tabak - Turco Inglés Diccionario

tabak

Significados de "tabak" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
tabak dish n.
I want a dish of your finest meal, please.
En iyi yemeğinizden bir tabak istiyorum, lütfen.

More Sentences
tabak plate n.
He ate three plates of macaroni and cheese.
Üç tabak peynirli makarna yedi.

More Sentences
General
tabak course n.
The second course has chickpeas, chicken, meat, sausage and potato.
İkinci tabakta nohut, tavuk, et, sosis ve patates var.

More Sentences
tabak plate n.
He ate three plates of macaroni and cheese.
Üç tabak peynirli makarna yedi.

More Sentences
tabak serving n.
tabak paten n.
Technical
tabak tanner n.
Food Engineering
tabak tray n.

Significados de "tabak" con otros términos en diccionario inglés turco: 147 resultado(s)

Turco Inglés
General
kağıt veya kumaştan işlemeli tabak altlığı doyly n.
içine kemik külü katılarak yapılan porselen tabak bone china n.
tahta düz tabak platter n.
tabak dolusu dishful n.
tabak asansörü platter lift n.
tabak bezi dishcloth n.
bir tabak dolusu plateful n.
tabak çanak dishware n.
aşai rabbani ayininde kullanılan metal tabak paten n.
tabak çanak dishes n.
çok dayanıklı bir seramikten yapılan tabak stoneware n.
tabak dolusu plateful n.
düz ve büyük tabak charger n.
tabak dolabı china closet n.
büyük düz tabak platter n.
tabak salyangozu planorbis n.
kağıt veya kumaştan işlemeli tabak altlığı doyley n.
kayık tabak platter n.
tabak çanak (sofrada kullanılan) tableware n.
asitle oyularak yapılmış tabak glyphograph n.
tabak dolabı dresser n.
tabak takımı crockery n.
düz ve büyük tabak platter n.
tahta tabak wooden plate n.
tabak dolabı buffet n.
tabak altlığı place mat n.
tabak rafı plate rail n.
tabak çarkı dish wheel n.
bakır tabak copper plate/dish n.
kayık tabak boat n.
çanak çömlek (tabak) kırmaca crockery smashing n.
supla (tabak) charger/underplate/service plate n.
tabak rafı dish rack n.
tabak altlığı örtü doily n.
tabak altlığı örtü doiley n.
kağıt tabak paper plate n.
porselen tabak porcelain plate n.
iki tabak yemek two plates of food n.
bir tabak pasta a plate of cake n.
bir tabak kek a plate of cake n.
plastik tabak plastic plate n.
tabak altlığı tablemat n.
özel işaretli tabak remarque n.
değirmenciye yaptığı işin karşılığı olarak verilen tahıl miktarını ölçmekte kullanılan tabak toll hop n.
değirmenciye yaptığı işin karşılığı olarak verilen tahıl miktarını ölçmekte kullanılan tabak tolldish n.
ahşap tabak-çanak treenware n.
gümüş tabak argentry [obsolete] n.
büyük tabak ashet [dialect] n.
sığ oval tabak ashet [dialect] n.
tabak rafı bink [scotland] n.
genellikle metalden yapılan çukur tabak mazarin n.
genellikle metalden yapılan çukur tabak mazarine n.
bir tabak veya öğün için yeterli sayıda veya miktarda (belirli bir yiyecek) mess n.
tabak kuyusundaki derilerin üstüne yayılan kabuk tabakası hat n.
tabak çukurundaki derilerin üstüne yayılmış kabuklar hatting n.
minton tabak minton n.
derin olmayan ahşap kase veya tabak bowie [scotland] n.
küçük boyutlu tabak muffin n.
yuvarlak tabak roundel n.
tabak dolusu miktar dish n.
sadaka toplanan tabak dish [obsolete] n.
tabak biçimli nesne dish n.
kenarsız tabak coupe n.
tabak yapma platemaking n.
tabak tutucu plateholder n.
düz tabanlı ve süslü tabak plateau n.
küçük tabak platel n.
tabak ısıtıcı plate warmer n.
misafirlerin partiye getirdiği dolu tabak plate [new zealand/australia] n.
tabak yapan kimse platemaker n.
küçük tabak dolusu platterful n.
düz tabak flatware n.
dekoratif tabak presentoir n.
akan su ile yıkanmış tabak scour n.
