sakal - Turco Inglés Diccionario

sakal

Significados de "sakal" en diccionario inglés turco : 12 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sakal beard n.
With the pandemic, I learned to shape my beard on my own.
Pandemiyle birlikte sakalıma kendi kendime şekil vermeyi öğrendim.

More Sentences
General
sakal beard n.
With the pandemic, I learned to shape my beard on my own.
Pandemiyle birlikte sakalıma kendi kendime şekil vermeyi öğrendim.

More Sentences
sakal facial hair n.
I want to pluck your facial hair.
Sakalını yolmak istiyorum.

More Sentences
sakal gill n.
sakal barb n.
sakal whiskers n.
sakal beaver n.
sakal wattle n.
Colloquial
sakal ziff [australia] n.
Idioms
sakal a sop to cerberus n.
Slang
sakal face fungus n.
sakal long green n.

Significados de "sakal" con otros términos en diccionario inglés turco: 133 resultado(s)

Turco Inglés
General
sakal uzaması pogonotrophy n.
sakal kılı whisker n.
tıraştan sonraki bir iki gün içinde uzayan sakal stubble n.
top sakal goatee n.
fırça gibi sakal stubble n.
fırça sakal beaver n.
sakal teli whisker n.
çember sakal round trimmed beard n.
köse sakal very sparse beard n.
keçi sakal bırakan goatherder n.
tıraşı gelmiş sakal stubble n.
kirli sakal stubble n.
bir günlük sakal five o'clock shadow n.
kirli sakal (bir günlük) five o'clock shadow n.
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık horns of a dilemma n.
uzun sakal long beard n.
takma sakal fake beard n.
kirli sakal stubbly beard n.
az çıkmış sakal stubbly beard n.
takma sakal false beard n.
keçi sakal goatee beard n.
keçi sakal pointed beard n.
üstten tıraşlı sakal neckbeard n.
cücük sakal mouche n.
cücük sakal soul patch n.
sakal tıraşı shaving beard n.
sakal maskesi beard cover n.
çenedeki ufak sakal tuft n.
dudak altındaki sakal attilio n.
cücük sakal attilio n.
sakal gibi kısım barb n.
adını anthony vandyke'den alan sakal vandyke n.
kısa sivri sakal vandyke n.
sivri uçlu sakal pike-devant n.
sivri uçlu sakal peak [obsolete] n.
(çene ve yanakta) kirli sakal five o'clock shadow n.
(çene ve yanakta) kirli sakal five oclock shadow n.
(cildin daha koyu görünmesine yol açan) yeni uzayan sakal shadow n.
sakal hayranı pogonophile n.
sakal kesme pogonotomy n.
kadında sakal büyümesi pogoniasis n.
ucu sivri bitişli bir sakal türü stiletto n.
stiletto sakal stiletto n.
(sakal, çimen) karmaşıklık spinach n.
(sakal, çimen) karmaşıklık spinage n.
(sakal, çimen) düzensiz büyüme spinage n.
(sakal, çimen) düzensiz büyüme spinach n.
(sakal, çimen) dağınıklık spinage n.
(sakal, çimen) dağınıklık spinach n.
(sakal, çimen) arsız büyüme spinach n.
(sakal, çimen) arsız büyüme spinage n.
kirli sakal (bağlama göre) scratchy stubble n.
sert kısa sakal scratchy stubble n.
batan sakal scratchy stubble n.
sakal tıraşı olmak shave v.
sakal bırakmak grow a beard v.
sakal tıraşı olmak have a shave v.
sakal bırakmak grow beard v.
sakal takmak beard v.
(sakal gibi) kıyı boyunca uzanarak çevrelemek beard v.
gür (saç, sakal, kuyruk vb) bushy adj.
kaba (sakal vb) shaggy adj.
kirli sakal stubbly adj.
Phrases
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık caught between the devil and the deep blue sea expr.
Colloquial
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık durumu catch-22 expr.
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık all options stink expr.
Idioms
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık damned if you do damned if you don't n.
sabah kesilmesine rağmen günün sonuna doğru yeniden uzayan sakal five o'clock shadow n.
sakal gölgesi a five o'clock shadow n.
sabah tıraş olup akşama doğru cildin altında beliren sakal a five o'clock shadow n.
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık morton's fork n.
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık durumu a catch 22 n.
aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık a double bind n.
aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık durumunda olmak have a wolf by the ears v.
aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık durumunda olmak have the wolf by the ear v.
aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık durumunda olmak have the wolf by the ears v.
aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık durumunda olmak hold a wolf by the ears v.
aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık durumunda olmak have a wolf by the ear v.
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık olmak be damned if you do and damned if you don't v.
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık caught between the devil and the deep blue sea adv.
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık between hawk and buzzard adv.
aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık between scylla and charybdis expr.
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürürsen bıyık between two fires expr.
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık between the devil and the deep blue sea expr.
aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık caught between a rock and a hard place expr.
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık a choice between of two evils expr.
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık caught between the devil and the deep blue sea expr.
aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık devil and deep blue sea expr.
aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık (caught/stuck) between a rock and a hard place expr.
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık damned if I do, damned if I don't expr.
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık a choice of two evils expr.
aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık scylla and charybdis expr.
Speaking
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık i'm damned if i do and damned if i don't n.
sakal bırakmışsın you have a beard expr.
Technical
sakal (çelik) scull n.
sakal oluşumu skull formation n.
Psychology
sakal görme veya sakala dokunma korkusu pogonophobia n.
Dermatology
sakal mantarı barber's itch n.
sakal mantarı barber's rash n.
Biology
yeni yeni uzayan sakal pappus n.
Marine Biology
mental sakal mental barbel n.
avrupa'ya özgü olup üst çenesinde sakal benzeri dört adet duyarga bulunan büyük bir tatlı su balığı barbel (barbus fluviatilis) n.
çenesinde sakal olan parlak renkli bir tropikal balık mulmul n.
çenesinde sakal olan parlak renkli bir tropikal balık mullus surmuletus n.
çenesinde sakal olan parlak renkli bir tropikal balık surmullet n.
Zoology
sakal benzer dokunaç barb n.
balığın dudağındaki sakal barbel n.
(keçide) sakal görünümlü saçaklı tüyler beard n.
Botanic
sakal çiçeği caryopteris n.
sakal dil penstemon n.
sakal dil beard-tongue n.
sakal dil beardtongue n.
sakal likeni treebeard n.
sakal otu egilops n.
sakal likeni old man's beard n.
sakal likeni old-man's-beard n.
sakal likeni usnea barbata n.
sakal likeni beard lichen n.
sakal likeni beard moss n.
Religious
sihler'in inanç ve kültürleri doğrultusunda bıraktıkları sakal ve türban ile topladıkları uzun saçları kesh n.
Slang
dudak altındaki sakal soul patch n.
cücük sakal flavor saver n.
ağzın etrafında ve çenede bırakılan bıyık ve sakal modeli pudding ring n.
top sakal pudding ring n.
keçi sakal pudding ring n.
kirli sakal face fungus n.
fırça gibi sakal face fungus n.
tıraşı gelmiş sakal face fungus n.
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık damned if you do and damned if you don't expr.
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık damned if (one) does, damned if (one) doesn't expr.
aşağı tükürse sakal yukarı tükürse bıyık damned if (one) does and damned if (one) doesn't expr.
aşağı tükürsem sakal yukarı tükürsem bıyık damned if I do and damned if I don't expr.
aşağı tükürsem/tükürsen/tükürse sakal yukarı tükürsem/tükürsen/tükürse bıyık damned if I/you/they do, damned if I/you don't expr.