Turco - Inglés
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Francés - Inglés
Español - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Traducción
Eliminar anuncios
Iniciar sesión / Registrarse
Apagar las luces
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Traducción
Sinónimo
Frases
Herramientas
Recursos
Sobre nosotros
Contacto
Iniciar sesión / Registrarse
EN-TR
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Español - Inglés
Francés - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Turco - Inglés
Francés - Inglés
Español - Inglés
Alemán - Inglés
Ocultar la historia
Historia detallada
Eliminar
Historia :
Roller gate
Samthandschuh
value figures
disrafia
system description
polyhydric
remanse
occlude
scrag
foreign controlled
Short Position
smog
Not supplied
volacious
materialises
normal a
squeezes
Historia
Frases
squeezes
— Definition
Significado:
sıkmak
,
sıkıştırmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /skwiːz/ – BrE /skwiːz/)
Categoría gramatical:
Fiil: squeeze (squeezes – squeezed – squeezing)
Sinónimo:
compress
Antónimos:
release
Significados de
"squeezes"
en diccionario turco inglés : 116 resultado(s)
Categoría
Inglés
Turco
Common Usage
1
Common Usage
squeeze
v.
sıkışmak
The neighbour's dog
squeezed
through a gap in the fence.
Komşunun köpeği çitteki bir boşluğa
sıkışmış.
More Sentences
2
Common Usage
squeeze
v.
sıkmak
He
squeezed
the water out of his shirt.
Gömleğindeki suyu
sıkarak
çıkardı.
More Sentences
General
3
General
squeeze
n.
sıkıştırma
It was a tight
squeeze,
but we got everything into the trunk.
Çok dar bir
sıkıştırma
oldu ama her şeyi bagaja sığdırdık.
More Sentences
4
General
squeeze
n.
baskı
The high interest rates are putting the
squeeze
on SMEs.
Yüksek faiz oranları KOBİ'ler üzerinde
baskı
yaratıyor.
More Sentences
5
General
squeeze
n.
sıkım
This cocktail needs a
squeeze
of lime.
Bu kokteyle bir
sıkım
misket limonu gerek.
More Sentences
6
General
squeeze
n.
sıkma
My mother gave my shoulder a little
squeeze.
Annem omzumu hafifçe
sıktı.
More Sentences
7
General
squeeze
v.
kısmak
Management is
squeezing
the marketing budget.
Yönetim pazarlama bütçesini
kısıyor.
More Sentences
8
General
squeeze
v.
kıl payı kazanmak
He managed to
squeeze
through into the semi-finals.
Yarı final hakkını
kıl payı kazanmayı
başardı.
More Sentences
Technical
9
Technical
squeeze
v.
sıkmak
He
squeezed
the water out of his shirt.
Gömleğindeki suyu
sıkarak
çıkardı.
More Sentences
Slang
10
Slang
squeeze
n.
manita
I'm having dinner tonight with my new
squeeze.
Akşama yeni
manitamla
yemek yiyeceğim.
More Sentences
11
Slang
squeeze
n.
manita
I'm having dinner tonight with my new
squeeze.
Akşama yeni
manitamla
yemek yiyeceğim.
More Sentences
12
Slang
squeeze
n.
sevgili
I want you to meet my new
squeeze.
Yeni
sevgilimle
tanışmanı istiyorum.
More Sentences
General
13
General
squeeze
n.
kısıtlamadan ileri gelen zor durum
14
General
squeeze
n.
kısıtlama
15
General
squeeze
n.
izdiham
16
General
squeeze
n.
kıtlık
17
General
squeeze
n.
zorla alma
18
General
squeeze
n.
sıkışıklık
19
General
squeeze
n.
sıkışma
20
General
squeeze
n.
sıkış
21
General
squeeze
n.
kıtlıktan ileri gelen zor durum
22
General
squeeze
n.
bir defada sıkılan miktar
23
General
squeeze
n.
kucaklama
24
General
squeeze
n.
kalabalık
25
General
squeeze
n.
cemaat
26
General
squeeze
n.
ahali
27
General
squeeze
n.
toplanma
28
General
squeeze
n.
kalabalık topluluk
29
General
squeeze
n.
kalabalık toplantı
30
General
squeeze
n.
