pading - Turco Inglés Diccionario

pading

pading — Definition

Significado:
yastık, ped, doldurmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /pæd/ – BrE /pæd/)
Categoría gramatical:
İsim: pad (pads); Fiil: pad (pads – padded – padding)
Sinónimo:
cushion, stuff
Antónimos:
strip, remove

Significados de "pading" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
pad n. yumuşak bir maddeden yapılmış koruyucu şey
pad n. ufak yastık
General
pad n. ıstampa
May I use your ink pad?
Istampanı kullanabilir miyim?

More Sentences
pad n. taban (hayvan)
Dogs have harder paw pads compared to cats.
Köpeklerin tabanları kedilerden daha serttir.

More Sentences
pad n. ev
John lives in a bachelor pad.
John bir bekar evinde yaşıyor.

More Sentences
pad n. yastık
Tom put a foam pad under his sleeping bag.
Tom uyku tulumunun altına bir köpük yastık koydu.

More Sentences
pad n. ped
If your tank is acrylic, be sure to choose a pad or magnetic cleaner that is safe for acrylic.
Tankınız akrilik ise, akrilik için güvenli bir ped veya manyetik temizleyici seçtiğinizden emin olun.

More Sentences
pad v. şişirmek
Padding out your speech won't make it more impressive.
Konuşmanızı şişirmek onu daha etkileyici yapmaz.

More Sentences
pad v. doldurmak
The seat is padded with a special gel for a comfortable ride.
Koltuk, rahat bir sürüş için özel bir jel ile doldurulmuştur.

More Sentences
pad v. yürüyerek dolanmak
The small pup padded along next to its owner.
Küçük köpek yavrusu sahibinin yanında yürüyerek dolanıyordu.

More Sentences
Informatics
pad v. doldurmak
The seat is padded with a special gel for a comfortable ride.
Koltuk, rahat bir sürüş için özel bir jel ile doldurulmuştur.

More Sentences
Medical
pad n. ped
If your tank is acrylic, be sure to choose a pad or magnetic cleaner that is safe for acrylic.
Tankınız akrilik ise, akrilik için güvenli bir ped veya manyetik temizleyici seçtiğinizden emin olun.

More Sentences
British Slang
pad n. ev
John lives in a bachelor pad.
John bir bekar evinde yaşıyor.

