olmaz - Turco Inglés Diccionario
Historia

olmaz



Significados de "olmaz" en diccionario inglés turco : 13 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
olmaz impossible adj.
General
olmaz unlikely adj.
olmaz unseemly adj.
olmaz impossible adj.
olmaz aikona interj.
Phrases
olmaz no
Colloquial
olmaz no deal
Speaking
olmaz no way
olmaz it is impossible
olmaz no way out
olmaz no can do
Slang
olmaz not interj.
British Slang
olmaz like fuck!

Significados de "olmaz" con otros términos en diccionario inglés turco: 260 resultado(s)

Turco Inglés
General
olmaz demek say no v.
olmazsa olmaz şart sine qua non n.
iflah olmaz yalancı habitual liar n.
iflah olmaz yalancı chronic liar n.
iflah olmaz yalancı compulsive liar n.
iflah olmaz yalancı pathological liar n.
olmadan olmaz a must n.
iflah olmaz iyimser/kötümser diehard optimist/pessimist n.
iflah olmaz incorrigible adj.
eksik olmaz unfailing adj.
ıslah olmaz incorrigible adj.
müteessir olmaz emotionless adj.
adam olmaz incorrigible adj.
güven olmaz unreliable adj.
yok olmaz imperishable adj.
iflah olmaz sad adj.
ne yapacağı belli olmaz unpredictable adj.
güven olmaz not trustworthy adj.
iyi olmaz incurable adj.
ıslah olmaz irreclaimable adj.
adam olmaz sad adj.
adam olmaz hopeless adj.
dam olmaz incorrigible adj.
olmazsa olmaz prerequisite for adj.
deforme olmaz nondeformable adj.
ıslah olmaz bodacious adj.
adam olmaz bodacious adj.
ne yapacağı belli olmaz squirrelly adj.
sağı solu belli olmaz squirrelly adj.
olmazsa olmaz indispensable adj.
sağı solu belli olmaz squirrely adj.
ne yapacağı belli olmaz squirrely adj.
iflah olmaz impenitent adj.
olmazsa olmaz essential adj.
olur olmaz zamanda in and out of season adv.
iflah olmaz biçimde beyond hope of recovery adv.
ne olur ne olmaz just in case adv.
adam olmaz bir biçimde incorrigibly adv.
belli olmaz not necessarily adv.
ıslah olmaz bir şekilde irreclaimably adv.
olur olmaz needlessly adv.
olur olmaz unnecessarily adv.
mümkün olur olmaz whenever possible adv.
dünyada (olmaz) never in this world adv.
ne olur ne olmaz düşüncesiyle in case adv.
olur olmaz no sooner than prep.
hayatta olmaz no way! interj.
Phrases
teşbihte hata olmaz let it not be misunderstood
hatasız kul olmaz nobody is perfect
doyum olmaz can't have enough of
doyum olmaz cannot have enough of
kesinlikle olmaz on no account
kesinlikle olmaz upon no account
reklamın iyisi kötüsü olmaz there’s no such thing as bad advertising
reklamın iyisi kötüsü olmaz there’s no such thing as bad publicity
reklamın kötüsü olmaz there’s no such thing as bad advertising
reklamın kötüsü olmaz there’s no such thing as bad publicity
hatasız kul olmaz homer sometimes nods
hatasız kul olmaz even homer nods
hatasız kul olmaz no one is infallible
hiçbir şey yoktan var olmaz nothing comes from nothing
hiçbir şey yoktan var olmaz nothing will come of nothing
hiçbir şey yoktan var olmaz out of nothing comes nothing
hiçbir şey yoktan var olmaz ex nihilo nihil fit
yorulmadan başarı olmaz no sweet without sweat
Proverb
bakan göze yasak olmaz a cat may look at a king
dikensiz gül olmaz every rose has it's thorn
ıslanmışın yağmurdan korkusu olmaz he that is down need fear no fall
beş parmak bir olmaz men are not all alike
düşenin dostu olmaz he who falls has no friends
öğrenmenin yaşı olmaz you are never too old to learn
karakterli insan başarısız olmaz you can't keep a good woman down
karakterli insan başarısız olmaz you can't keep a good man down
zenginin dostu olmaz olsa zengin olmaz he that hath a full purse never wanted a friend
eski köye yeni adet olmaz you cannot put new wine in old bottles
bir çiçekle bahar olmaz one swallow does not make a summer
yalancı kırk yılda bir doğru söylese de inanan olmaz liar is not believed when he tells the truth