(plastik nesnenin bir diğer nesneye bastırılması ile elde edilen) kalıp
31
General
squeeze
n.
elle kavrayarak sıkma
32
General
squeeze
v.
ezmek
33
General
squeeze
v.
baskı yapmak
34
General
squeeze
v.
tıkıştırmak
35
General
squeeze
v.
sıkmak (meyve/ıslak bez vb'ni)
36
General
squeeze
v.
kıstırmak
37
General
squeeze
v.
suyunu çıkarmak
38
General
squeeze
v.
ezilmek
39
General
squeeze
v.
zorla almak
40
General
squeeze
v.
zor bir duruma sokmak
41
General
squeeze
v.
sızdırmak
42
General
squeeze
v.
sığdırmak
43
General
squeeze
v.
para sızdırmak
44
General
squeeze
v.
tıkmak
45
General
squeeze
v.
sarmak
46
General
squeeze
v.
kucaklamak
47
General
squeeze
v.
(tetiği) düşürmek
48
General
squeeze
v.
(tetiği) parmak ile bastırarak kaldırmak
49
General
squeeze
v.
çabalayarak elde etmek
50
General
squeeze
v.
çok çalışarak kazanmak
51
General
squeeze
v.
dikkati ile kazanmak
52
General
squeeze
v.
yoğun çaba ile gerçekleştirmek
53
General
squeeze
v.
emek vererek sağlamak
54
General
squeeze
v.
zorla kazanmak
55
General
squeeze
v.
zorla sağlamak
56
General
squeeze
v.
yer açmak
57
General
squeeze
v.
zaman yaratmak
58
General
squeeze
v.
fırsat yaratmak
59
General
squeeze
v.
(bir şeyi) araya sıkıştırmak
60
General
squeeze
v.
ucu ucuna kazanmak
61
General
squeeze
v.
burun farkı ile elde etmek
62
General
squeeze
v.
çok küçük bir fark ile elde etmek
63
General
squeeze
v.
(baskı ile) şekle getirmek
64
General
squeeze
v.
bir yerden geçmeye zorlamak
65
General
squeeze
v.
bir yere zorlamak
66
General
squeeze
v.
ucu ucuna zafer kazanmak
67
General
squeeze
v.
ucundan köşesinden başarı elde etmek
68
General
squeeze
v.
(omuz, kol) tutarak hafifçe sıkmak
69
General
squeeze
v.
(yakınlık göstermek için) kavramak
70
General
squeeze
v.
miktarını sınırlamak
Trade/Economic
71
Trade/Economic
squeeze
n.
asyalı hizmetçinin istediği rüşvet
72
Trade/Economic
squeeze
n.
asyalı hizmetçi tarafından talep edilen aracılık ücreti
73
Trade/Economic
squeeze
n.
(bir yetkili veya komisyoncu tarafından elde edilen) gizli kar
74
Trade/Economic
squeeze
n.
el altından yapılan kar
75
Trade/Economic
squeeze
n.
rüşvet
76
Trade/Economic
squeeze
n.
hile hurda ile kar elde etme
77
Trade/Economic
squeeze
n.
zorla kazanç sağlama
78
Trade/Economic
squeeze
n.
haraç kesme
79
Trade/Economic
squeeze
n.
haraç baskısı
80
Trade/Economic
squeeze
n.
kısa pozisyon sıkıştırması
81
Trade/Economic
squeeze
n.
mali baskı
82
Trade/Economic
squeeze
n.
finansal baskı
83
Trade/Economic
squeeze
n.
finansal daralma
84
Trade/Economic
squeeze
n.
mali bunalım
85
Trade/Economic
squeeze
v.
ekonomik zorluk yaratmak
86
Trade/Economic
squeeze
v.
ekonomik buhrana yol açmak
87
Trade/Economic
squeeze
v.
ekonomik açıdan zorlamak
88
Trade/Economic
squeeze
v.
