soaps - Turco Inglés Diccionario

soaps

soaps — Definition

Significado:
sabun
Pronunciación (IPA):
(AmE /soʊp/ – BrE /səʊp/)
Categoría gramatical:
İsim: soap (uncountable)

Significados de "soaps" en diccionario turco inglés : 22 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
soap n. sabun
I ordered two bars of natural olive soap online.
İnternetten iki kalıp doğal zeytin sabunu sipariş ettim.

More Sentences
General
soap n. sabun
I ordered two bars of natural olive soap online.
İnternetten iki kalıp doğal zeytin sabunu sipariş ettim.

More Sentences
Media
soap n. pembe dizi
In the 90s, soaps were popular among women.
90'lı yıllarda pembe diziler kadınlar arasında çok popülerdi.

More Sentences
Technical
soap n. sabun
I ordered two bars of natural olive soap online.
İnternetten iki kalıp doğal zeytin sabunu sipariş ettim.

More Sentences
soap v. sabun ile ovmak
His mother soaped little boy's dirty feet and hands gently.
Annesi küçük çocuğun kirli ayaklarını ve ellerini sabunla nazikçe ovaladı.

More Sentences
soap v. sabunlamak
She soaped herself thoroughly with a rose soap.
Gül sabunuyla kendini iyice sabunladı.

More Sentences
General
soap n. açmalık
soap n. tv/radyo melodram dizisi
soap v. tatlı dille seslenmek
soap v. övgü ile hitap etmek
soap v. pohpohlamak
Industry
soap n. ticari ürün haline getirilmiş sabun
Chemistry
soap n. tekli yağ asidinin suda çözünen tuzu
soap n. boya kurutucu olarak kullanılabilen ve genellikle suda çözünebilen metal tuzu
soap n. bir monokarboksilik asit tuzu
Slang
soap n. para
soap n. (politikada) rüşvet olarak verilen para
soap n. yağcılık
soap n. ikna edici konuşma
soap v. övmek
soap v. yağ çekmek
soap v. ikna edici şekilde konuşmak

