pencil - Turco Inglés Diccionario

pencil

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pencil — Definition

Significado:
kurşun kalem
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈpɛnsəl/ – BrE /ˈpɛnsəl/)
Categoría gramatical:
İsim: pencil (pencils)
Sinónimo:
lead pencil, graphite
Antónimos:
pen

Significados de "pencil" en diccionario turco inglés : 40 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
pencil n. kalem
You can use colorful pencils for that.
Bunun için renkli kalemler kullanabilirsiniz.

More Sentences
pencil n. kurşunkalem
The pencil needs to be sharpened.
Kurşunkalemin sivriltilmesi lazım.

More Sentences
General
pencil n. kurşunkalem
The pencil needs to be sharpened.
Kurşunkalemin sivriltilmesi lazım.

More Sentences
pencil v. yazmak
I pencilled a note on the box for you.
Kutunun üzerine sizin için bir not yazdım.

More Sentences
pencil n. küçük resim fırçası
pencil n. karakalem
pencil n. yazarın kalemi
pencil n. sanatçının özgün tarzı
pencil n. (saç veya tüy) öbek
pencil n. ibik
pencil n. mekanik kalem
pencil n. uçlu kalem
pencil n. ilaç kalemi
pencil n. kalem şeklinde kozmetik ürün
pencil n. kaleme benzer işaretleme cihazı
pencil n. kaleme benzer nesne
pencil n. kalem gibi uzun ince şey
pencil n. elmas cam kesici
pencil n. cam elması
pencil n. grafit
pencil n. yazma yeteneği
pencil n. betimleme yeteneği
pencil v. karakalem ile çizmek
pencil v. kurşunkalemle yazmak
pencil v. kurşunkalemle çizmek
pencil v. taslağını çıkarmak
pencil v. not almak
pencil v. karalamak
pencil v. (yaraya) ilaç kalemi uygulamak
pencil v. kalem şeklini almak
pencil v. kalemleşmek
pencil v. kaleme dönüşmek
pencil v. plan yapmak
pencil v. geçici rezervasyon yapmak
pencil v. geçici ayarlama yapmak
pencil v. geçici not almak
Geometry
pencil n. dikey geometrik objeler
Physics
pencil n. ışın demeti
History
pencil n. orta çağın sonu ve rönesans dönemlerinde kullanılan küçük bir tür flama
Archaic
pencil n. küçük entübasyon bujisi

