thorn - Turco Inglés Diccionario

thorn

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

thorn — Definition

Significado:
diken
Pronunciación (IPA):
(AmE /θɔːrn/ – BrE /θɔːn/)
Categoría gramatical:
İsim: thorn (thorns)
Sinónimo:
spine
Antónimos:
petal (contextual)

Significados de "thorn" en diccionario turco inglés : 23 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
thorn n. diken
Jovie wasn't careful enough with the thorns of the rose.
Jovie gülün dikenleri konusunda dikkatsizdi.

More Sentences
General
thorn n. dikenli bitki
You had better not run around bushes with a hedge of thorns.
Dikenli çalılarla dolu bir yerde koşuşturmamalısın.

More Sentences
Technical
thorn n. diken
Jovie wasn't careful enough with the thorns of the rose.
Jovie gülün dikenleri konusunda dikkatsizdi.

More Sentences
Marine Biology
thorn n. diken
Jovie wasn't careful enough with the thorns of the rose.
Jovie gülün dikenleri konusunda dikkatsizdi.

More Sentences
Slang
thorn n. baş belası
Socialist Cuba is a thorn in their side.
Sosyalist Küba onların baş belasıdır.

More Sentences
General
thorn n. alıç
thorn n. çok dikenli (çalı)
thorn n. tatula
thorn n. akasya (hakiki)
thorn n. belalı
thorn n. rahatsız edici şey
thorn n. acı
thorn n. tahriş
thorn n. rahatsızlık
thorn n. kışkırtıcı şey
thorn n. sinirlendirici şey
thorn v. diken batırmak
thorn v. batmak
thorn v. huzursuz etmek
thorn v. can sıkmak
thorn v. başa dert açmak
Zoology
thorn n. hayvanda keskin ve sivri uzantı
Linguistics
thorn n. eski ingilizce'de bir harf