Significados de "soaps" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
shaving soap n. tıraş sabunu
liquid soap n. sıvı sabun
soap opera n. tv radyo melodram dizisi
bar of soap n. sabun kalıbı
face soap n. sabun
soap dish n. sabunluk
soap opera n. arkası yarın
soap opera n. sürekli tv dizisi
soap pad n. sabunluk
soap powder n. sabun tozu
soap dish n. sabun tası
built soap powder n. sabun tozu yapma
bath soap n. banyo sabunu
oil soap n. yağlı sabun
glycerin soap n. gliserinli sabun
toilet soap n. tuvalet sabunu
soft soap n. arapsabunu
soap powder n. toz sabun
soap opera n. pembe dizi
soap trade n. sabun ticareti
soap operas n. pembe diziler
liquid soap n. akabilir sıvı sabun
coal-tar soap n. katranlı sabun
soap-powder n. tozsabun
hard soap n. sert sabun
powdered-soap dispenser n. toz sabunluk
yellow soap n. arapsabunu
soap dispenser n. sıvı sabunluk
liquid hand soap n. sıvı el sabunu
hand soap n. el sabunu
soap bubbles n. sabun balonları
soap bubbles n. sabun baloncukları
soap bubble n. sabun balonu
soap bubble n. sabun baloncuğu
lathery soap n. köpüklü sabun
marseille soap n. marsilya sabunu
strong soap n. güçlü sabun
soap dispenser n. sabunluk
soap base n. sabun bazı
natural soap n. doğal sabun
face soap n. yüz sabunu
face soap n. banyo sabunu
face soap n. tuvalet sabunu
dish soap n. bulaşık deterjanı
dishwashing soap n. bulaşık sabunu
dish soap n. bulaşık sabunu
dishwashing soap n. bulaşık deterjanı
soap bar n. sabun kalıbı
a bar of soap n. bir kalıp sabun
soap bar n. kalıp sabun
bar of soap n. kalıp sabun
antibacterial soap n. antibakteriyel sabun
soap opera n. dizi film
mild soap n. yumuşak sabun
cream soap n. krem sabun
solid soap n. katı sabun
mud soap n. çamur sabunu
soap company n. sabun şirketi
soap tray n. sabunluk
scented soap n. kokulu sabun
fragrant soap n. kokulu sabun
aleppo soap n. defne sabunu
laurel soap n. defne sabunu
toilet soap n. parfümlü ve hafif renkli el sabunu
venetian soap n. zeytinyağından yapılan bir sabun çeşidi
marine soap n. hindistancevizi yağı sabunu
windsor soap n. üstün kalitesiyle bilinen kokulu sabun
windsor soap n. parfümlü ve kahverengi bir tür el sabunu
hard water soap n. sert su sabunu
metallic soap n. bir monokarboksilik asit tuzu
silicated soap n. sodyum silikatlı ucuz sabun
silicated soap n. soda silikatı içeren sert sabun
soft soap n. yağ çekme
soft soap n. dalkavukluk
soft soap n. ikna kabiliyeti
soft soap n. pohpohlama
soft soap n. dil dökme
soap bubble n. kalıcılığı olmayan şey
soap flakes n. ince tabakalar halinde satılan sabun
soap-rock n. sabunsu bir his veren yumuşak ve kompakt bir talk çeşidi
soap film n. sabunla yıkanan nesneler üzerinde kalan tabaka
soap bubble n. sabun köpüğü gibi geçici durum
soap boiler n. sabun üreticisi
soap down v. ayartmak
soap down v. sabunlamak
soap down v. yaltaklanmak
soft-soap v. ayartmak
soap-operatic adj. pembe dizi özelliğinde
there's no soap expr. sabun kalmamış
there is no soap expr. sabun yok
there is no soap expr. sabun kalmamış
there's no soap expr. sabun yok
Colloquial
soap plant n. köpürebilen türde bitki
soap plant n. sabun otu, sabun ağacı meyvesi gibi köpüren ve temizlikte kullanılan bitki
soap plant n. köpürdüğü için temizlikte kullanılan bitki
soap plant n. sabun bitkisi
soap plant n. sabun otu
soap up v. her tarafını sabunlamak
soap up v. sabunlamak
soap up v. sabunlanmak
soap up v. sabunla köpürtmek
Idioms
soft soap v. yağ çekmek
wash someone's mouth out with soap v. ağzını sabunla yıkayarak cezalandırmak
rinse someone's mouth out with soap v. ağzını sabunla yıkayarak cezalandırmak
wash someone's mouth out with soap v. ağzına (acı) biber sürmek/çalmak
not know (someone) from a bar of soap v. hiç bilmemek
not know (someone) from a bar of soap v. hiç tanımamak
well, wash my mouth out with soap (wwmmows) expr. bir de ağzıma biber sür istersen
well, wash my mouth out with soap (wwmmows) expr. ağzıma biber sür bari
well, wash my mouth out with soap (wwmmows) expr. bir de ağzıma biber sürseydin
well, wash my mouth out with soap (wwmmows) expr. gel bir de ağzıma biber sür
Speaking
no soap (us) expr. imkanı yok
no soap (us) expr. mümkünatı yok
no soap (us) expr. imkansız
soap protects us from germs expr. sabun bizi mikroplardan korur
Trade/Economic
soap plant n. sabun fabrikası
soap factory n. sabun fabrikası
Industry
potash soap n. potas sabunu
potash soap n. arap sabunu
Media
soap opera effect n. hareket kestirimi
soap opera effect n. video çerçeve ara değerlemesi (televizyonun suni olarak kare hızını artırarak hareket bulanıklığını ortadan kaldırdığında oluşan, pembe dizilere özgü abartılı gerçek görüntü kalitesi)
soap opera effect n. pembe dizi efekti
Technical
castile soap n. kastil sabunu
soap delustering n. sabunla matlaştırma
soap solution n. sabun çözeltisi
soapless soap n. sabunsuz sabun
soap stone n. sabuntaşı
green soap n. yeşil sabun
soft soap n. arap sabunu
laundry soap n. çamaşır deterjanı
soluble soap n. çözünür sabunlar
soda soap n. sodyum sabunu
soapless soap n. yapay sabun
soap-based cleansing material n. sabun bazlı temizlik maddesi
lime soap n. kalsiyum sabunu
fastness soap n. sabunlama haslığı
hard soap n. sert sabun
soap bath n. sabun banyosu
resin soap n. reçine sabunu
soap bubble n. sabun köpüğü
soap milling n. sabunlu dinkleme
soda soap n. sert sabun
calcium soap n. kalsiyum sabunu
soap dispenser n. sabun dağıtıcısı
dropping point of soap-thickened lubricating greases n. sabun ile kalınlaştırılmış yağlama greslerinin damlama noktası
soap brick n. yarıenli tuğla
saddle soap n. eyer sabunu
invert soap n. evrik sabun
soap-drawn wire n. sabunlu çekilmiş tel
soap-rolled finish n. sabunlu hadde bitirimi