swim! - Turco Inglés Diccionario

swim!

Significados de "swim!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
swim n. yüzme
swim v. yüzmek
General
swim n. baygınlık
swim n. yüzgeç
swim n. baş dönmesi
swim n. yüzüş
rift swim mask n. yüzücü gözlüğü
rift swim mask n. deniz gözlüğü
swim safety n. yüzme güvenliği
swim goggles n. su gözlüğü
swim goggles n. yüzücü gözlüğü
swim course n. yüzme kursu
swim v. yüzmek (suda)
be in the swim v. yer almak
swim v. dolu olmak (bir şeyle)
be in the swim v. faal bir sosyal hayatı olmak
swim v. boğulmak
swim v. bol miktarda sahip olmak (bir şeye)
swim v. kulaç atmak
swim a stroke v. kulaçlamak
be in the swim of things v. faal bir hayat sürmek
swim v. yüzmesine yardım etmek
swim v. yüzdürmek
swim v. dolmak
let swim v. yüzdürmek
swim in the sea v. denizde yüzmek
swim v. sersemlemek
swim a crawl v. kulaçlamak
swim v. dönmek (birinin başı)
swim v. yüzerek geçmek (akarsu/göl vb'ni)
be in the swim v. faal bir hayat sürmek
swim like a brick v. batmak
know how to swim v. yüzme bilmek
be in the swim v. katılmak
swim with the tide v. egemen olan görüşe uymak
swim v. taşmak
be in the swim of things v. faal bir sosyal hayatı olmak
have a swim v. denize girmek
swim v. dönmek
swim under water v. suyun altında yüzmek
swim v. yüzmek
swim v. bir şey içinde yüzmek
swim in v. içinde yüzmek
can not swim v. yüzememek
be unable to swim v. yüzememek
swim a lot v. çok yüzmek
swim a lot v. bol bol yüzmek
swim to shore v. kıyıya yüzmek
go for a swim v. yüzmeye gitmek
swim naked v. çıplak yüzmek
swim with the current v. akıntı ile/akıntının yönünde yüzmek
swim in the water v. suda yüzmek
learn to swim v. yüzmeyi öğrenmek
learn to swim v. yüzme öğrenmek
swim with sharks v. köpek balıklarıyla yüzmek
swim v. (hayvan) yüzerek dolaşmak
swim v. (baş) dönmek
swim v. gözünün önünde uçuşmak
swim adj. yüzmekle ilgili
swim adj. yüzerken kullanılan
in the swim adj. olup bitenlerden haberi olan
Irregular Verb
swim v. swam - swum
Phrasals
swim toward someone or something v. -e/doğru yüzmek
swim for someone or something v. -e/doğru yüzmek
swim around v. uçuşmak
swim around v. keyfine/öylesine yüzmek
swim around v. uçuşup durmak
swim around v. suda oynamak
swim around v. dolaşmak
swim around v. geçmek
swim around v. dolaşıp durmak
swim into (something) v. (bir şeye/yere) yüzmek
swim into something v. yüzerek bir şeye girmek
swim into something v. bir şeyin içine yüzmek
swim into (something) v. (akıntıya, gelgite, bir güce) karşı yüzmek
swim into (something) v. (bir şeye) karşı yüzmek
swim with (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) yakınlarında/etrafında yüzmek
swim with (something) v. akıntıya kapılmak
swim with (something) v. akıntıya göre hareket etmek
swim with (something) v. (bir şeyin) yönünde yüzmek
swim with (someone) v. tehlikeli (kimselere) bulaşmak
swim with (something) v. suyun dibini boylamak
swim with (someone) v. köpek balıklarıyla yüzmek
swim with (something) v. akıntıyla sürüklenmek
swim with (someone) v. tehlikeli sularda yüzmek
swim with (something) v. rüzgar nereden eserse oraya gitmek
swim with (something) v. çoğunlukla beraber/çoğunluğa göre hareket etmek
swim with (someone) v. güvenilmez (kimselerle) takılmak
swim with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) yüzmek
