sokma - Turco Inglés Diccionario

sokma

Significados de "sokma" en diccionario inglés turco : 11 resultado(s)

Turco Inglés
General
sokma sticking in n.
At times it seems it is like an ostrich with its head stuck in the sand trying to ignore all the problems around it.
Zaman zaman devekuşu gibi kafasını kuma sokmuş, etrafındaki tüm sorunları görmezden gelmeye çalışıyor gibi görünüyor.

More Sentences
sokma bite n.
A venomous snake bite can cause sudden death.
Zehirli bir yılanın sokması ani ölüme neden olabilir.

More Sentences
sokma stinging n.
sokma obtrusion n.
sokma insertion n.
sokma thrust n.
sokma prick n.
sokma implication n.
sokma sting n.
sokma biting n.
sokma oestrus n.

Significados de "sokma" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
her işe burnunu sokma nosiness n.
baskıya sokma editing n.
günaha sokma temptation n.
araya bir şey sokma interpolation n.
sokma yarası sting n.
savaş düzenine sokma embattling n.
burnunu sokma interference n.
pelte haline sokma jellifying n.
kılıcı kınına sokma ensheathing the sword n.
şekle sokma figuration n.
acıklı biçime sokma dramatisation n.
düzene sokma organizing n.
iç içe sokma pipelining n.
yerin dibine sokma revilement n.
hassas hale sokma sensitization n.
düzene sokma regulation n.
düzene sokma penetrating n.
iskoçya etekliği haline sokma kilting n.
düzene sokma planning n.
sıkıntıya sokma straitening n.
burnunu sokma intervenience n.
her şeye burnunu sokma snooping n.
anayola sokma streamlining n.
bir bölgeye nifak sokma balkanisation n.
bir bölgeye nifak sokma balkanization n.
hizaya sokma marshaling n.
hizaya sokma marshalling n.
araya sokma intercalation n.
içine sokma insert n.
hizmete sokma activation n.
kılıf kınına sokma sheathing n.
acıklı biçime sokma dramatization n.
hassas hale sokma sensitisation n.
düzene sokma organising n.
düzene sokma redd [pennsylvania] n.
disipline sokma regimentation n.
toplumun anlayacağı biçime sokma vulgarisation n.
toplumun anlayacağı biçime sokma vulgarization n.
bilarda topunu deliğe sokma winning hazard n.
daha önemli bir şeye sokma hedging [obsolete] n.
kazık sokma impale n.
aklına sokma ingraining n.
düzene sokma institution [obsolete] n.
(bilardo) topu başka topla vurarak deliğe sokma combination shot n.
yasadışı uyuşturucuları ülkeye sokma drug-running n.
(bina, bölge) düzene sokma police n.
araya sokma interposure [obsolete] n.
araya sokma interserttion n.
inceleme alanına sahte kanıtlar sokma salting n.
düzene sokma diverberation n.
yerin dibine sokma slight n.
burnunu sokma snoop n.
burnunu sokma prying n.
Proverb
sokma akıl sekiz adım gider as a dog returns to his vomit, so a fool repeats his folly
iyi tanımadığın kişilerin işlerine burnunu sokma you should know a man seven years before you stir his fire
üzerine vazife olmayan işlere burnunu sokma the cobbler should stick to his last
başkasının işine burnunu sokma you should know a man seven years before you stir his fire
tanımadığın insanların işine burnunu sokma you should know a man seven years before you stir his fire
Colloquial
yasa dışı yollarla ülkeye/eyalete sigara sokma buttlegging n.
laf sokma roasting n.
burnunu sokma don't be nosey expr.
birinin planlarına/işlerine burnunu sokma in someone's way expr.
Idioms
araya adam sokma eğilimi the old pals act n.
çomak sokma the dead hand of something n.
benim işime burnunu sokma keep your nose out of my business n.
disipline sokma a firm hand n.
yerin dibine sokma a working over n.
yerin dibine sokma a (good) working over n.
bırak burnunu sokma leave well alone expr.
bırak burnunu sokma let well alone expr.
çıkar sağlamak için araya bir tanıdık sokma eğilimi the old pals act expr.
başkasının işine burnunu sokma keep your breath to cool your porridge expr.
