tilts - Turco Inglés Diccionario

tilts

tilts — Definition

Significado:
eğim, eğmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /tɪlt/ – BrE /tɪlt/)
Categoría gramatical:
İsim: tilt (tilts); Fiil: tilt (tilts – tilted – tilting)
Sinónimo:
incline, slant
Antónimos:
level, straighten

Significados de "tilts" en diccionario turco inglés : 73 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
tilt v. eğmek
General
tilt n. tilt
Full Tilt Poker offers a very stable and appealing poker experience.
Full Tilt Poker çok istikrarlı ve çekici bir poker deneyimi sunuyor.

More Sentences
tilt n. eğilim
The recent tilt toward atheism made the ecclesiastics feel anxious.
Ateizme doğru olan son eğilim, din adamlarını endişelendirdi.

More Sentences
tilt n. eğim
She positioned the picture at a slight tilt.
Resmi hafif bir eğimle yerleştirdi.

More Sentences
tilt n. mücadele etmek
Lars aims to have a tilt at the local championship next year.
Lars, gelecek yıl yerel şampiyonada mücadele etmeyi hedefliyor.

More Sentences
tilt n. eleştiri
The president was exposed to many tilts after his statements.
Başkan yaptığı açıklamaların ardından birçok eleştiriye maruz kaldı.

More Sentences
tilt v. eğmek (bir şeyi bir yöne)
John tilted his head to look at her.
John ona bakmak için başını eğdi.

More Sentences
tilt v. yan yatmak
The car tilted sideways because of the crash.
Araba kaza nedeniyle yan yattı.

More Sentences
tilt v. yatırmak (bir şeyi bir yöne)
Don't tilt your chair back.
Sandalyeni arkaya yatırma.

More Sentences
tilt v. mücadele etmek
Lars aims to have a tilt at the local championship next year.
Lars, gelecek yıl yerel şampiyonada mücadele etmeyi hedefliyor.

More Sentences
tilt v. (sağ/sol görüşe) kaymak
When the political climate tilted towards the revolutionary left, the president felt threatened.
Siyasi iklim devrimci sola doğru kaydığında, başkan kendini tehdit altında hissetti.

More Sentences
tilt adj. eğik
She stood silently, her head tilted slightly to one side.
Başı bir tarafa doğru hafifçe eğik, sessizce ayakta durdu.

More Sentences
Technical
tilt n. eğim
She positioned the picture at a slight tilt.
Resmi hafif bir eğimle yerleştirdi.

More Sentences
General
tilt n. dövüş
tilt n. tente
tilt n. tahterevalli
tilt n. eğiklik
tilt n. hız
tilt n. atışma
tilt n. eğilme
tilt n. kavga
tilt n. at üzerinde mızrak oyunu
tilt n. meyil
tilt n. yatma
tilt n. yalpa
tilt n. mücadele
tilt n. mızrak atma
tilt v. boca etmek
tilt v. mızrağı doğrultmak
tilt v. yatırmak
tilt v. bir yöne doğru eğilmek
tilt v. yana yatırmak
tilt v. mızrakla saldırmak
tilt v. yana yatmak
tilt v. yan yatırmak
tilt v. devirmek
tilt v. eğilmek
tilt v. (oyunda) meydan okumak
tilt v. branda ile örtmek
tilt v. aniden atılmak
tilt v. hışımla girmek
tilt v. karşı hamle yapmak
tilt adj. yana yatırılarak içi boşaltılmış
tilt adj. eğilerek dökülmüş
Industry
tilt n. fabrika çekici
Technical
tilt n. şahmerdan
tilt n. haddehane çekici
tilt n. arkaya eğim
tilt n. çevirme
tilt n. meyil
tilt n. tumba
tilt n. yana eğiklik
tilt v. haddehane çekici ile dövmek
tilt v. tente ile örtmek
tilt v. kılıfla kaplamak
tilt v. devirmek
tilt v. eğilmek
tilt v. eğmek
tilt v. şahmerdan ile çakmak
Computer
tilt n. dikey hareket
tilt n. eğme
tilt adj. eğimli
tilt expr. yatır
Textile
tilt n. kumaş örtü
tilt n. gölgelik
tilt n. tente
Forestry
tilt n. (newfoundland ve labrador'da) kütüklerin dik olarak saklandığı kabin
Fishery
tilt n. buzda balık avında kullanılan, balık ısırığını tespit etme işlevi olan bir aygıt
Meteorology
tilt n. eğilme
Military
tilt n. aşağı dönük hava kamerasında film düzleminin yer düzlemine paralel olmaması
Sport
tilt n. kütük, kano veya tekne üzerinde sopalarla mücadele içeren bir su sporu
Ornithology
tilt n. kara boyunlu uzunbacak
tilt n. karaboyunlu kıyıkoşarı

