eğik - Turco Inglés Diccionario

eğik

Significados de "eğik" en diccionario inglés turco : 48 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
eğik oblique adj.
The oblique angle was hardly seen in the old picture.
Eski resimde neredeyse hiç eğik açı yoktu.

More Sentences
eğik inclined adj.
General
eğik skewed adj.
The shelf is slightly skewed to the left.
Raf hafifçe sola eğik duruyor.

More Sentences
eğik tilt adj.
She stood silently, her head tilted slightly to one side.
Başı bir tarafa doğru hafifçe eğik, sessizce ayakta durdu.

More Sentences
Medical
eğik oblique adj.
The oblique angle was hardly seen in the old picture.
Eski resimde neredeyse hiç eğik açı yoktu.

More Sentences
General
eğik curving adj.
eğik leaned adj.
eğik prone adj.
eğik bent adj.
eğik slanting adj.
eğik leant (lean) adj.
eğik leaning adj.
eğik on the slope adj.
eğik sloping adj.
eğik droopy adj.
eğik drooping adj.
eğik lean adj.
eğik anfractuous adj.
eğik cant adj.
eğik tilting adj.
eğik tipped adj.
eğik rife [dialect] adj.
eğik discubitory [obsolete] adj.
eğik inclining adj.
eğik inflected adj.
eğik inflexed adj.
eğik sideling adj.
eğik skeef adj.
eğik slantendicular adj.
eğik slantindicular adj.
eğik slope adj.
eğik slopy adj.
eğik squint adj.
eğik splay adj.
eğik slanted adj.
Idioms
eğik cattywampus adj.
eğik catawampus adj.
eğik on the bias adv.
Trade/Economic
eğik bias adj.
Technical
eğik skew adj.
eğik italic adj.
eğik out of plumb adj.
eğik slant adj.
eğik inclined adj.
eğik canted adj.
Architecture
eğik weathered adj.
Anatomy
eğik reversed adj.
Slang
eğik on the huh [uk] expr.

