bird - Turco Inglés Diccionario

bird

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bird — Definition

Significado:
kuş
Pronunciación (IPA):
(AmE /bɝːd/ – BrE /bɜːd/)
Categoría gramatical:
İsim: bird (birds)

Significados de "bird" en diccionario turco inglés : 39 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
bird n. kuş
The wild birds damaged the crops.
Yabani kuşlar mahsullere zarar verdi.

More Sentences
General
bird n. kuş
The wild birds damaged the crops.
Yabani kuşlar mahsullere zarar verdi.

More Sentences
Colloquial
bird n. piliç (kız anlamında)
Generally, birds work in pubs as waitresses.
Genelde piliçler barlarda garson olarak çalışıyor.

More Sentences
Zoology
bird n. kuş
The wild birds damaged the crops.
Yabani kuşlar mahsullere zarar verdi.

More Sentences
General
bird n. tip
bird n. manita
bird n. adam
bird n. kız
bird n. atış poligonunda vurulmak üzere fırlatılan kil disk
bird n. oldukça zeki veya başarılı kimse
bird n. türünün hayranlık uyandıran bir örneği
bird v. kuş gözlemciliği yapmak
bird v. kuş avlamak
Colloquial
bird n. kadın
bird n. kız
bird n. dudaklarla yapılan alaycı ses
bird n. tip
bird n. tipin biri
bird n. tuhaf/garip kimse
bird n. orta parmak hareketi
bird n. uçak
bird n. yüz dolar
Idioms
bird n. yuh çekme
bird n. yuhalama
Aeronautic
bird n. roket
bird n. uydu
bird n. uzay gemisi
Gastronomy
bird n. sarma
bird n. kuş eti
bird n. kümes hayvanı eti
Hunting
bird n. av kuşu
bird n. keklik
Sport
bird n. badminton topu
bird n. bir deliğe par sayısından bir eksik yapılan skor
Archaic
bird n. kümes hayvanının yavrusu
Slang
bird n. işten kovulma
British Slang
bird n. cezaevinde yatılan süre
bird n. kız
bird n. yavru (kız anlamında)

