swim - Turco Inglés Diccionario

swim

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

swim — Definition

Significado:
yüzmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /swɪm/ – BrE /swɪm/)
Categoría gramatical:
Düzensiz Fiil: swim (swims – swam/swum – swimming)
Sinónimo:
paddle
Antónimos:
sink

Significados de "swim" en diccionario turco inglés : 28 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
swim n. yüzme
She went for a morning swim at the beach.
Sabah yüzmesi yapmak için sahile gitti.

More Sentences
swim v. yüzmek
The children enjoyed swimming in the pool.
Çocuklar havuzda yüzmenin keyfini çıkardılar.

More Sentences
General
swim v. yüzerek geçmek (akarsu/göl vb'ni)
Tom swam across the Channel.
Tom Kanal'ı yüzerek geçti.

More Sentences
swim v. yüzdürmek
Tom made Mary swim.
Tom Mary'yi yüzdürdü.

More Sentences
swim v. yüzmek
The children enjoyed swimming in the pool.
Çocuklar havuzda yüzmenin keyfini çıkardılar.

More Sentences
swim v. (hayvan) yüzerek dolaşmak
The graceful swans swam gracefully in the tranquil lake.
Zarif kuğular sakin gölde zarafetle yüzerek dolaşıyordu.

More Sentences
swim v. (baş) dönmek
After spinning around in circles, her head started to swim.
Daireler çizerek dolandıktan sonra başı dönmeye başladı.

More Sentences
Marine Biology
swim v. yüzmek
The children enjoyed swimming in the pool.
Çocuklar havuzda yüzmenin keyfini çıkardılar.

More Sentences
General
swim n. yüzüş
swim n. baş dönmesi
swim n. yüzgeç
swim n. baygınlık
swim v. boğulmak
swim v. yüzmesine yardım etmek
swim v. dolmak
swim v. dönmek
swim v. taşmak
swim v. yüzmek (suda)
swim v. dolu olmak (bir şeyle)
swim v. dönmek (birinin başı)
swim v. sersemlemek
swim v. kulaç atmak
swim v. bol miktarda sahip olmak (bir şeye)
swim v. bir şey içinde yüzmek
swim v. gözünün önünde uçuşmak
swim adj. yüzmekle ilgili
swim adj. yüzerken kullanılan
Irregular Verb
swim v. swam - swum