(kar miktarını) azaltmak
89
Trade/Economic
squeeze
v.
(karı) düşürmek
90
Trade/Economic
squeeze
v.
ekonomik baskı yaratmak
91
Trade/Economic
squeeze
v.
haraç kesmek
92
Trade/Economic
squeeze
v.
baskı altında tutmak
93
Trade/Economic
squeeze
v.
sindirmek
Technical
94
Technical
squeeze
v.
sıkıştırmak
Textile
95
Textile
squeeze
v.
toklamak
Traffic
96
Traffic
squeeze
v.
farklı bir şeride yönelmek
97
Traffic
squeeze
v.
dar şeride sıkıştırmak
Mining
98
Mining
squeeze
n.
(madende üst tabakada) kademeli kapanma
99
Mining
squeeze
n.
kademeli olarak kapatılan maden bölgesi
Medical
100
Medical
squeeze
n.
barotravma
101
Medical
squeeze
n.
basınç sarsısı
Printing
102
Printing
squeeze
n.
kağıdın mürekkepli baskı yüzeyine bastırılması
103
Printing
squeeze
n.
(vizo ile sıkıştırıldığında) baskı harflerinde daralıp şekillenme
Breeding
104
Breeding
squeeze
n.
baş bölgesinin dışarıda kaldığı bir tür sığır kafesi
Baseball
105
Baseball
squeeze
n.
köşeye sıkıştırma taktiği
106
Baseball
squeeze
v.
(sıkışık oyun ile) sayı almak
107
Baseball
squeeze
v.
(sıkışık oyun ile) koşucuyu üçüncü kaleden saha ortasına getirmek
Card
108
Card
squeeze
n.
(briçte) skuiz yapılan oyun
109
Card
squeeze
n.
(briçte) bir oyuncuya ait alıcı olmayan kağıdın alıcı hale geldiği durum
110
Card
squeeze
n.
(remi ve kanasta oyunlarında) kartı güvenli atmak için değerli bir kart kombinasyonunun bozulduğu durum
111
Card
squeeze
v.
(briçte bir diğer oyuncuya) skuiz yapmak
112
Card
squeeze
v.
(briçte bir oyuncuya ait alıcı olmayan kağıdı) alıcı hale getirmek
Slang
113
Slang
squeeze
n.
kız arkadaş
114
Slang
squeeze
n.
yatak arkadaşı
115
Slang
squeeze
n.
gizli çarkıfelek fren cihazı
116
Slang
squeeze
n.
gizli çarkıfelek durdurma cihazı
Significados de
"squeezes"
con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)
Categoría
Inglés
Turco
General
1
General
squeeze box
n.
mağaracıların dar alanlarda sürünme alıştırması yaparken kullandığı ayarlanabilir kutu
2
General
squeeze box
n.
(tedavi, taşıma için) hayvan sabitleme kafesi
3
General
squeeze [uk]
n.
boyun
4
General
squeeze [uk]
n.
ipekten yapılmış nesne
5
General
squeeze [uk]
n.
ipek
6
General
squeeze [uk]
n.
ipek materyal
7
General
squeeze in
v.
sığışmak (bir yere)
8
General
squeeze into
v.
sıkıştırmak
9
General
squeeze money out of somebody
v.
para sızdırmak
10
General
squeeze and squash
v.
mıncıklamak
11
General
squeeze almost to death
v.
posasını çıkarmak
12
General
squeeze in
v.
sıkıştırmak
13
General
squeeze in
v.
sığışmak
14
General
squeeze into
v.
araya sıkışmak
15
General
squeeze the lemon
v.
limon sıkmak
16
General
squeeze pimples
v.
sivilce patlatmak
17
General
squeeze pimples
v.
sivilce sıkmak
18
General
squeeze lemon
v.
limon sıkmak
19
General
squeeze orange
v.
portakal sıkmak
20
General
squeeze out
v.
zorlu bir başarı elde etmek
21
General
squeeze for
v.
para için zorlamak
22
General
squeeze out
v.
hak edilmiş bir zafer kazanmak
23
General
squeeze out
v.
kıran kırana bir galibiyet elde etmek
24
General
squeeze for
v.
bilgi almak için sıkıştırmak
25
General
squeeze out
v.
püskürtmek
26
General
squeeze in
v.
