reside - Turco Inglés Diccionario

reside

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "reside" en diccionario turco inglés : 17 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
reside v. ikamet etmek
There are approximately thirteen million third-country subjects who reside within European territory.
Avrupa topraklarında ikamet eden yaklaşık on üç milyon üçüncü dünya ülkesi vatandaşı bulunmaktadır.

More Sentences
General
reside v. ikamet etmek
There are approximately thirteen million third-country subjects who reside within European territory.
Avrupa topraklarında ikamet eden yaklaşık on üç milyon üçüncü dünya ülkesi vatandaşı bulunmaktadır.

More Sentences
reside v. bulunmak
The infection cycle of RNA viruses takes place mainly in the cell cytoplasm, where many of our RNAs reside.
RNA virüslerinin enfeksiyon döngüsü esas olarak RNA'larımızın çoğunun bulunduğu hücre sitoplazmasında gerçekleşir.

More Sentences
reside v. oturmak
The dramatist resides now in New York.
Oyun yazarı, şimdi New York'ta oturuyor.

More Sentences
Law
reside v. ikamet etmek
There are approximately thirteen million third-country subjects who reside within European territory.
Avrupa topraklarında ikamet eden yaklaşık on üç milyon üçüncü dünya ülkesi vatandaşı bulunmaktadır.

More Sentences
General
reside v. oturmak (ikamet vb)
reside v. -e dayanmak
reside v. bağlı olmak
reside v. ait olmak
reside v. etmek
reside v. -de ikamet etmek
reside v. (hak) kazanmak
reside v. batmak
reside v. (yetki) verilmek
reside v. çökelmek
reside v. dibe oturmak
Computer
reside v. kayıtlı olmak

Significados de "reside" con otros términos en diccionario inglés turco: 26 resultado(s)

Inglés Turco
General
reside in v. dayanmak
reside in v. bağlı olmak
reside in v. bulunmak (bir yerde)
reside in v. ikamet etmek
reside in v. -e ait olmak
reside in ….address v. adreste kalmak
reside in ….address v. adresinde mukim olmak
Phrasals
reside in someone or something v. birinin/bir şeyin içinde yatmak
reside in someone or something v. birinin/bir şeyin özelliği olmak
reside in v. içinde yatmak
reside in v. elinde bulundurmak
reside in v. içinde olmak
reside in v. birine /bir şeye ait olmak
reside in someone or something v. birine/bir şeye ait olmak
reside in v. verilmiş olmak
reside in v. içinde bulunmak
reside in v. kendinde var olmak
reside with v. ile kalmak
reside with v. ile ikamet etmek
reside with v. ile oturmak
reside with v. ile yaşamak
reside with v. -e ait/bağlı olmak
reside with v. -e bahşedilmek
Politics
be granted permission to reside v. oturum izni almak
be granted permission to reside v. oturma izni almak
be granted permission to reside v. oturum müsaadesi almak