inclined - Turco Inglés Diccionario

inclined

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

inclined — Definition

Significado:
eğilimli, yatkın
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɪnˈklaɪnd/ – BrE /ɪnˈklaɪnd/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
disposed, willing, prone

Significados de "inclined" en diccionario turco inglés : 18 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
inclined adj. meyilli
I'm inclined to agree with her.
Ona katılmaya meyilliyim.

More Sentences
inclined adj. eğilimli
Such a person is inclined toward religious activities.
Böyle bir kişi dini faaliyetlere eğilimlidir.

More Sentences
inclined adj. eğimli
They pulled down the inclined wall.
Eğimli duvarı yıktılar.

More Sentences
inclined adj. eğik
General
inclined adj. istekli
Tom didn't seem inclined to elaborate and I didn't really want to know all the details anyway.
Tom detay vermeye istekli görünmüyordu ve ben de zaten tüm detayları bilmek istemiyordum.

More Sentences
inclined adj. yatkın
Many gardeners are more inclined to the second option.
Birçok bahçıvan ikinci seçeneğe daha yatkındır.

More Sentences
Technical
inclined adj. eğimli
They pulled down the inclined wall.
Eğimli duvarı yıktılar.

More Sentences
General
inclined n. eğimi nedeniyle açı yapan şey
inclined adj. yetenekli
inclined adj. mütemayil
inclined adj. yamuk
inclined adj. eğri
inclined adj. eli yatkın
inclined adj. yatmış
Technical
inclined adj. eğik
inclined adj. eğilmiş
inclined adj. mail
inclined adj. meyil

Significados de "inclined" con otros términos en diccionario inglés turco: 87 resultado(s)

Inglés Turco
General
inclined plane n. eğri yüzey
inclined roof n. eğimli çatı
inclined plane n. eğik düzlem
inclined road n. eğimli yol
be inclined v. meyilli olmak
be inclined v. hevesi olmak
be inclined to v. meyli olmak
get inclined to v. yatkınlaştırmak
be inclined to v. yatkın olmak
become inclined to v. yatkınlaşmak
be inclined v. meyletmek
be inclined v. eğilimli olmak
inclined to prep. -e karşı istekli
Proverb
as the twig is bent so is the tree inclined ağaç yaşken eğilir
as the twig is bent so is the tree inclined ağaç yaş iken eğilir
Colloquial
inclined to do adj. yapma eğiliminde
inclined to (do something) adj. (bir şey yapma) eğiliminde
inclined to do adj. yapmaya meyilli/eğilimli
inclined to (do something) adj. (bir şey yapmaya) meyilli/eğilimli
inclined to do adj. yapması muhtemel
inclined to (do something) adj. (bir şey yapması) muhtemel
Idioms
be inclined to do something v. bir şeyi yapmaya meyilli olmak
Technical
inclined tube boiler n. eğik borulu kazan
inclined fall structure n. eğik düzlem şüt yapısı
inclined rock surface n. eğik kaya sathı
inclined drop structure n. eğik düzlem şüt yapısı
inclined plane test n. eğik düzlem deneyi
inclined baffle fish ladder n. eğik engelli balık geçidi
inclined barrel arch n. eğik beşik kemer
inclined fall n. eğik şüt
inclined tube manometer n. eğik borulu manometre
inclined crested weir n. eğik eşikli savak
inclined fall n. eğik düzlem şüt
inclined angle of crest n. kret merkez açısı
inclined drop structure n. eğik şüt yapısı
inclined drop n. eğik şüt
inclined sight n. meyilli rasat
inclined drop n. eğik düzlem
inclined fall structure n. eğik şüt yapısı
inclined pile n. eğik kazık
inclined floor n. eğik döşeme
inclined gauge n. meyilli eşel
inclined roller n. eğik çevriler
inclined angle of arch n. kemer merkez açısı
inclined throat n. eğik boğaz
inclined shear plane n. eğik makaslama düzlemi
inclined tunnel spillway n. eğik tünel dolusavak
inclined u-tube manometer n. eğik kollu manometre
narrow-crested inclined weir n. ince kenarlı yatık savak
inclined surface n. eğimli yüzey
inclined-tube boiler n. eğik borulu kazan
inclined-axis mixer n. eğik eksenli karıştırıcı
inclined-tube manometer n. eğik borulu manometre
inclined plane n. eğik düzlem
inclined tube manometer n. eğik borulu basıölçer
inclined grate n. eğik ızgara
inclined screen n. eğimli elek
inclined lift n. eğimli asansör
inclined slat n. eğik panjur çıtası
inclined screen n. eğik elek
inclined shaft n. eğimli kuyu
inclined plane flow test n. eğri yüzey akış deneyi
inclined grate n. eğimli ızgara
inclined conveyor n. eğimli konveyör
inclined conveyor bridge n. eğimli konveyör köprüsü
inclined-tube method n. meyilli boru yöntemi
inclined section n. açılı kesit
frictionless inclined plane n. sürtünmesiz eğik düzlem
inclined to one side adj. bir tarafa yatık
Computer
inclined tube manometer n. eğik borulu basıölçer
Mechanic
inclined press n. eğik pres
Construction
inclined cut n. açılı kesim
inclined roof n. eğimli çatı
inclined hoist n. eğimli vinç
Woodworking
inclined chord n. çapraz bağ
Automotive
inclined plane n. eğik düzlem
inclined engine n. eğik motor
Transportation
inclined plane n. trenlerin veya teknelerin bir düzeyden diğerine inip çıktığı eğimli yol
Railway
inclined railway [us] n. özellikle dik yokuşlarda kullanılan kablolu bir demiryolu
Mining
inclined shaft n. eğik kuyu
inclined shaft n. desandre
Math
inclined line n. eğik doğru
Botanic
inclined stem n. eğik sap
inclined urn n. eğik kesesi
Agriculture
inclined agricultural land n. eğimli tarım arazisi
Environment
eccentric and inclined load n. eğimli değişken yük
Geology
inclined fault n. eğik fay