(bir şeye) zaman yaratmak
27
General
squeeze for
v.
(birinden) haraç kesmek
28
General
squeeze in
v.
(bir şey için) kaynak yaratmak
29
General
squeeze out
v.
fışkırtmak
30
General
squeeze for
v.
(birini) gasp etmek
31
General
in a tight squeeze
adj.
sıkışmış
32
General
in a tight squeeze
adv.
zor durumda
Phrasals
33
Phrasals
squeeze something into something
v.
iterek sıkışık/küçük bir yere yerleştirmek
34
Phrasals
squeeze themselves up
v.
tıkış tıkış bir yere sıkışmak
35
Phrasals
squeeze something in
v.
iterek sıkışık/küçük bir yere yerleştirmek
36
Phrasals
squeeze themselves up
v.
birbirlerini sıkıştırmak
37
Phrasals
squeeze through (something)
v.
bir yerden iterek/sıkıştırarak geçirmek
38
Phrasals
squeeze someone up
v.
sıkış tıkış bir yere oturtmak/yerleştirmek
39
Phrasals
squeeze something from something
v.
(tüpten vb) sıkarak çıkartmak
40
Phrasals
squeeze something out of something
v.
(tüpten vb) sıkarak çıkartmak
41
Phrasals
squeeze something out
v.
(tüpten vb) sıkarak çıkartmak
42
Phrasals
squeeze themselves together
v.
birbirlerini sıkıştırmak
43
Phrasals
squeeze something out of something
v.
sıkıp çıkarmak
44
Phrasals
squeeze something out of something
v.
sıkarak çıkarmak
45
Phrasals
squeeze something out
v.
sıkarak çıkarmak
46
Phrasals
squeeze something out
v.
sıkıp çıkarmak
47
Phrasals
squeeze by (someone or something)
v.
yanından sıkışarak/zor bela/zar zor geçmek
48
Phrasals
squeeze by
v.
yanından sıkışarak/zor bela/zar zor geçmek
49
Phrasals
squeeze by
v.
(bir işi) zor bela/zar zor yapmayı başarmak
50
Phrasals
squeeze by (someone or something)
v.
yanına sıkışarak/zor bela/zar zor girmek
51
Phrasals
squeeze by (someone or something)
v.
sığışmak
52
Phrasals
squeeze by
v.
yanına sıkışarak/zor bela/zar zor girmek
53
Phrasals
squeeze by
v.
sığışmak
54
Phrasals
squeeze by
v.
(dersten/sınavdan/bir üst lige) zar zor geçmek/geçmeyi başarmak
55
Phrasals
squeeze out
v.
sıkıştırıp yerinden etmek
56
Phrasals
squeeze out (of something)
v.
zorla/baskıyla bilgi almak
57
Phrasals
squeeze out (of something)
v.
bilgi almak için sıkıştırmak
58
Phrasals
squeeze out (of something)
v.
(bir şeyi) sıkıp içinden çıkarmak
59
Phrasals
squeeze out
v.
sıkıp içindekini dışarı çıkarmak
60
Phrasals
squeeze out (of something)
v.
(bir şeyden/yerden/kalabalığın arasından) büzüşerek çıkmak
61
Phrasals
squeeze out
v.
sıkıp çıkarmak
62
Phrasals
squeeze (something) out of (someone)
v.
(birini bir şey) yapması/vermesi için sıkıştırmak
63
Phrasals
squeeze out (of something)
v.
