shoulders - Turco Inglés Diccionario

shoulders

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "shoulders" en diccionario turco inglés : 8 resultado(s)

Inglés Turco
General
shoulders n. omuzlar
In managing the workload over the coming months and weeks, it is on their shoulders that we are standing.
Önümüzdeki aylar ve haftalar boyunca iş yükünü yönetirken, onların omuzlarında duruyoruz.

More Sentences
shoulders n. sorumluluk üstlenebilme
shoulders n. yükümlülük
shoulders n. sonuçları kabul etme
shoulders n. sorumluluk
shoulders n. yükümlülük
shoulders n. sorumluluk üstlenme
shoulders n. sonuçları kabul etme

Significados de "shoulders" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
soft shoulders n. düşük banket
broad shoulders n. geniş omuzlar
wide shoulders n. geniş omuzlar
have a good head on one's shoulders v. aklı başında biri olmak
rub shoulders with v. rastlamak
rub shoulders with v. bir arada bulunmak
have a good head on one's shoulders v. çok zeki olmak
hunch one's shoulders v. kambur durmak
have a good head on one's shoulders v. sağduyu sahibi olmak
hunch one's shoulders v. sırtını kamburlaştırmak
rub shoulders with v. ile görüşmek
rub shoulders with v. haşır neşir olmak
rub shoulders with someone v. ünlülerle vakit geçrimek
be head and shoulders above v. -den çok üstün olmak
take the load off someone’s shoulders v. (birinin) omuzlarındaki yükü hafifletmek
have broad shoulders v. geniş omuzları olmak
have wide shoulders v. geniş omuzları olmak
have wide shoulders v. geniş omuzlu olmak
have broad shoulders v. geniş omuzlu olmak
shrug one's shoulders v. (bilmiyor veya ilgilendirmiyor anlamında) iki omuzu yukarı kaldırmak
head and shoulders adv. mükemmel bir şekilde
Phrasals
fall (squarely) on (someone's) shoulders v. (birinin) omuzlarına/sırtına yük binmek
fall (squarely) on (someone's) shoulders v. (birinin) üstüne yüklenmek/kalmak
fall (squarely) on (someone's) shoulders v. (birine) yük olmak
fall (squarely) on (someone's) shoulders v. (birinin) omuzlarında/sırtında yük olmak
fall (squarely) on (someone's) shoulders v. (birinin) omuzlarına/sırtına yüklenmek
Phrases
on (one's) shoulders expr. (birinin) sırtında/omuzlarında (sorumluluk/görev)
on someone's shoulders expr. birine düşen (görev/sorumluluk)
on (one's) shoulders expr. (birinin) üstüne düşen (görev/sorumluluk)
on someone's shoulders expr. birinin sırtında/omuzlarında (sorumluluk/görev)
on someone's shoulders expr. birinin üstüne düşen (görev/sorumluluk)
on (one's) shoulders expr. (birinin) sırtında (yükümlülük)
on someone's shoulders expr. birinin sırtında (yükümlülük)
on (one's) shoulders expr. (birine) düşen (görev/sorumluluk)
Proverb
you can't put a wise head on young shoulders genç birinden yaşlı birinin deneyimini bekleyemezsin
you can't put a wise head on young shoulders genç birinden yaşlı birinin yapacağı sağduyulu muhakemeyi bekleyemezsin
you can't put an old head on young shoulders genç birinden yaşlı birinin görmüş geçirmiş tavrını bekleyemezsin
you can't put an old head on young shoulders genç birinden yaşlı birinin deneyimini bekleyemezsin
you can't put a wise head on young shoulders genç birinden yaşlı birinin görmüş geçirmiş tavrını bekleyemezsin
you can't put an old head on young shoulders genç birinden yaşlı birinin yapacağı sağduyulu muhakemeyi bekleyemezsin
Colloquial
bring your shoulders down expr. omuzlarını indir
bring your shoulders up expr. omuzlarını kaldır
Idioms
a dwarf standing on the shoulders of giants n. kendinden önceki ileri gelenlerden güç alma
