grabbed - Turco Inglés Diccionario

grabbed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

grabbed — Definition

Significado:
kapmak, ele geçirmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɡræb/ – BrE /ɡræb/)
Categoría gramatical:
Fiil: grab (grabs – grabbed – grabbing)
Sinónimo:
snatch
Antónimos:
release

Significados de "grabbed" en diccionario turco inglés : 61 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
grab v. kapmak
He grabbed his keys and stormed out the door.
Anahtarlarını kaptı ve hışımla kapıdan çıktı.

More Sentences
grab v. yakalamak
He grabbed the opportunity to go backpacking in Europe.
Sırt çantasıyla Avrupa'ya gitme fırsatını yakaladı.

More Sentences
grab n. kapma
General
grab n. alma
I grabbed as much as I could and brought it home.
Alabildiğim kadarını alıp eve getirdim.

More Sentences
grab n. ele geçirme
They used the crisis as a massive power grab to push their agenda.
Krizi kendi gündemlerini dayatmak için büyük bir gücü ele geçirme aracı olarak kullandılar.

More Sentences
grab v. ele geçirmek
In making our proposal, we were not seeking to grab posts.
Teklifimizi yaparken makamları ele geçirmeye çalışmıyorduk.

More Sentences
grab v. kavramak
He grabbed me by the neck.
Boynumdan kavradı.

More Sentences
grab v. tutmak
There, the Vietnamese fishing captain grabbed the swimmer's hand.
Orada, Vietnamlı balıkçı kaptanı yüzücünün elini tuttu.

More Sentences
grab v. almak
Would you like to grab a sandwich from the deli?
Şarküteriden bir sandviç almak ister misin?

More Sentences
grab v. (dikkat) çekmek
The brightly colored painting immediately grabbed my attention.
Parlak renkli tablo hemen dikkatimi çekti.

More Sentences
Technical
grab v. yakalamak
He grabbed the opportunity to go backpacking in Europe.
Sırt çantasıyla Avrupa'ya gitme fırsatını yakaladı.

More Sentences
Military
grab v. ele geçirmek
In making our proposal, we were not seeking to grab posts.
Teklifimizi yaparken makamları ele geçirmeye çalışmıyorduk.

More Sentences
General
grab n. kapış
grab n. gasp
grab n. vinç
grab n. çengel
grab n. yağmacı
grab n. kaptıkaçtı yöntemi
grab n. tırnaklı kavrayıcı
grab n. kepçe
grab n. çeneli kepçe
grab n. çeneli kova
grab n. tutulan şey
grab n. yakalanan şey
grab n. tutma kapasitesi
grab n. yapışma kapasitesi
grab v. zorla almak
grab v. çabucak ve zorla elinden almak
grab v. gasp etmek
grab v. tutmak (elle)
grab v. yapışmak
grab v. elde etmek
grab v. aceleyle kullanmak
grab v. (birinin) dikkatini çekmek
grab v. (birini) olumlu şekilde ve derinden etkilemek
grab v. (at) arka ayağı ön ayağına değmek
grab v. (araba debriyaj veya freni) ani sarsıntıya neden olmak
grab v. engellemek
grab v. yakalarmış veya tutarmış gibi etkilemek
grab v. kapmaya çalışmak
grab v. fırsattan faydalanmak
grab adj. tutmalık
grab adj. tutunmalık
grab adj. rastgele alınmış
Colloquial
grab v. etkilemek
grab v. tepkiye neden olmak
grab v. ilgi uyandırmak
grab v. heyecan uyandırmak
grab v. mideye indirmek
Law
grab n. el koyma
grab n. gasp
grab v. gaspetmek
grab v. zorla almak
Media
grab n. konuşmanın en önemli kısmı
Technical
grab n. kızak kancası
grab n. kepçe
grab n. kayma kancaları
Construction
grab n. vinç kepçesi
grab n. vinç kavracı
Marine
grab n. küçük sahil gemisi
Military
grab v. gasp etmek