Significados de "tilts" en diccionario inglés turco : 3 resultado(s)

Turco Inglés
General
tilt tilt n.
Full Tilt Poker offers a very stable and appealing poker experience.
Full Tilt Poker çok istikrarlı ve çekici bir poker deneyimi sunuyor.

More Sentences
tilt vertical panning n.
Cinema
tilt vertical panning n.

Significados de "tilts" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
tilt angle n. eğiklik açısı
pan-and-tilt head n. panorama başlığı
tilt-a-whirl n. bir tür dönme dolap
tilt trailer n. damperli römork
tilt over v. devrilmek
tilt something over v. bir şeyi yan yatırarak devirmek
tilt at windmills v. değirmenlere karşı savaşmak
tilt the balance v. bir şey başka bir şeyin sonucunu etkilemek
tilt at v. çatmak
tilt over v. yana yatmak
tilt over v. yan yatarak devrilmek
tilt head v. baş eğmek
tilt one's head v. başını yana yatırmak
tilt one's head v. başını yana eğmek
tip-tilt v. eğmek
tip-tilt v. yatırmak
tilt at v. belli bir açı yapmak
tilt at v. belli bir açıda eğimli olmak
tilt at v. belli bir açıda eğilmek
at full tilt adv. son süratle
full-tilt adv. tam hızla
at full tilt adv. son hızla
full tilt adv. son sürat giderek
full tilt adv. son hızda
full tilt adv. tam yol ilerleyerek
full tilt adv. aceleyle
full tilt adv. süratle
Phrasals
tilt to something v. bir şeye eğilimi olmak
tilt to something v. bir yöne doğru kaymak
tilt to something v. bir şeye doğru eğik olmak
tilt back v. (koltuğu vb) geriye yaslamak
tilt something back v. (koltuğu vb) geriye yaslamak
tilt at v. (bir sorunun) üstesinden gelmeye çalışmak
tilt at v. (bir sorunun) üstesinden gelmeye çalışmak
tilt at v. (bir sorunu) alt etmeye çabalamak
tilt at v. (birine veya bir şeye) saldırmak
tilt at v. (bir sorunu) çözmeye gayret etmek
tilt at v. (bir sorunu) alt etmeye çabalamak
tilt at v. (birine veya bir şeye) mızrakla/kılıçla saldırmak
tilt at v. (bir konuda) mücadele vermek
tilt at v. (bir konuda) mücadele vermek
tilt at v. (bir sorunla) mücadele etmek
tilt at v. (birine veya bir şeye) hamle/atak yapmak
tilt at v. (bir sorunla) mücadele etmek
tilt at v. (bir sorunu) çözmeye gayret etmek
tilt at v. (birine veya bir şeye) hücum etmek
tilt to v. '-e eğilimi olmak
tilt toward (something) v. (bir şeye) doğru eğmek
tilt to v. '-e doğru eğik olmak
tilt toward (something) v. (bir şeye) doğru eğilmek
tilt to v. -e doğru kaymak
Phrases
tilt for or against expr. destekleyen veya çürüten
Idioms
full tilt n. tam gaz
(at) full tilt n. tam gaz
full tilt n. son hız
(at) full tilt n. son hız
full tilt n. son sürat
(at) full tilt n. son sürat
tilt at windmills v. donkişotluk yapmak
tilt at windmills v. yeldeğirmenleriyle savaşmak
tilt at windmills v. yeldeğirmenlerine karşı savaşmak
tilt at windmills v. yeldeğirmenlerine saldırmak
tilt the scale v. teraziyi (bir tarafa) eğmek
tilt the scales v. teraziyi (bir tarafa) eğmek
tilt the scale v. dengeyi (birinden yana) değiştirmek
tilt the scales v. dengeyi (birinden yana) değiştirmek