yalancı kırk yılda bir doğru söylese de inanan olmaz liar is not believed even when he tells the truth
eşeğin kulağını kesmekle küheylan olmaz you cannot make a silk purse out of a sow's ear
ne olacağı belli olmaz nothing is certain but the unforeseen
emeksiz yemek olmaz he that would eat the kernel must crack the nut
eşeğin kulağını kesmekle küheylan olmaz you can't make a silk purse out of a sow's ear
hatasız kul olmaz to err is human to forgive divine
birlik olmadan dirlik olmaz united we stand divided we fall
tembelin boş zamanı olmaz idle folk have the least leisure
tembelin boş zamanı olmaz idle people have the least leisure
emeksiz yemek olmaz no pain no gain
kış olmadan bahar olmaz there is no spring without a winter
göze yasak olmaz cat can look at a king
sıkıntı/zorluk/cefaya katlanmadan rahatlık olmaz there is no pleasure without pain
hiçbir şey durup dururken (durduk yere) olmaz nothing comes of nothing
emek olmadan yemek olmaz nothing gained
emek olmadan yemek olmaz nothing ventured nothing gained
zorla güzellik olmaz you can take a horse to water but you can't make him drink
zorla güzellik olmaz you can lead a horse to water but you can't make it drink
eski dost düşman olmaz once a friend always a friend
Colloquial
bir bulutla kış olmaz one swallow doesn't make a summer
olmazsa olmaz absolute must
kötüye bir şey olmaz evil never dies
ne olur ne olmaz in case (something happens)
hayatta olmaz not in this life
şimdi olmaz not now
kesinlikle olmaz definitely not!
kesinlikle olmaz absolutely not
burada kalsak olmaz mı? can't we just stay here?
burada olmaz not here
bugün olmaz not today
umarım olmaz hope not
imkanı yok/olmaz not only
seyretmeye doyum olmaz not get enough of watching
şu anda olmaz, teşekkürler not right now, thanks
iflah olmaz bağımlı a hopeless addict
ben görev başındayken olmaz! not on my watch!
hiç işim olmaz! that's not my bag!
yeterli olmaz (not) go far
faydalı olmaz (not) go far
Idioms
hayatta olmaz not on your life!
kul kusursuz olmaz. everyone has his pet vice
hatasız kul olmaz even the best steed sometimes stumbles
ayranım ekşidir diyen olmaz no merchant ever runs down his own wares
hatasız kul olmaz err is human
ne olur ne olmaz just in case
dünyada olmaz not at any price
dünyada olmaz not on your life
asla olmaz that'll be the day
olur olmaz konuşmak talk through one's hat
dünyada (olmaz) for all the world
dünyayı verseler (olmaz) for all the world
hayatta olmaz not on your life
kesinlikle olmaz not on your life
kötüye bir şey olmaz the devil looks after his own
çok laf yalansız olmaz a great talker is a great liar
dünyada olmaz in a pig's ass
dünyada olmaz in a pig's eye
dünyada olmaz in a pig's ear
öyle beleşe/bedavaya olmaz there's no such thing as a free lunch
öyle beleşe/bedavaya olmaz there ain't no such thing as a free lunch
hayatta olmaz! in a pig's eye
iflah olmaz yalancı dog-faced liar
hep bana rabbena olmaz turnabout is fair play
asla olmaz/gerçekleşmez it'll be a long day in january (when something happens)
dünya tersine dönse olmaz/imkansız until hell freezes over
hayatta/asla olmaz not for love nor money
hayatta/asla olmaz not for anything in the world
hayatta/asla olmaz not on your life
avucunu yalarsın!/boşuna beklersin!/hayatta olmaz! not on your nelly!
(birinin) ... yapması şaşırtıcı/sürpriz olmaz/beni şaşırtmaz wouldn’t put it past someone (to do something)
asla olmaz no way jose
kesinlikle olmaz no way jose
ne olur ne olmaz just to be on the safe side
ne olur ne olmaz to be safe
konuşmakla olmaz talk is cheap
böyle de olmaz ki! it's just not cricket
hayatta olmaz! not in a million years!
katiyen olmaz hard pass
hayır katiyen olmaz no hard pass
hayır kesinlikle olmaz no hard pass
kesinlikle olmaz hard pass
hayır olmaz no hard pass
bir zararı olmaz it can't hurt
Speaking
hayatta olmaz noway interj.
hayatta olmaz noways interj.