gümüşle kaplı tabak çanak silver plate n.
tabak çanak housewares [us/canada] n.
bir tabak yemek portion v.
tabak şeklinde dished adj.
tabak gibi/yusyuvarlak yüzlü apple-faced adj.
tabak biçimli dish-shaped adj.
tabak benzeri platelike adj.
tabak suratlı platter-faced adj.
tabak gibi very clearly adv.
Colloquial
bir tabak zeytin a dish of olives n.
Idioms
sıyırılmış tabak clean plate v.
silinip süpürülmüş tabak clean plate v.
temiz tabak clean plate v.
Speaking
bir tabak getir bring a plate expr.
bir tabak getir get a plate expr.
bir tabak al buy a plate expr.
bir tabak getir fetch a plate expr.
bir tabak al get a plate expr.
Law
gümüş veya altından külçe, tabak-çanak veya para biçiminde bilinen sahibi olmayan gizli hazine treasure-trove n.
Tourism
üzerine çeşitli yemeklerin konduğu tabak combination plate n.
Technical
tabak yünü skin wool n.
tabak-fincan vitrini buffet n.
tabak yünü fellmongered wool n.
tabak yünü tanner's wool n.
tabak rafı plate rail n.
cam tabak glass plate n.
altın tabak gold plate n.
(tabakçılık) atık tabak sıvısının konulduğu büyük varil junk vat n.
tabak ısıtıcı plate wheel n.
Computer
tabak altlıkları place mats n.
Textile
tabak yünü tanner's wool n.
Furniture
18.yy sonlarında tabak ve çatal-kaşık takımlarının konulduğu alçak boylu tekerlekli mobilya canterbury n.
büyük tabak doubler [dialect] [uk] n.
tabak çanak dolabı beaufet n.
Railway
tabak rafı plate n.
Veterinary
tabak hastalığı aphtae epizooticae n.
tabak hastalığı foot-in-mouth disease n.
tabak hastalığı foot-and-mouth disease n.
tabak hastalığı hoof-and-mouth disease n.
tabak hastalığı aphtha n.
tabak hastalığı contagious stomatitis n.
tabak hastalığı fmd (foot-and-mouth disease) abrev.
Food Engineering
yemek servisinde kullanılan ahşap tabak trencher n.
Gastronomy
güveç servis edilen küçük tabak cassolette n.
çeşitli peynirlerin servis edildiği tabak cheese dish n.
çeşitli peynirlerin servis edildiği tabak cheeseboard n.
yayık tabak nappy n.
başka yemek vermek amacıyla masadan kaldırılan tabak remove n.
eskiden sebze koymak için kullanılan küçük ve oval bir tür tabak birdbath n.
eskiden sebze koymak için kullanılan küçük ve oval bir tür tabak birdbath dish n.
kekleri sıcak tutan tabak muffineer n.
tabak süsleme yiyeceği garnishing n.
tabak çanak takımı dinnerware n.
ana yemeğin konulduğu tabak dinner plate n.
sos servis etmek için kullanılan ve genellikle tekne şeklinde olan tabak gravy holder n.
meyve, kuruyemiş veya tatlı konan uzun saplı tabak compote dish n.
meyve, kuruyemiş veya tatlı konan uzun saplı tabak compote n.
seramik tabak padella n.
dökme demirden yapılmış yuvarlak tabak cocotte n.
deniz tarağı şeklinde tabak scallop plate n.
yan yemeğin servis edildiği tabak side plate n.
Zoology
parlak turuncu fincan veya tabak şeklinde sporokarpları olan bir mantar orange peel fungus (aleuria aurantia) n.
History
değirmenciye yaptığı işin karşılığı olarak verilen tahıl miktarını ölçmekte kullanılan tabak toll dish n.
(eski roma'da) yiyecek servisinde kullanılan geniş bir tabak lanx n.
antik roma'da kullanılan sığ bir tabak patina n.
Archaeology
(antik roma'da) tabak patella n.
Religious
komünyonda kullanılan tabak altar plate n.
efkaristiya ayininde içine ekmek konan tabak platen n.
doğu ortodoks kilisesi'nde kutsal ekmeğin koyulduğu yuvarlak tabak disk [us] n.
doğu ortodoks kilisesi'nde kutsal ekmeğin koyulduğu yuvarlak tabak disc [uk] n.
Geology
tabak ve sütun yapıları dish and pillar structures n.
Military
tabak havuzu skinner basin n.
Slang
yemekte kullanılmasına gerek kalmayan tabak sunbeam [australia] n.