sertlik - Turco Inglés Diccionario

sertlik

Significados de "sertlik" en diccionario inglés turco : 105 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sertlik stiffness n.
You could feel a knot, stiffness, or severe pain in your neck.
Boynunuzda bir düğüm, sertlik veya şiddetli ağrı hissedebilirsiniz.

More Sentences
sertlik rigidity n.
The function of bones is to give rigidity to the human body.
Kemiklerin işlevi insan vücuduna sertlik kazandırmaktır.

More Sentences
sertlik hardness n.
But hardness salts are temporary and permanent.
Ancak sertlik tuzları geçici ve kalıcıdır.

More Sentences
General
sertlik firmness n.
Mr Solbes is our governor and monitors us closely with the required level of firmness.
Sayın Solbes valimizdir ve bizi gereken sertlikle yakından izlemektedir.

More Sentences
sertlik severity n.
His running away from home is due to his father's severity.
Evden kaçmasının nedeni babasının sert biri olması.

More Sentences
sertlik harshness n.
Sensitive skin might feel the harshness in the beginning.
Hassas ciltler başlangıçta sertliği hissedebilir.

More Sentences
Law
sertlik rigidity n.
The function of bones is to give rigidity to the human body.
Kemiklerin işlevi insan vücuduna sertlik kazandırmaktır.

More Sentences
Technical
sertlik stiffness n.
You could feel a knot, stiffness, or severe pain in your neck.
Boynunuzda bir düğüm, sertlik veya şiddetli ağrı hissedebilirsiniz.

More Sentences
sertlik hardness n.
But hardness salts are temporary and permanent.
Ancak sertlik tuzları geçici ve kalıcıdır.

More Sentences
sertlik rigidity n.
The function of bones is to give rigidity to the human body.
Kemiklerin işlevi insan vücuduna sertlik kazandırmaktır.

More Sentences
Construction
sertlik hardness n.
But hardness salts are temporary and permanent.
Ancak sertlik tuzları geçici ve kalıcıdır.

More Sentences
Automotive
sertlik hardness n.
But hardness salts are temporary and permanent.
Ancak sertlik tuzları geçici ve kalıcıdır.

More Sentences
sertlik stiffness n.
You could feel a knot, stiffness, or severe pain in your neck.
Boynunuzda bir düğüm, sertlik veya şiddetli ağrı hissedebilirsiniz.

More Sentences
Food Engineering
sertlik hardness n.
But hardness salts are temporary and permanent.
Ancak sertlik tuzları geçici ve kalıcıdır.

More Sentences
sertlik stiffness n.
You could feel a knot, stiffness, or severe pain in your neck.
Boynunuzda bir düğüm, sertlik veya şiddetli ağrı hissedebilirsiniz.

More Sentences
sertlik firmness n.
Mr Solbes is our governor and monitors us closely with the required level of firmness.
Sayın Solbes valimizdir ve bizi gereken sertlikle yakından izlemektedir.

More Sentences
Chemistry
sertlik hardness n.
But hardness salts are temporary and permanent.
Ancak sertlik tuzları geçici ve kalıcıdır.

More Sentences
Biochemistry
sertlik hardness n.
But hardness salts are temporary and permanent.
Ancak sertlik tuzları geçici ve kalıcıdır.

More Sentences
Printery
sertlik stiffness n.
You could feel a knot, stiffness, or severe pain in your neck.
Boynunuzda bir düğüm, sertlik veya şiddetli ağrı hissedebilirsiniz.

More Sentences
General
sertlik sharpness n.
sertlik rough n.
sertlik pungency n.
sertlik unyieldingness n.
sertlik acerbity n.
sertlik flintiness n.
sertlik durity n.
sertlik stoniness n.
sertlik disagreeableness n.
sertlik bitterness n.
sertlik curtness n.
sertlik inclemency n.
sertlik vehemence n.
sertlik sternness n.
sertlik tartness n.
sertlik solidity n.
sertlik austerity n.
sertlik rigour n.
sertlik rigorousness n.
sertlik headiness n.
sertlik strictness n.
sertlik intemperance n.
sertlik acrimony n.
sertlik exactingness n.
sertlik asperity n.
sertlik gruffness n.
sertlik violence n.
sertlik austereness n.
sertlik strength n.
sertlik rigor n.
sertlik rigorism n.
sertlik shortness n.
sertlik choiceness n.
sertlik horniness n.
sertlik crabbedness n.
sertlik kick n.
sertlik fierceness n.
sertlik astringency n.
sertlik gutturalness n.
sertlik strong hand n.
sertlik stringency n.
sertlik torvity n.
sertlik rigidness n.
sertlik vehemency n.
sertlik adamancy n.
sertlik fierceness n.
sertlik acerbitude n.
sertlik callousness n.
sertlik adamance n.
sertlik acrity n.
sertlik reddour [obsolete] n.
sertlik edge n.
sertlik astriction [obsolete] n.
sertlik ungentleness n.
sertlik unmalleability n.
sertlik unsuppleness n.
sertlik vertebration n.
sertlik bitter n.
sertlik budgeness n.
sertlik mordancy n.
sertlik obdureness n.
sertlik ill turn n.
sertlik congealedness n.
sertlik inclemency n.
sertlik iron hand n.
sertlik fieriness n.
sertlik firmity n.
sertlik fixure [obsolete] n.
sertlik solidness n.
sertlik starchedness n.
sertlik starchiness n.
sertlik stridence n.
sertlik inductility n.
sertlik resolvedness n.
sertlik stayedness n.
sertlik severe adj.
Technical
sertlik starch n.
sertlik roughness n.
Automotive
sertlik indentation hardness n.
Aeronautic
sertlik hardiness n.
Medical
sertlik induration n.
Gastronomy
sertlik life n.
Biochemistry
sertlik sclerosis n.
Literature
sertlik unkindliness n.
Geology
sertlik competence n.
Archaic
sertlik stoutness n.

