orders - Turco Inglés Diccionario

orders

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "orders" en diccionario turco inglés : 4 resultado(s)

Inglés Turco
General
orders n. siparişler
My seventh question is how many orders the European shipbuilding industry has lost over the last two years.
Yedinci sorum, Avrupa gemi inşa sanayinin son iki yılda ne kadar sipariş kaybettiği.

More Sentences
Religious
orders n. (kısaca) papazlık
orders n. (kısaca) ruhban sınıfında piskopos, rahip ve diyakozu içeren üç yüksek rütbe
orders n. (kısaca) papazlıkta kapı görevlisini, şeytan kovucuyu, vaizi ve rahip yardımcısını içeren en düşük dört rütbe

Significados de "orders" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
standing orders n. yönetmelik
clerk in holy orders n. rahip
holy orders n. papazlık
holy orders n. takdis merasimi
sealed orders n. denize çıktıktan sonra açılmak üzere kaptana verilen kapalı zarf içindeki emir
standing orders n. içtüzük
standing orders n. hastanedeki hastalar için geçerli olan kurallar
sailing orders n. sefer talimatı
clerk in holy orders n. papaz
standing orders n. içtüzüğün kuralları
further orders n. yeni emirler
received orders n. gelen siparişler
incoming orders n. gelen siparişler
mendicant orders n. dilenci tarikatları
clerk in holy orders n. rahip
clerk in holy orders n. papaz
take orders v. direktif almak
give orders v. direktif vermek
give somebody his marching orders v. tezkeresini eline vermek
receive orders v. emir almak
carry out the orders v. emirleri yerine getirmek
enforce one's orders v. emirlerini uygulatmak
enforce the orders v. emirleri uygulamak
come under starter's orders v. çıkışa hazır olmak
come under starter's orders v. (at yarışında) starta hazır olmak
follow orders v. talimatları izlemek
follow orders v. emirleri yerine getirmek
follow orders v. emirleri uygulamak
defy orders v. emirlere karşı gelmek
till further orders adv. başka emir gelinceye kadar
Colloquial
doctor's orders something n. şiddetle/kuvvetle önerilen (şey)
marching orders n. göreve başlama talimatı
marching orders n. kovulma duyurusu
marching orders n. işten çıkarılma duyurusu
doctor's orders n. doktor talimatı
doctor's orders n. doktorun talimatları
orders are orders expr. emri emirdir
Idioms
(one's) marching orders n. devam etme talimatı
(one's) marching orders n. (birinin) kovulması
(one's) marching orders n. (birine) yol verilmesi
(one's) marching orders n. ilerleme talimatı
(one's) marching orders n. yol alma talimatı
(one's) marching orders n. (birinin) tezkeresi
(one's) marching orders n. (birinin) kapının önüne koyulması
(one's) marching orders n. (birinin) işten çıkarılması/atılması
(one's) marching orders n. başlama talimatı
superior orders n. üstten gelen/alınan emirler
superior orders n. kendi iradesiyle değil başkasının emirleriyle suç işlediğini ve suçlu bulunmaması gerektiğini belirten savunma
superior orders n. müdafinin eylemlerini sadece üstlerinden aldığı emirleri yerine getirdiğini söyleyerek savunması
get one's marching orders v. yol verilmek
get one's marching orders v. işten atılmak
give somebody their marching orders v. birine yol vermek
give someone his/her marching orders v. birine yol vermek
give somebody their marching orders v. kapının önüne koymak
get one's marching orders v. bir işe/göreve başlama talimatı almak
be in holy orders v. kendini din adamlığına adamak
take holy orders v. kendini din adamlığına adamak
take holy orders v. rahip olmak
be in holy orders v. rahip olmak
be in orders v. emir altında olmak
take orders v. emir altında olmak
be in (holy) orders v. kendini din adamlığına adamak
take (holy) orders v. kendini din adamlığına adamak
take (holy) orders v. rahip olmak
be in (holy) orders v. rahip olmak
be under orders (to do something) v. (bir şey yapması) emredilmek
be under orders v. emirleri yerine getiriyor/takip ediyor olmak
be under orders v. emri almak
be under orders (to do something) v. (bir şey yapma) emri altında olmak
be under orders (to do something) v. (bir şey yapmak için) emir almak
be under orders v. komuta altında olmak
be under orders v. emir altında olmak
get your marching orders [uk] v. işten atılmak
