neighbor - Turco Inglés Diccionario

neighbor

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

neighbor — Definition

Significado:
komşu
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈneɪbər/ – BrE /ˈneɪbə/)
Categoría gramatical:
İsim: neighbor (neighbors) / neighbour (neighbours)
Sinónimo:
resident
Antónimos:
stranger

Significados de "neighbor" en diccionario turco inglés : 23 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
neighbor n. komşu
One of our neighbors complained about the noise from the dog.
Komşularımızdan biri köpeğin çıkardığı gürültüden şikayet etti.

More Sentences
General
neighbor n. birbirine sınırı olan ülke
Russia and Greece are not neighbors.
Rusya ve Yunanistan birbirine sınırı olan ülkeler değildir.

More Sentences
neighbor n. yanındaki kişi
Can you pass the salad to your neighbor?
Salatayı yanındakine uzatır mısın?

More Sentences
neighbor v. komşu olmak
The biggest valley of Başakşehir will be your neighbor.
Başakşehir'in en büyük vadisi komşunuz olacak.

More Sentences
neighbor adj. komşu
One of our neighbors complained about the noise from the dog.
Komşularımızdan biri köpeğin çıkardığı gürültüden şikayet etti.

More Sentences
Biochemistry
neighbor n. komşu
One of our neighbors complained about the noise from the dog.
Komşularımızdan biri köpeğin çıkardığı gürültüden şikayet etti.

More Sentences
General
neighbor n. yakında olan şey veya kimse
neighbor n. yoldaş
neighbor n. iyilik ve yardımda bulunan kimse
neighbor n. dert ortağı
neighbor n. çift olan şeyin her biri
neighbor n. dert ortağı
neighbor n. yakın konuma yerleştirmek
neighbor n. dostluk etmek
neighbor n. ahbaplık etmek
neighbor n. yandaki kişi
neighbor v. bitişik olmak
neighbor v. yanında olmak
neighbor v. yaklaşmak
neighbor adj. bitişik
Phrases
neighbor interj. dostum
neighbor interj. ahbap
Politics
neighbor adj. sınırdan bitişik olan (ülke, eyalet)

Significados de "neighbor" con otros términos en diccionario inglés turco: 54 resultado(s)

Inglés Turco
General
next door neighbor n. kapı komşu
neighbor across n. karşıdaki komşu
opposite neighbor n. karşı komşu
opposite neighbor n. karşıdaki komşu
neighbor across n. karşı komşu
downstairs neighbor n. alt komşu
upstairs neighbor n. üst komşu
neighbor community n. çevre halk
neighbor community n. civar halk
neighbor upstairs n. üst komşu
neighbor downstairs n. alt komşu
visiting a neighbor n. komşuyu ziyaret etme
visiting a neighbor n. komşu ziyareti
visiting a neighbor n. komşu gezmesi
visiting a neighbor n. komşuya gitme
bad neighbor n. kötü komşu
beggar-my-neighbor n. bir kağıt oyunu
noisy neighbor (us) n. gürültücü komşu
immediate neighbor n. yakın komşu
kill the next-door neighbor v. yan komşuyu öldürmek
Phrasals
neighbor on v. ile yan yana olmak
neighbor on v. '-in hemen yanında/bitişiğinde/dibinde olmak
neighbor on v. -e komşu olmak
neighbor on v. '-e sınırı olmak
Phrases
danger is next neighbor to security expr. denizi öv, fakat sahilde kal
Colloquial
one's next-door neighbor n. kapı komşusu
next-door neighbor n. yan komşu
one's next-door neighbor expr. bitişik komşu
Idioms
neighbor on something v. bir şeye/yere komşu olmak
neighbor on something v. hemen yanında/bitişiğinde/yan yana/dibinde olmak
a neighbor's hen is as big as a goose expr. komşunun tavuğu komşuya kaz görünür
beggar thy neighbor expr. başka ülkelerin zararı pahasına kendi ülke ekonomisini kalkındırma politikası
Speaking
I was at my neighbor's house for an hour expr. bir saatliğine komşumun evindeydim
my neighbor's baby cries every night expr. komşunun bebeği her gece ağlıyor
my neighbor's baby cries every night expr. komşumun bebeği her gece ağlıyor
our neighbor's car was stolen expr. komşumuzun arabası çalındı
hello neighbor expr. merhaba komşu
Trade/Economic
beggar-thy-neighbor policy n. komşuyu zarara sokma politikası
beggar-my-neighbor n. komşuyu dilendirme politikası
beggar-my-neighbor policy n. başkalarını zarara sokma pahasına kendi çıkarlarını gözetme politikası
beggar-my-neighbor strategy n. başkalarını zarara sokma pahasına kendi çıkarlarını gözetme politikası
Politics
beggar-thy-neighbor n. komşuyu zarara sokma politikası
good neighbor policy n. abd'nin batı yarı küredeki ülkelerle ılımlı ilişkiler geliştirmesi için roosevelt'in ortaya koyduğu müdahale etmeme politikası
good neighbor policy n. iyi komşu politikası
good neighbor policy n. iyi komşu siyaseti
Technical
virtual neighbor router n. sanal komşu ağ yönlendiricisi
neighbor-list n. komşu listesi
Computer
nearest neighbor n. en yakın komşu
neighbor node n. komşu düğüm
neighbor id n. komşu kimliği
Informatics
neighbor learning n. doğrudan bağlı bağlantıyı öğrenme
Forestry
neighbor-joining trees n. yakın bağlantı ağaçları
Music
neighbor note n. komşu nota
Slang
nabe (neighbor) n. komşu