rakip - Turco Inglés Diccionario

rakip

Significados de "rakip" en diccionario inglés turco : 38 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
rakip opponent n.
He socked his opponent with a left punch.
Rakibini sol yumrukla yere serdi.

More Sentences
rakip competitor n.
The company can outsell any competitor in the market.
Şirket piyasadaki tüm rakiplerini geride bırakabilir.

More Sentences
rakip rival n.
He had a 5-point lead over his nearest rival.
En yakın rakibine 5 puan fark atmıştır.

More Sentences
General
rakip contender n.
If any changes are yet to be made, therefore, then this aspect is a definite contender.
Dolayısıyla yapılması gereken herhangi bir değişiklik varsa, o zaman bu husus kesin bir rakiptir.

More Sentences
rakip adversary n.
In this way, the visitors will recognize their true adversaries and their potential adversaries.
Bu sayede ziyaretçiler gerçek rakiplerini ve potansiyel rakiplerini tanıyacaklar.

More Sentences
rakip rival n.
He had a 5-point lead over his nearest rival.
En yakın rakibine 5 puan fark atmıştır.

More Sentences
rakip competitor n.
The company can outsell any competitor in the market.
Şirket piyasadaki tüm rakiplerini geride bırakabilir.

More Sentences
rakip challenger n.
He looked the toughest of all the challengers.
Tüm rakipler arasında en sert görünen oydu.

More Sentences
rakip competing adj.
They can open up the services market to competing suppliers but restrict access to national companies.
Hizmet piyasasını rakip tedarikçilere açabilir ancak ulusal şirketlerin erişimini kısıtlayabilirler.

More Sentences
Trade/Economic
rakip competitor n.
The company can outsell any competitor in the market.
Şirket piyasadaki tüm rakiplerini geride bırakabilir.

More Sentences
rakip rival adj.
He had a 5-point lead over his nearest rival.
En yakın rakibine 5 puan fark atmıştır.

More Sentences
rakip competing adj.
They can open up the services market to competing suppliers but restrict access to national companies.
Hizmet piyasasını rakip tedarikçilere açabilir ancak ulusal şirketlerin erişimini kısıtlayabilirler.

More Sentences
Law
rakip competitor n.
The company can outsell any competitor in the market.
Şirket piyasadaki tüm rakiplerini geride bırakabilir.

More Sentences
Politics
rakip competitor n.
The company can outsell any competitor in the market.
Şirket piyasadaki tüm rakiplerini geride bırakabilir.

More Sentences
Sport
rakip opponent n.
He socked his opponent with a left punch.
Rakibini sol yumrukla yere serdi.

More Sentences
General
rakip contestant n.
rakip match n.
rakip foe n.
rakip antagonist n.
rakip opposer n.
rakip witherling [obsolete] n.
rakip wrangler [obsolete] n.
rakip opposite n.
rakip oppugnant n.
rakip oppugner n.
rakip comparative [obsolete] n.
rakip contendent [obsolete] n.
rakip interponent n.
rakip corival n.
rakip corival n.
rakip emulous adj.
rakip rivalrous adj.
Colloquial
rakip oppo n.
Computer
rakip opp (opponent) abrev.
Theatre
rakip counterpart n.
Archaic
rakip concurrent n.
rakip paragon n.
rakip envious adj.