full-tilt boogie adv. son raddinde
full-tilt boogie adv. tam kuvvet
full-tilt boogie adv. son süratle
full-tilt boogie adv. olanca hızıyla
full-tilt boogie adv. bütün hızıyla
full-tilt boogie adv. dört dörtlük
full-tilt boogie adv. tam kapasite
full-tilt boogie adv. kapasitesinin sınırlarında
full-tilt boogie adv. tam gaz
full-tilt boogie adv. tam kapasitede
full-tilt boogie adv. uçarcasına
at full tilt expr. tüm hızıyla
at full tilt expr. bütün hızıyla
at full tilt expr. tam gaz
on tilt [us] expr. korkusuzca
on tilt [us] expr. gözü kara bir şekilde
on tilt [us] expr. pervasız
on tilt [us] expr. dikkatsiz
on tilt [us] expr. telaş içinde
on tilt [us] expr. umursamaz bir şekilde
on tilt [us] expr. pervasızca
on tilt [us] expr. düşünmeden hareket eden
Technical
tilt switch n. eğim anahtarı
tilt cylinder n. devirme silindiri
cab tilt pump n. kabin devirme pompası
reverse tilt inhibitor n. geri vites eğilme önleyici
tilt stop n. devirme tamponu
cab tilt stop n. kabin devirme takozu
reverse tilt inhibit n. geri vites eğilme önleme
tilt sensor n. meyil monitörü
full tilt n. tam hız
tilt hammer n. şahmerdan
full tilt n. tamyol
tilt arm n. devirme kolu
full tilt n. tam kuvvet
hydraulic cab tilt unit n. hidrolik kabin kapağı açma kapama ünitesi
cab tilt cylinder n. kabin krikosu
tilt-up catch n. devirme mandalı
tilt brace (bulldozer) n. mekanik tilt kolu
tilt cylinder n. tilt silindiri
tilt cylinder n. eğim silindiri
tilt lever n. tilt levyesi
antenna tilt angle n. anten eğim açısı
tilt in cops above pegs n. masuraları peg'ten alma
tilt-and-turn window n. iki eksenli pencere
tilt-top table n. tablası katlanır masa
tilt angle n. meyil açısı
tilt hammer n. haddehane çekici
tilt angle n. eğim açısı
tilt table testing n. eğik masa testi
beam tilt n. ışın demeti eğilmesi
single-tilt holder n. tek eksenden eğmeli tutucu
tilt boundary n. yatık sınır
tilt-top table n. katlanır masa
tilt mold n. eğme kalıp
tilt boundary n. eğik sınır
double-tilt holder n. çift eğmeli numune tutucu
tilt rotate holder n. devir-çevir numune tutucu
tilt-mill n. haddehane
tilt cart n. içindekileri boşaltmaya yarayan yatırılabilir gövdesi olan araba
tilt mill n. (çelik vb.) metali bükmeye yarayan mengene
Computer
tilt pull quote n. eğimli tanıtım kutusu
tilt masthead n. eğimli künye
tilt refund n. eğimli iade
tilt statement n. eğimli ekstre
tilt catalog n. eğimli katalog
tilt sidebar n. eğimli kenar çubuğu
tilt quote n. eğimli fiyat teklifi
tilt newsletter n. eğimli bülten
tilt envelope n. eğimli zarf
tilt web site n. eğimli web sitesi
tilt calendar n. eğimli takvim
tilt letterhead n. eğimli antetli kağıt
tilt fax cover n. eğimli faks kapak sayfası
tilt invoice n. eğimli fatura
x tilt n. x eğimi
y tilt n. y eğimi
tilt left expr. sola eğ
tilt down expr. aşağıya eğ
tilt up expr. yukarıya eğ
tilt right expr. sağa eğ
Television
pan and tilt head n. dönebilir kamera başlığı
Architecture
tilt roof n. kavisli çatı
Construction
tilt cyclinder n. darbe silindiri