broad shoulders n. çok sorumluluk sırtlanabilme
broad shoulders n. birden çok işi yapabilecek yetenekte olma
broad shoulders n. sorumluluk almaya istekli/hevesli olma
broad shoulders n. omzuna/sırtına/çok yük/sorumluluk alabilme
broad shoulders n. çok sorumluluk üstlenebilme
broad shoulders n. omzunda/sırtında çok yük/sorumluluk olabilme/taşıyabilme
broad shoulders n. çok sorumluluk taşıyabilme
broad shoulders n. çok sorumluluk omuzlayabilme
broad shoulders n. çok sorumluluk yüklenebilme
a dwarf standing on the shoulders of giants n. kendinden önceki önemli düşünürlerin bilgilerine dayanarak/buluşlarının üzerinde yükselen kimse
an old head on young shoulders n. yetişkin gibi davranan/konuşan genç
an old head on young shoulders n. genç yaşına rağmen olgun kimse
an old head on young shoulders n. büyümüş de küçülmüş
an old head on young shoulders n. olgun genç
an old head on young shoulders n. büyümüş de küçülmüş
an old head on young shoulders n. olgun genç
an old head on young shoulders n. yetişkin gibi davranan/konuşan genç
an old head on young shoulders n. genç yaşına rağmen olgun kimse
carry the weight of the world on one's shoulders v. dünyanın yükünü omuzlarında taşımak
have a good head on one's shoulders v. sağduyu sahibi olmak
have a good head on one's shoulders v. kültürlü olmak
head and shoulders above someone v. birinden kat kat üstün olmak
shrug one's shoulders v. omuz silkmek
rub shoulders with v. dirsek temasında bulunmak
stand head and shoulders above v. -den çok üstün olmak
stand head and shoulders above v. -den çok daha iyi olmak
stand head and shoulders above v. daha büyük olmak
be head and shoulders above v. fersah fersah önde olmak
be head and shoulders above v. kat kat önde olmak
stand head and shoulders above v. daha iyi olmak
stand head and shoulders above v. fersah fersah önde olmak
be head and shoulders above v. daha büyük olmak
stand head and shoulders above v. kat kat önde olmak
be head and shoulders above v. daha önemli olmak
stand head and shoulders above v. üstün gelmek
have an old head on young shoulders v. sağduyulu olmak
have an old head on young shoulders v. görmüş geçirmiş olmak
have an old head on young shoulders v. genç yaşına rağmen yılların birikimine sahip olmak
have an old head on young shoulders v. çok görüp geçirmek
have an old head on young shoulders v. yılların birikimine sahip olmak
have an old head on young shoulders v. çok deneyimli olmak
have a head on one's shoulders v. yetenekli olmak
have a good head on one's shoulders v. akıllı olmak
have a good head on one's shoulders v. kafası çalışmak
have a head on one's shoulders v. becerikli olmak
have a good head on one's shoulders v. yetenekli olmak
have a good head on one's shoulders v. becerikli olmak
have a head on one's shoulders v. akıllı olmak
have a head on one's shoulders v. kafası çalışmak
be a weight off one's shoulders v. omuzlarındaki yükten kurtulmuş olmak
be a weight off one's shoulders v. üzerinden bir yük kalkmış olmak
have broad shoulders v. eleştirilere göğüs gerecek güçte olmak
have the cares of the world on one's shoulders v. dünyanın yükünü omuzlarında taşımak
have the weight of the world on one's shoulders v. dünyanın yükü omuzlarında olmak
have the cares of the world on one's shoulders v. dünyanın yükü omuzlarında olmak
have the weight of the world on one's shoulders v. dünyanın yükünü omuzlarında taşımak
have something on someone's shoulders v. sorumluluğu/suçu başkasının omzuna yüklemek