Significados de "rakip" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
güçlü rakip nemesis n.
ezeli rakip arch rival n.
ezeli rakip old rival n.
ezeli rakip long-standing rival n.
ortak rakip corrival n.
müşterek rakip corrival n.
dişli rakip formidable adversary n.
ezeli rakip archrival n.
baş rakip archrival n.
eski/önceki rakip former rival n.
eski/önceki rakip erstwhile rival n.
sinsi rakip devious opponent n.
(lidere/birinciye) en yakın rakip someone’s nearest rival​/​challenger n.
mücadele edilen (bir grup) rakip the competition n.
rakip karakter antipathist n.
oyuncuların sadece bir kişi kalana kadar rakip oyuncuları paintball, çorap, lastik bant veya benzeri nesnelerle ebeledikleri bir oyun assassin n.
kriptografik algoritmalarda şifreli metnin bir rakip veya düşman tarafından deşifre edilebilme özelliği malleability n.
kararlılıkla direnen rakip withstander n.
kuvvetle direnen rakip withstander n.
iki rakip matadordan her birinin sırayla birkaç boğa ile dövüştüğü boğa güreşi mano a mano n.
hayali rakip windmill n.
rakip bozgunu revenge n.
iki güçlü rakip arasındaki zorlu çarpışma bushfighting n.
zorlu veya tehlikeli rakip gentleman n.
kamusal anlaşmazlıklarda rakip cenaha karşı çıkan kimse gladiator n.
rakip olma opponency n.
rakip olma oppugnancy n.
güçlü rakip bulunan yarışma overmatch n.
kadın rakip rivaless [obsolete] n.
oyuna rakip pullarından başlayan tavla oyuncusu runner n.
itiraz eden rakip competition n.
kadın rakip competitrix n.
kadın rakip competitress n.
zorlu rakip dragon n.
kadın rakip contendress n.
rakip çekim counterattraction n.
ortak rakip corival n.
müşterek rakip corival n.
rakip veya düşmandan gelen hücumu savuşturmak için yapılan hareket parry n.
birbirine rakip üç kişi, grup veya fikir arasındaki çatışma truel n.
hem arkadaş hem rakip görülen kimse frenemy n.
yenilmek (favori rakip) be upset v.
rakip olmak rival v.
rakip görmek see someone as an enemy v.
rakip görmek see someone as an opponent v.
rakip çıkmak be rival to v.
rakip olmak be rival to v.
rakip görmek see someone as a rival v.
rakip olarak görmek see someone as an enemy v.
rakip olarak görmek see someone as an opponent v.
rakip olarak görmek see someone as a rival v.
(rakip takımın) çabalarına veya ilerlemesine karşı koymak hold v.
(rakip takımın) avantaj kazanmasını engellemek hold v.
yeniden rakip olmak revie [obsolete] v.
rakip oyuncuyu oyun dışı bırakmak get v.
(buz hokeyi topuna) rakip kale çizgisini aşacak şekilde vurmak ice v.
(takım, oyuncu veya profesyonel boksör) daha güçlü rakip ile eşleşmek overmatch v.
rakip olmak rivalise v.
rakip olmak rivalize v.
rakip yapmak paragon v.
rakip olmak corrival v.
(amerikan futbolu) rakip takımdan daha fazla saha kazanmak outgain v.
rakip olacak kadar iyi olmak rival v.
rakip olmak match v.
(raket oyununda) topu rakip alanının dışına yollamak pass v.
yenilebilir (rakip) vincible adj.
rakip olan competitive adj.
rakip olan rival adj.
rakip olunamaz untouchable adj.
rakip tarafından desteklendiğinde başarısı kanıtlanan me-too adj.
rakip olan in [new zealand] adj.
rakip olan corival adj.
rakip olan corrival adj.
rakip olarak emulously adv.
rakip sahada away adv.
rakip olarak avie adv.
rakip kaleye en yakın konumda bulunan forvet oyuncusu rf (right forward) abrev.
iddialı rakip challenger N.
Phrasals
(bir müsabakada) rakip olmak pit against v.
(bir müsabakada) rakip olmak match against v.
rakip olmak run against v.
rakip aday olarak karşısına çıkmak start against v.
(ragbide) topu rakip takımın kale çizgisinin ötesine atarak gol atmak touch down v.
bazı spor dallarında (buz hokeyi) iki rakip oyuncu arasında top atarak karşılaşmayı/mücadeleyi başlatmak face off v.
hokey gibi oyunlarda iki rakip oyuncu arasında topun serbest bırakarak oyunu başlatmak face off v.
rakip karşısına çıkmak go up against v.
rakip karşısına çıkmak go up v.
ile rakip olmak play against v.