Significados de "bird" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
bird-scarer n. korkuluk
General
humming bird n. sinekkuşu
bird of prey n. alıcı kuş
tropic bird n. tropik kuş
old bird n. deneyimli kimse
bird's nest n. kuş yuvası
european bird cherry n. gelinfeneri
ant bird n. karınca kuşu
bird flu n. kuş gribi
singing bird n. ötücü kuş
bird of passage n. göçmen kuş
tropic bird n. fayton
bird family n. kuş familyası
bird's eye view n. kuşbakışı görünüm
bird cage n. kuş kafesi
lyre bird n. lir kuşu
gooney bird n. albatros
bird dog n. av köpeği
gallows bird n. idamlık
bird shot n. saçma
aquatic bird n. su kuşu
mocking bird n. alaycıkuş
game bird n. av kuşu
decoy bird n. çığırtkan
corvine bird n. karga
bird spider n. yerörümceği
bird of passage n. göçebe kimse
bird of paradise n. cennetkuşu
bird cherry n. kuşkirazı
bird watcher n. kuş gözlemcisi
crumpet bird n. yavru
migratory bird n. göçmen kuş
policeman bird n. muhbir
bird sanctuary n. kuş cenneti
bird food n. kuş yemi
bird's egg n. kuş yumurtası
water bird n. su kuşu
scrub bird n. çalı kuşu
bird fancier n. kuşbaz
early bird n. erkenci
sea bird n. deniz kuşu
bird watching n. kuş gözleme
bird nest n. aşiyan
decoy bird n. çığırtkan kuş
bird's eye n. kuşbakışı
bird sanctuary n. kuşların avlanması yasak olan yer
gallows bird n. asılacak adam
bird of prey n. yırtıcı kuş
bird in the hand n. çantada keklik
young bird n. kuş yavrusu
bird fodder n. kuş yemi
butcher bird n. örümcek kuşu
a bird in a tree n. ağaçtaki kuş
bird bath n. kuş banyosu
bird watching n. kuş gözlemi
bird screen n. kuş teli
bird watching n. gözleyerek kuşları inceleme
bird calls n. kuş sesleri
a bird in a gilded cage n. altın kafesteki kuş
bird's eye-view n. kuşbakışı görünüm
bird's-eye view n. kuşbakışı
bird's-eye view n. kuş bakışı
a bird's-eye view n. kuşbakışı
bird's-eye-view n. kuşbakışı
bird's-eye n. ince kıyım tütün
bird's-foot trefoil n. sarı çiçekli gazal boynuzu
bird's-eye n. kuşbakışı
night bird n. gece kuşu
sea bird n. denizkuşu
bird's foot n. göz kenarındaki kırışıklıklar
flying bird n. uçan kuş
a bird's-eye view n. şöylesine bir değinme
a bird's-eye view n. şöyle bir bakış
a bird's-eye view n. üstünkörü bakış
a bird's-eye view n. kuş bakışı
a migratory bird n. göçmen kuş
bird's foot n. göz kırışıklıkları
bird's foot n. göz kenarı kırışıklıkları
bird's foot n. göz kenarındaki kırışıklık
bird lake n. kuş gölü
manyas bird paradise n. manyas kuş cenneti
ornamental bird n. süs kuşu
bird shot n. av saçması
bird sanctuary n. kuş korunağı
bird's feathers n. kuş tüyleri
marine bird n. deniz kuşu
bird hunter n. kuş avcısı
young bird n. yavru kuş
bird expert n. kuş uzmanı
wise bird n. baykuş
bird cage apron n. kafes tülü
bird trap n. kuş kapanı
canary bird n. kanarya
dolly bird n. süslü kadın
dolly bird n. cicili bicili kız
izmir bird paradise n. izmir kuş cenneti
bird course n. (kanada) eğitim kurumunda kolay olduğu düşünülen ders
liver bird n. liverpool kulübünün arması
liver bird n. yarı karabatak yarı kartal olan mitolojik bir kuş
early bird dinner n. belli günlerde ve saatler arasında (müşterilere yönelik) ucuz/indirimli akşam yemeği
bird nest n. kuş yuvası
bird droppings n. kuş pisliği
tropical bird n. tropikal kuş
bird seller n. kuş satıcısı
bird seller n. kuşçu
injured bird n. yaralı kuş
bird wing n. kuş kanadı
small bird n. küçük kuş
bird droppings n. kuş pisliği
bird head n. kuş kafası
messenger bird n. haberci kuş
bird box n. kuş evi
call bird n. diğer kuşları tuzağa düşürmek için eğitilmiş kuş
call bird n. tuzak kuşu
bird of peace n. barış kuşu
bird feed n. kuş yemi
bird [obsolete] n. hayvan yavrusu
bird dog n. (dedektif gibi) iz süren kimse
bird call n. kuş sesi
bird of peace n. güvercin
bird [obsolete] n. çocuk
bird call n. kuş sesi taklidi
bird [obsolete] n. enik
bird feeder n. kuş yemliği
bird-nesting n. yumurtalarını çalmak için kuş yuvası arama
bird call n. cıvıltı
bird table n. kuş besleme masası
bird-watching n. yaban kuşlarının doğal yaşam ortamlarında gözlemlenmesi
bird-watcher n. kuş gözlemcisi
bird's-nesting n. kuş yuvası avcılığı
bird's-eye n. (bir konuya) genel bakış
bird-spotter n. kuş gözlemcisi
bird's nest n. dolaşık saç
bird-watching n. kuş gözlemciliği
blue bird n. küçük kızlara yönelik bir kamp olan blue birds üyesi
stuffed bird n. doldurulmuş kuş
life bird n. daha önce görülmemiş olup kuş gözlemcisinin tür listesine eklenen kuş türü
pie bird n. turtaların ortasına konulan kuş şeklindeki seramik biblo
paper bird n. kağıttan kuş
give somebody the bird v. yuhalamak
give somebody the bird v. ıslıklamak
eat like a bird v. çok yavaş yemek
eat like a bird v. çok az yemek
(a bird) to land on a branch v. (kuş vb.) dala konmak
catch a bird v. kuş yakalamak
bird-dog v. takipte olmak
be bird-dogging v. takipte olmak
bird-dog v. takip etmek
bird-dog v. takipçisi olmak
be bird-dogging v. takip etmek