swinging - Turco Inglés Diccionario

swinging

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

swinging — Definition

Significado:
hareketli, popüler
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈswɪŋɪŋ/ – BrE /ˈswɪŋɪŋ/)
Categoría gramatical:
Sıfat: swinging
Sinónimo:
lively, trendy
Antónimos:
dull

Significados de "swinging" en diccionario turco inglés : 17 resultado(s)

Inglés Turco
General
swinging adj. hareketli
The actor enjoyed a swinging lifestyle.
Aktörün hareketli bir yaşam tarzı vardı.

More Sentences
swinging n. salınım
swinging n. sallanma
swinging n. sallama
swinging adj. etkili
swinging adj. açık (sekste)
swinging adj. sallanan
swinging adj. değişken
swinging adj. canlı
swinging adj. salınan
swinging adj. çekici
swinging adj. inip çıkan
swinging adj. kuvvetli
swinging adj. ritmik
swinging N. popüler
Social Sciences
swinging n. eş değiştirme
Slang
swinging n. sekse açık

Significados de "swinging" con otros términos en diccionario inglés turco: 31 resultado(s)

Inglés Turco
General
swinging door n. çarpma kapı
free-swinging adj. cesur ve teklifsiz
Colloquial
swinging dick n. kendini beğenmiş başarılı ve küstah adam
Idioms
come out swinging v. azimle savunmak
go down swinging v. kaybedeceğini bildiği halde pes etmemek
be swinging the lead [uk] v. işe gitmemek/işten kaytarmak için hasta numarası yapmak
be swinging the lead [uk] v. hasta numarası yaparak işten kaytarmak
Speaking
I saw the chandelier swinging expr. avizenin sallandığını gördüm
Technical
swinging choke n. değişken endüktanslı boğucu
swinging of flow n. akımın salınımı
swinging of flow n. akımın yanal salınımı
out-swinging casement n. dışarı dönel çerçeve
swinging valve n. menteşeli vana
swinging-in casement n. içeri dönel çerçeve
swinging valve n. dönel kanatlı valf
swinging sieve n. sallama elek
swinging pendulum n. salıncak sarkaç
swinging launder n. sallanan oluk
swinging bucket rotor n. salıncak kovalı rotor
Electric
swinging choke n. değişken endüktanslı boğucu
Construction
swinging bail n. asma ahır bölmesi
swinging door n. döner kapı
swinging post n. kapıyı bağlayıp destekleyen iki direkten her biri
Aeronautic
compass swinging n. pusula salınımı
Marine
swinging mooring n. salınımlı yanaşma
Food Engineering
free swinging plain sifter n. serbest salınımlı düz elek
Marine Biology
swinging bucket roter n. açılımlı dönüş
Agriculture
swinging churn n. salıncak yayık
Military
swinging the compass n. pusula ayarı
swinging traverse n. genişliğine ve derinliğine tarama
swinging compass n. ayar pusulası