(birine/bir şeye/kendine birini veya bir şeyi) rakip olarak ayarlamak set (someone, something, or oneself) up against (someone or something) v.
(rakip polo oyuncusunun) üzerine sürmek ride off v.
(beyzbolda) vurulan topun rakip oyuncu tarafından yakalanması sonucu topu dışarı atmış sayılmak fly out v.
basketbolda faul alanında dışarı çıkacak olan topa havada vurup rakip oyuncunun eline geçirmek foul out v.
(birini/bir şeyi biriyle bir şeyle) rakip yapmak match (someone or something) against (someone or something else) v.
(birine/bir şeye) rakip olabilecek kimse match for (someone or something) v.
ile rakip yapmak match with v.
(birini/bir şeyi biriyle bir şeyle) rakip yapmak match (someone or something) (up) with (someone or something else) v.
(birini/bir şeyi biriyle bir şeyle) rakip yapmak match up (someone or something) with (someone or something else) v.
(birini birinin) karşısına (rakip olarak) çıkarmak/koymak put (one) up against (someone) v.
karşısına rakip olarak çıkarmak put up against v.
(bir şeyde birine/bir şeye) rakip olabilmek rival (someone or something) in (something) v.
-de rakip olabilmek rival in v.
(birine/bir şeye) rakip olmak run against (someone or something) v.
rakip olarak ayarlamak set up against v.
Colloquial
zorlu rakip a tough nut to crack n.
aynı düzeydeki rakip one's opposite number n.
hokeyde oyunun başında veya devre arasından sonra iki rakip oyuncu arasında yapılan ve oyunu başlatan top atışı face-off n.
rakip üzerine bilgi toplama oppo n.
(oyun, yarışma veya savaşta) rakip olmak verse v.
Idioms
zorlu rakip a hard nut to crack n.
iki rakip grup arasındaki keskin ayrım clear blue water n.
iki rakip grup arasındaki derin yarık clear blue water n.
iki rakip grup arasındaki belirgin fark clear blue water n.
zorlu rakip tough nut to crack n.
zorlu rakip tough egg to crack n.
zorlu rakip tough egg (to crack) n.
rakip karşısında kazanılan müthiş galibiyet a demolition job [uk] n.
rakip karşısında kazanılan müthiş galibiyet demolition job n.
birini diğerinin karşısına (rakip olarak) çıkarmak/koymak put someone up against someone v.
(basketbol, futbol) kolay sayı kazanmak için rakip sahada topu beklemek cherry-pick v.
beleş gol için savunma yapmak yerine rakip sahada topun ayağına gelmesini beklemek cherry-pick v.
futbolda rakip takıma gol şansı vermemek keep a clean sheet v.
rakip partiye geçmek cross the aisle [uk/canada/australia] v.
rakip partiyle işbirliği yapmak cross the aisle [us/south africa] v.
rakip partiyle işbirliği yapmak cross the aisle [uk/canada/australia] v.
parlamento'daki rakip kanada geçmek cross the floor [uk/canada/australia] v.
rakip partiye geçmek cross the aisle [us/south africa] v.
(birinin) rakip sesler/görüşler arasında sesini duyurmak make (one's) voice heard v.
(birine veya bir şeye) rakip against someone or something adv.
20. yy'ın başlarındaki üç efsanevi beyzbol oyuncusunun rakip iki oyuncuyu oyun dışına atmak üzere yaptıkları bir senaryo tinker to evers to chance expr.
Trade/Economic
rakip faaliyetler competing business n.
abd'de ithalata rakip bazı malların gümrük vergisinin hesaplanmasında vergi temeli olarak amerika'nın kendi iç fiyatlarının esas alınması american selling price n.
rakip olma rivalry n.
rakip teşebbüsler competing undertaking n.
rakip teklifler competing transaction n.
rakip firmalar competing undertaking n.
rakip sanayiler competing industries n.
rakip teklif verilmesi competing bids n.
direkt rakip direct competitor n.
dolaylı rakip indirect competitor n.
rakip analizi competitor analysis n.
şirketle ilişkisi kesilen çalışanın belirlenen süre boyunca (rakip bir şirkette çalışmaya hemen başlamaması için) maaşı ödenir garden leave n.
rakip mallar rival commodities n.
rakip ürün rival product n.
rakip imalatçı rival manufacturer n.
rakip tesis rival plant n.
rakip firma rival firm n.
rakip aday rival candidate n.
rakip şirket rival company n.
rakip dükkan rival shop n.
rakip müessese competing house n.