Significados de "sertlik" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
sertlik testi hardness test n.
(soğuk, rüzgar) sertlik bite n.
menevişleme sonucunda çelikte oluşan sertlik temper n.
sertlik (içkide) bite n.
manyetik sertlik magnetic rigidity n.
kısalık ve sertlik curtness n.
sertlik yanlısı politikacı hawk n.
maksimum sertlik maximum hardness n.
(duygu) sertlik virulence n.
kendi kendine sertlik verme self-annealing n.
kısalık ve sertlik brusquerie n.
aşırı sertlik rigourousness n.
partikül diziliminin belirlediği pürüzlülük veya sertlik grain n.
bir su sertlik derecesi grain n.
(el ile muayenede olduğu gibi) kitle, sertlik tespit eden bir cihaz palpator n.
(renk) sertlik oriency n.
unun sertlik derecesi strength n.
(soğuk, rüzgar) sertlik bite n.
sertlik yanlısı rigoristic adj.
sertlik yanlısı hard-line adj.
sertlik, sağlamlık ve güç sergileyen compact adj.
birbirine dik olan iki veya üç düzlemde simetrik özelliklere (kuvvet, sertlik, elastiklik) sahip olan orthotropic adj.
Technical
sertlik modülü rigidity modulus n.
sertlik deneyi hardenability test n.
kalıcı sertlik permanent hardness n.
brinell sertlik deneyi brinell test of hardness n.
sertlik düğmesi contrast control knob n.
sertlik ayarı contrast control n.
sertlik oranı contrast ratio n.
knoop sertlik ölçeri knoop hardness tester n.
rokvel sertlik deneyi rockwell hardness test n.
geçici sertlik temporary hardness n.
sabit sertlik permanent hardness n.
brinell sertlik sayısı brinell hardness figure n.
minimum sertlik minimum hardness n.
brinell sertlik deneme yöntemi brinell method of hardness testing n.
brinell sertlik ölçme aygıtı brinell hardness testing apparatus n.
brinell sertlik ölçme aygıtı brinell apparatus n.
brinell sertlik deneyi aygıtı brinell hardness tester n.
brinell sertlik sayısı brinell hardness number n.
test brinell sertlik deneyi brinell hardness n.
kızıl sertlik red hardness n.
sertlik aralığı contrast range n.
kalıcı sertlik residual hardness n.
sertlik katsayısı coefficient of hardness n.
sertlik ölçeği hardness scale n.
sertlik gradyanı hardness gradient n.
sertlik ölçme aygıtı hardness tester n.
sertlik eğimi hardness gradient n.
sertlik sayısı hardness number n.
sertlik derecesi hardness scale n.
sertlik ölçme hardness measurement n.
sıcak sertlik hot hardness n.
sertlik ölçme aygıtı hardness testing machine n.
vickers sertlik sayısı vickers hardness number n.
vickers sertlik ölçeği vickers hardness scale n.
vickers sertlik deneyi vickers hardness test n.
knoop sertlik deneyi knoop hardness test n.
maksimum sertlik maximum hardness n.
monotron sertlik deneyi monotron hardness test n.
rockwell sertlik deneyi rockwell hardness test n.
rockwell sertlik ölçeği rockwell hardness scale n.
sertlik testi hardness test n.
sertlik deneyi hardness test n.
sertlik değeri hardness value n.
sertlik derecesi hardness n.
sertlik değişimi hardness variation n.
doğal sertlik natural hardness n.
daimi sertlik permanent hardness n.
geçici sertlik bicarbonate hardness n.
sertlik apresi stiffness finish n.
sertlik derecesi degree of hardness n.
bir maddenin sertlik derecesi temper n.
toplam sertlik total hardness n.
sertlik değeri ph value n.
rockwell sertlik deneyi yöntemi rockwell method of hardness testing n.
rockwell sertlik deneyi aygıtı rockwell hardness tester n.
(su) geçici sertlik temporary hardness n.
tekbiçimli sertlik uniform hardness n.
uniform sertlik uniform hardness n.
(su) toplam sertlik total hardness n.
görünür sertlik apparent hardness n.
sertlik tayini hardness determination n.
