rank - Turco Inglés Diccionario

rank

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

rank — Definition

Significado:
rütbe, derece, sıralamak
Pronunciación (IPA):
(AmE /ræŋk/ – BrE /ræŋk/)
Categoría gramatical:
İsim: rank (ranks); Fiil: rank (ranks – ranked – ranking)
Sinónimo:
level, status
Antónimos:
equality

Significados de "rank" en diccionario turco inglés : 110 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
rank n. rütbe
He was promoted to the rank of major.
Binbaşı rütbesine terfi etti.

More Sentences
rank n. sıra
Everyone wants to see their website at the top ranks.
Herkes web sitesini üst sıralarda görmek ister.

More Sentences
rank n. kademe
rank n. aşama
General
rank n. sıra
Everyone wants to see their website at the top ranks.
Herkes web sitesini üst sıralarda görmek ister.

More Sentences
rank n. sınıf
She is a psychiatrist of the first rank.
O birinci sınıf bir psikiyatrist.

More Sentences
rank n. derece
They were both at the late-stage True Lord Rank.
İkisi de son aşama Gerçek Lord Derecesindeydi.

More Sentences
rank n. rütbe
He was promoted to the rank of major.
Binbaşı rütbesine terfi etti.

More Sentences
rank n. saf
And stand firm you certainly will, for you know that the whole serried ranks of this House are behind you.
Ve kesinlikle sağlam duracaksınız, çünkü bu Meclis'in tüm saflarının arkanızda olduğunu biliyorsunuz.

More Sentences
rank n. kervan
She unwillingly joined the ranks of the jobless.
İstemeye istemeye o da işsizler kervanına katıldı.

More Sentences
rank n. ileri gelen
Her mother wanted her to marry into a family of rank.
Annesi onun ileri gelen bir aileye gelin gitmesini istiyordu.

More Sentences
rank n. durak
You can get a taxi from the rank around the corner.
Köşedeki duraktan bir taksi çağırabilirsiniz.

More Sentences
rank v. sıralamak
She ranked her teddy bears neatly on the shelf.
Oyuncak ayılarını rafa düzgünce sıraladı.

More Sentences
rank v. yer almak
The aim is for the Northern Dimension to grow to rank with the MEDA Programme among other good EU programmes.
Amaç Kuzey Boyutunun MEDA Programı ile birlikte diğer iyi AB programları arasında yer almasını sağlamaktır.

More Sentences
rank v. üst rütbede olmak
Colonel Smith ranks everyone in this room.
Albay Smith bu odadaki herkesten daha üst rütbedeydi.

More Sentences
rank v. sırada olmak
Turkey, LPG consumption in cars in Europe in the first, ranks second in the world.
Türkiye, otomobillerde LPG tüketiminde Avrupa'da birinci, dünyada ikinci sırada yer alıyor.

More Sentences
rank adj. kaba saba
These costumes make us look like rank fools.
Bu kostümler bizi kaba saba aptallar gibi gösteriyor.

More Sentences
rank adj. (bitki) sık ve yaygın
This herbicide stops the formation of long rank grass.
Bu herbisit uzun sık ve yaygın otların oluşumunu durduruyor.

More Sentences
rank adj. ağır
A strange, rank smell came from the maintenance hole.
Bakım deliğinden garip, ağır bir koku geldi.

More Sentences
Trade/Economic
rank n. sınıf
She is a psychiatrist of the first rank.
O birinci sınıf bir psikiyatrist.

More Sentences
Military
rank n. rütbe
He was promoted to the rank of major.
Binbaşı rütbesine terfi etti.

More Sentences
rank n. saf
And stand firm you certainly will, for you know that the whole serried ranks of this House are behind you.
Ve kesinlikle sağlam duracaksınız, çünkü bu Meclis'in tüm saflarının arkanızda olduğunu biliyorsunuz.

