acı - Turco Inglés Diccionario

acı

Significados de "acı" en diccionario inglés turco : 107 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
acı ache n.
She felt the ache of hopelessness.
Umutsuzluğun acısını hissediyor.

More Sentences
acı pain n.
John couldn't overcome the pain of his loss.
John yaşadığı kaybın verdiği acının üstesinden gelemiyordu.

More Sentences
acı hot adj.
The hot meat sauce was a bit strong.
Acı et sosu biraz fazla güçlüydü.

More Sentences
acı bitter adj.
The bitter cold of Ankara is often mentioned in poems.
Ankara'nın acı soğuğu şiirlerde sık sık geçer.

More Sentences
acı acrimonious adj.
General
acı grief n.
Sometimes you must set aside your griefs and carry on.
Bazen acılarınızı bir kenara bırakıp yolunuza devam etmelisiniz.

More Sentences
acı pain n.
John couldn't overcome the pain of his loss.
John yaşadığı kaybın verdiği acının üstesinden gelemiyordu.

More Sentences
acı heartbreak n.
They suffered the heartbreak of losing a child.
Bir evlat kaybetmenin acısını yaşıyorlardı.

More Sentences
acı hurt n.
You could see the hurt in his eyes.
Gözlerindeki acıyı görebiliyordunuz.

More Sentences
acı agony n.
Her agony finally ended with her death.
Acısı ölümüyle nihayet sona erdi.

More Sentences
acı anguish n.
The anguish of losing her child destroyed her mental balance.
Çocuğunu kaybetmenin acısı onun akli dengesini bozdu.

More Sentences
acı misery n.
Losing loved ones is the greatest misery of war.
Savaşın getirdiği en büyük acı sevdiklerini kaybetmektir.

More Sentences
acı sting n.
She couldn't handle the sting of rejection.
Reddedilmenin acısını kaldıramıyordu.

More Sentences
acı sorrow n.
I had many sorrows in my short life.
Kısa hayatımda pek çok acı yaşadım.

More Sentences
acı hard adj.
Is this hard fact not enough to justify a radical rethink of the policies that are currently being pursued?
Bu acı gerçek şu anda izlenen politikaların radikal bir şekilde yeniden gözden geçirilmesi için yeterli değil mi?

More Sentences
acı harsh adj.
It is all the more remarkable that the above situation is simply the harsh reality throughout the world.
Yukarıdaki durumun tüm dünyada yaşanan acı bir gerçek olması daha da dikkat çekicidir.

More Sentences
acı sad adj.
The sad thing was that I was one of them.
İşin acı tarafı ben de onlardan biriydim.

More Sentences
acı painful adj.
This painful event deeply affects everyone in the ward.
Bu acı olay koğuştaki herkesi derinden etkiler.

More Sentences
acı sharp adj.
That coffee you made was quite sharp.
Yaptığın kahve çok acıymış.

More Sentences
acı bitter adj.
The bitter cold of Ankara is often mentioned in poems.
Ankara'nın acı soğuğu şiirlerde sık sık geçer.

More Sentences
acı rude adj.
That was a rude awakening.
Acı bir hayat deneyimiydi.

More Sentences
acı fiery adj.
After eating the fiery chili, Easton felt terrible.
Easton, acı biberi yedikten sonra kendini çok kötü hissetti.

More Sentences
Irregular Verb
acı suffering n.
The woman begged in suffering.
Kadın acı içinde yalvardı.

More Sentences
Technical
acı grief adj.
Sometimes you must set aside your griefs and carry on.
Bazen acılarınızı bir kenara bırakıp yolunuza devam etmelisiniz.

More Sentences
Gastronomy
acı bitter adj.
The bitter cold of Ankara is often mentioned in poems.
Ankara'nın acı soğuğu şiirlerde sık sık geçer.

More Sentences
acı hot adj.
The hot meat sauce was a bit strong.
Acı et sosu biraz fazla güçlüydü.