More Sentences
General
pad n. haydut
pad n. blok
pad n. yastık (koruyucu)
pad n. semer
pad n. rampa
pad n. altlık
pad n. sümen
pad n. kağıt destesi
pad n. bloknot
pad n. daire
pad n. ayak izi
pad n. bazı hayvanların yumuşak tabanı
pad n. keçe
pad n. doldurma
pad n. yatak
pad n. fular
pad n. tampon
pad n. (hayvanlarda) taban
pad n. fırlatma rampası
pad n. füze rampası
pad n. kadın bağı
pad n. adet bezi
pad n. adet pedi
pad n. kadın pedi
pad n. parmak eti
pad n. vücudun bir bölümüne oturmak üzere şekil verilen kauçuk veya kumaş parçası
pad n. at dizini korumaya yarayan başlık
pad n. (ayaklara) basıncı azaltmak için belirli bir yere sabitlenen yumuşak malzeme
pad n. alez
pad n. (özellikle yalıtım malzemesi olarak tasarlanan) malzeme tabakası
pad n. (üflemeli çalgılarda) deri başparmak dayanağı
pad n. yastığa benzer yumuşak kütle
pad n. sedye
pad n. hastane yatağı
pad n. salkım
pad n. demet
pad n. deste
pad n. üflemeli çalgıların valflerini çevreleyen küçük deri aparat
pad n. bir demet puro yaprağı
pad n. (puroda) iç sargılık demeti
pad n. böceklerin ayağındaki yastığa benzer çıkıntı
pad n. su bitkisinin yüzen yaprağı
pad n. vatka
pad n. dolgu malzemesi
pad n. fularlama banyosu
pad n. emdirme banyosu
pad n. fularlamada kullanılan sıvı
pad n. kemereye oturtulan kereste parçası
pad n. gemi iskeletinin bir bölümüne sabitlenen düz plaka
pad n. kaynak dolgu metali çökeltisi
pad n. kaynak dolgu metali birikintisi
pad n. sonradan meydana gelen ince çıkıntı
pad n. küçük alan
pad n. küçük bölge
pad n. küçük açıklık
pad n. mağara
pad n. sığınak
pad n. in
pad n. kümes
pad n. haraççıya verilen para
pad n. boğuk ses
pad n. hafif vurma sesi
pad n. kaktüsün düz ve etli sapı
pad n. (pamuklu vb.) yumuşak tıkaç
pad n. sus payı
pad n. çerçevesiz esnek eyer
pad v. içini doldurmak
pad v. uzatmak
pad v. şişirmek (konuşma/yazı vb'ni)
pad v. sessizce yürümek
pad v. takviye etmek
pad v. keçe ile kaplamak
pad v. doldurmak (yumuşak bir madde ile)
pad v. pamukla doldurmak
pad v. şişirmek (konuşma vb)
pad v. dolgulamak
pad v. fularlamak
pad v. (sesi) boğmak
pad v. bastırmak
pad v. sesini kısmak
pad v. (masraf hesabına) sahte giriş yapmak
pad v. (para tahsis talebine) sahte detaylar eklemek
pad v. (isim listesini) gerçek veya sahte isimler ile uzatmak
pad v. (organizasyon) gerçek veya uydurma isimler ile sayısını şişirmek
pad v. (oy sandığına) sahte oy eklemek
pad v. sıvıya daldırmak
pad v. sıvı ile emprenye etmek
pad v. (deriyi) yağa doyurmak
pad v. (kağıt yaprağı kumaş şeride yapıştırarak) ped oluşturacak şekilde bir uçtan birleştirmek
pad v. yürüyerek gitmek
pad v. yürüyerek gezinmek
pad v. yürüyerek bir yerden bir yere gitmek
pad v. sakince ilerlemek
pad v. sakince hareket etmek
pad v. sallana sallana yürümek
pad v. boğuk ses çıkacak şekilde yumuşakça vurmak
pad v. ayakla vurarak pataklamak
pad v. ayak ile çiğnemek
pad v. ayak ile ezmek
pad v. dövme işleminin uygun gerçekleştiğini temin etmek
Technical
pad n. asbest parçalar
pad n. bloknot parmak eti
pad n. fular
pad n. küçük yastık
pad n. palan
pad n. simge kondurağı
pad n. tampon
pad n. marangoz el matkabında uç takılan yuva
pad n. alet sapı
pad n. takoz
pad n. blok
pad n. kalıp üzerindeki kabarık yüzey
pad n. kaynak metal dolgusunda oluşan ufak tortu
pad n. fırlatma rampası
pad v. fularlamak
pad v. (kalıba) gerekenden fazla metal eklemek
Computer
pad n. dokunmatik iz sürücü
pad n. dokunmatik fare
pad n. mini klavye
Informatics
pad v. dolgulamak
Electric
pad n. (sinyal yoluna yerleştirilen) dirençli zayıflatıcı
Construction
pad n. pabuç (paletli araçta)
Automotive
pad n. bazı fren sistemlerinde döner aksamları koruyan bir bileşen
Aeronautic
pad n. payanda yatağı
Medical
pad n. kompres
pad n. pat
Zoology
pad n. (bazı hayvanlarda) taban
pad n. sucul bitkide geniş yüzey yaprağı
Sport
pad n. dolgu malzemesinden yapılmış darbe koruma ekipmanı
Printery
pad n. kurutma kağıdını desteklemek için kullanılan sert malzemenin düz bölümü
Engineering
pad n. ayarlanabilir olmayan sinyal dengeleyici
Slang
pad n. bağımlı mekanı
pad n. bağımlı yuvası
pad n. uyuşturucu almak için toplanılan mekan
pad n. polise verilen rüşvet
pad n. rüşvet alan polis listesi
British Slang
pad n. oda

