yamuk - Turco Inglés Diccionario

yamuk

Significados de "yamuk" en diccionario inglés turco : 33 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yamuk trapezoid n.
Two sides of the trapezoid are parallel.
Yamuğun iki kenarı birbirine paraleldir.

More Sentences
yamuk skewed adj.
General
yamuk crooked adj.
As a result, the duration of the crooked nasal esthetic operation will not be the same for these two patients.
Sonuç olarak yamuk burun estetiği operasyonunun süresi bu iki hasta için aynı olmayacaktır.

More Sentences
Math
yamuk trapezium n.
Some important geometric shapes are the triangle, the square, the rectangle, the circle, the parallelogram and the trapezium.
Bazı önemli geometrik şekiller üçgen, kare, dikdörtgen, daire, paralelkenar ve yamuktur.

More Sentences
yamuk trapezoid n.
Two sides of the trapezoid are parallel.
Yamuğun iki kenarı birbirine paraleldir.

More Sentences
General
yamuk deceit n.
yamuk skew adj.
yamuk inclined adj.
yamuk bent adj.
yamuk oblique adj.
yamuk awry adj.
yamuk hubbly adj.
yamuk irregular adj.
yamuk cockeyed adj.
yamuk uneven adj.
yamuk camous adj.
yamuk cant adj.
yamuk agee adj.
yamuk thwart adj.
yamuk tipsy adj.
yamuk one-sided adj.
yamuk crump adj.
yamuk skeef adj.
yamuk skewwhiff [dialect] [uk] adj.
yamuk skue adj.
yamuk askew adj.
yamuk misshapen adj.
yamuk camously adv.
Colloquial
yamuk kerflooey adj.
Technical
yamuk leaner n.
Meteorology
yamuk skewness n.
Slang
yamuk on the huh [uk] expr.
British Slang
yamuk skew-whiff adj.

Significados de "yamuk" con otros términos en diccionario inglés turco: 88 resultado(s)

Turco Inglés
General
ikizkenar yamuk trapezoid n.
şekilleri yamuk gösteren ayna distorting mirror n.
yamuk burun crooked nose n.
şekilleri yamuk yumuk gösteren ayna distorting mirror n.
şekilleri yamuk yumuk gösteren ayna funhouse mirror n.
şekilleri yamuk yumuk gösteren ayna carnival mirror n.
(eski kullanımda) yamuk veya tüylü yaşlılık lekesi moth n.
(zar) üstteki yüzü anlaşılmayacak şekilde yamuk duran cocked n.
yamuk şekilli arsa crook n.
yamuk ağız plaice mouth n.
yamuk şekilli iri ağaç scrag [uk] n.
yamuk dallı iri ağaç scrag [uk] n.
yamuk yumuk olma shapelessness n.
yamuk gülümseme crooked smile n.
yamuk başlı nesne crummock [scotland] n.
yamuk başlı direk crummock [scotland] n.
yamuk başlı çubuk crummie n.
yamuk başlı sopa crummie n.
yamuk pozisyon slump n.
yamuk diş snag tooth n.
yamuk yapmak take somebody for a ride v.
yamuk yapmak do wrongdoing v.
yamuk yapmak swindle v.
yamuk yapmak do (something) wrong (to someone) v.
yamuk yapmak do wrong v.
yamuk yapmak bamboozle v.
yamuk bir açıyla ilerlemek toe v.
yamuk yürütmek crab v.
yamuk yumuk gnarled adj.
ikizkenar yamuk şeklinde trapezoidal adj.
yamuk yumuk crooked adj.
eğri yamuk crooked adj.
yamuk yumuk thrawn [scottish] adj.
yamuk yumuk lumpy adj.
yamuk yumuk crabbed [obsolete] adj.
yamuk yumuk crabby [obsolete] adj.
yamuk bir şekilde camously adv.
yamuk yumuk bir şekilde thrawnly [scottish] adv.
yamuk yumuk skeef adv.
yamuk yumuk skewwhiff [dialect] [uk] adv.
Phrasals
(bir şeyi bir şeyle) yamuk yumuk etmek pock (something) with (something else) v.
Colloquial
yamuk yumuk all lopsided adj.
Technical
yamuk distorsiyonu trapezium distortion n.
ikizkenar yamuk makas trapezoidal truss n.
yamuk dip heel tap n.
yamuk ağızlı kesme slanting n.
yamuk ayak bent stem n.
yamuk yüzlü trapezohedron n.
yamuk dip sloping bottom n.
yamuk yüzlü örüt trapezohedron crytal n.
yamuk boyun slug neck n.
ikizkenar yamuk kutu trapezoidal can n.
düz paralellerin ve düz yakınsak meridyenlerin alanı yamuk cisimlere böldüğü iz düşüm trapezoidal projection n.
kesilmiş mücevherin yamuk kısmı bezil n.
kesilmiş mücevherin yamuk kısmı bizel n.
delikli kartın yamuk kenarını düzeltmek için kenarına eklenen parça saver n.
yamuk yüzlü trapezohedral adj.
Electric
yamuk distorsiyonu trapezium distortion n.
Construction
yamuk yüzeyli basamak winder v.
yamuk çakılmış (çivi) toed adj.
Woodworking
şeritli testerede yamuk kesmeye sebep olan titreşim cupping n.
Marine
yamuk keson dalgakıran trapezoidal caisson breakwater n.
yamuk kuralı trapezoidal rule n.
Medical
yamuk kafalılık plagiocephaly n.
Anatomy
yamuk kemik tarak eklemi intercarpal joint n.
yamuk kemik trapezoid bone n.
yamuk kas trapezius muscle n.
omurgası yamuk kyphotic adj.
Math
ikizkenar yamuk trapezoid n.
yamuk kuralı trapezoid rule n.
Geometry
dik yamuk right trapezium n.
ikizkıyılı yamuk isosceles trapezoid n.
ikizkenar yamuk isosceles trapezoid n.
ikizkenar yamuk isosceles trapezium n.
yamuk yüzlü tetragonal trisoctahedron n.
yamuk yüzlü icositetrahedron n.
yamuk yüzlü trapezoidal adj.
(yamuk) paralel olmayan iki kenarı eşit uzunlukta olan isosceles adj.
Agriculture
tarlanın yamuk yumuk ve dar olan çıkıntılı kısmı spong n.
Archaic
yamuk bir şekilde gitmek thwart v.
yamuk bir şekilde uzanmak thwart v.
Slang
birine yamuk yapan mahkum punking out n.
(birine) yamuk yapmak futz (one) v.
yamuk yapmak phutz v.
sarhoşluktan yamuk yumuk yürümek walk on rocky socks v.
bana yamuk yapma don't screw me over expr.
yamuk yumuk on the huh [uk] expr.
British Slang
yamuk yumuk skew-whiff adj.