rockwell sertlik deneyi rockwell hadness test n.
barcol sertlik cihazıyla sertlik ölçümü measurement of hardness by means of a barcol impressor n.
rockwell sertlik deneyi cihazı rockwell hardness testing machine n.
sertlik derecesi hardness degree n.
mikro sertlik deneyi micro hardness test n.
herbert sertlik ölçeri herbert hardness tester n.
tekdüze sertlik dağılımı uniform hardness distribution n.
tekdüze sertlik uniform hardness n.
suverilmiş sertlik as-quench hardness n.
rockwell sertlik ölçümü rockwell hardness measurement n.
rockwell sertlik ölçekleri rockwell hardness scales n.
vickers sertlik ölçümü vickers hardness measurement n.
sklereskop sertlik sayısı scleroscope hardness number n.
sklereskop sertlik deneyi scleroscope hardness test n.
rockwell sertlik sayısı rockwell hardness number n.
rockwell sertlik ölçeri rockwell hardness tester n.
brinell sertlik deneyi brinell hardness test n.
brinell sertlik ölçeği brinell hardness scale n.
elmas sertlik izaçarı brale hardness indenter n.
elmas piramit sertlik deneyi diamond pyramid hardness test n.
elmas piramit sertlik numarası diamond pyramid hardness number n.
çizinme sertlik deneyleri abrasion hardness tests n.
sertlik girinimi hardness penetration n.
sertlik denemesi hardness testing n.
sertlik ölçüm hasarı brinelling n.
sertlik tarama eğrisi hardness traverse curve n.
sertlik okuması hardness reading n.
sertlik-çekme dayancı bağıntısı hardness-tensile strength relation n.
sertlik ölçümü hardness measurement n.
sertlik dağılım eğrileri hardness patterns n.
yüzeysel rockwell sertlik deneyi superficial rockwell hardness test n.
yüzey sertlik ölçümü surface-hardness measurement n.
sertlik taraması hardness traverse n.
knoop izli sertlik deneyi knoop indentation hardness test n.
knoop sertlik sayısı knoop hardness number n.
shore sertlik deneyi shore hardness test n.
kayser sertlik deneyi kayser hardness test n.
ames taşınır sertlik ölçeri ames portable hardness tester n.
piramit sertlik sayısı pyramid hardness number n.
brinell sertlik ölçeri brinell hardness tester n.
en yüksek sertlik maximum hardness n.
brinell sertlik ölçümü brinell hardness measurement n.
zıplatımlı sertlik sayısı scleroscope hardness number n.
brinell sertlik ölçeri brinell tester n.
zıplatımlı sertlik deneyi scleroscope test n.
meyer sertlik deneyi meyer hardness test n.
mohs sertlik ölçeği mohs hardness scale n.
çeyrek sertlik işlemi quarter-hard temper n.
durometre sertlik aygıtı durometer hardness tester n.
keep sertlik deneyi keep's hardness test n.
en düşük sertlik minimum hardness n.
sertlik sınıfı hardness class n.
knoop sertlik deneyi makinesi knoop hardness testing machine n.
statik sertlik static hardness n.
ark kaynaklı birleştirmelerde sertlik deneyi hardness test on arc welded joints n.
müsaade edilen sertlik permissible hardness n.
yatak metallerinin sertlik deneyi hardness testing of bearing metals n.
sertlik çevrim tablosu hardness conversion table n.
gürültü, titreşim ve sertlik testi noise, vibration and harshness test (nvh test) n.
alkollü likörlerin cam yüzeyinde oluşturduğu baloncuklarla ölçülen sertlik derecesi bead proof n.
brinell sertlik değeri brinell number n.
silisyum karbürün yüksek sertlik ve rezistans içeren bir formu silundum n.
(eriyik metal) malzeme veya sertlik derecesinde katman veya heterojen alanlar oluşturmak bridge v.
Electric
dielektrik sertlik dielectric rigidity n.
Mechanic
kızıl sertlik red hardness n.
kızıl sertlik hot hardness n.
Television
sertlik ayarı contrast control n.