put something on someone's shoulders v. sorumluluğu/suçu başkasının omzuna yüklemek
carry something on someone's shoulders v. sorumluluğu/suçu başkasının omzuna yüklemek
put something on someone's shoulders v. sorumluluğu/suçu başkasına yüklemek
carry something on someone's shoulders v. sorumluluğu/suçu başkasına yüklemek
have something on someone's shoulders v. sorumluluğu/suçu başkasına yüklemek
have a wise head on young shoulders v. görmüş geçirmiş olmak
have a wise head on young shoulders v. çok deneyimli olmak
have a wise head on young shoulders v. yılların birikimine sahip olmak
have a wise head on young shoulders v. çok görüp geçirmek
have a wise head on young shoulders v. genç yaşına rağmen yılların birikimine sahip olmak
tower head and shoulders above v. birinden/bir şeyden çok daha üstün olmak
tower head and shoulders above someone v. (boyca) daha uzun olmak
stand head and shoulders above someone v. birinden çok daha iyi olmak
stand head and shoulders above someone v. birinden kat be kat daha iyi olmak
stand head and shoulders above someone v. birinden kat be kat daha üstün olmak
stand head and shoulders above someone v. birinden kat be kat iyi olmak
stand head and shoulders above someone v. birinden kat be kat üstün olmak
stand head and shoulders above someone v. birinden çok daha üstün olmak
square one's shoulders v. bir olaya hazırlanmak
square one's shoulders v. cesaretlendirmek
brush shoulders with v. biraraya gelmek
square one's shoulders v. (hoşnutsuzluk anlamında) omuzlarını kaldırmak
have broad shoulders v. omzunda/sırtında çok yük/sorumluluk olabilmek/taşıyabilmek
have broad shoulders v. çok sorumluluk omuzlayabilmek
have broad shoulders v. çok sorumluluk taşıyabilmek
have broad shoulders v. çok sorumluluk üstlenebilmek
have broad shoulders v. omzuna/sırtına/çok yük/sorumluluk alabilmek
have broad shoulders v. birden çok işi yapabilecek yetenekte olmak
have broad shoulders v. çok sorumluluk yüklenebilmek
have broad shoulders v. sorumluluk almaya istekli/hevesli olmak
have broad shoulders v. çok sorumluluk sırtlanabilmek
stand on the shoulders of giants v. eskilerden feyz almak
stand on the shoulders of giants v. önce yapılan keşifler sayesinde ilerlemek
stand on the shoulders of giants v. önceki bilgilerden/deneyimlerden yararlanarak ilerlemek
stand on the shoulders of giants v. daha önce kaydedilmiş ilerlemelerin üstüne katarak gelişmek
stand on the shoulders of giants v. öncekilerin yaptığı keşiflerden yararlanmak
rest (squarely) on (someone's) shoulders v. (tamamen birinin) omuzlarında olmak
rest (squarely) on (someone's) shoulders v. (doğrudan birinin) sorumluluğu olmak
rest (squarely) on (someone's) shoulders v. (birinin tek) sorumluluğu olmak
be a weight off your shoulders v. zihnini/kafanı boşaltmak
be a weight off your shoulders v. üzerindeki/kafasındaki yükü atmak/atmış olmak
be a weight off your shoulders v. zihnini/kafanı rahatlatmak
be a weight off your shoulders v. endişeni gidermek/gidermiş olmak
be a weight off your shoulders v. zihnindeki/kafandaki yükü atmış olmak
be a weight off your shoulders v. zihnini/kafanı rahatlatmış olmak
be a weight off your shoulders v. yüreğine su serpmek
be a weight off your shoulders v. zihnini/kafanı boşaltmış olmak
be a weight off your shoulders v. zihnindeki/kafandaki yükü atmak
have broad shoulders v. omzuna/sırtına çok yük/sorumluluk alabilmek
carry the weight of the world on your shoulders v. dünyanın yükünü omuzlarında taşımak