n. |
|
| 75 |
History |
geçmişte almanya'nın merkezinde yer alan eski bir eyalet |
anhalt n. |
|
| 76 |
History |
mısır'ın merkezinde antik bir şehir |
assiut n. |
|
|
|
| 77 |
History |
mısır'ın merkezinde antik bir şehir |
lycopolis n. |
|
| 78 |
History |
mısır'ın merkezinde antik bir şehir |
asyut n. |
|
| 79 |
History |
koloni haline getirilmiş yerleşim yerlerinde ingiliz himayesini protesto etmek üzere köyün merkezinde bulunan sancaklı direk |
liberty pole n. |
|
| 80 |
History |
koloni haline getirilmiş yerleşim yerlerinde ingiliz himayesini protesto etmek üzere köyün merkezinde bulunan sancaklı direk |
liberty tree n. |
|
| 81 |
History |
ırak'ın merkezinde yer alan bir antik kent |
ctesiphon n. |
|
| Geography |
|
| 82 |
Geography |
filipinler'in kuzeyinde luzon'un merkezinde bulunan yerleşim yeri |
cabanatuan n. |
|
| 83 |
Geography |
belçika'nın merkezinde yer alan, marlborough dükünün fransızları mağlup ettiği köy |
Ramillies n. |
|
| 84 |
Geography |
italya'nın merkezinde, roma'nın güneydoğusunda yerleşim yeri |
castel Gandolfo n. |
|
| 85 |
Geography |
iskoçya'nın merkezinde bir bölge |
central n. |
|
| 86 |
Geography |
porto riko'nun merkezinde dağ |
cerro de punta n. |
|
| 87 |
Geography |
amerika'nın güney merkezinde bir nehir |
red river n. |
|
| 88 |
Geography |
cezayir'in merkezinde şehir |
reggane n. |
|
| 89 |
Geography |
londra'nın merkezinde bir park |
regent's park n. |
|
| 90 |
Geography |
ispanya'nın merkezinde, segovia yakınlarında, ispanya krallarının 18. yüzyıldan kalma yazlık sarayının bulunduğu şehir |
san ildefonso n. |
|
| 91 |
Geography |
ispanya'nın merkezinde, segovia yakınlarında, ispanya krallarının 18. yüzyıldan kalma yazlık sarayının bulunduğu şehir |
la granja n. |
|
| 92 |
Geography |
hawaii'nin merkezinde bir ada |
oahu island n. |
|
| 93 |
Geography |
new york'un merkezinde, finger göller bölgesi'nde bulunan buzul gölü |
lake keuka n. |
|
| 94 |
Geography |
new york'un merkezinde, finger göller bölgesi'nde yer alan buzul gölü |
lake canandaigua n. |
|
| 95 |
Geography |
new york'un merkezinde, finger gölleri'nin en büyüğü olan buzul gölü |
lake seneca n. |
|
| 96 |
Geography |
new york'un merkezinde, finger göller bölgesi'nde yer alan ve bu göllerin en uzunu olan buzul gölü |
lake cayuga n. |
|
| 97 |
Geography |
washington'ın merkezinde, cascade sıradağları'nda bulunan çok derin göl |
lake chelan n. |
|
| 98 |
Geography |
hawaii'nin merkezinde maui'nin batısında yer alan, ananas yetiştiriciliğine elverişli ada |
lanai island n. |
|
| 99 |
Geography |
hawaii'nin merkezinde maui'nin batısında yer alan, ananas yetiştiriciliğine elverişli ada |
lanai n. |
|
| 100 |
Geography |
fransa'nın merkezinde bulunan bir yerleşim yeri |
châteauroux n. |
|
| 101 |
Geography |
honshu adasının merkezinde ve tokyo'nun kuzeybatısında yer alan japon şehri |
nagano n. |
|
| 102 |
Geography |
ukrayna'nın merkezinde şehir |
cherkassy n. |
|
| 103 |
Geography |
hindistan'ın merkezinde yer alan ve hinduların kutsal olduğuna inandığı nehir |
narmada n. |
|
| 104 |
Geography |
hindistan'ın merkezinde yer alan ve hinduların kutsal olduğuna inandığı nehir |
narbada n. |
|
| 105 |
Geography |
hindistan'ın merkezinde yer alan ve hinduların kutsal olduğuna inandığı nehir |
narmada n. |
|
| 106 |
Geography |
bangladeş'in merkezinde, dakka'nın güneydoğusundaki ganj deltası üzerinde yer alan şehir |
narayanganj n. |
|
| 107 |
Geography |
fransa'nın merkezinde, burgonya bölgesinde şehir |
nièvre n. |
|
| 108 |
