istekli - Turco Inglés Diccionario

istekli

Significados de "istekli" en diccionario inglés turco : 94 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
istekli willing adj.
The Commission is willing to examine this path.
Komisyon bu yolu incelemeye isteklidir.

More Sentences
istekli eager adj.
Insects are not as patient and eager as we are.
Böcekler bizim kadar sabırlı ve istekli değiller.

More Sentences
istekli avid adj.
General
istekli inclined adj.
Tom didn't seem inclined to elaborate and I didn't really want to know all the details anyway.
Tom detay vermeye istekli görünmüyordu ve ben de zaten tüm detayları bilmek istemiyordum.

More Sentences
istekli thirsty adj.
It is no wonder that young adults are thirsty for freedom.
Genç yetişkinlerin özgürlüğe istekli olması şaşırtıcı değil.

More Sentences
istekli ready adj.
Jerry was always ready to assist us at work.
Jerry iş yerinde bize yardımcı olmaya her zaman çok istekliydi.

More Sentences
istekli aspirational adj.
Emma is an aspirational young woman who has a successful career.
Emma, başarılı bir kariyeri olan istekli bir genç hanım.

More Sentences
istekli anxious adj.
It is very clear that we are anxious to find a solution.
Bir çözüm bulma konusunda istekli olduğumuz çok açıktır.

More Sentences
istekli cheerful adj.
The staff here always has a cheerful approach to their job.
Buradaki personel, işlerine karşı her zaman istekli bir yaklaşım sergiliyor.

More Sentences
istekli desirous adj.
He was desirous of a promotion and worked hard to prove himself.
Terfi etme konusunda istekliydi ve kendini kanıtlamak için çok çalıştı.

More Sentences
istekli keen adj.
She was very keen to start work as soon as possible.
Mümkün olan en kısa sürede işe başlamak konusunda çok istekliydi.

More Sentences
istekli enthusiastic adj.
You don't seem very enthusiastic.
Sen çok istekli görünmüyorsun.

More Sentences
istekli eager adj.
Insects are not as patient and eager as we are.
Böcekler bizim kadar sabırlı ve istekli değiller.

More Sentences
istekli appetence n.
istekli applicant n.
istekli voracious adj.
istekli itchy adj.
istekli forward adj.
istekli aspirant adj.
istekli intent adj.
istekli ambitious adj.
istekli solicitous adj.
istekli earnest adj.
istekli minded adj.
istekli disposed adj.
istekli inclinable adj.
istekli sharp adj.
istekli strong adj.
istekli itching adj.
istekli devout adj.
istekli wistful adj.
istekli prurient adj.
istekli covetous adj.
istekli athirst for adj.
istekli agog adj.
istekli fain adj.
istekli athirst adj.
istekli wishful adj.
istekli hungry adj.
istekli hellbent adj.
istekli ungrudging adj.
istekli intense adj.
istekli amenable to adj.
istekli zealous adj.
istekli bouncy adj.
istekli dead-set adj.
istekli longing adj.
istekli unreluctant adj.
istekli hard-driving adj.
istekli ahungry adj.
istekli affectioned adj.
istekli affectuous adj.
istekli affectionate [obsolete] adj.
istekli affectionated [obsolete] adj.
istekli thrusting adj.
istekli avidious [obsolete] adj.
istekli ungrudging adj.
istekli unjaded adj.
istekli bain [dialect] adj.
istekli voracious adj.
istekli willing and able adj.
istekli happy adj.
istekli high adj.
istekli hot adj.
istekli lickerous adj.
istekli bushy-tailed adj.
istekli disposited [obsolete] adj.
istekli fanatic adj.
istekli fanatical adj.
istekli contented [obsolete] adj.
istekli fawe [obsolete] adj.
istekli fell [scotland] adj.
istekli prepared adj.
istekli sharp-set adj.
istekli forward adj.
istekli forwardly adj.
istekli snell adj.
istekli solicitate adj.
istekli solicitate adj.
istekli subject adj.
istekli full-winged adj.
istekli eagerly adv.
Colloquial
istekli game adj.
istekli pushed adj.
istekli rough and ready adj.
istekli (all) fired up adj.
istekli gung-ho adj.
istekli hot to trot adj.
Idioms
istekli fired up adj.
istekli bright-eyed and bushy-tailed adj.
Trade/Economic
istekli bidder n.
Archaic
istekli yare adj.
istekli yern adj.
istekli lief adj.