Significados de "pencil" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
charcoal pencil n. füzen
copying pencil n. kopya kalemi
pencil of rays n. ışın demeti
indelible pencil n. kopya kalemi
lead pencil n. kurşun kalem
charcoal pencil n. karakalem
lead pencil n. kurşunkalem
pencil pointer n. kalem uçlarını sivriltmekte kullanılan zımpara kağıdı
mechanical pencil n. mekanik kalem
pencil of lines n. doğrular kalemi
pencil pointer n. kalem sivriltici
blue pencil n. sansür
diamond pencil n. elmaslı kalem
pencil box n. kalem kutusu
eyebrow pencil n. kaş kalemi
pencil box n. kalemlik
pencil case n. kalemlik
pencil pusher n. yazman
pencil sharpener n. kalemtıraş
pencil drawing n. kara kalem çizim
pencil industry n. kurşun kalem endüstrisi
red pencil n. kırmızı kalem
pencil sharpener n. kalemtıraş
pencil sharpener n. kalem açacak
slate pencil n. levha kalemi
slate-pencil n. taş kalem
pencil lead n. kurşunkalem ucu
pencil drawing n. kurşunkalem çizim
pencil sketch n. kurşunkalem kroki
pencil case n. kalem kutusu
pencil case n. kalem kutu
mechanical pencil n. mekanik kurşun kalem
hand-held mechanical pencil n. elle tutularak kullanılan mekanik kurşun kalem
pencil sharpening n. kalem açma
grease pencil n. yağlı boya kalemi
pencil sharpener n. kurşun kalem açacağı
pastel pencil n. pastel kalem
pencil factory n. kalem fabrikası
lip pencil n. dudak kalemi
eye pencil n. göz kalemi
pencil holder n. kalemlik
plastic pencil holder n. plastik kalemlik
wooden pencil holder n. ahşap kalemlik
mechanical pencil n. uçlu kurşun kalem
propelling pencil n. uçlu kalem
mechanical pencil n. otomatik kalem
clicky pencil n. otomatik kalem
mechanical pencil n. uçlu kalem
automatic pencil n. otomatik kalem
technical pencil n. uçlu kalem
clutch pencil n. otomatik kalem
drafting pencil n. uçlu kalem
clutch pencil n. uçlu kalem
automatic pencil n. uçlu kalem
clicky pencil n. uçlu kalem
drafting pencil n. otomatik kalem
propelling pencil n. otomatik kalem
technical pencil n. otomatik kalem
styptic pencil n. kan taşı
styptic pencil n. kantaşı
mechanical pencil (us) n. basmalı kalem
propelling pencil (uk) n. basmalı kalem
coloured pencil n. renkli kalem
colored pencil n. renkli kalem
pencil skirt n. kalem etek
extra pencil n. fazla/yedek kalem
number 2 pencil n. standart kurşun kalem
zippered pencil pouch n. fermuarlı kalem çantası
copying pencil n. silinmez kalem
indelible pencil n. kopya kalemi. silinmez kalem
indelible pencil n. sabit kalem
copying pencil n. sabit kalem
camel's-hair pencil n. devetüyünden ya da benzer bir malzemeden yapılan fırça
blue pencil n. editörün silme işlemi yapmak için kullandığı bir araç
bow-pencil n. kalemli kavis kumpası
pencil crayon [canada] n. boyama kalemi
pencil eraser n. silgi
pencil eraser n. kalem silgisi
pencil lead n. grafit kalem ucu
pencil crayon [canada] n. renkli kalem
sharpen a pencil v. kalem açmak
sharpen a pencil v. kalem yontmak
draw with a pencil v. kalemle yazmak
blue-pencil v. sansürlemek
blue-pencil v. atmak
blue-pencil v. makaslamak
blue-pencil v. kaldırmak
blue-pencil v. sansürden geçirmek
styptic pencil v. berberlerin kanamayı durdurmakta kullandığı çubuk
lose a pencil v. kalem kaybetmek
red-pencil v. kesmek
red-pencil v. sansürlemek
Phrasals
pencil in n. geçici olarak planlamak
pencil in n. kurşun kalemle yazmak
pencil in n. şimdilik bir zaman belirlemek
pencil in n. geçici olarak yazmak
pencil in n. kesin olmayan bir randevu zamanı belirlemek/vermek
pencil in n. tahmini bir randevu vermek
pencil in n. geçici olarak bir randevuya yazmak
pencil something in v. geçici yapmak/not almak
pencil someone or something in v. kalem ile yazmak
pencil out v. bir yatırımın beklenen getirilerini kabaca hesaplamak
pencil out v. öngörülen maliyetleri karşılayabilecek olmak
pencil out v. kalemle çiziktirmek
pencil out v. kalemle çizmek
pencil out v. kalemle çiziktirmek
pencil out v. bir listeden adını kaldırmak
pencil out v. bir şeyden/listeden silmek
pencil out v. kalemle yazıvermek
pencil out v. kalemle yazmak
Colloquial
pencil pusher n. masa başı çalışan kimse
blue pencil v. sansür koymak
blue pencil v. sansürden geçirmek
blue pencil v. bir yazıyı sansürlemek
give me the pencil expr. kalemi bana ver
pencil me in expr. tam emin değilim ama beni not al
pencil me in expr. iptal olabilir/değişebilir ama şimdilik beni yaz
pencil me in expr. şimdilik beni yaz
pencil me in expr. geçici olarak beni yaz
not the sharpest pencil in the box expr. ahmak
not the sharpest pencil in the box expr. aptal
Idioms
a pencil pusher n. katip
a pencil pusher n. yazman
pencil neck n. entelektüel kimse
pencil neck n. silik kimse
pencil neck n. süt çocuğu
pencil neck n. akademiye/entelektüel alanlara meyilli kimse
pencil neck n. muhallebi çocuğu
pencil neck n. zayıf kimse
pencil neck n. ezik kimse
pencil neck n. korkak kimse
pencil neck n. akademik hayatında başarılı kimse
pencil neck n. akademiye/entelektüel alanlara yatkın kimse
pencil neck n. pısırık kimse
a pencil pusher [us] n. sıkıcı evrak işlerine bakan ve pek bir yetkisi olmayan kimse
a pencil pusher [us] n. sıkıcı yazı işlerine bakan kimse
a pencil pusher [us] n. sıkıcı masa başı bir işte çalışan kimse
lead in (one's) pencil n. dinçleşme
lead in (one's) pencil n. zinde olma
lead in (one's) pencil n. cinsel gücünde artış
lead in (one's) pencil n. gücü/kuvveti yerine gelme
lead in (one's) pencil n. enerjik/aktif hale gelme
pencil-pusher n. sıkıcı yazı işlerine bakan kimse
pencil-pusher n. yazman
pencil-pusher n. muhakeme yürütmeden rutin şekilde çalışan memur
pencil-pusher n. sıkıcı masa başı bir işte çalışan kimse
pencil-pusher n. katip
put lead in your pencil v. cinsel gücünü arttırmak
put lead in one's pencil v. cinsel gücünü arttırmak
have lead in one’s pencil v. dinç olmak