disipline sokma how the cow ate the cabbage [us] expr.
Speaking
benim işime burnunu sokma! get your nose out of my business! expr.
işime burnunu sokma! mind your own business! expr.
işime burnunu sokma! get your nose out of my business! expr.
işime burnunu sokma! keep your nose out of my business! expr.
işime burnunu sokma! don't stick your nose into/in my business! expr.
işime burnunu sokma! stay out of my hair! expr.
iki ayağımı bir pabuca sokma! don't rush me! expr.
işime burnunu sokma don’t mess with my business expr.
sen buna burnunu sokma keep your nose out of this expr.
başka insanların işine burnunu sokma don't stick your nose in other people's business expr.
başkalarının işine burnunu sokma don't stick your nose in other people's business expr.
başka insanların işine burnunu sokma don't poke your nose into others' business expr.
Trade/Economic
tehlikeye sokma jeopardising n.
komşuyu zarara sokma politikası beggar-thy-neighbor policy n.
komşuyu zarara sokma politikası beggar-thy-neighbour policy n.
yeniden tedavüle sokma remonetisation n.
yeniden tedavüle sokma remonetization n.
tehlikeye sokma jeopardizing n.
başkalarını zarara sokma pahasına kendi çıkarlarını gözetme politikası beggar-my-neighbour policy n.
başkalarını zarara sokma pahasına kendi çıkarlarını gözetme politikası beggar-my-neighbour strategy n.
başkalarını zarara sokma pahasına kendi çıkarlarını gözetme politikası beggar-my-neighbor policy n.
başkalarını zarara sokma pahasına kendi çıkarlarını gözetme politikası beggar-my-neighbor strategy n.
Law
yasal statüye sokma legitimation n.
jüriye fesat sokma tampering with jury n.
ülkeye yasadışı yollarla içki sokma bootlegging n.
hapse sokma arrestation n.
Politics
komşuyu zarara sokma politikası beggar-thy-neighbor n.
Technical
boruya sokma pipelining n.
sıfır bitini araya sokma zero bit insertion n.
anayola sokma streamlining n.
hizmete sokma commissioning n.
veri ya da komut sokma anahtarı insertion switch n.
içice sokma işlemli bilgisayarlar pipeline computers n.
içice sokma pipelining n.
devreye sokma cut-in n.
araya sokma damgası insertion character n.
hazır duruma sokma arming n.
araya sokma insertion n.
yeniden sokma reinsertion n.
yeniden arasına sokma reinsertion n.
Computer
hizmete sokma sınaması commissioning test n.
araya sokma insertion n.
araya sokma kazancı insertion gain n.
araya sokma yitimi insertion loss n.
araya sokma kipi insert mode n.
araya sokma damgası insertion character n.
anayola sokma mainstreaming n.
iç içe sokma pipelining n.
iç içe sokma işlemli bilgisayarlar pipeline computers n.
boruya sokma pipelining n.
veri ya da komut sokma anahtarı insertion switch n.
sıfır bitini araya sokma zero-bit insertion n.
Informatics
kuyruğa sokma queuing n.
araya sokma tuşu insert key n.
Telecom
devreye sokma commissioning n.
geriye bakarak sıraya sokma look back queuing n.
ileriye bakarak sıraya sokma look ahead queuing n.
Electric
araya sokma yitimi insertion loss n.
araya sokma kazancı insertion gain n.
Automotive
burun sokma tuck-in n.
Medical
tüp sokma canulation n.
kanül/boru sokma cannulation n.
kanül/boru sokma intubation n.
kanül/boru sokma canulation n.
kanül/boru sokma canulisation n.
kanül/boru sokma cannulisation n.
kanül/boru sokma cannulization n.
kanül/boru sokma canulization n.
(kesme veya alet sokma yoluyla) canlı vücuduna girmeyi içeren invasive adj.
Psychology
düşünce sokma thought insertion n.
Chemistry
katı hale sokma fixation n.
Archaeology
sokma nokta bezeme pricked dot decoration n.
Religious
günaha sokma fitna n.
Sport
golfte bir deliğe belirlenen vuruş sayısından üç vuruş önce topu sokma albatross n.
yeniden müsabakaya sokma rematch n.
(bilardoda) rakibin beyaz topunu deliğe sokma whitechapel n.
hedeflenenden başka bir topu deliğe sokma winning hazard n.