More Sentences
General
rank n. erler
rank n. makam
rank n. kaldıraç
rank n. mertebe
rank n. zümre
rank n. aşama
rank n. paye
rank n. kademe
rank n. mevki
rank n. dizi
rank n. tabaka
rank n. kerte
rank n. asker safı
rank n. taksi sırası
rank n. taksi kuyruğu
rank n. taksi durağı
rank v. sıraya koymak
rank v. yer vermek
rank v. saymak
rank v. bir grubun içinde olmak
rank v. derecelendirmek
rank v. gruptan biri sayılmak
rank v. sayılmak
rank v. rütbesi olmak
rank v. sıra olmak
rank v. dizilmek
rank v. dizmek
rank v. derecelendirme yapmak
rank v. düzene koymak
rank v. rütbelendirmek
rank v. üst olmak
rank v. kıdemli olmak
rank v. rütbece daha üst olmak
rank v. yüksek rütbede olmak
rank v. şikayet etmek
rank v. yakınmak
rank v. söylenmek
rank v. eleştiri yapmak
rank v. kusur bulmak
rank v. kusur aramak
rank v. arasına girmek
rank v. biri sayılmak
rank v. de yer almak
rank v. den biri olmak
rank adj. kokmuş
rank adj. bitek
rank adj. kaba
rank adj. bereketli
rank adj. verimli
rank adj. iğrenç
rank adj. bol
rank adj. bakımsız (bahçe)
rank adj. kokuşmuş
rank adj. keskin
rank adj. bozulmuş
rank adj. gür
rank adj. tam
rank adj. çok
rank adj. (koku/tat) kötü
rank adj. acı
rank adj. ekşi
rank adj. terbiyesiz
Trade/Economic
rank n. tabaka
rank n. yüksek makam
Technical
rank n. sıra (birinci gibi)
rank v. en yüksek dereceye sahip olmak
Computer
rank n. düzey sırası
rank n. kerte
Mining
rank n. sınıflama
rank n. sınıflandırma
rank n. kömürün sertliğe göre sınıflandırılması
Food Engineering
rank n. dizin
Math
rank n. matrisin rankı
rank n. lineer bağımsız alt matrislerden en büyük olanının derecesi
rank n. mertebe
Biology
rank adj. iyi gelişmiş
rank adj. tam gelişmiş
Linguistics
rank n. düzey
Military
rank n. komutan ve subaylar haricindeki ordu mensupları
rank n. erat
rank n. askerler
Chess
rank n. satranç gibi oyunlarda yatay sıraların her biri
Music
rank n. dizi
Ottoman Turkish
rank n. mansıp
rank n. mansab
Slang
rank n. yüksek rütbeli
British Slang
rank n. çirkin
rank adj. iğrenç

