| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | mutual adj. | ortak | ||
|
We have a mutual desire to see the necessary revision of the regulation within this legislature. Bu yasama organı içerisinde yönetmeliğin gerekli revizyonunu görmek konusunda ortak bir arzumuz var. More Sentences |
||||
| Common Usage | mutual adj. | müşterek | ||
|
I've asked you here to discuss a mutual problem. Müşterek bir sorunu tartışmak için seni buraya çağırdım. More Sentences |
||||
| Common Usage | mutual adj. | karşılıklı | ||
|
There was nothing but mutual trust and respect between them. Aralarında karşılıklı güven ve saygıdan ötesi yoktu. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | mutual adj. | karşılıklı | ||
|
There was nothing but mutual trust and respect between them. Aralarında karşılıklı güven ve saygıdan ötesi yoktu. More Sentences |
||||
| General | mutual adj. | birbirine | ||
|
Parents of the victims got together for mutual support. Kurbanların aileleri birbirlerine destek amacıyla bir araya geldiler. More Sentences |
||||
| Law | ||||
| Law | mutual adj. | karşılıklı | ||
|
There was nothing but mutual trust and respect between them. Aralarında karşılıklı güven ve saygıdan ötesi yoktu. More Sentences |
||||
| Telecom | ||||
| Telecom | mutual adj. | karşılıklı | ||
|
There was nothing but mutual trust and respect between them. Aralarında karşılıklı güven ve saygıdan ötesi yoktu. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | mutual adj. | mütekabil | ||
| General | mutual adj. | iki taraflı | ||
| General | mutual adj. | mütüel | ||
| General | mutual adj. | kuruluşun üyelerinin ortak karlarının, faydalarının, masraflarının ve sorumluluklarının olduğu (plan) | ||
| Trade/Economic | ||||
| Trade/Economic | mutual n. | karşılıklı sermaye | ||
| Trade/Economic | mutual n. | yatırım ortaklığı | ||
| Trade/Economic | mutual n. | yatırım fonu | ||
| Geography | ||||
| Geography | mutual n. | ohio eyaletinde yerleşim yeri | ||
| Geography | mutual n. | oklahoma eyaletinde yerleşim yeri | ||
| Ottoman Turkish | ||||
| Ottoman Turkish | mutual adj. | mütekabil | ||