More Sentences
General
acı heartache n.
acı worry n.
acı chagrin n.
acı bite n.
acı vitriol n.
acı poignancy n.
acı woe n.
acı affliction n.
acı gnawing n.
acı achage n.
acı ake n.
acı tenderness n.
acı thorn n.
acı travail n.
acı bale n.
acı hell n.
acı hurting [dialect] n.
acı dree [scotland] n.
acı penance n.
acı saltness n.
acı pathos [obsolete] n.
acı ill adj.
acı splitting adj.
acı biting adj.
acı nippy adj.
acı lamentable adj.
acı peppery adj.
acı nipping adj.
acı rancid adj.
acı severe adj.
acı keen adj.
acı sour adj.
acı shrill adj.
acı cutting adj.
acı wry adj.
acı brackish adj.
acı incisive adj.
acı tragic adj.
acı sorrowful adj.
acı tart adj.
acı pungent adj.
acı acrid adj.
acı poignant adj.
acı grievous adj.
acı cruel adj.
acı scathing adj.
acı sardonic adj.
acı sorry adj.
acı smart adj.
acı acerb adj.
acı trenchant adj.
acı acerbic adj.
acı tristful adj.
acı mordacious adj.
acı severest adj.
acı shriller adj.
acı severer adj.
acı rank adj.
acı harsh-tasting adj.
acı sour-tasting adj.
acı aigre adj.
acı nipping adj.
acı tweaky adj.
acı austere adj.
acı whot adj.
acı mirchi [hinglish] adj.
acı rough adj.
acı diablo adj.
acı salt adj.
acı severely adv.
acı yow interj.
Technical
acı sourish adj.
acı mordacious adj.
Medical
acı tortion [obsolete] n.
Gastronomy
acı hot taste n.
acı diable adj.
Archaic
acı teen n.
acı tene n.
acı bale n.
acı grame n.
Slang
acı kicky adj.

