dolmak - Turco Inglés Diccionario

dolmak

Significados de "dolmak" en diccionario inglés turco : 20 resultado(s)

Turco Inglés
General
dolmak get full v.
Some of these changes are physical, like your breasts getting full of milk.
Bu değişikliklerin bazıları, göğüslerinizin sütle dolması gibi fizikseldir.

More Sentences
dolmak be over v.
Your time is over now.
Artık zamanın doldu.

More Sentences
dolmak lapse v.
That has lapsed, and so I ask you to agree to this urgent procedure.
Bu süre doldu ve bu nedenle sizden bu acil prosedürü kabul etmenizi rica ediyorum.

More Sentences
dolmak fill up v.
Our planet is filling up with trash.
Gezegenimiz çöplerle doluyor.

More Sentences
dolmak fill v.
The room was filled with light from the television.
Oda televizyondan gelen ışıkla doluydu.

More Sentences
dolmak be full v.
When I heard that she was cured, my heart was full of gratitude.
İyileştiğini duyduğumda kalbim şükranla doldu.

More Sentences
dolmak expire v.
The programme had its deadlines, which, it is true, will expire in two years' time.
Programın süreleri vardı ve bu süreler iki yıl sonra dolacak.

More Sentences
dolmak brim v.
My eyes brimmed with tears when I heard the news.
Haberi duyduğumda gözlerim yaşlarla doldu.

More Sentences
dolmak pour v.
Sunlight poured into the living room.
Güneş ışığı oturma odasına doluyordu.

More Sentences
dolmak swell v.
dolmak swim v.
dolmak clog v.
dolmak congest v.
dolmak flow v.
dolmak be packed v.
dolmak bathe v.
dolmak upwell v.
dolmak honeycomb v.
dolmak close v.
dolmak drop v.

