sparked - Turco Inglés Diccionario

sparked

sparked — Definition

Significado:
kıvılcım, tetiklemek
Pronunciación (IPA):
(AmE /spɑːrk/ – BrE /spɑːk/)
Categoría gramatical:
İsim: spark (sparks); Fiil: spark (sparks – sparked – sparking)

Significados de "sparked" en diccionario turco inglés : 69 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
spark n. kıvılcım
He rubbed stones together and produced sparks to start a fire.
Taşları birbirine sürttü ve ateş yakmak için kıvılcımlar çıkardı.

More Sentences
spark v. kıvılcım saçmak
General
spark n. (elektrikli sistemde) kıvılcım
There were sparks coming out of the transmitter.
Vericiden kıvılcımlar çıkıyordu.

More Sentences
spark n. (teşvik anlamında) kıvılcım
That idea was the spark that eventually led to the project.
Nihayetinde projeye yol gösteren kıvılcım bu fikir oldu.

More Sentences
spark n. parıltı
My grandmother's eyes still have a spark of life in them.
Büyükannemin gözlerinde hâlâ bir yaşam parıltısı var.

More Sentences
spark v. tetiklemek
It sparked the crisis in Kosovo.
Bu durum Kosova'daki krizi tetikledi.

More Sentences
spark v. fitilini ateşlemek
Her blunt comments sparked off a serious argument.
Açık sözlü yorumları ciddi bir tartışmanın fitilini ateşledi.

More Sentences
spark v. kıvılcım çıkarmak
The wood in the potbelly stove crackled and sparked.
Bombeli sobadaki odunlar çatırdayarak kıvılcımlar çıkardı.

More Sentences
Technical
spark n. kıvılcım
He rubbed stones together and produced sparks to start a fire.
Taşları birbirine sürttü ve ateş yakmak için kıvılcımlar çıkardı.

More Sentences
spark v. kıvılcım çıkarmak
The wood in the potbelly stove crackled and sparked.
Bombeli sobadaki odunlar çatırdayarak kıvılcımlar çıkardı.

More Sentences
Automotive
spark n. kıvılcım
He rubbed stones together and produced sparks to start a fire.
Taşları birbirine sürttü ve ateş yakmak için kıvılcımlar çıkardı.

More Sentences
General
spark n. civelek
spark n. belirti
spark n. gemi telsizcisi
spark n. elmas
spark n. canlılık
spark n. hovarda
spark n. çakın
spark n. uçkun
spark n. çıngı
spark n. şerare
spark n. ateşleme
spark n. çakım
spark n. havalı
spark n. züppe
spark n. bir tür oturaklı esnek kızak
spark n. germ
spark n. beş yaşındaki camp fire, inc. üyesi
spark n. mikrop
spark n. bakteri
spark n. mikroorganizma
spark n. itfaiyeciliğe ilgisi olan kimse
spark n. canlı kırmızı renk
spark n. güzel ve akıllı genç kadın
spark n. güzel ve akıllı genç kadın
spark n. hazırcevap genç kadın
spark n. züppe genç erkek
spark n. gösteriş meraklısı genç erkek
spark n. fevri kimse
spark n. çabuk sinirlenen kimse
spark n. sevgili
spark n. yaren
spark n. yar
spark v. ateşlemek
spark v. teşvik etmek
spark v. kur yapmak
spark v. ilgi uyandırmak
spark v. kıvılcım saçmak
spark v. harekete geçirmek
spark v. dünden razı olmak
spark v. hemen kabul etmek
spark v. aklına yatmak
spark v. bir şeye meyilli olmak
spark v. kirletmek
spark v. lekelemek
spark v. sıçratmak
spark v. sıçratmak
spark v. kur yapmak
spark v. flört etmek
spark v. oynaşmak
Technical
spark n. alev izi
spark n. kıvılcım hasıl etme
spark n. telgraf
spark v. kıvılcım yaratmak
spark v. elektrik enerjisini kıvılcıma dönüştürmek
Radio
spark adj. telsiz iletişimine ait
spark adj. telsiz iletişimi ile ilgili
British Slang
spark n. elektrikçi
spark n. elektrik tesisatçısı

Significados de "sparked" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
magnetic spark plug n. manyetik buji
spark of n. belirti
mica spark plug n. mika buji
electric spark n. elektrik kıvılcımı
late spark n. gecikmeli ateşleme
spark plug n. buji
spark-plug n. buji
spark of life n. yaşam belirtisi
spark lighter n. kaynakçı çakmağı
spark lighter n. kıvılcım çakmağı
divine spark n. canlılardaki yaşama gücü
divine spark n. yaşam enerjisi
divine spark n. canlılardaki hayat enerjisi
spark off v. neden olmak
spark off v. yol açmak
spark off v. birini bir şeye teşvik etmek
spark reaction v. tepki uyandırmak
(one's eye) to spark v. gözleri parlamak
spark one's interest v. ilgisini uyandırmak
spark one's interest v. ilgisini çekmek
spark off reaction v. tepki uyandırmak
spark a debate v. tartışma yaratmak
spark a debate v. tartışmayı kıvılcımlamak
spark off v. ateşlemek
spark off v. yakmak
spark curiosity v. merak uyandırmak
spark [obsolete] v. hava atmak
spark [obsolete] v. caka satmak
spark [obsolete] v. göstermek
spark [obsolete] v. gösteriş yapmak
bright spark adj. sivri akıllı
Phrasals
spark out v. kendinden geçmek
spark out v. bayılmak
spark up v. sigara, puro yakmak
spark up v. muhabbet, tartışma başlatmak
spark up v. bir tütün ürününü içmek için yakmak
spark up v. muhabbet, tartışma içerisine girmek
Colloquial
bright spark n. zeki insan
bright spark n. çabucak anlayabilen insan
a bright spark n. sivri akıllı
spark plug n. girişime hayat veren kimse
spark plug n. harekete geçiren kimse
spark plug n. teşvik eden kimse
Idioms
a bright spark n. akıl küpü
a bright spark n. zeki
a spark plug n. (olayları) tetikleyici
a spark plug n. ajitatör
spark plug [us] n. canlandırıcı kimse
spark plug [us] n. fikirleriyle/pozitif kişiliğiyle ortamı canlandıran kimse
spark plug [us] n. teşvik edici kimse
spark plug [us] n. tetikleyici kıvılcım
spark plug [us] n. gaza getiren kimse
spark plug [us] n. fikirleriyle/pozitif kişiliğiyle teşvik eden kimse
spark plug [us] n. harekete geçiren kimse
spark plug [us] n. fikirleriyle/pozitif kişiliğiyle herkesi harekete geçiren kimse
spark plug [us] n. enerji veren kimse
spark plug [us] n. fikirleriyle/pozitif kişiliğiyle tetikleyen kimse
spark spread n. elektrik dağıtımından elde edilen gelir/kar
spark spread n. elektrik satarak elde edilen gelir/kar
not a spark of decency expr. saygıdan/kibarlıktan eser yok
not a spark of decency expr. nezaketten/incelikten eser yok
not a spark of decency expr. saygıdan/kibarlıktan nasibini almamış
not a spark of decency expr. nezaketten/incelikten nasibini almamış
not a spark of decency expr. zerre kadar saygı/nezaket yok
Speaking
the spark plug is worn out expr. buji meme yapmış
the spark plugs are worn out expr. bujiler meme yapmış
Technical
spark plug n. buji
spark igniter n. buji
electric spark n. elektrik veya kıvılcımı
spark arrester n. kıvılcım tutucu
spark ignited engine n. buji ateşlemeli motor
quenched spark gap n. sönümlü kıvılcım aralığı
spark plug cable n. buji kablosu
twin spark n. silindir başına 2 adet buji
spark igniter n. kıvılcım üreten
spark plug ignition n. buji ile ateşleme
spark lag n. kıvılcım gecikmesi
spark plug connection n. buji bağlantısı
spark discharge n. spark deşarjı
spark plug protection n. buji koruması
quenched spark system n. sönümlü kıvılcım sistemi
spark ignition engine n. benzin motoru
quenched spark converter n. sönümlü kıvılcımlı çevirici
spark plug gauge n. buji mastarı
spark gap n. ark aralığı
spark plug bushing n. buji burcu
spark arrester n. kıvılcım durdurucu
spark coil n. indüksiyon bobini
spark delay valve n. kıvılcım geciktirme valfi
spark ignition engines n. karbüratörlü makine
spark coil n. endüksiyon bobini
electric spark machine n. elektrik ark makinesi
spark plug spanner n. buji anahtarı
cold spark plug n. soğuk buji
spark coil n. kıvılcım bobini
electronic spark control n. elektronik kıvılcım kontrolü
spark plug kit n. buji kiti
spark erosion n. kıvılcım ile aşındırma
spark plug wrench n. buji anahtarı
quenched spark n. sönümlü kıvılcım
spark plug n. kıvılcımlı buji
spark gap n. eklatör
spark generator n. kıvılcım jeneratörü
spark gap arrester n. parafudur
spark-arrester plate n. kıvılcım siperi
spark-arrester silencer n. kıvılcım tutuculu susturucu
spark-quench n. kıvılcımönler
spark-plugs n. bujiler
measuring spark gap n. ölçen tırnak aralığı
spark gap n. kıvılcım aralığı
spark gap n. buji tırnak aralığı
spark condenser n. ateşleme kondensatörü
spark output n. kıvılcım çıkışı
spark ignition engine n. karbüratörlü makine
spark angle word n. kıvılcım açısı işareti
spark coil n. indükleme bobini
spark coil n. ruhmkorff bobini
spark ignited internal combustion engine n. içten yanmalı kıvılcımla ateşlemeli motor
spark plug cable n. buji ateşleme kablosu
spark erosion equipment n. kıvılcım ile aşındırma ekipmanı
spark-proofing n. kıvılcım koruma
spark protection n. kıvılcım koruma
spark plasma sintering n. kıvılcım plazma sinterleme
ignition spark n. ateşleme kıvılcımı
spark discharge machine n. kıvılcım çakımlı makine
spark energy n. kıvılcım erki
spark test n. kıvılcım deneyi
spark discharge forming n. kıvılcım çakımlı biçimleme
spark erosion n. kıvılcım aşındırması
spark coil n. kıvılcım kangalı
spark generator n. kıvılcım üreteci
keller's spark test n. keller kıvılcım deneyi
spark spectrum n. kıvılcım görüngesi
spark transmitter n. kıvılcımlı telsiz vericisi
spark-ignition engine n. kıvılcım ateşlemeli motor
spark gap n. ark boynuzu
spark gap n. atlama boynuzu
spark testing of cables n. kabloların kıvılcım deneyi
est -electronic spark timing n. elektronik kıvılcım zamanlaması
spark counter n. iyonize radyasyonölçer
spark-arresting adj. kıvılcım tutan
Computer
spark coil n. kıvılcım doğruşturucusu
measuring spark gap n. ölçen tırnak aralığı
Telecom
spark coil n. endüksiyon bobini
spark gap n. kıvılcım atlama aralığı
Electric
electric spark n. elektrik kıvılcımı
quenched spark n. sönümlü kıvılcım
quenched spark converter n. sönümlü kıvılcımlı çevirici
quenched spark system n. sönümlü kıvılcım sistemi
quenched spark gap n. sönümlü kıvılcım aralığı