şimdi olmaz not now
bugün olmaz not today
doğru olmaz! that's not on!
olmaz! that's not on!
bu gece olmaz not tonight
dünyada olmaz i'll see him damned first
belli olmaz that depends
bunu yapmaya vicdanım razı olmaz i would not have the conscience to do it
belli olmaz it all depends
olmaz ki no way out
onun sonu iyi olmaz he will come to no good
risk olmadan, kazanç olmaz nothing ventured, nothing gained
ıslah olmaz beyond redemption
elçiye zeval olmaz don't shoot the messenger
elçiye zeval olmaz don't kill the messenger
olur olmaz without thinking
bize bir şey olmaz nothing happens to us
bize bir şey olmaz nothing would happen to us
hiç belli olmaz you never know
olmazsa olmaz is a must
hayatta olmaz no can do
zahmet olmadan rahmet olmaz no pain no gain
emek olmadan yemek olmaz no pain no gain
sensiz olmaz not without you
onunla işim olmaz i have nothing to do with him
onunla işim olmaz i wouldn't touch him with a ten-foot pole
başka türlü olmaz there is no other way
onunla işim olmaz I wouldn't touch him with a barge pole
(şimdi olmaz) başka bir sefere (gelirim/yaparım vb) I'll take a rain check
(şimdi olmaz) başka bir sefere (gelirim/yaparım vb) I'll get a rain check
(bir şeyi) hayatta yapmamak/giymemek/olmaz somebody would not be caught dead
lafı bile olmaz no sweat
lafı bile olmaz don't mention it
sözü bile olmaz don't mention
kesinlikle olmaz certainly not!
tekrar olmaz not again
reklamın iyisi kötüsü olmaz any publicity is good publicity
gece 2'den sonra iyi şeyler olmaz nothing good happens after 2 a.m.
hiçbirimizin hayrına olmaz it will do none of us any good
umarım zahmet olmaz i hope it's no trouble
biraz romantizmin kimseye zararı olmaz nothing wrong with a little romance
daha önce olmaz not before
umarım olmaz i hope not
rab çobanımdır eksiğim olmaz the lord is my shepherd i shall not want
bunda darılmaca gücenmece olmaz there's no hard feelings on this
harika olmaz mı? wouldn't that be great?
hayatta olmaz/asla not in a thousand years!
hayatta olmaz/asla never in a thousand years!
kesinlikle olmaz! no way!
asla olmaz! no way!
risk olmadan, kazanç olmaz no risk, no gain
desem yalan olmaz it wouldn't be wrong to say
desem yanlış olmaz it wouldn't be wrong to say
benim için sürpriz olmaz it wouldn't surprise me
bir daha olmaz won't happen again
bedava yemek olmaz there's no such thing as a free lunch
bedava yemek olmaz there is no free lunch
bedava yemek olmaz there ain't no such thing as a free lunch
olmaz dedim i said no
birbirimizle artık işimiz olmaz/ilişkimiz bitti we are through!
reklamın kötüsü olmaz all publicity is good publicity
reklamın kötüsü olmaz any publicity is good publicity
hayatt olmaz/asla never in a million years
geleceğin ne getireceği belli olmaz you never know what the future brings
lafı bile olmaz no big deal
zararı olmaz it wouldn't hurt
daha aşağısı olmaz nothing less
eminim ki sorun olmaz i'm sure it's fine
para ile saadet olmaz money can't buy happiness
doğru olmaz it would not be right
Slang
kesinlikle olmaz! no fucking way!
senden bir bok olmaz you suck at life
senden bir bok olmaz you are a pathetic loser
senden bir bok olmaz you are a lost case
kesinlikle olmaz no bloody way
asla olmaz no fucking way
siksen olmaz! fuck no!
kesinlikle olmaz! fuck no!
lafı bile olmaz no big whoop
bu kadar da olmaz tough shit
senden hiçbir şey olmaz you suck at life
Law
kanunsuz ceza olmaz nulla poena sine lege
kanunsuz suç olmaz no crime without law
kanunsuz suç ve ceza olmaz nulla poena sine lege
kanunsuz suç ve ceza olmaz nullum crimen
kanunsuz ceza olmaz no punishment without law
kanunsuz suç olmaz nulla crimen sine lege
kanunsuz ceza olmaz ilkesi the principle of no punishment without law
Politics
olmazsa olmaz sine qua non
Technical
korozyon olmaz noncorrosive
Computer
bir daha olmaz not again
Informatics
öğrenmenin yaşı olmaz you are never too old to learn
Automotive
iflah olmaz hooped
Social Sciences
öğrenmenin yaşı olmaz you are never too old to learn
Latin
daha ilerisi olmaz ne plus ultra
olmazsa olmaz şey sine qua non
olmazsa olmaz sine qua non
British Slang
kesinlikle olmaz not on your nellie!