Significados de "eğik" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
direği kıça doğru eğik görünen (tekne) rakish adj.
General
eğik dağılımı skew distribution n.
eğik düzlem inclined plane n.
iki nokta arasındaki eğik mesafe slant range n.
eğik düzey ramp n.
çatı katındaki eğik duvar gable n.
eğik satıh slant plane n.
eğik yüzey slant plane n.
eğik yüzey ramp n.
eğik raf angled shelf n.
eğik raf sloped shelf n.
eğik görüş oblique view n.
eğik yüzey cant n.
eğik şey leaner n.
şarapları eğik tutmak için kullanılan sepet wine cradle n.
eğik burun hawk nose n.
(krikette) topun yönünü bacak tarafına doğru değiştirmek için eğik sopa ile yapılan vuruş glance n.
eğik yönde hareket etme obliquation n.
eğik yönde sapma obliquation n.
eğik şey oblique n.
iç içe geçmiş eğik çizgilerle yapılan bir madeni obje deseni guilloche n.
eğik duruş droop n.
demir eğik mızrak başı coronel n.
eğik çizgi separatrix n.
hızlı ve eğik darbe skyte [uk] [scotland] n.
hızlı ve eğik vuruş skite [uk] [scotland] n.
hızlı ve eğik darbe skite [uk] [scotland] n.
hızlı ve eğik vuruş skyte [uk] [scotland] n.
eğik hale getiren alet slanter n.
eğik yazan kimse slanter n.
tek ucu eğik kanalizasyon borusu slope n.
eğik çizgi slope n.
eğik açı ile düşen şey slope n.
omuzların eğik durması slump n.
eğik duran bir kamera açısı dutch angle n.
(imla) eğik çizgi stroke n.
eğik olmak slant v.
eğik olmak lean v.
(krikette) eğik sopa ile vurarak topun yönünü bacak tarafına doğru değiştirerek oynamak glance v.
(ışık huzmesinin) yansıtıcı bir yüzeye eğik şekilde çarpıp açı yaparak yansımak glance v.
bir şeye eğik şekilde vurup sektirmek glent [dialect] [uk] v.
eğik yönlü olmak oblique v.
eğik yönde gitmek oblique v.
(ortaçağ giysilerinde) eğik aplike yapmak dag v.
(ortaçağ giysilerinde) eğik kenar yapmak dag v.
eğik açıyla vurmak slant v.
(bir şeye) eğik şekilde vurmak slant v.
(bir şeyi) eğik açıyla kesmek slant v.
daha eğik droopier adj.
bir yana eğik lopsided adj.
en eğik olanı droopiest adj.
eğik burunlu hawknose adj.
dikey durumdan eğik duruma geçmiş haded adj.
yana eğik lateral adj.
eğik olmayan unsloped adj.
öne eğik durmayan unstooping adj.
eğik açılı biassed adj.
başı öne eğik bowed adj.
eğik yönde olan obliquid adj.
eğik yöne hedeflenmiş obliquid adj.
eğik açılı oblique-angled adj.
eğik el yazısına ait round adj.
eğik el yazılı round adj.
eğik el yazısı ile ilgili round adj.
(arma figürü) eğik couché adj.
(arma figürü) eğik couched adj.
(arma figürü) eğik couch adj.
eğik çizgilerden oluşan curvilineal adj.
yüzleri eğik spiral düzeninde olan plagiohedral adj.
yüzleri eğik spiral düzeninde olan plagihedral adj.
eğik açılı slanty adj.
eğik el yazısına ait spencerian adj.
eğik el yazısı ile ilgili spencerian adj.
eğik el yazısına özgü spencerian adj.
(el yazısı) eğik spencerian adj.
eğik bir halde droopily adv.
eğik yazıyla in italics adv.
başı öne eğik with the head bent adv.
eğik bir şekilde ascaunt adv.
eğik şekilde louchely adv.
eğik açılı bir şekilde obliquely adv.
eğik açıyla obliquely adv.
eğik bir şekilde skeef adv.
eğik açıyla slant adv.
eğik bir şekilde slopingly adv.
eğik bir şekilde slopewise [obsolete] adv.
eğik anlamına gelen bir ön ek lox- pref.
eğik anlamı veren ön ek plagi- pref.
eğik anlamı veren ön ek plagio- pref.
(belirli sayıda) eğik eksen kesişim noktalı anlamı veren son ek -clinic suf.
gözleri yere eğik downcast N.
eğik bakış slant N.
Phrasals
bir şeye doğru eğik olmak tilt to something v.
eğik açıyla dizmek/düzenlemek toe in v.
'-e doğru eğik olmak tilt to v.
Idioms
eğik açı ile yansımak cut one's eye v.
eğik açı ile parlamak cut one's eye v.
başı eğik cap in hand expr.
Technical
eğik asimptot curved asymptote n.
eğik beşik kemer inclined barrel arch n.
eğik çevriler inclined roller n.
eğik düzlem şüt yapısı inclined drop structure n.
eğik şüt inclined drop n.
eğik boğaz skew throat n.
eğik düzlem inclined drop n.
eğik engelli balık geçidi inclined baffle fish ladder n.
eğik boğaz oblique throat n.
eğik kazık inclined pile n.
eğik plan canted shot n.
eğik tünel dolusavak inclined tunnel spillway n.
eğik çizgi slash n.
eğik düzlem şüt inclined fall n.
eğik makaslama düzlemi inclined shear plane n.
eğik düzlem incline ramp n.
eğik döşeme inclined floor n.
eğik görüntü saptama helical scan recording n.
eğik kazık batter pile n.
eğik düzlem şüt glacis type fall n.
eğik kaya sathı inclined rock surface n.
eğik yük oblique load n.
eğik kazık slanted pile n.
eğik düzlem deneyi inclined plane test n.
eğik bordür sloped curb n.
eğik kazık jet pile n.
eğik ray roof rail n.
eğik kol angular lever n.
eğik çekim canted shot n.
eğik düzlem şüt yapısı inclined fall structure n.
eğik çizgi curved line n.
eğik koni oblique cone n.
eğik düzlem şüt glacis type drop n.
eğik eşikli savak inclined crested weir n.
eğik kesit oblique section n.
eğik görüntü aygıtı helical scan recorder n.
eğik borulu manometre inclined tube manometer n.
eğik borulu kazan inclined tube boiler n.
eğik şüt yapısı inclined fall structure n.
eğik şüt yapısı inclined drop structure n.
eğik görüş oblique view n.
eğik şüt inclined fall n.
eğik boğaz inclined throat n.
sola eğik çizgi backslash n.
eğik destek angle strut n.
eğik destek angle tie n.
eğik yüz bevel face n.
eğik pim deliği drawbore n.
eğik etriye bent-up bar n.
eğik kollu manometre inclined u-tube manometer n.
eğik taşlama yöntemi taper-grind procedure n.
eğik ızgara inclined grate n.