Significados de "thorn" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
thorn apple n. şeytanelması
thorn apple n. tatula
a thorn in the flesh n. baş belası
thorn patch n. dikenlik
christ's thorn n. kaba diken
black thorn n. kara çalı
thorn apple n. alıç
a thorn in the flesh n. zorluk
thorn-apple n. tatula
rose thorn n. gül dikeni
be a thorn in one's flesh v. içine dert olmak
having a thorn adj. iğneli
Proverb
every rose has it's thorn dikensiz gül olmaz
there's no rose without a thorn gülü seven dikenine katlanır
every rose has its thorn her güzelin bir kusuru vardır
Idioms
a thorn in one's flesh n. karaçalı
a thorn in one's flesh n. baş belası
a thorn in one's side n. baş belası
a thorn in one's side n. karaçalı
thorn in one's side n. baş belası
thorn in one's flesh n. baş belası
thorn in someone's flesh n. can sıkıcı kimse
thorn in someone's flesh n. karaçalı
thorn in someone's flesh n. baş belası
thorn in someone's flesh n. birinin sinirine dokunan kimse
a thorn in your side n. sıkıntı çıkaran kimse
a thorn in your side n. sinir bozucu kimse
a thorn in (one's) flesh n. (birinin) sinirine dokunan kimse
a thorn in someone's side (or flesh) n. baş belası
a thorn in the side n. can sıkıcı kimse
a thorn in someone's side (or flesh) n. karaçalı
a thorn in someone's side (or flesh) n. birinin sinirini bozan kimse
a thorn in your side n. karaçalı
a thorn in someone's side (or flesh) n. birinin sinirine dokunan kimse
a thorn in (one's) flesh n. (birinin) sinirini bozan kimse
a thorn in the side n. sıkıntı çıkaran kimse
a thorn in your side n. baş belası
thorn in someone's side n. birinin sinirini bozan kimse
thorn in someone's side n. birinin sinirine dokunan kimse
a thorn in (one's) flesh n. can sıkıcı kimse
thorn in someone's side n. can sıkıcı kimse
a thorn in the side n. karaçalı
a thorn in the side n. sinir bozucu kimse
a thorn in someone's side (or flesh) n. can sıkıcı kimse
thorn in someone's side n. baş belası
a thorn in your side n. can sıkıcı kimse
thorn in someone's flesh n. birinin sinirini bozan kimse
a thorn in the side n. baş belası
thorn in someone's side n. karaçalı
be a thorn in one's side v. içine dert olmak
be a thorn in one's flesh v. içine dert olmak
become thorn in someone's flesh v. başına bela olmak
be thorn in someone's flesh v. başının belası olmak
become thorn in someone's flesh v. başının belası olmak
be a thorn in someone's side v. başına bela olmak
become thorn in someone's side v. başına bela olmak
be thorn in someone's flesh v. başına bela olmak
be a thorn in someone's side v. başının belası olmak
become thorn in someone's side v. başının belası olmak
be a thorn in your flesh/side v. başına bela olmak
be a thorn in (one's) flesh v. (birinin) başının belası olmak
be a thorn in (one's) flesh v. (birinin) başına bela olmak
be a thorn in your flesh/side v. başının belası olmak
be a thorn in (one's) flesh v. (birinin) işine çomak sokan kimse olmak
be a thorn in your flesh/side v. işine çomak sokan kimse olmak
be a thorn in (one's) flesh v. (birinin) sinirini bozan kimse olmak
be a thorn in (one's) side v. (birinin) sinirini bozan kimse olmak
be a thorn in (one's) side v. (birinin) başının belası olmak
be a thorn in (one's) side v. (birinin) işine çomak sokan kimse olmak
be a thorn in your flesh/side v. sinirini bozan kimse olmak
be a thorn in (one's) side v. (birinin) başına bela olmak
become a thorn in (one's) flesh v. (birinin) başına bela olmak
become a thorn in (one's) flesh v. (birinin) başının belası olmak
become a thorn in (one's) side v. (birinin) başına bela olmak
become a thorn in (one's) side v. (birinin) başının belası olmak
become a thorn in (one's) flesh v. (birinin) işine çomak sokan kimse olmak
become a thorn in (one's) side v. (birinin) işine çomak sokan kimse olmak
(there's) no rose without a thorn expr. dikensiz gül olmaz
no rose without a thorn expr. dikensiz gül olmaz
no rose without a thorn expr. gülü seven dikenine katlanır
Technical
thorn needle n. kaktüs dikeninden yapılmış pikap iğnesi
Parasitology
thorn-headed n. başı dikenli solucanlar şubesinden olan solucan
Marine Biology
nuchal thorn n. ense dikeni
thorn sturgeon n. şip balığı
thorn oyster n. spondylidae familyasından olan çift kabuklu yumuşakça
Zoology
thorn-headed worm n. başı dikenli solucan
but-thorn n. avrupa'ya özgü bir deniz yıldızı
thorn-headed adj. diken kafalı
Botanic
camel thorn n. yandık
thorn apple n. tatula
common thorn apple n. boruçiçeği
common thorn apple n. şeytanelması
fire thorn n. ateşdikeni
common thorn apple n. tatula
christ thorn n. noelyıldızı
downy thorn-apple n. boru çiçeği
christ's-thorn n. karaçalı
christ's-thorn n. çermezen
jerusalem thorn n. karaçalı
jerusalem thorn n. çermezen
common thorn apple n. şeytan elması
common thorn apple n. boru çiçeği
mouse thorn n. yalova mercanı
mouse thorn n. gelin küpesi
mouse thorn n. tavşan kirazı
mouse thorn n. at dili
mouse thorn n. dere kirazı
camel thorn n. deve dikeni
mysore thorn n. asya'nın tropikal bölgelerinde yaşayan dikenli bir çalı
camel's thorn (alhagi maurorum) n. aguldikeni
hedge thorn (carissa bispinosa) n. eriğe benzer meyveli, gövdesinde dikenleri olan güney afrika çalısı
hedge thorn n. çatallı dikenleri ve erik benzeri meyveleri olan bir güney afrika çalısı
thorn hedge n. çit olarak kullanılan herhangi dikenli ağaç veya çalılık
thorn locust (gleditsia triacanthos) n. gladiçya
thorn tree n. afrika'da yetişen ağaçsı bir akasya
thorn broom n. dikenli çalı
thorn tree (gleditsia triacanthos) n. gladiçya
thorn plum n. şeytan elması
thorn plum n. boru çiçeği
thorn plum n. amerika'ya özgü sert veya dikenli bir yabani erik
thorn apple (datura stramonium) n. boru çiçeği
thorn poppy n. gelincikgiller familyasındaki argemone cinsi bitkilere verilen ad
thorn palm n. iğneli gövdesi olan çeşitli palmiye cinslerinden herhangi biri
thorn tree (crataegus) n. alıç
egyptian thorn (acacia vera) n. mısır akasyası
egyptian thorn (acacia vera) n. arabistan akasyası
cockspur thorn (crataegus crus-galli) n. melez akdiken
jerusalem thorn n. afrika ve asya'ya özgü, cehrigiller familyasından ziziphus cinsi tropik bir çalı
christ's-thorn n. afrika ve asya'ya özgü, cehrigiller familyasından ziziphus cinsi tropik bir çalı
jerusalem thorn (ziziphus jujuba) n. palo verde
jerusalem thorn (ziziphus jujuba) n. hünnap
jerusalem thorn (parkinsonia aculeata) n. sülün ağacı
evergreen thorn (crataegus oxyacantha) n. geyik dikeni
christ's-thorn n. koyu kırmızı yenebilir meyveleri olan dikenli bir ağaç
jerusalem thorn n. karadiken
christ's-thorn n. karadiken
willow-thorn (hippophaë rhamnoides) n. yalancı iğde
willow-thorn (hippophaë rhamnoides) n. avrupa'ya özgü söğüde benzer dikenli bir çalı
may thorn n. amerika'da yetişen pembe-kırmızı çiçekli kırmızı meyveli bir alıç
may thorn n. geyik dikeni
may thorn n. baharda çiçek açan, genellikle dikenli dalları, parlak yaprakları, beyaz veya pembe çiçekleri ve küçük kırmızı meyveleri olan crataegus cinsi çalı veya ağaç
box thorn n. goji meyvesi çalısı
buckler thorn n. kalkan şeklinde tohum damarları olan bir bitki
jerusalem thorn n. sülün ağacı
glastonbury thorn (crataegus monogyna praecox) n. bir akdiken çeşidi
goat's thorn n. geven
christ's thorn n. karaçalı
christ's thorn n. yalancı iğde ailesinde yer alan küçük bir tür hünnap
christ's-thorn n. madagaskar'a özgü uzun kalın kökleri olan, gür yapılı bir sütleğen
christ's thorn n. madagaskar'a özgü uzun kalın kökleri olan, gür yapılı bir sütleğen