give (one) (one's) marching orders v. (birini) kovmak
give (one) (one's) marching orders v. (birine) yol vermek
give (one) (one's) marching orders v. (birini) kapının önüne koymak
give (one) (one's) marching orders v. (birini) işten kovmak
get your marching orders [uk] v. yol verilmek
give someone their marching orders [uk] v. birine yol vermek
give someone their marching orders [uk] v. birini kapının önüne koymak
under starter's orders expr. starta hazır
under starter's orders expr. başlama çizgisinde
under starter's orders expr. çıkışa hazır
Speaking
I'm not taking orders from you anymore expr. artık senden emir almayacağım
we were under orders expr. emirleri yerine getiriyorduk
you can cancel my orders expr. siparişlerimi iptal edebilirsiniz
the orders have arrived expr. siparişler elime ulaştı
the orders have arrived expr. siparişler geldi
the orders have arrived expr. siparişler ulaştı
Trade/Economic
negotiable orders of withdrawal now accounts n. devredilebilir para çekme hesapları
limit price orders n. limit fiyatlı emirler
checks drawn and money orders n. verilen çek ve ödeme emir
advances given for purchase orders n. verilen sipariş avansları
cheques given and payment orders n. verilen çekler ve ödeme emirleri
call for orders n. geminin yük temin etmek için limanlara uğraması
limit value orders n. limit değerli emirler
orders good until a specified time n. belirli bir tarihe kadar geçerli olan piyasa fiyatı ile sipariş
cheques given and payment orders n. verilen çek ve ödeme emirleri
consent orders n. muvafakat emirleri
limit orders n. limitli emir
customer orders n. müşteri emirleri
statutory rules and orders n. tüzük ve yönetmelikler
stock exchange orders n. borsa emirleri
special limit price orders n. özel limit fiyatlı siparişler
payment orders n. ödeme emirleri
contracts and orders outstanding n. yerine getirilmemiş sözleşme ve siparişler
payments received on account of orders in so far n. alınan sipariş avansları
unfilled orders n. yerine getirilmemiş siparişler
seasonal orders n. mevsimlik siparişler
further orders n. izleyen siparişler
further orders n. sonraki siparişler
delivery orders n. teslim ordinoları
matched orders n. kurgulu emirler
matched orders n. eşleştirilmiş emirler
rush of orders n. yüklü miktarda sipariş
employers' orders n. işverenin talepleri
orders in progress n. devam eden siparişler
orders on hand n. eldeki siparişler
customer orders n. müşteri siparişleri
limit price orders n. limit fiyatlı emirler
limit value orders n. limit değerli emirler
odd lot orders n. küsurat emir
delivery orders v. siparişleri teslim etmek
fill or kill orders expr. kalanını iptal et
fill or kill orders expr. kalanını iptal et
Law
standing orders n. sürekli emirler
disobedience to orders issued by competent authorities n. salahiyettar mercilerin emirlerine itaatsizlik
disobedience to orders of competent authorities n. selahiyettar merciilerin emirlerine riayetsizlik
provisional orders n. geçici emirler
statutory rules and orders n. tüzük ve yönetmelikler
statutory rules and orders n. tüzük ve talimatnameler
Politics
handling of client orders n. müşteri emirlerinin yerine getirilmesi
orders of connecticut n. (abd'de) erkeklere oy hakkı veren ve kendi kendini yönetmeyi sağlayan ilk yazılı anayasa
Technical
initial orders n. başlangıç komutları
orders of magnitude n. büyüklük/boyut sırası
Computer
view by orders n. siparişlere göre görünüm
purchase orders n. sipariş formları
initial orders n. başlangıç komutları
Architecture
classicals orders n. klasik mimari stili
classicals orders n. mimari düzen
classicals orders n. (saçaklık ve kolon tipine göre tanımlanan) klasik mimari tarzı
Marine
sailing orders n. sefer talimatı
Medical
standing orders n. rutin talepler
standing orders n. düzenli talimatlar
standing orders n. standart talimatlar
Math
orders of magnitude n. 10'un katları
Religious
the four orders n. hristiyan inancında bir tarikat
major orders n. ruhban sınıfında piskopos, rahip ve diyakozu içeren üç yüksek derece
minor orders n. papazlıkta kapı görevlisini, şeytan kovucuyu, vaizi ve rahip yardımcısını içeren en düşük dört mevki
holy orders n. papaz unvanı verme