(bir yerden/görevden) baskıyla çıkarmaya çalışmak
64
Phrasals
squeeze out (of something)
v.
bilgi almak için baskı yapmak
65
Phrasals
squeeze (something) out of (someone)
v.
(birini bir şey) yapmaya/vermeye zorlamak
66
Phrasals
squeeze out (of something)
v.
(bir yerden/görevden) zorla çıkarmaya çalışmak
67
Phrasals
squeeze out (of something)
v.
zorla elde etmek
68
Phrasals
squeeze out
v.
sıkıştırmak
69
Phrasals
squeeze out (of something)
v.
(bir şeyden/yerden) kıvrılarak geçmek
70
Phrasals
squeeze out
v.
dışarı itmek
71
Phrasals
squeeze (something) out of (something)
v.
bir şeyi sıkıp içindekini çıkarmak
72
Phrasals
squeeze out
v.
köşeye sıkıştırmak
73
Phrasals
squeeze out (of something)
v.
(bir şeyi) sıkıp/sıkarak çıkarmak
74
Phrasals
squeeze out (of something)
v.
bilgi vermesi için zorlamak
75
Phrasals
squeeze (something) out of (something)
v.
bir şeyi sıkıp bir şey çıkarmak
76
Phrasals
squeeze out
v.
baskıyla/zorla söyletmek
77
Phrasals
squeeze out (of something)
v.
(bir şeyden/dar bir yerden yerden) eğilerek çıkmak
78
Phrasals
squeeze (something) out of (someone)
v.
(birinden bir şey) sızdırmak
79
Phrasals
squeeze off
v.
tetiğe basmak
80
Phrasals
squeeze off
v.
ateş etmek
81
Phrasals
squeeze something from something
v.
bir şeyi dibine kadar kullanmak
82
Phrasals
squeeze (something) from (someone)
v.
(birini) sıkıştırıp (bir şey) elde etmek
83
Phrasals
squeeze off
v.
tetiği çekmek
84
Phrasals
squeeze off
v.
tetiği çekip silahı ateşlemek
85
Phrasals
squeeze (something) from (someone)
v.
(birinden) zor kullanarak (bir şey) almak
86
Phrasals
squeeze something from something
v.
bir şeyi sıkıp bir şeyini çıkartmak
87
Phrasals
squeeze something from something
v.
bir şeyden en azami faydayı sağlamak
88
Phrasals
squeeze something from something
v.
bir şeyi sıkıp içindeki çıkartmak
89
Phrasals
squeeze something from something
v.
bir şeyi gittiği yere kadar kullanmak
90
Phrasals
squeeze (something) from (someone)
v.
(birinden) baskıyla/zorla bilgi almak
91
Phrasals
squeeze something from something
v.
bir şey sıkmak
92
Phrasals
squeeze (something) from (someone)
v.
(birini) sıkıştırıp bilgi almak
93
Phrasals
squeeze something from something
v.
bir şeyi sıkıp bir şey çıkartmak
94
Phrasals
squeeze up against someone or something
v.
birine/bir şeye dayamak
95
Phrasals
squeeze up against someone or something
v.
birine/bir şeye doğru sıkışmak
96
Phrasals
squeeze up against someone or something
v.
birine/bir şeye sokulmak
97
Phrasals
squeeze up against someone or something
v.
birine/bir şeye doğru sıkıştırmak
98
Phrasals
squeeze into (something)
v.
(bir şeye) sığışmak
99
Phrasals
squeeze into (something)
v.
(bir şeye) sığıştırmak
100
Phrasals
squeeze from
v.
-i gittiği yere kadar kullanmak
101
Phrasals
squeeze together
v.
bir araya/hep birlikte sıkıştırmak
102
Phrasals
squeeze into (something)
v.
(dar bir zamana) sıkıştırmak
103
Phrasals
squeeze up
v.
sığışmak
104
Phrasals
squeeze from
v.