Significados de "acı" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
acı çekmek suffer v.
(acı) çekmek suffer v.
acı (tat) bitter adj.
General
acı ve üzüntüyü yok eden ilaç nepenthe n.
acı verme agonizing n.
acı portakal bitter orange n.
acı acı havlama wapping n.
acı söz sting n.
hem acı hem tatlı olan dulcamara n.
acı çekme suffering n.
acı bakla lupin n.
şiddetli acı agony n.
acı balık bitterling n.
çok acı söz vitriol n.
acı çeken kimse sufferer n.
büyük acı veren kimse heartbreaker n.
acı çektirme abuse n.
acı feryat screech n.
acı bir çeşni zest n.
acı dil harsh words n.
acı acı bağıran yowler n.
acı su brackish water n.
acı ve baharatlı yemek devil n.
sivri uç batmasından ileri gelen acı prickle n.
acı şey gall n.
acı kuvvet brute force n.
acı bira şerbeti bittern n.
çok acı biber cayenne n.
acı çekme lamenting n.
acı kavun ecballium elaterium n.
acı kavun özü elaterium n.
acı acı bağırma yowling n.
arı sokmasına benzeyen acı sting n.
acı söz caustic n.
sivri cisim batmasından ileri gelen acı prick n.
acı söz sarcasm n.
acı ve ince çığlık screech n.
acı istiridye bitter oyster n.
acı kahve coffee made without sugar n.
acı bir hatıra a painful memory n.
acı çektiren kimse tormentor n.
hem acı hem tatlı olma bittersweetness n.
büyük acı veren şey heartbreaker n.
acı feryat shriek n.
acı dil biting words n.
acı söz cut n.
acı gerçek a home truth n.
acı biber hot pepper n.
acı düğün çiçeği buttercup n.
acı yitimi analgesia n.
acı acı havlama yelping n.
acı söz lash n.
kesik ve acı bir havlama yelp n.
büyük acı heartbreak n.
acı tere otu dittander n.
acı söz scorcher n.
acı çektiren kimse torturer n.
acı son tragic end n.
yabani acı kiraz chokecherry n.
acı acı havlama yap n.
acı su hard water n.
acı şey wormwood n.
acı çekme agony n.
acı olma durumu mordacity n.
acı çığlık atma shrieking n.
acı acı bağırma shrilling n.
bıçak gibi saplanan acı stitch n.
acı çektirme martyrdom n.
acı çektirme keelhauling n.
acı çekme threne n.
eski yunanlılarca acı ve üzüntüyü unutturduğu farzolunan bir ilaç nepenthe n.
acı eşiği pain threshold n.
acı eşiği threshold for pain n.
acı tatlı anılar bitter sweet memories n.
acı olay tragic event n.
acı olay upsetting event n.
acı tecrübeler bitter experiences n.
acı söz asperity n.
acı tere cardamine n.
acı su brackish-marine n.
bir tür acı sos chutney n.
birdenbire söylenen öfkeli veya acı sözler outburst n.
acı alay sarcasm n.
acı reçete bitter recipe n.
acı ama gerçek home truth n.
evsizliğin acı yüzü plight of the homeless n.
büyük acı torment n.
acı kahve bitter coffee n.
fiziksel veya ruhsal acı veren durum tormenting n.
acı hayat the bitter life n.
acı gün sad day n.
acı gün a day of sorrow n.
acı tat tang n.
acı bir eleştiri a bitter criticism n.
acı bir uyarı/hatırlatma a grim reminder n.
acı deneyim an unpleasant experience n.
acı tecrübeler unpleasant/painful experiences n.
acı tecrübeler pitiful experiences n.
acı tecrübe unpleasant experience n.
keskin acı searing pain n.
acı verme agonising n.
acı kokteyl sosu angostura bitter n.
acı son bitter end n.
acı bira bitter beer n.
acı gerçek grim reality n.
acı eşiği threshold of pain n.
acı gerçekler hard truths n.
acı/zalim/acımasız gerçekler brutal facts n.
kurutulmuş acı/jalapen biber chipotle n.
acı kayıp devastating loss n.
acı soğuk bitterly cold n.
insanın acı çekmesi human suffering n.
dünyanın en acı biberi carolina reaper n.
birinin acı günü someone's sad day n.
acı gerçek harsh reality n.
acı gerçek hard reality n.
ticari olarak üretilen acı sosların yapımında kullanılan bir çeşit biber tabasco pepper n.
acı biber sosu markası tabasco sauce n.
acı çektiren kimse afflicter n.
acı olma redness n.
acı ve endişeden azade olunan yer veya durum nirvana n.
işkence, sıkıntı veya acı veren herhangi bir şey tormentry n.
acı verme eğilimi tormentingness n.
kendine acı çektirme self-laceration n.
nahoş veya acı veren bir durumun geçici olarak rahatlaması truce n.
(yahudi almancasında) keder ve acı tsoris n.
acı verici ufak yaralanma tweak n.
(acı, eziyet) hafifleme aleggeaunce [obsolete] n.
(acı, sinir, huzursuzluk vs.) hafifletme easing n.
acı yakarış,haykırış veya feryat yowling n.
acı vermeme unhurtfulness n.
psikolojik acı bale n.
acı veren etki barb n.
acı tat zing n.
acı son utterance n.
acı olan şey bitter n.
acı olan şey bitter n.
acı nitelik bitter n.
acı kaynağı marah n.
ağızda acı tat bırakmayan zengin ve yumuşak koyu bira milk stout [uk] n.
acı verici deneyim wringer n.
acı ve kargaşanın olduğu yer hellhole n.
acı veren duygu bruise n.
acı ama gerçek olan şeyler home truths n.
hayali acı veya ağrı humdudgeon [scotland] n.
orta çağ'da ağır yaralı düşmanın daha fazla acı çekmesini önlemek için canını almaya yarayan kama misericord n.
orta çağ'da ağır yaralı düşmanın daha fazla acı çekmesini önlemek için canını almaya yarayan kama misericorde n.
acı hatıralar painful memories n.
acı hatıralar bitter memories n.
hançer gibi acı veren şey dagger n.