incisive - Turco Inglés Diccionario

incisive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

incisive — Definition

Significado:
keskin, nüfuz edici
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɪnˈsaɪsɪv/ – BrE /ɪnˈsaɪsɪv/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
sharp, penetrating, trenchant
Antónimos:
vague, dull, superficial

Significados de "incisive" en diccionario turco inglés : 17 resultado(s)

Inglés Turco
General
incisive adj. isabetli
The presentation was clear and incisive.
Sunum açık ve isabetliydi.

More Sentences
incisive adj. keskin
Prime Minister, I welcome this frank, incisive, active start to our cooperation and the friendly atmosphere too.
Sayın Başbakan, işbirliğimizin bu samimi, keskin, aktif başlangıcını ve dostane atmosferi memnuniyetle karşılıyorum.

More Sentences
incisive adj. zeki
incisive adj. dokunaklı
incisive adj. acı
incisive adj. zekice
incisive adj. sivri
incisive adj. kesici
incisive adj. soruna doğrudan eğilen
incisive adj. sert
incisive adj. direkt
incisive adj. nüfuz edici
Medical
incisive adj. insisiv
Dentistry
incisive adj. kesici dişlere ait
incisive adj. kesici dişlerle ilgili
incisive adj. kesici dişlerin yanında bulunan
Zoology
incisive adj. keskin uçlu

Significados de "incisive" con otros términos en diccionario inglés turco: 3 resultado(s)

Inglés Turco
General
incisive glance n. keskin bakış
incisive glance n. delici bakış
Medical
incisive bone n. keserdiş kemiği