-den zor kullanarak bir şey almak
105
Phrasals
squeeze up
v.
sıkışık bir şekilde yerleştirmek
106
Phrasals
squeeze up
v.
sıkışmak
107
Phrasals
squeeze into (something)
v.
(bir şeye) zorla sığdırmak
108
Phrasals
squeeze from
v.
-den azami faydayı sağlamak
109
Phrasals
squeeze up
v.
ezip büzmek
110
Phrasals
squeeze up
v.
sıkıştırmak
111
Phrasals
squeeze up
v.
buruşturmak
112
Phrasals
squeeze up
v.
sığıştırmak
113
Phrasals
squeeze into (something)
v.
(bir şeye) sıkışmak
114
Phrasals
squeeze through
v.
dar bir yerden sığışıp geçmek
115
Phrasals
squeeze together
v.
bir arada sığışmak
116
Phrasals
squeeze up against
v.
-e doğru sıkışmak
117
Phrasals
squeeze from
v.
-den sıkarak çıkarmak
118
Phrasals
squeeze up against
v.
-e sokulmak
119
Phrasals
squeeze through
v.
-den sıkışarak geçmek
120
Phrasals
squeeze into (something)
v.
(bir şeye) tıkışmak
121
Phrasals
squeeze through
v.
-den sıkışıp geçmeyi başarmak
122
Phrasals
squeeze from
v.
'-den baskıyla/zorla bilgi almak
123
Phrasals
squeeze from
v.
'-i sıkıp bir şey çıkarmak
124
Phrasals
squeeze into (something)
v.
(bir şeye) tıkıştırmak
125
Phrasals
squeeze up against
v.
-e dayamak
126
Phrasals
squeeze together
v.
hep birlikte sıkışmak/sığışmak
127
Phrasals
squeeze up
v.
sıkışık bir şekilde yerleşmek
128
Phrasals
squeeze into (something)
v.
(bir şeye) sıkıştırmak
129
Phrasals
squeeze into (something)
v.
(dar bir zamana) sığdırmak
130
Phrasals
squeeze into (something)
v.
(bir şeye) sıkışık bir şekilde yerleşmek
131
Phrasals
squeeze up
v.
ezmek
132
Phrasals
squeeze up
v.
tıkışmak
133
Phrasals
squeeze from
v.
-i sıkıştırıp bilgi almak
134
Phrasals
squeeze into (something)
v.
(bir şeye) sıkıştırıp yerleştirmek
135
Phrasals
squeeze through
v.
-den son anda/kıl payı geçmek
136
Phrasals
squeeze up
v.
tıkıştırmak
137
Phrasals
squeeze through
v.
zar zor/ucu ucuna başarmak
138
Phrasals
squeeze together
v.
bir araya/hep birlikte sığıştırmak
139
Phrasals
squeeze together
v.
birbirine sokulmak
Phrases
140
Phrases
the juice isn't worth the squeeze
expr.
attığın taş ürküttüğün kuşa değmez
Proverb
141
Proverb
you can't squeeze blood from a stone
ne kadar çabalarsan çabala mümkün değil
142
Proverb
you can't squeeze blood from a turnip
ne kadar çabalarsan çabala mümkün değil
143
Proverb
you can't squeeze blood from a turnip
yoktan yonga çıkarılmaz
144
Proverb
you can't squeeze blood from a stone
yoktan yonga çıkarılmaz
145
Proverb
you can't squeeze blood from a turnip
ölü gözünden yaş çıkarılmaz
146
Proverb
you can't squeeze blood from a stone
ölü gözünden yaş çıkarılmaz
Colloquial
147
Colloquial
the squeeze
n.
stres
148
Colloquial
the squeeze
n.
baskı
149
Colloquial
someone's main squeeze
n.
sevdiceği
150
Colloquial
someone's main squeeze
n.
manitası
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of squeezes
×
Term Options
Corregir / Sugerir
Francés Inglés Diccionario
Español Inglés Diccionario
Alemán Inglés Diccionario
Inglés Sinónimo Diccionario
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy