shovel - Turco Inglés Diccionario

shovel

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

shovel — Definition

Significado:
kürek
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈʃʌvəl/ – BrE /ˈʃʌvəl/)
Categoría gramatical:
İsim: shovel (shovels); Fiil: shovel (shovels – shoveled – shoveling)
Sinónimo:
spade

Significados de "shovel" en diccionario turco inglés : 22 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
shovel n. kürek
The man dug the grave by using a shovel.
Adam mezarı kürekle kazdı.

More Sentences
General
shovel n. kürek
The man dug the grave by using a shovel.
Adam mezarı kürekle kazdı.

More Sentences
shovel v. kürekle temizlemek
We'll have to shovel the snow off the roof.
Karı çatıdan kürekle temizlemek zorunda kalacağız.

More Sentences
shovel v. küremek
I spent all day shoveling snow.
Bütün günümü kar küremekle geçirdim.

More Sentences
Technical
shovel n. kepçe
Can you help me to attach the shovel to the tractor?
Kepçeyi traktöre takmama yardım eder misin?

More Sentences
General
shovel n. faraş
shovel n. eskiden ingiliz kilisesinden din adamlarının taktığı kıvrık kenarlı şapka
shovel n. shuffleboard diski
shovel n. kayağın burun bölümü
shovel v. küreklemek
shovel v. kürekle boşaltmak
shovel v. kürümek
shovel v. kürekle atmak
shovel v. ayak sürümek
shovel v. ayak sürtmek
shovel adj. kürek dolusu
Technical
shovel n. şovel
shovel n. kürek ucu
shovel n. küreğin kesici kenarı
shovel n. küçük cilalama lapı
shovel n. lap makinesinde kullanılan küçük zımpara
shovel v. kürekle kazmak

Significados de "shovel" con otros términos en diccionario inglés turco: 132 resultado(s)