Significados de "dolmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 136 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
süresi dolmak expire v.
General
vadesi dolmak come to maturity v.
çilesi dolmak for one's period of suffering to end v.
alüvyon ile dolmak silt up v.
ile dolmak (gözyaşı/bir duygu) well within v.
kum ve çamurla dolmak silt up v.
dolmak (süre) expire v.
ile dolmak (gözyaşı/bir duygu) well up v.
suyla dolmak founder v.
süresi dolmak expire v.
dolmak (yelken rüzgarla) swell v.
vadesi dolmak fall due v.
ile dolmak (gözyaşı/bir duygu) well in v.
birlikte içeriye dolmak crowd together v.
süresi dolmak be out of date v.
garantisi dolmak (guarantee) expire v.
süre dolmak (time) be up v.
süre dolmak (time) run out v.
gözleri yaşlarla dolmak (one's eyes) fill with tears v.
gözü dolmak (one's eyes) to fill with tears v.
gözleri dolmak (one's eyes) to fill with tears v.
gözleri dolmak (one's eyes) to brim with tears v.
gözü dolmak (one's eyes) to brim with tears v.
ağzına kadar dolmak brim v.
süresi dolmak run out v.
sevinçle dolmak be filled with joy v.
sevinçle dolmak be full of joy v.
zamanı dolmak one's time to be up v.
vize süresi dolmak one's visa to expire v.
geçici bir süre dolmak stop/halt for a short time v.
geçici bir süre dolmak stop/halt temporarily v.
tıka basa/ağzına kadar dolmak engorge v.
zaman dolmak the time is over v.
kaygı ile dolmak be filled with anxiety v.
yeniden (enerji, istek, umut vb.) ile dolmak recharge v.
yeniden dolmak refill v.
süresi dolmak terminate v.
zevkle dolmak joy v.
buharla dolmak vapor v.
buharla dolmak vapour v.
çizgilerle dolmak line v.
kibir dolmak bloat v.
tıka basa dolmak bulge v.
tıka basa dolmak choke v.
ağzına kadar dolmak choke v.
süresi dolmak determine v.
aşırı büyük kalabalıkla birlikte içeriye dolmak overcrowd v.
aşırı dolmak overswell v.
ağzına kadar dolmak overswell v.
süresi dolmak run out v.
(şeffaf yüzey) leke veya çizgi ile dolmak cloud v.
çatlaklarla dolmak cranny v.
tamamen dolmak pack v.
ağzına kadar dolmak pack v.
sonuna kadar dolmak pack v.
yaşam enerjisi ile dolmak pulsate v.
enerji dolmak prevail [obsolete] v.
safrayla dolmak putrify v.
irinle dolmak putrefy v.
yavaş yavaş dolmak stand v.
(ışık) ortama dolmak flood v.
tutkuyla dolmak passion v.
aşkla dolmak passion v.
Phrasals
ile dolmak inundate with v.
bir şey ile tıka basa dolmak/şişmek bulge with something v.
gözleri dolmak tear up v.
katılım süresi dolmak close something out v.
katılım süresi dolmak close out v.
gırtlağına kadar bir şeyle dolmak cram someone or something with someone or something v.
pozitif enerji dolmak jump for (something) v.
süresi dolmak (yiyecek, içecek) go off v.
(birinin/bir şeyin) her tarafına (bir şey) dolmak swamp (someone or something) with (something) v.
(bir şeye/yere) dolmak stream into (something or some place) v.
küçük kesiklerle/sıyırıklarla dolmak scrape up v.
(bir şeyle) dolmak bulge with (something) v.
ile dolmak bulge with v.
(bir duyguyla) dolmak burst with (an emotion) v.
ile dolmak burst with v.
gözleri yaşla dolmak mist over v.
(bir şeyle) dolmak explode with (something) v.
akan bir şeyle dolmak flow with v.
akan (bir şeyle) dolmak flow with (something) v.
(birinin) içi bir hisle dolmak flow over (someone) v.
süresi dolmak go out v.
tamamen dolmak chock up v.
tıka basa dolmak chock up v.
meyveyle dolmak fruit up v.
gözleri dolmak glaze up v.
(bir şeyin) içine dolmak infiltrate into (something) v.
(bir sıvıyla) dolmak inundate with (something) v.
(bir şeyden dolayı) pozitif enerji dolmak jump from (something) v.
ile dolmak overflow with v.
(bir şeyle) dolmak resound with (something) v.
(ses) (bir şeyin/bir yerin) her tarafına dolmak reverberate throughout (something or some place) v.
ile dolmak swell with v.
bir duyguyla dolmak swell with v.
(bir şeyle) dolmak well up with (something) v.
(bir hisle) dolmak wipe over v.
Colloquial
miadı dolmak üzere olmak be done for v.
limiti dolmak be maxed out v.
Idioms
tıka basa dolmak be packed like sardines v.
miadı dolmak go the way of the horse and buggy v.
miyadı dolmak go the way of the dodo v.
içi huzurla dolmak feel a glow of contentment v.
içi huzurla dolmak feel a glow of peacefulness v.
içi huzurla dolmak feel a glow of satisfaction v.
içi neşeyle dolmak feel a glow of contentment v.
içi huzurla dolmak feel a glow of happiness v.
içi neşeyle dolmak feel a glow of happiness v.
içi neşeyle dolmak feel a glow of peacefulness v.
içi neşeyle dolmak feel a glow of satisfaction v.
heyecanla dolmak burst with excitement v.
nefretle dolmak bristle with anger v.
nefretle dolmak bristle with rage v.
nefretle dolmak bristle with indignation v.
gözleri dolmak be moved to tears v.
miyadı dolmak go the way of the dinosaur v.
miyadı dolmak go the way of the dinosaurs v.
miadı dolmak have seen (one's) day v.
tıka basa dolmak be squashed (in) like sardines v.
gözleri dolmak be (all) choked up v.
(bir şey, duygu) dolmak brim with (something) v.
(bir şeyle, duyguyla) dolmak brim with (something) v.
mutlulukla/sevinçle dolmak burst with joy v.
(kabarcık, çıban) olgunlaşıp irinle dolmak come to a head v.
Trade/Economic
tekrar dolmak replenish v.
vadesi dolmak mature v.
Computer
kendi kendine dolmak self populate v.
Marine
(dalga) kıç kasarasına dolmak poop v.
Physiology
kanla dolmak engorge v.
Pathology
şişerek irin dolmak apostemate v.
Archaic
birlikte içeriye dolmak huggle v.
Slang
miadı dolmak tap out v.
kafası dolmak be brain dead v.
mutlulukla dolmak bliss out v.
huzurla dolmak bliss out v.