Significados de "istekli" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
istekli kimse enthusiast n.
evlenmeye istekli kimse suitor n.
istekli kimse man n.
evlenmeye istekli erkek marrying man n.
istekli ve coşkun kimse maven n.
istekli ve coşkun kimse mavin n.
istekli ve coşkun kimse mayvin n.
istekli olma fainness [dialect] n.
aşırı istekli kimse demon n.
istekli olma contentation [obsolete] n.
istekli hale getirme contentation [obsolete] n.
istekli davranma willingness n.
cevap vermeye istekli olmak be responsive v.
istekli olmak be disposed v.
istekli hale getirmek make willing v.
istekli olmak be disposed to do something v.
kendini çok istekli göstermek fall over oneself v.
istekli olmak be pumped (up) v.
birşeyi yapmakta çok istekli olmak fall over oneself to do something v.
yapmaya istekli olmamak can't be bothered v.
istekli olmak cheer [obsolete] v.
kabul etmeye istekli görünmek nibble v.
çok istekli olmak burn v.
çok istekli olmak overburn v.
istekli olmak prefer v.
daha istekli kılmak sharpen v.
(istekli anlamında) er/ar will v.
istekli olmak spoil v.
çok istekli overzealous adj.
uyum sağlamaya istekli willing to comply adj.
-e istekli athirst for adj.
fazlasıyla istekli gung ho adj.
geçmişten konuşmaya istekli reminiscent adj.
çok istekli raring adj.
çok istekli anxious adj.
yardıma istekli cooperative adj.
-e istekli eager in adj.
-e istekli eager for adj.
-e istekli solicitous of adj.
çok istekli ambitious adj.
çok istekli adjuratory adj.
gücendirmeye istekli affrontive [obsolete] adj.
çok istekli agitated adj.
aşırı istekli overeager adj.
istekli olmayan unbouncy adj.
'-istekli -happy adj.
çok yazı yazmaya istekli writative adj.
yazmaya istekli writative adj.
kavgaya istekli hostile adj.
saldırmaya istekli hostile adj.
yaralamaya istekli hostile adj.
çok istekli glad adj.
kavgada istekli ve canlı desirous [obsolete] adj.
bir şeyi yapmaya istekli (kimse) on adj.
bir şeyle uğraşmaya istekli open adj.
bir şeyi düşünmeye istekli open adj.
aşırı istekli overforward adj.
aşırı istekli overenthusiastic adj.
aşırı istekli overinclined adj.
aşırı istekli overprompt adj.
aşırı istekli oversolicitous adj.
(partnerlerden biri) cinsel ilişkiye daha istekli olan imparlibidinous adj.
aşırı istekli impatient adj.
mali sorumluluk almaya hazır veya istekli olmayan irresponsible adj.
tavsiye alışverişine istekli counselable adj.
tavsiye almaya istekli counsellable adj.
araştırmaya istekli inquisiturient adj.
cinsel olarak istekli randy adj.
aşırı istekli zealous adj.
istekli bir biçimde wishfully adv.
istekli bir biçimde voraciously adv.
istekli olarak wistfully adv.
pek istekli on the tiptoe adv.
çok istekli bir biçimde overzealously adv.
aşırı istekli bir biçimde overeagerly adv.
istekli bir şekilde wishfully adv.
istekli bir şekilde itchily adv.
istekli bir şekilde solicitously adv.
aşırı istekli bir biçimde overenthusiastically adv.
istekli bir şekilde unreluctantly adv.
istekli bir şekilde ungrudgingly adv.
aşırı istekli bir biçimde over-enthusiastically adv.
çok istekli bir biçimde over-zealously adv.
istekli şekilde affectionately [obsolete] adv.
yenilik için istekli bir şekilde newfangly adv.
istekli bir şekilde avidiously [obsolete] adv.
istekli bir şekilde yare [obsolete] adv.
-e karşı istekli inclined to prep.