Inglés Turco
General
shovel loader n. kürekli yükleyici
power shovel n. ekskavatör
steam shovel n. ekskavatör
power shovel n. şovel
mechanical shovel n. mekanik kürek
steam shovel n. kazı makinesi
snow shovel n. kar küreği
digging shovel n. kazı küreği
hand shovel n. el küreği
fire shovel n. kömür küreği
scoop shovel n. taraklı makinanın küreği veya kepçesi
scoop shovel n. dip tarama aracının küreği veya kepçesi
shovel board n. bir tür disk kaydırma oyunu
shovel hat n. eskiden ingiliz kilisesinden din adamlarının taktığı kıvrık kenarlı şapka
shovel board n. shuffleboard oyunu
shovel up v. küremek
shovel the snow v. kar süpürmek
shovel snow v. kar küremek
shovel in v. löp diye yutmak
shovel in v. tıkınmak
having a shovel adj. kürekli
shovel-like adj. kürek gibi
shovel-nosed adj. kürek burunlu
shovel-nosed adj. uzun düz gagalı
shovel-nosed adj. uzun düz gagalı
shovel-nosed adj. kürek gagalı
shovel-nosed adj. kürek başlı
shovel-nosed adj. uzun düz burunlu
Phrasals
shovel in v. büyük para kazanmak
shovel in v. yolunu bulmak
shovel in v. avanta kazanmak
shovel in v. parayı bulmak
shovel away v. küremek
shovel out v. küremek
shovel out v. kürekle temizlemek
shovel out v. temizlemek
shovel out v. kürümek
Idioms
put (one) to bed with a shovel v. (birini) öldürmek
put (one) to bed with a shovel v. (birini) gömmek
put (one) to bed with a shovel v. (birini) diğer tarafa yollamak
Technical
back shovel n. ters kepçe
shovel excavator n. kepçeli ekskavatör
face shovel n. kepçe
timber shovel n. tomruk kepçesi
shovel arm n. şovel kolu
steam shovel n. büyük mekanik olarak işletilen buharlı bir kazıcı veya ekskavatör
caterpillar shovel n. paletli kürek
revolving shovel n. döner kazıcı
dredging shovel n. sualtı kazıcısı
dredging shovel n. tarak
mechanical shovel n. mekanik kürek
face shovel n. düz kepçe
face shovel n. önden küreyen kazıcı
power shovel n. kazı makinesi
power shovel n. kepçeli tarak
power shovel n. ekskavatör
power shovel n. şovel
steam shovel n. buharlı kazıcı
steam shovel n. istimli ekskavatör
stripping shovel n. sıyırıcı kürek
tractor shovel n. traktörlü kazıcı
sieve shovel n. delikli kürek
shovel loader n. kürekli yükleyici
shovel operator n. kepçe operatörü
coal shovel n. kömür küreği
plow shovel n. toprağı döndürmek yerine parçalayıp karıştırması için sabanın ucuna takılan sivri uçlu metal levha
Mechanic
steam-shovel n. buharlı ekskavatör
Construction
clamshell shovel n. çeneli kepçeli kazıcı
crawler tractor shovel n. paletli traktör kazıcı
construction shovel n. inşaat küreği
building shovel n. inşaat küreği
shovel-ready adj. (inşaat projesi) başlamaya hazır
Mining
electric rope shovel n. elektrikli halat sistemi kepçe
Veterinary
shovel beak n. civciv veya piliçlerin gagalarında meydana gelen şekil bozukluğu
shovel beak n. mandibüler hastalık
Marine Biology
shovel–nosed catfish (sorubim lima) n. bir güney amerika kedi balığı
shovel-nosed sturgeon n. kuzey amerika'ya özgü en küçük mersin balığı
Agriculture
twisted shovel n. kavisli ve eğri bıçakları olan kürekli saban
double shovel n. tek atın çektiği iki kürekli saban
five-shovel cultivator n. tek atlı kültivatör
five-shovel cultivator n. beş dişli kültivatör
shovel plow n. bahçe küreği
Military
shovel test n. kürek testi
Basketball
shovel pass n. tek veya iki elle alttan atılan pas
Slang
put someone to bed with a shovel v. birisini gömmek
be put to bed with a shovel v. (ölü) gömülmek
put someone to bed with a shovel v. birisini öldürüp gömmek
put to bed with a shovel v. birini öldürüp gömmek
cling like shit to a shovel v. birine bağımlı olarak yaşamak
cling like shit to a shovel v. sülük gibi yapışmak
cling like shit to a shovel v. çok sıkı bir biçimde yapışmak
stick like shit to a shovel v. kene gibi yapışmak
stick like shit to a shovel v. kene gibi yapışmak
cling to (one) like shit to a shovel v. sülük gibi yapışmak
cling to (one) like shit to a shovel v. birine bağımlı olarak yaşamak
cling like shit to a shovel v. sıkıca tutunmak
cling like shit to a shovel v. sıkıca yapışmak
stick like shit to a shovel v. birine bağımlı olarak yaşamak
cling to (one) like shit to a shovel v. kene gibi yapışmak
stick like shit to a shovel v. sülük gibi yapışmak
stick like shit to a shovel v. sıkıca tutunmak
stick like shit to a shovel v. birine bağımlı olarak yaşamak
stick like shit to a shovel v. çok sıkı bir biçimde yapışmak
stick like shit to a shovel v. sıkıca yapışmak
cling like shit to a shovel v. kene gibi yapışmak
stick like shit to a shovel v. sülük gibi yapışmak
stick like shit to a shovel v. üstünde kara bir leke gibi kalmak
stick like shit to a shovel v. üstüne yapışmak
stick (to someone or something) like shit to a shovel v. (biriyle/bir şeyle) ilişkilendirilmek
stick like shit to a shovel v. kara bir leke gibi yapışmak
stick (to someone or something) like shit to a shovel v. (birine/bir şeye) sülük gibi yapışmak
stick (to someone or something) like shit to a shovel v. (birine/bir şeye) kene gibi yapışmak
stick (to someone or something) like shit to a shovel v. (birinin/bir şeyin) üstüne yapışıp kalmak
stick (to someone or something) like shit to a shovel v. (birinin/bir şeyin) üstüne yapışmak
stick (to someone or something) like shit to a shovel v. (birinin/bir şeyin) üstünde kara bir leke gibi kalmak
stick (to someone or something) like shit to a shovel v. (birine/bir şeye) sıkıca tutunmak
stick (to someone or something) like shit to a shovel v. (biriyle/bir şeyle) birlikte anılmak
stick (to someone or something) like shit to a shovel v. (birine/bir şeye) kara bir leke gibi yapışmak
stick like shit to a shovel v. üstüne kara bir leke gibi yapışıp kalmak
stick like shit to a shovel v. üstüne yapışıp kalmak
stick (to someone or something) like shit to a shovel v. (birine/bir şeye) bağımlı olarak yaşamak
stick (to someone or something) like shit to a shovel v. (birinin/bir şeyin) üstüne kara bir leke gibi yapışıp kalmak
stick (to someone or something) like shit to a shovel v. asalak gibi yaşamak
stick (to someone or something) like shit to a shovel v. (birine/bir şeye) sıkıca yapışmak
stick (to someone or something) like shit to a shovel v. (birine/bir şeye) çok sıkı bir biçimde yapışmak
stick (to someone or something) like shit to a shovel v. (birinin/bir şeyin) peşinden düşmemek
put to bed with a shovel expr. zil zurna sarhoş
put to bed with a shovel expr. ölmüş ve gömülmüş
British Slang
shovel (and pick) (rhyming slang on nick) n. hapis
shovel (and pick) (rhyming slang on nick) n. kodes
like shit off a shovel expr. hızla
like shit off a shovel expr. çabucak şimşek gibi