Geography |
japonya'nın merkezinde yer alan, tokyo'nun kuzeyindeki honshu adasında şehir |
nikko n. |
|
| 109 |
Geography |
arkansas eyaletinin merkezinde şehir |
north little rock n. |
|
| 110 |
Geography |
nebraska'nın merkezinde şehir |
north platte n. |
|
| 111 |
Geography |
almanya'nın merkezinde, renanya-palatina eyaletinde şehir |
remagen n. |
|
| 112 |
Geography |
pasifik okyanusu'nun merkezinde yer alan bir ada ülkesi |
nauru island n. |
|
| 113 |
Geography |
pasifik okyanusu'nun merkezinde yer alan bir ada ülkesi |
nauru n. |
|
| 114 |
Geography |
uruguay'ın merkezinde yer alan, güneybatıdan uruguay nehri'ne akan bir nehir |
negro n. |
|
| 115 |
Geography |
filipinler'in merkezinde yer alan ve şeker kamışıyla bilinen ada |
negros n. |
|
| 116 |
Geography |
arjantin'in merkezinde atlantik okyanusu'nun doğusuna akan nehir |
negro río n. |
|
| 117 |
Geography |
fransa'nın merkezinde bir sanayi şehri |
nevers n. |
|
| 118 |
Geography |
tayland'ın merkezinde bir şehir |
thonburi n. |
|
| 119 |
Geography |
isviçre'nin merkezinde, bern kentinde bir kasaba |
thun n. |
|
| 120 |
Geography |
isviçre'nin merkezinde bir göl |
thun n. |
|
| 121 |
Geography |
almanya'nın merkezinde bir eyalet |
thuringia n. |
|
| 122 |
Geography |
isviçre'nin merkezinde, 16 kilometre uzunluğundaki göl |
thun lake n. |
|
| 123 |
Geography |
atlas dağları'nda cezayir'in merkezinde bir şehir |
timimoun n. |
|
| 124 |
Geography |
rusya'nın merkezinde bir kasaba |
tobolsk n. |
|
| 125 |
Geography |
şili'nin merkezinde bulunan aktif olmayan bir volkan |
tupungatito n. |
|
| 126 |
Geography |
italya'nın merkezinde bir şehir |
arezzo n. |
|
| 127 |
Geography |
mısır'ın merkezinde bir şehir |
lycopolis n. |
|
| 128 |
Geography |
mısır'ın merkezinde bir şehir |
asyut n. |
|
| 129 |
Geography |
mısır'ın merkezinde bir şehir |
assiut n. |
|
| 130 |
Geography |
iskoçya'nın merkezinde yer alan bir idari birim |
east dunbartonshire n. |
|
| 131 |
Geography |
iskoçya'nın batı merkezinde bir idari bölge |
east renfrewshire n. |
|
| 132 |
Geography |
kanada'nın merkezinde, güney quebec'te yer alan bölgeye verilen ad |
eastern townships n. |
|
| 133 |
Geography |
meksika'nın meksika eyaletinin merkezinde bir şehir |
ecatepec de morelos n. |
|
| 134 |
Geography |
hollanda'nın merkezinde bir şehir |
ede n. |
|
| 135 |
Geography |
almanya'nın merkezinde bir şehir |
eisenach n. |
|
| 136 |
Geography |
mısır'ın merkezinde bir nehir limanı |
el minya n. |
|
| 137 |
Geography |
mısır'ın merkezinde bir şehir |
el-aksur n. |
|
| 138 |
Geography |
sudan'ın merkezinde bir şehir |
al-ubayyid n. |
|
| 139 |
Geography |
sudan'ın merkezinde bir şehir |
el obeid n. |
|
| 140 |
Geography |
ukrayna'nın merkezinde bir şehir |
kirovograd n. |
|
| 141 |
Geography |
ukrayna'nın merkezinde bir şehir |
elisavetgrad n. |
|
| 142 |
Geography |
ispanya'nın merkezinde yer alan tarihi bir yapı |
escurial n. |
|
| 143 |
Geography |
virginia'nın merkezinde bir nehir |
james river n. |
|
| 144 |
Geography |
kuzey dakota'nın merkezinde bir nehir |
james river n. |
|
| 145 |
Geography |
rusya'nın merkezinde bir şehir |
kaluga n. |
|
| 146 |
Geography |
sri lanka'nın merkezinde bir şehir |
kandy n. |
|
| 147 |
Geography |
hawaii'nin merkezinde bir şehir |
kailua n. |
|
| 148 |
Geography |
japonya'nın merkezinde honshu'un güney kısmında bir şehir |
kamakura n. |
|
| 149 |
Geography |
iskoçya'nın merkezinde bir göl |
katrine n. |
|
| 150 |
Geography |
almanya'nın merkezinde bir şehir |
kassel n. |
|