Significados de "grabbed" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
grab bar n. banyo tutamağı
grab rail n. tutamak
grab bar n. tutunma kolu
grab and go n. al ve götür
grab bag n. çekiliş torbası
grab bag n. çekiliş kutusu
land grab n. ülke sınırlarını genişletmek veya nüfuzu artırmak için askeri güçle alınan toprak parçası
grab bag n. kapışılan değerli şeyler topluluğu
grab bag n. (içindekilerin paylaşıldığı) atıştırmalık poşeti
grab sample n. belirli bir zamanda alınan tek bir numune veya ölçüm
smash-and-grab raid n. kap kaç
grab at v. tutmaya çalışmak
grab a bite v. bir ısırık almak
grab at v. elle tutmaya çalışmak
grab a bite v. hızlıca yemek yemek
make a grab for v. elini atmak
grab a chance v. şans yakalamak
grab attention v. dikkatleri üzerine toplamak
grab a pen v. kaleme sarılmak
grab a slice of history v. önemli bir başarıya imza atmak
make a grab for v. -e elini atmak
grab a bite v. atıştırmak
grab the chance v. şans değerlendirmek
grab the chance v. şans yakalamak
grab the headlines v. manşetlerden inmemek
grab the headlines v. manşetlerden düşmemek
grab someone by v. bileğinden tutmak/yakalamak
grab hold of v. avuçlayarak tutmak
Phrasals
grab away v. (birisinin elinden) (bir şeyi) hızla kapmak
grab something away from someone v. (birisinin elinden) (bir şeyi) hızla kapmak
grab onto v. tutmak
grab someone with something v. bir şey ile (kol vb) birini tutmak/yakalamak
grab on to (someone or something) v. (birine/bir şeye) sıkıca tutunmak
grab for (someone or something) v. (birini/bir şeyi) kapmaya çalışmak
grab someone or something away (from someone or something) v. birini/bir şeyi (birinin/bir şeyin) elinden alıvermek/kapıvermek
grab at (something) v. (bir şeyi) ele geçirmeye çalışmak
grab away from (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) elinden hemen/zorla almak
grab someone or something away (from someone or something) v. birini/bir şeyi (birinin/bir şeyin) elinden kapmak
grab on v. sıkıca tutmak/tutunmak
grab on to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) sıkı tutmak
grab for (someone or something) v. (birini/bir şeyi) tutmak/yakalamak için hamle yapmak
grab for (someone or something) v. (birini/bir şeyi) yakalamaya çalışmak
grab at (someone or something) v. (birini/bir şeyi) yakalamaya çalışmak
grab away from (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) elinden alıvermek/kapıvermek
grab for (someone or something) v. (birini/bir şeyi) tutmaya çalışmak
grab at (something) v. (bir şeye) sahip olmaya çalışmak
grab (something) off (of) (one) v. (bir şeyi birinin) elinden alıvermek/kapıvermek
grab on v. sıkı tutunmak
grab on v. sıkı tutmak
grab (something) off (of) (one) v. (bir şeyi birinin) elinden kapmak
grab at (something) v. (bir şeyi) elde etmeye çalışmak
grab away from (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) elinden kapmak
grab someone or something away (from someone or something) v. birini/bir şeyi (birinin/bir şeyin) elinden hemen/zorla almak
grab on to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) sıkıca tutmak
grab at (someone or something) v. (birini/bir şeyi) kapmaya çalışmak
grab at (someone or something) v. (birini/bir şeyi) tutmak/yakalamak için hamle yapmak
grab on to (someone or something) v. (birine/bir şeye) sıkı tutunmak
grab at (someone or something) v. (birini/bir şeyi) tutmaya çalışmak
grab (something) off (of) (one) v. (bir şeyi birinin) elinden hemen/zorla almak
grab at (something) v. (bir şeye) egemen olmaya çalışmak
Proverb
a drowning man will grab at a straw denize düşen yılana sarılır
a drowning man will grab at a straw çaresiz kalan her yolu dener
Colloquial
grab and go n. paket servis
grab and go n. al götür
cash grab n. sadece kâr elde etmek amacıyla tasarlanmış ürün
cash grab n. para tuzağı
smash-and-grab adj. kap kaça ait
smash-and-grab adj. dükkan camının kırılıp içeridekilerin çalınması şeklinde yapılan soygun ile ilişkili
smash-and-grab adj. dükkan camının kırılıp içeridekilerin çalınması şeklinde yapılan soyguna ait
smash-and-grab adj. kap kaç ile ilişkili
grab your jacket expr. ceketini kap
grab your coat expr. paltonu kap
grab a seat expr. çek/kap bir sandalye
grab a chair expr. çek/kap bir sandalye
let's go grab a snack expr. gidip bir şeyler atıştıralım
how does...grab you? expr. (bir şey) hakkında ne düşünüyorsun?
how does (something) grab you? expr. (bir şey) ilgini çeker mi?
how does...grab you? expr. (bir şeye) ne dersin?
how does...grab you? expr. (bir şey) ilgini çeker mi?
how does (something) grab you? expr. (bir şeye) ne dersin?
how does (something) grab you? expr. (bir şey) hakkında ne düşünüyorsun?
Idioms
grab bag n. karman çorman
grab the bull by the horns v. pabuç bırakmamak
grab someone's attention v. dikkatini çekmek
grab a seat v. bir sandalye çekmek
grab a chair v. bir sandalye çekmek
grab someone by the nape of the neck v. ensesinden yakalamak
grab someone's attention v. birinin dikkatini çekmek
grab someone by the throat v. (öfke vb) kıskaca almak
grab on to someone v. birisine tutunmak
grab on to someone v. bırakmamak uzere sımsıkı sarılmak
make a grab at someone v. tutmaya/yakalamaya çalışmak
make a grab at someone v. tutmak/yakalamak için hamle yapmak
grab forty winks v. şekerleme yapmak
grab 40 winks v. (uyku anlamında) kestirmek
grab 40 winks v. şekerleme yapmak
grab forty winks v. (uyku anlamında) kestirmek
grab a bite to eat v. bir şeyler atıştırmak
grab the bull by the horns v. elini taşın altına koymak
grab some rays v. güneşlenmek
grab some bench v. yedek kulübesine/yedeğe çekilmek
grab some bench v. yedek kulübesine/yedeğe alınmak
grab life with both hands v. hayata sıkı sıkı sarılmak
grab hold of (someone) v. (birinin) üzerinde hakimiyet kurmak
grab ahold of (someone) v. (birini) yakalayıp tutmak
grab ahold of (someone) v. (birinin) üzerinde güç kurmak
grab ahold of (someone) v. (birini) içine çekmek
grab ahold of (someone) v. (birini) etkisi altına almak
grab ahold of (someone) v. (birinin) üzerinde hakimiyet kurmak
grab hold of somebody/something v. birini/bir şeyi yakalamak
grab ahold of (someone) v. (birine) yaslanmak
grab hold of (someone) v. (birinin) ilgisini çekmek
grab hold of (someone) v. (birini) kontrol altına almak
grab ahold of (someone) v. (birine) tutunmak
grab ahold of (someone) v. (birine) dayanmak
grab hold of (someone) v. (birinin) üzerinde güç kurmak
grab ahold of (someone) v. (birini) kontrol altına almak
grab ahold of somebody/something v. birini/bir şeyi tutmak
grab hold of (someone) v. (birine) yaslanmak
grab ahold of (someone) v. (birinin) dikkatini çekmek
grab ahold of (someone) v. (birinin) ilgisini çekmek
grab ahold of somebody/something v. birini/bir şeyi yakalamak
grab hold of (someone) v. (birini) yakalayıp tutmak
grab hold of (someone) v. (birine) dayanmak
grab hold of (someone) v. (birinin) dikkatini çekmek
grab hold of (someone) v. (birini) etkisi altına almak
grab hold of (someone) v. (birine) tutunmak
grab hold of (someone) v. (birini) içine çekmek
grab hold of somebody/something v. birini/bir şeyi tutmak
grab (someone or something) by the throat v. (birini/bir şeyi) kilitlemek
grab someone by the throat v. birini esir almak
grab (someone or something) by the throat v. (birinin/bir şeyin) dikkatini çekmek
grab (someone or something) by the throat v. (birini/bir şeyi) esir almak
grab someone by the throat v. birini kilitlemek
grab someone by the throat v. birini kıskaca almak
grab (someone or something) by the throat v. (birinin/bir şeyin) kontrolünü tamamen eline almak/elinde tutmak
grab (something) by the throat v. (bir şey) için gerçekten çaba sarf etmek
grab someone by the throat v. birinin çok dikkatini çekmek
grab (something) by the throat v. (bir şeye) sıkıca sarılmak
grab (something) by the throat v. (bir şey) için çok çaba sarf etmek
grab (someone or something) by the throat v. (birinin/bir şeyin) sorumluluğunu üstlenmek
grab (someone or something) by the throat v. (birinin/bir şeyin) ilgisini çekmek
grab someone by the throat v. birinin çok ilgisini çekmek
grab (someone or something) by the throat v. (birini/bir şeyi) kıskaca almak
grab at a straw v. güvenilirliği/önemi olmayan bir şey öne sürmek
grab at a straw v. çaresizce çabalamak
grab at straws v. önemsiz bir şeye tutunmak
grab at a straw v. önemsiz bir şeye tutunmak
grab at straws v. denize düşüp yılana sarılmak
grab at a straw v. umutsuzluk içinde her çareyi denemek