Significados de "rank" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
the rank and file n. erler
military rank n. rütbe
the rank and file n. erat
the rank and file n. yönetilenler
higher rank n. yüksek sınıf
the rank and file n. alt tabaka
former rank n. önceki durumu
rank beginner n. acemi çaylak
cab rank n. taksi durağı
highest rank n. en üst seviye
rank of an undersecretary n. müsteşarlık
relative rank n. izafi sıra
lower rank n. alt dizi
person of rank n. ileri gelen kimse
taxi rank n. taksi durağı
person of rank n. önemli kimse
second rank n. ikinci sıra
first rank n. birinci sıra
rank number one n. birinci sıra
rank-and-file n. sıradan askerler
rank-and-file n. sıradan insanlar
third rank n. üçüncü sıra
first rank n. birincilik derecesi
gentleman of rank n. makamı olan centilmen
gentleman of rank n. yüksek tabakadan centilmen
gentleman of rank n. ünvanı olan centilmen
cab rank n. taksi kuyruğu
cab rank n. taksi sırası
social rank n. sosyal statü
higher rank n. üst rütbe
lower rank n. alt tabaka
lower rank n. düşük seviye
lower rank n. alt rütbe
lower rank n. alt rütbelilik
lower rank n. alt tabakalılık
rank with v. sayılmak
rank as v. yer almak
rank (first/second etc) in v. derece yapmak
rank as v. sayılmak
pull one's rank v. üstünlüğünü kabul ettirmek
restore to the former rank v. önceki durumuna getirmek
rank among v. yer almak
pull rank v. birinin üzerinde otoritesini kullanmak
rank first v. birinci olmak
rank below v. birinden aşağı bir rütbede olmak
rank among v. sayılmak
rank (first/second etc) in v. dereceye girmek
rise in rank v. rütbe almak
rank first v. ön sırayı almak
rank foremost among its competitors v. alanında lider olmak
rank number three v. üçüncü sırada olmak
rank number two v. ikinci sırada olmak
rank above v. -den daha yüksek rütbede olmak
rank above v. rütbece -den üstün olmak
be raised in rank v. kademe atlamak
pull rank on someone v. (birisi üzerinde) otoritesini kullanmak
pull rank on someone v. sıfatını kullanmak
rank among v. (sıralama vb) arasına girmek
rank number one v. birinci sırada olmak
rank in priority v. öncelikli olmak
rank in priority v. önceliği olmak
rank in priority v. önce gelmek
rank among the top three v. ilk üçe girmek
rank first v. ilk sırada olmak
be on the first rank v. birinci sırada olmak
rank first v. birinci sırada olmak
be on the first rank v. ilk sırada olmak
rank pari passu v. aynı düzeyde olmak
rank pari passu v. sıralamada aynı değerde olmak
take rank of v. önceliğe sahip olmak
take rank of v. rütbece üstte olmak
break rank v. düzene uymamak
break rank v. (asker safı) bozulmak
first rank adj. birinci dereceden
rank-and-file adj. avam
rank-smelling adj. kokuşmuş
rank-smelling adj. kokmuş
rank-smelling adj. iğrenç
rank-smelling adj. kötü kokan
Phrasals
rank as v. olarak saymak
rank someone among something v. arasında saymak
rank someone with someone v. ile eşit tutmak
rank below (someone or something) v. değerini (birinin/bir şeyin) altında görmek
rank below (someone) v. (birinden) düşük bir sıralamada olmak
rank below (someone or something) v. değeri (birinden/bir şeyden) düşük görülmek
rank below (someone or something) v. sıralamada (birinin/bir şeyin) gerisinde görmek
rank below (someone or something) v. (birinden) bir şeyden daha az önemli kabul edilmek
rank below (someone) v. (birinden) düşük bir pozisyonda/kademede olmak
rank below (someone or something) v. sıralamada (birinin/bir şeyin) gerisinde sayılmak
rank below (someone or something) v. değeri (birinin/bir şeyin) altında sayılmak
rank below (someone or something) v. sıralamada (birinin/bir şeyin) altında kabul edilmek
rank below (someone or something) v. önemini (birinin/bir şeyin) gerisinde olarak görmek
rank below (someone) v. (birinden) aşağı rütbede/mevkide olmak
rank below (someone or something) v. sıralamada (birinin/bir şeyin) altında değerlendirmek
rank below (someone or something) v. (birinden) bir şeyden daha az önemli kabul etmek
rank below (someone or something) v. önemi (birinin/bir şeyin) gerisinde olarak görülmek
rank below (someone or something) v. değerini (birinden/bir şeyden) düşük görmek
rank above (someone or something) v. (birisine ya da bir şeye kıyasla) daha önemli görülmek
rank above someone v. birisinde rütbece üstün olmak
rank above (someone or something) v. (birisini, bir grubu ya da bir şeyi) daha önemli saymak
rank above (someone or something) v. (birisini, bir grubu ya da bir şeyi) daha değerli görmek
rank above (someone or something) v. (birisinden, bir gruptan ya da bir şeyden) daha değerli ya da önemli kabul edilmek
rank above (someone or something) v. (birisinden ya da bir şeyden) mevkice üstte olmak
rank above someone v. birinin üstü olmak
rank above someone v. birisinden mevkice üstte olmak
rank above (someone or something) v. (birisinden ya da bir şeyden) rütbece üstün olmak
rank above someone v. birisinden daha üst makamda olmak
rank among (someone or something) v. (birileri/bir şeyler) arasında saymak
rank with (someone or something) v. (birileri/bir şeyler) arasında saymak
rank with (someone or something) v. (birine/bir şeye) benzer/aynı olarak görmek
rank as (something) v. (bir şey) olarak sayılmak
rank as (something) v. (bir şey) olarak saymak
rank with (someone or something) v. (birileri/bir şeyler) arasında sayılmak
rank with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) aynı düzeyde olmak
rank with (someone or something) v. (birine/bir şeye) benzer olmak
rank with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) aynı düzeyde saymak
rank with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) kıyas götürmek
rank among (someone or something) v. (birileri/bir şeyler) arasında yer almak/sayılmak
Phrases
we salute the rank not the man expr. kişiye değil, makama (rütbeye) saygı duyarız
Colloquial
break rank v. sıradan çıkmak
break rank v. birliği koruyamamak
break rank v. sırada duramamak
break rank v. sıradan ayrılmak
break rank v. sırayı koruyamamak
rank someone v. birini azarlamak
rank someone v. birini rahatsız etmek
in the front rank expr. birinci sınıf
in the front rank expr. en önde
in the front rank expr. rakipsiz
in the front rank expr. as
in the front rank expr. mükemmel
in the front rank expr. en iyi
Idioms
rank and file n. askerler
pull rank on someone v. (istediğini yaptırmak için birine olan) mevki/makam üstünlüğünü kullanmak
rank higher than (one) v. hiyerarşik olarak (birinin) üstü olmak
rank higher than (one) v. (birinden) yüksek konumda olmak
rank higher than (one) v. (birinden) yüksek pozisyonda olmak
pull rank (on one) v. (biri üzerinde) otoritesini kullanmak
pull rank (on one) v. (biri üzerinde) sıfatını kullanmak
pull rank (on one) v. (istediğini yaptırmak için birine olan) mevki/makam üstünlüğünü kullanmak
Speaking
where does he rank in the hierarchy? expr. hiyerarşideki yeri ne?
what is its rank (in/among) expr. kaçıncı
Trade/Economic
rank and file n. aşağı tabaka
rank correlation n. sıra korelasyonu
rank and file n. erler
rank and file n. halk kesimi
rank-order scale n. derece sırası ölçüsü
rank order n. sınıf
rank and file n. efrad
union rank and file n. sendika üyeleri