Significados de "pading" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
warming pad n. elektrikli battaniye
legal pad n. not defteri
writing pad n. not defteri
drawing pad n. not defteri
General
wrist pad n. sümen
pad of paper n. kağıt destesi
pad of n. destesi
thigh pad n. kalça yastığı
scratch pad n. not defteri
shoulder pad n. omuz yastığı
launching pad n. atış rampası
soap pad n. sabunluk
scribbling pad n. not defteri
stamp pad n. ıstampa
vibration pad n. titreşimli oyun padi (joystick)
saddle pad n. semer yastığı
control pad n. playstation ve benzeri oyun platformalarında kullanılan oyun oynama gereci
inking pad n. ıstampa
sanitary pad n. kadınbağı
desk pad n. sümen
heating pad n. ısıtma yastığı
sanitary pad n. kadın bağı
launch pad n. atış rampası
launching pad n. rampa
sanitary pad n. kadın pedi
sanitary pad n. hijyenik ped
scouring pad n. bulaşık süngeri
scouring pad n. bulaşık ovma süngeri
writing pad n. bloknot
bachelor pad n. bekâr evi
bachelor pad n. garsoniyer
blotting pad n. altlık
blotting pad n. sümen
writing-pad n. blok
pad stamp n. yapışkan pul
memorandum pad n. bloknot
mouse pad n. fare altlığı
brow pad n. kas
brow pad n. şapka güneşliği
crash pad n. geçici olarak kalacak yer
self-stick note pad n. yapışkanlı not kağıdı
writing pad n. bloknot sümen
elbow pad n. dirseklik
maxi pad (us) n. adet bezi
menstrual pad n. kadın pedi
menstrual pad n. kadın bağı
sanitary pad n. adet bezi
maxi pad (us) n. kadın pedi
menstrual pad n. adet bezi
maxi pad (us) n. kadın bağı
burp pad n. bebek kusmuk bezi
sketch pad n. karalama defteri
hair pad n. saç süngeri (kuaförlük)
hair pad n. topuz süngeri (kuaförlük)
lily pad n. sulak yerdeki nilüferin su üstündeki yaprağı
lily pad n. nilüfer yaprağı
maxi pad n. adet pedi
sanitary pad n. adet pedi
maxi pad n. kadın pedi
menstrual pad n. adet pedi
message pad n. not kağıdı
chair pad n. sandalye minderi
coffee pad machine n. kapsül kahve makinesi
lily pad n. su yüzündeki nilüfer yaprağı
blotting pad n. mürekkebi emdirmek için kullanılan ped
blotting pad n. emme pedi
desk pad set n. sümen takımı
diaper changing pad n. alt değiştirme örtüsü
helicopter pad n. helikopter pisti
sketch pad n. eskiz defteri
support pad n. destek yastığı
shin pad n. dizlik
car seat pad n. araba koltuğu minderi
prescription pad n. reçete defteri
nose pad n. gözlüklerin buruna oturtulan kısmı
nose pad n. gözlük burun pedi
cotton pad n. makyaj pamuğu
tongue-pad [obsolete] n. laf ebesi
tongue-pad [obsolete] n. konuşkan
legal pad n. 22 x 36 cm ölçülerinde bloknot
legal pad n. genellikle sarı renkli olan çizgili bloknot
pad [dialect] [uk] n. rota
pad [dialect] [uk] n. alışkanlık
pad elephant n. yük taşıma fili
pad cloth n. eyer örtüsü
pad [dialect] [uk] n. gelenek
pad [dialect] [uk] n. sakin tempoda ilerleyen at
pad cloth n. şaprak
pad [dialect] [uk] n. patika
pad [dialect] [uk] n. güzergah
pad cloth n. at örtüsü
pad [dialect] [uk] n. yol
pad [dialect] n. sepet
cleaning pad n. temizlik pedi
ink pad n. mürekkep pedi
ink pad n. damga mürekkebi pedi
inking-pad n. damga mürekkebi pedi
inking-pad n. mürekkep pedi
pad cloth n. haşa
pad cloth n. eyer altlığı keçe
pad cloth n. at örtüsü
hot pad n. esnek dolgu içerisinde elektrikli ısıtma elemanları bulunduran ısıtıcı
hot pad n. fırın eldiveni
hot pad n. ısı geçirmez tutacak
pad out v. şişirmek
pad out v. uzatmak
pad out v. uyumak
pad [dialect] v. yürüyerek arşınlamak
pad [dialect] v. ayak ile çiğnemek
pad [dialect] v. (yolu) yürüyerek aşındırmak
Phrasals
pad (something) out v. (konuşma, yazı, film) şişirmek
pad (something) out v. (bir şeyi) dolu göstermek için içine bir şeyler tıkmak
pad (something) out v. (bir şeyi) gereksiz/ucuz şeylerle doldurmak
pad down (somewhere) v. (bir yerde) geçici olarak kalmak
pad down (somewhere) v. (bir yerde) kıvrılıp yatmak
pad down v. geçici olarak kalmak
pad out v. dolguyla hacmini artırmak
Colloquial
posh pad n. lüks ev
granny pad n. evin yaşlı anne babası için ayrılmış olan bölümü
granny pad n. evde yaşlı anne baba için ayrılan daire
Idioms
pad the bill v. faturayı şişirmek
pad the bill v. hesabı şişirmek
pad the accounts v. hesapları olduğundan daha iyi, düzgün ve sorunsuz göstermek
pad one's accounts v. hesapları olduğundan daha iyi, düzgün ve sorunsuz göstermek
pad the expense account v. kişisel harcamaları için ayrılan şirket hesabından gereksiz ya da düzmece harcamalar yapmak
pad the accounts v. hesapları allayıp pullamak
pad one's accounts v. hesapları allayıp pullamak
pad the accounts v. hesapları şişirmek
pad one's expense account v. kişisel harcamaları için ayrılan şirket hesabından gereksiz ya da düzmece harcamalar yapmak
pad one's accounts v. hesapları şişirmek
pad the hoof [uk] v. yürüyerek gezinmek
pad the hoof [uk] v. yürüyerek gitmek
pad the hoof [uk] v. yürüyerek dolanmak
pad the hoof [uk] v. yürüyerek seyahat etmek
on the pad adv. tren yolu haydutluğu yaparak
on the pad adv. yol kesip yolcuları soyarak
on the pad expr. rüşvet kabul eden
on the pad expr. rüşvet alan
on the pad expr. rüşvet yiyen
Trade/Economic
order pad n. sipariş kayıt defteri
pin pad n. satışı onaylamak için pin numarasının girildiği mini klavye
Technical
corrugated board pad n. oluklu karton tampon
launching pad n. füze rampası
pad jig n. fular jiger
launching pad n. roketin fırlatıldığı ya da ateşlendiği platform
jacking pad n. kaldırma tamponu
launching pad n. fırlatma rampası
brake pad n. diskli fren balatası
engine pad n. motor tamponu
wear pad n. aşınma yastığı