swim with (something) v. akıntıyla/gel-gitle aynı yönde yüzmek
swim with (something) v. (bir şeyle) aynı yönde yüzmek
swim with (someone) v. hain (kimselerle) takılmak
swim with (someone) v. şeytanlık peşinde koşan (kimselerle) takılmak
swim with (someone) v. tehlikeli (kimselerle) takılmak
swim with (something) v. öldürülüp suya atılmak
swim with (someone) v. kurnaz (kimselere) bulaşmak
swim with (something) v. popüler olana kapılmak
swim with (something) v. akıntı/gel-git yönünde yüzmek
swim for v. -e/doğru yüzmek
swim into v. -e yüzerek girmek
swim in (something) v. (bir şey) içinde yüzmek
swim into v. -e karşı yüzmek
swim in (something) v. bolca (bir şeye) sahip olmak
swim in (something) v. (bir şeyde) yüzmek
swim into v. -e yüzmek
swim in (something) v. (bir şeyle) kaplanmak
swim into v. '-in içine yüzmek
swim in (something) v. (bir şeye) batmak
swim toward v. -e/doğru yüzmek
Proverb
only dead fish swim with the stream sadece ölü balıklar akıntıya kapılır
only dead fish swim with the stream sadece ölü balıklar akıntıya kapılır
don't go near the water until you learn how to swim bilmediğin işe kalkışma/girişme
don't go near the water until you learn how to swim iyice hazır olmadan bir işe kalkışma
don't go near the water until you learn how to swim bir şeyi öğrenmeden yapmaya çalışma
Idioms
swim against the tide v. egemen olan görüşe karşı gelmek
swim against the current v. akıntıya karşı yüzmek
make someone's head swim v. birinin kafasını bulandırmak
swim against the current v. burnunun dikine gitmek
swim against the current v. akıntıya karşı küre çekmek
swim against the current v. akıntıya kürek çekmek
swim against the current v. olmayacak duaya amin demek
be out of the swim of things v. (bir süre) dahil olmamak
be out of the swim of things v. (bir süre) olayların dışında kalmak
swim before someone's eyes v. gözünün önüne gelmek
swim against the tide v. çoğunluğa uymamak
swim against the tide v. akıntıya kürek çekmek
make someone's head swim v. birinin kafasını allak bullak etmek
make someone's head swim v. birinin başını döndürmek
make someone's head swim v. birinin kafasını karıştırmak
swim in the raw v. çıplak yüzmek
get the swim of things v. bir şeye dahil olmak
swim for it v. yüzerek kaçmak
be in the swim v. tercih edilen olmak
be in the swim v. etkin ilişkilerde yer almak
be in the swim v. revaçta olmak
swim in front of (one's) eyes v. (birinin) gözünün önünde uçuşmak
swim in front of (one's) eyes v. (birinin) gözünün önünde belirmek
swim with/against the stream v. akışa uymak/uymamak
swim with/against the stream v. akıntıya kapılıp gitmek/akıntıya karşı kürek çekmek
swim with/against the stream v. çoğunluğa uymak/karşı gelmek
swim with/against the stream v. sürüye uymak/uymamak
swim against the stream v. akıntıya karşı yüzmek
be in the swim (of things) v. (her şeyden/olup bitenden) haberdar olmak
be in the swim (of things) v. (işlerin içinde) aktif bir yer almak
be in the swim (of things) v. (işlerle ilgili) bilgi sahibi olmak
be in the swim (of things) v. (bir şeylerden) geri kalmamak
make (one's) head swim v. (birinin) başını döndürmek
make (one's) head swim v. (birinin) kafasını allak bullak etmek
make (one's) head swim v. (birinin) kafasını bulandırmak
make (one's) head swim v. (birini) sersemletmek