roket - Turco Inglés Diccionario

roket

Significados de "roket" en diccionario inglés turco : 10 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
roket rocket n.
The base was hit with rockets.
Üs roketlerle vuruldu.

More Sentences
General
roket projectile n.
The third projectile exploded after hitting a tank.
Üçüncü roket bir tanka çarptıktan sonra patladı.

More Sentences
Technical
roket rocket n.
The base was hit with rockets.
Üs roketlerle vuruldu.

More Sentences
Military
roket rocket n.
The base was hit with rockets.
Üs roketlerle vuruldu.

More Sentences
roket projectile n.
The third projectile exploded after hitting a tank.
Üçüncü roket bir tanka çarptıktan sonra patladı.

More Sentences
General
roket aerospace n.
roket gunshot n.
Technical
roket tracking station n.
Aeronautic
roket bird n.
Military
roket ballistic missile n.

Significados de "roket" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
roket saldırısı missile attack n.
katı yakıtlı güdümsüz roket zuni n.
fırlatma (roket vb) launching n.
sıvı yakıtlı roket liquid fuel rocket n.
roket güç anahtarı missile power switch n.
roket fırlatıcı launcher n.
havalanma (roket) liftoff n.
roket yön gösterimi missile guidance n.
roket kontrol devresi missile control circuit n.
roket yön göstericisi misille guidance n.
roket fırlatma platformu jatos n.
roket ateşleme bağlantısı missile firing interlock n.
katı roket yakıtı solid rocket fuel n.
roket türbinleri rocket engines n.
hız kazandırıcı roket booster rocket n.
havalanma (roket) lift-off n.
roket hedefi ground zero n.
taşıyıcı roket carrier rocket n.
roket ateşleyici squib n.
roket ateşleme sistemi squib n.
roket atmak launch a rocket v.
uzaya fırlatılmak (roket) blast off v.
roket havalanmak lift off v.
roket atmak rocket v.
fırlatmak (roket vb) launch v.
fırlatmak (roket) launch v.
(roket) uzaya fırlamak blast off v.
uyduyu uzaya roket ile yollamak rocket the satellite into space v.
havalanmak (roket) blast off v.
fırlatmak (roket) blast off v.
roket motoruyla çalışan rocket-propelled adj.
roket iticisi booster N.
Phrasals
(roket) fırlatılmak blast off v.
(roket) fırlatılmak blast off v.
(roket) ay'a blast off v.
(roket) fırlatılmak blast off v.
roket gibi (bir şeye/yere) fırlatmak rocket into (something or some place) v.
(bir şeyin/yerin) içine roket gibi göndermek rocket into (something or some place) v.
roket gibi (bir şeye/yere) fırlamak rocket into (something or some place) v.
(bir şeyin/yerin) içine roket gibi dalmak rocket into (something or some place) v.
Idioms
roket hızıyla yükseldiği yerden aynı hızla yere çakılmak rise like a rocket (and fall like a stick) v.
roket hızında yükselmek (ve aynı hızla dibe vurmak) rise like a rocket (and fall like a stick) v.
roket hızıyla yükselip aynı hızla dibe vurmak rise like a rocket (and fall like a stick) v.
roket hızında yükselmek rise like a rocket v.
Trade/Economic
avrupa roket fırlatıcı gelişim örgütü eldo (european launcher development organization) n.
Institutes
silah mühimmat roket ve füze sistemleri şubesi section of weapon, ammunition, rocket and missile systems n.
Insurance
haberleşme ve ticari amaçlarla uzaya gönderilen roket launch insurance n.
Technical
roket fırlatma rocket launching n.
otomatik roket automatic rocket n.
roket motoru rocket engine n.
kendi oksitleyicisini üreten bir roket makinesi lace n.
roket yakıtı rocket fuel n.
roket makineleri ve jet motorlarını çalıştırmak için kullanılan oksitleyici yakıtlar liquid propellants n.
roket makinelerinde yakıt olarak kullanılan hidrojen peroksit monofuel n.
roket ateşleme rocket firing n.
roket makinesi rocket engine n.
roket bobin bottle bobbin n.
roket fırlatıcısı rocket launcher n.
roket rampası rocket launcher n.
tek kademeli roket single-stage rocket n.
roket bobin rocket bobbin n.
aya roket fırlatma moonshot n.
katı yakıtlı roket solid-fuel rocket n.
uzaktan kumandalı roket remote controlled rocket n.
roket destek iskeleti gantry scaffold n.
roket kızağı rocket sled n.
roket yakıtı propellant n.
roket sevkedici rocket propellant n.
katı roket sevkedici solid rocket propellant n.
roket fırlatma anı blastoff n.
roket veya füze fırlatması geri sayımında roket veya füzedeki hataların düzeltilmesi için yapılan planlı veya beklenmedik duraklama hold n.
aya roket fırlatma moon shot n.
(roket, uydu) hava direnci nedeniyle ısınıp buharlaşma burnup n.
(roket, uydu) hava direnci nedeniyle ısınıp buharlaşma burnup n.
roket atıcı rocketeer n.
roket atıcı rocketer n.
roket uzmanı rocketer n.
roket uzmanı rocketeer n.
katı roket güçlendirici srb n.
roket döndürme spin n.
(roket veya füze) roll ekseninde dönüş spin n.
roket itiş yakıtı ve oksitleyicisinden oluşan set propellent n.
(roket) fırlatılmak blastoff v.
Textile
roket bobin bottle bobbin n.
roket bobin rocket bobbin n.
Aeronautic
roket karbüratörü burner head n.
hibrit roket hybrid rocket n.
artık gazlı roket air augmented rocket n.
pekiştirilmiş roket hardened missile n.
havadan su altına roket air to underwater missile n.
son kademe roket motoru apogee rocket n.
havadan yere roket air to surface missile n.
katlanabilir roket kanadı folding fin n.
ideal roket ideal rocket n.
kanallı roket ducted rocket n.
havadan havaya roket air to air rocket n.
yardımcı roket motoru boost rocket motor n.
roket taşıma yükleme aracı erector n.
ileri hareket eden roket palası advancing blade n.
çift itmeli roket dual thrust rocket n.
yakıcısı ve yanıcısı ayrı ayrı bulunan roket hybrid rocket n.
yardımcı roket booster n.
sıvı yakıtlı roket liquid fuel rocket n.
antiradyasyon roket anti-radiation missile n.
roket motoru rocket engine n.
bir tür roket motoru aerospike n.
roket destekli kalkış rato (rocket-assisted takeoff) n.
roket motoru reaction motor n.
roket motoru reaction-propulsion engine n.
itici gazın elektrik yayını ısıtmasıyla çalışan roket motoru arc-jet engine n.
ana roket kapatıldığında roket yakıtını yerinde tutmak için yeterli ivme sağlayan küçük roket motoru ullage rocket n.
çift roket yakıtı dipropellant n.
uçağa takılan roket fırlatma parçası launching shoe n.
uçağa takılan roket fırlatma parçası launch shoe n.
roket motorlarının durduğu an brenschluss n.
bir tür roket yakıtı hydyne n.
(roket, jet motoru) yakıt bitmesi veya kapanma nedeniyle durma noktası burnout n.
roket motorunun ateşlenmesi burn n.
roket sevk edicinin kontrollü kullanımı burn n.
(roket, jet motoru) yakıt bitmesi veya kapanma nedeniyle durma burnout n.
roket atıcılarla mücehhez uçak rocket plane n.
küçük roket rockoon n.
roket taşımak ve fırlatmak için tasarlanmış uçak rocket plane n.
atmosfer ötesinde uçabilen roket motorlu uçak rocket ship n.
gaz halindeki yanıcı ürünler yerine iyonları dışarı atarak itme gücü elde eden roket motoru ion rocket n.
roket veya füzenin fazlalığından ayrılması separation n.
roket veya füzenin fazlalığından ayrıldığı zaman separation n.
roket kalkışı shoot n.
roket fırlatma shoot n.
roket fırlatma shot n.
roket kalkışı shot n.
(roket, füze) dış bölüm skirt n.
katı roket yakıtı solid fuel n.
katı roket yakıtı solid fuel n.
roket tahrik ünitesi stage n.
roket itki ünitesi stage n.
sönmüş roket ünitesinin çıkarılarak atılması işlemi staging n.
fırlatma sonrası uzay aracının hızını koruyan roket motoru sustainer n.
(uçak, roket, uzay aracı) yeni yön arar gibi ileri geri yalpalamak hont v.
çift roket yakıtlı bipropellant adj.
çok kademeli (roket, füze) composite adj.
Marine
güdümlü roket yok edicisi guided missile destroyer n.
güdümlü roket gemisi guided missile frigate n.
güdümlü roket guided missile n.
güdümlü roket kruvazörü guided missile cruiser n.
cankurtaranların kullandığı, halata bağlı çapa benzeri bir ucu olan roket anchor rocket n.
Petrol
bir roket yakıtı zip fuel n.
Physics
(bazı roket yakıtlarında) kimyasal reaksiyona girmeyen madde inhibitor n.
Chemistry
dinamit benzeri maddelerde ve roket iticilerde kullanılan kuvvetli bir patlayıcı sıvı nitroglycerine n.
dinamit benzeri maddelerde, roket iticilerde ve damar genişleten ilaçlarda kullanılan kuvvetli bir patlayıcı sıvı nitrospan n.