Phrasals
çok istekli olmak salivate (all) over (someone or something) v.
çok istekli olmak slobber (all) over (someone or something) v.
çok istekli olmak salivate over v.
Colloquial
çok istekli bir alıcı a real motivated buyer n.
istekli görünme fake enthusiasm n.
ünlü olmak için ne kadar aşağılayıcı veya küçük düşürücü olduğuna bakılmaksızın, bir şeyi yapmaya istekli olan kişi fame whore n.
istekli öğrenci gunner n.
(düşünmeye/duymaya) istekli olmak leave open v.
katılmaya istekli olmak be up for something v.
istekli olmak be game v.
(bir şeyi yapmaya) istekli olmak be happy to (do something) v.
istekli olmak be hot to trot v.
'-e istekli olmak be happy to v.
(bir şey yapmaya) istekli olmak be down to (do something) v.
istekli olmak be about v.
istekli olmak be prepared v.
(bir şeye) istekli olmak be up to (something) v.
fazlasıyla istekli gung-ho adj.
fazlasıyla istekli gung adj.
hazır ve istekli ready and willing adj.
pek istekli değil not in any hurry expr.
pek istekli değil not in a hurry expr.
yapmaya istekli olmak care to do expr.
çok istekli değil in no rush expr.
Idioms
aşırı derecede istekli an eager beaver n.
cinsel ilişki konusunda aşırı istekli olma enthusiastic consent n.
çok istekli itchy fingers n.
istekli olarak with a good grace v.
doğası gereği istekli olmak can find it in one's heart v.
istekli olmamak have no heart v.
bir şeyi yapmaya çok istekli olmak have fire in the belly v.
bir şeyi yapmaya çok istekli olmak have fire in one's belly v.
istekli olmak be a tiptoe v.
istekli olmak find in the heart v.
bir yere gitmek/bir olaya katılmak için çok istekli olmak be there with bells on v.
(bir şey yapmaya) istekli olmak care to (do something) v.
bir şeyi yapmaya istekli olmamak not about to v.
bir şeyi yapmaya istekli olmamak not be about to do something v.
(birine) yardım etmeye istekli olmak get (someone's) back v.
(birini) savunmaya istekli olmak get (someone's) back v.
çok istekli olmak go gangbusters [us] v.
istekli olmakla olmamak arasında gidip gelmek be hot and cold v.
uzun süre bir şeyi sürdürmeye istekli olmak be in something for the long haul v.
çok istekli olmak be as keen as mustard [uk/australia] v.
gayretli ve istekli olmak be bright-eyed and bushy-tailed v.
bir şeyi düşünmeye/göz önünde bulundurmaya istekli olmak be open to something v.
(bir şey yapmaya) istekli olmamak can't be bothered (to do something) v.
aşırı istekli olmak fall over yourself v.
doğası gereği istekli olmak find it in heart v.
bir şeye istekli olmak have one's heart set on something v.
'-e istekli olmamak have no heart for v.
(bir şeye) istekli olmamak have no heart for (something) v.
istekli olmak show willing [uk/australia] v.
çok istekli keen as mustard adj.
çok istekli as keen as mustard expr.
çok istekli an eager beaver expr.
hazır, istekli ve yapabilir (durumda) ready, willing, and able expr.
başarmak için çok istekli no flies on you expr.
(biri bir şeyi yapmaya) istekli (one) is about to (do something) expr.
uzun süre (bir şeyi) sürdürmeye istekli in (something) for the long haul expr.
istekli olarak with good grace expr.
Trade/Economic
istekli bir alıcı ile ilgisiz fakat istekli bir satıcının serbest bir biçimde alım satım işlemi konusunda anlaşmaya varabilecekleri fiyat arm's-length price n.