meta - Turco Inglés Diccionario

meta

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

meta — Definition

Significado:
üst, öte, kendine gönderimli
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈmɛtə/ – BrE /ˈmɛtə/)
Categoría gramatical:
Ön ek/Sıfat
Sinónimo:
self-referential
Antónimos:
literal

Significados de "meta" en diccionario turco inglés : 28 resultado(s)

Inglés Turco
General
meta n. meta
Next you’ll want to look at your meta tags.
Daha sonra meta etiketlerinize bakmak isteyeceksiniz.

More Sentences
Chemistry
meta n. meta
Next you’ll want to look at your meta tags.
Daha sonra meta etiketlerinize bakmak isteyeceksiniz.

More Sentences
General
meta n. normalden fazla olan şey
meta n. normalin ötesinde olan kimse
meta n. sınır işareti
meta n. bilinçli ve esprili bir şekilde kendine işaret eden bir hikaye, konuşma
meta n. soyut düşünce
meta n. yüksek analiz seviyesi
meta n. açıklama
meta v. özgönderimsel bir şekilde analiz etmek
meta v. özgönderimsel bir şekilde yorumlamak
meta adj. soyut düşünce ile ilgili
meta adj. soyut düşünceyi gösteren
meta adj. yüksek analiz seviyesi ile ilgili
meta adj. açıklama ile ilgili
meta adj. kendine gönderimli
meta N. üst
meta N. öte
Architecture
meta n. roma sirkinde konik sütun
Psychology
meta adj. kendine işaret eden
meta adj. özgönderimsel
meta adj. gerçekleşen bir etkinliğin farkındalığını sağlayan
meta adj. gerçekleşen bir etkinliğin farkındalığını gösteren
Chemistry
meta adj. bir tane karbon atomuyla ayrılmış benzen halkasındaki iki konuma ait
meta adj. bir tane karbon atomuyla ayrılmış benzen halkasındaki iki konumla ilgili
Geography
meta n. missouri eyaletinde şehir
meta n. meta ırmağı
meta n. güney amerika'da bir ırmak

Significados de "meta" en diccionario inglés turco : 6 resultado(s)

Turco Inglés
General
meta commodity n.
Trust is a very precious commodity.
Güven çok değerli bir metadır.

More Sentences
meta meta n.
You can easily trade with the Meta Trader 4 platform.
Meta Trader 4 platformu ile kolaylıkla işlem yapabilirsiniz.

More Sentences
meta goods n.
These days, people and goods are travelling ever longer distances.
Günümüzde insanlar ve metalar daha da uzun mesafeler kat etmektedir.

More Sentences
Chemistry
meta meta n.
You can easily trade with the Meta Trader 4 platform.
Meta Trader 4 platformu ile kolaylıkla işlem yapabilirsiniz.

More Sentences
General
meta merchandise n.
Psychology
meta meta- pref.

Significados de "meta" con otros términos en diccionario inglés turco: 54 resultado(s)

Inglés Turco
General
meta-criticism n. üst eleştiri
meta skills n. meta beceriler
meta-theoretical adj. üst kuramsal
meta-intuitive adj. meta sezgisel
meta- pref. dışındaki-
meta- pref. sonra gelen-
meta- pref. üst-
meta- pref. söz konusu disiplinin kavramları ve sonuçları ile ilgili anlamı veren bir ön ek
meta- pref. başkalaşım anlamı veren bir ön ek
meta- pref. başkalaşımla meydana gelen anlamı veren bir ön ek
meta- pref. gerçekleşen veya tartışılan etkinliğin farkındalığını gösteren anlamı veren bir ön ek
meta- pref. gerçekleşen veya tartışılan etkinliğin farkındalığını tanımlayan anlamı veren bir ön ek
meta- pref. özgönderimsel anlamı veren bir ön ek
meta- pref. daha kapsamlı anlamı veren bir ön ek
meta- pref. ötesi anlamı veren bir ön ek
Trade/Economic
meta marketing n. pazarlama ve insan ilişkisini inceleme yöntemi
meta-means n. kapitalizmin tüketimi kolaylaştırmak için kullandığı tüketim araçları
Technical
meta! plating n. maden kaplama
meta-toluidine n. metatoluidine
meta anthracite n. meta antrasit
meta-material n. metamalzeme
meta-analysis n. toplu çözümleme
meta-analysis n. toplu analiz
meta-analysis n. geçmiş verilerin analizi
meta-analysis n. üst-çözümleme
Computer
meta information n. öte bilgi
meta-data n. tanımlayıcı veri
Informatics
meta information n. meta bilgi
meta tag n. meta etiketi
meta tags n. meta etiketleri
Telecom
meta-signalling n. otomatik işaretleşme
Psychology
meta message n. meta mesaj
meta-analysis n. meta-analiz
meta- pref. meta
Food Engineering
meta-stable equilibrium n. yarı kararlı denge
Math
meta mathematics n. metamatematik
Statistics
meta-analysis n. meta çözümlemesi
Chemistry
meta-amphetamine n. metamfetamin
meta-amphetamine n. met
meta-anthracite n. meta-antrasit
meta boric adj. metaborik
meta- pref. bir tane karbon atomuyla ayrılmış benzen halkasındaki iki konumla ilgili anlamı veren bir ön ek
meta- pref. su kaybından türetilen anlamı veren bir ön ek
meta- pref. bir şey ile izometrik, polimerik veya ilgili olan anlamı veren bir ön ek
meta- pref. mevcut suyun bir kısmının veya tamamının kaybından üretilen anlamı veren bir ön ek
meta- pref. benzer konumlarda olan birbirinin yerine geçen iki gruba sahip türev anlamı veren bir ön ek
Marine Biology
meta-larva n. meta-larva
meta- pref. meta-
Social Sciences
meta culture n. meta kültür
Education
meta-analysis findings n. meta-analiz bulguları
Linguistics
meta language n. üstdil
meta cognition theory n. üstbiliş kuramı
Philosophy
meta-ethics n. metaetik
meta-ethics n. normatif etiğin yargılarını felsefi olarak irdeleyen çalışma alanı