Significados de "swim" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
rift swim mask n. deniz gözlüğü
rift swim mask n. yüzücü gözlüğü
swim safety n. yüzme güvenliği
swim goggles n. su gözlüğü
swim goggles n. yüzücü gözlüğü
swim course n. yüzme kursu
swim like a brick v. batmak
be in the swim v. faal bir sosyal hayatı olmak
swim a stroke v. kulaçlamak
be in the swim v. yer almak
be in the swim of things v. faal bir hayat sürmek
let swim v. yüzdürmek
swim a crawl v. kulaçlamak
swim in the sea v. denizde yüzmek
swim under water v. suyun altında yüzmek
have a swim v. denize girmek
be in the swim of things v. faal bir sosyal hayatı olmak
swim with the tide v. egemen olan görüşe uymak
be in the swim v. katılmak
be in the swim v. faal bir hayat sürmek
know how to swim v. yüzme bilmek
swim in v. içinde yüzmek
be unable to swim v. yüzememek
can not swim v. yüzememek
swim a lot v. bol bol yüzmek
swim a lot v. çok yüzmek
swim to shore v. kıyıya yüzmek
go for a swim v. yüzmeye gitmek
swim naked v. çıplak yüzmek
swim with the current v. akıntı ile/akıntının yönünde yüzmek
swim in the water v. suda yüzmek
learn to swim v. yüzmeyi öğrenmek
learn to swim v. yüzme öğrenmek
swim with sharks v. köpek balıklarıyla yüzmek
in the swim adj. olup bitenlerden haberi olan
Phrasals
swim toward someone or something v. -e/doğru yüzmek
swim for someone or something v. -e/doğru yüzmek
swim around v. uçuşmak
swim around v. keyfine/öylesine yüzmek
swim around v. uçuşup durmak
swim around v. suda oynamak
swim around v. geçmek
swim around v. dolaşmak
swim around v. dolaşıp durmak
swim into (something) v. (akıntıya, gelgite, bir güce) karşı yüzmek
swim into something v. yüzerek bir şeye girmek
swim into (something) v. (bir şeye/yere) yüzmek
swim into (something) v. (bir şeye) karşı yüzmek
swim into something v. bir şeyin içine yüzmek
swim with (something) v. (bir şeyin) yönünde yüzmek
swim with (someone) v. köpek balıklarıyla yüzmek
swim with (someone) v. şeytanlık peşinde koşan (kimselerle) takılmak
swim with (someone) v. hain (kimselerle) takılmak
swim with (something) v. çoğunlukla beraber/çoğunluğa göre hareket etmek
swim with (someone) v. güvenilmez (kimselerle) takılmak
swim with (something) v. akıntıya kapılmak
swim with (something) v. akıntı/gel-git yönünde yüzmek
swim with (someone) v. tehlikeli sularda yüzmek
swim with (something) v. (bir şeyle) aynı yönde yüzmek
swim with (something) v. akıntıyla/gel-gitle aynı yönde yüzmek
swim with (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) yakınlarında/etrafında yüzmek
swim with (something) v. akıntıyla sürüklenmek
swim with (something) v. suyun dibini boylamak
swim with (something) v. popüler olana kapılmak
swim with (something) v. akıntıya göre hareket etmek
swim with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) yüzmek
swim with (something) v. rüzgar nereden eserse oraya gitmek
swim with (something) v. öldürülüp suya atılmak
swim with (someone) v. kurnaz (kimselere) bulaşmak
swim with (someone) v. tehlikeli (kimselerle) takılmak
swim with (someone) v. tehlikeli (kimselere) bulaşmak
swim into v. -e yüzmek
swim into v. -e karşı yüzmek
swim for v. -e/doğru yüzmek
swim toward v. -e/doğru yüzmek
swim into v. '-in içine yüzmek
swim in (something) v. (bir şey) içinde yüzmek
swim in (something) v. bolca (bir şeye) sahip olmak
swim in (something) v. (bir şeyde) yüzmek
swim into v. -e yüzerek girmek
swim in (something) v. (bir şeye) batmak
swim in (something) v. (bir şeyle) kaplanmak
Proverb
only dead fish swim with the stream sadece ölü balıklar akıntıya kapılır
only dead fish swim with the stream sadece ölü balıklar akıntıya kapılır
don't go near the water until you learn how to swim bilmediğin işe kalkışma/girişme
don't go near the water until you learn how to swim bir şeyi öğrenmeden yapmaya çalışma
don't go near the water until you learn how to swim iyice hazır olmadan bir işe kalkışma
Idioms
swim against the current v. akıntıya karşı yüzmek
swim against the tide v. egemen olan görüşe karşı gelmek
make someone's head swim v. birinin kafasını bulandırmak
swim against the current v. burnunun dikine gitmek
swim against the current v. akıntıya karşı küre çekmek
swim against the current v. akıntıya kürek çekmek
swim against the current v. olmayacak duaya amin demek
be out of the swim of things v. (bir süre) dahil olmamak
be out of the swim of things v. (bir süre) olayların dışında kalmak
swim before someone's eyes v. gözünün önüne gelmek
swim against the tide v. akıntıya kürek çekmek
swim against the tide v. çoğunluğa uymamak
make someone's head swim v. birinin başını döndürmek
make someone's head swim v. birinin kafasını karıştırmak
make someone's head swim v. birinin kafasını allak bullak etmek
swim in the raw v. çıplak yüzmek
get the swim of things v. bir şeye dahil olmak
swim for it v. yüzerek kaçmak
be in the swim v. tercih edilen olmak
be in the swim v. etkin ilişkilerde yer almak
be in the swim v. revaçta olmak
swim in front of (one's) eyes v. (birinin) gözünün önünde belirmek
swim in front of (one's) eyes v. (birinin) gözünün önünde uçuşmak
swim with/against the stream v. akışa uymak/uymamak
swim with/against the stream v. çoğunluğa uymak/karşı gelmek
swim with/against the stream v. sürüye uymak/uymamak
swim with/against the stream v. akıntıya kapılıp gitmek/akıntıya karşı kürek çekmek
swim against the stream v. akıntıya karşı yüzmek
be in the swim (of things) v. (işlerle ilgili) bilgi sahibi olmak
be in the swim (of things) v. (işlerin içinde) aktif bir yer almak
be in the swim (of things) v. (her şeyden/olup bitenden) haberdar olmak
be in the swim (of things) v. (bir şeylerden) geri kalmamak
make (one's) head swim v. (birinin) başını döndürmek
make (one's) head swim v. (birinin) kafasını bulandırmak
make (one's) head swim v. (birinin) beynini sulandırmak
make (one's) head swim v. (birinin) kafasını allak bullak etmek
make (one's) head swim v. (birini) sersemletmek
make (one's) head swim v. (birine) ne olduğunu şaşırtmak
make head swim v. başını döndürmek
make head swim v. kafasını karıştırmak
make head swim v. kafasını allak bullak etmek
make head swim v. kafasını bulandırmak
swim upstream v. sürüye uymamak
swim before eyes v. gözünün önüne gelmek
swim upstream v. çoğunluğa ters hareket etmek
swim upstream v. akıntıya karşı yüzmek
swim upstream v. ters gitmek
swim with sharks v. tehlikeli/kurnaz insanlara bulaşmak
swim with sharks v. tehlikeli insanlarla aşık atmak
swim upstream v. çoğunluğa uymamak
sink or swim expr. ya batarsın ya çıkarsın
sink or swim expr. ya herrü ya merrü
like trying to swim upstream expr. deveye hendek atlatmak kadar zor
in the swim of things expr. faal bir sosyal hayatı olan
in the swim of things expr. sahalarda
in the swim of things expr. sosyal hayatın içinde
in the swim of things expr. faal bir hayat süren
in the swim of things expr. hayata karışmış
into the swim (of things) expr. (işlere) alışmış/dahil olmuş
in the swim (of things) expr. işleyişe dahil olmuş
into the swim (of things) expr. (işlere/olan bitene) hakim
into the swim (of things) expr. (işlerin) akışına dahil olmuş
in the swim (of things) expr. (işlerin) akışına dahil olmuş