tiyatro - Turco Inglés Diccionario

tiyatro

Significados de "tiyatro" en diccionario inglés turco : 14 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
tiyatro theatre n.
The old theatre was built by ancient Greeks.
Eski tiyatro antik Yunanlar tarafından inşa edilmiştir.

More Sentences
tiyatro theater n.
We went to the theater one night.
Bir gece tiyatroya gittik.

More Sentences
General
tiyatro play n.
We need to do some research on those plays, and fast.
O tiyatrolar hakkında araştırma yapmamız lazım, hem de çabuk.

More Sentences
Education
tiyatro theatre n.
The old theatre was built by ancient Greeks.
Eski tiyatro antik Yunanlar tarafından inşa edilmiştir.

More Sentences
tiyatro theater n.
We went to the theater one night.
Bir gece tiyatroya gittik.

More Sentences
Art
tiyatro drama n.
The actor is also giving lessons in a drama school.
Oyuncu aynı zamanda bir tiyatro okulunda ders veriyor.

More Sentences
tiyatro theatre n.
The old theatre was built by ancient Greeks.
Eski tiyatro antik Yunanlar tarafından inşa edilmiştir.

More Sentences
General
tiyatro house n.
tiyatro playhouse n.
tiyatro stage n.
tiyatro theatrer n.
Theatre
tiyatro stock n.
Abbreviation
tiyatro theat n.
Slang
tiyatro spellken n.

Significados de "tiyatro" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
sessiz tiyatro mime n.
oyuncular (tiyatro) cast n.
tiyatro afişi playbill n.
tiyatro meraklısı playgoer n.
tiyatro sanatı drama n.
tiyatro ve gece kulübüne sıkça giden adam man about town n.
tiyatro bileti theater ticket n.
sandalet tiyatro cothurnus n.
tiyatro ve devlet theater and state n.
tiyatro koltukları arasındaki geçiş yolları vomitoria n.
tiyatro grubu theater company n.
feminist tiyatro feminist theater n.
tiyatro eseri theatrical production n.
epik tiyatro epic theatre n.
feminizm ve tiyatro feminism and theater n.
tiyatro koltukları arasındaki geçiş yolu vomitorium n.
tiyatro edebiyatı drama n.
uyumsuz tiyatro theatre of absurd n.
yeni bir tiyatro oyununun ilk temsili premier n.
tiyatro ruhsatı theater license n.
(film, tiyatro vb.) başarısız yapım turkey n.
balkon (tiyatro) circle n.
vodvil tiyatro burlesque n.
tiyatro sahnesi theater stage n.
tiyatro sanatı histrionics n.
tiyatro locası loge n.
tiyatro şirketleri theatrical companies n.
tiyatro mimarisi theater architecture n.
repertuar tiyatro repertory theater n.
tiyatro yazını drama n.
tiyatro sezonu theatrical season n.
tiyatro yapımcıları ve yönetmenleri theatrical producers and directors n.
tiyatro eseri drama n.
tiyatro programı theater program n.
tiyatro eleştirmenleri theater critics n.
tiyatro izleyicileri theater audiences n.
tiyatro yönetimi theater management n.
tiyatro ve toplum theater and society n.
amatör tiyatro amateur theatre n.
tiyatro salonu theatre hall n.
tiyatro perdesi curtain n.
amatör tiyatro çalışması dramatics n.
tiyatro biçimleri dramatic forms n.
tiyatro seçmeleri theatre auditions n.
tiyatro hastası stage struck n.
tiyatro tutkunu stage struck n.
amfi tiyatro amphitheatre n.
amfi tiyatro amphitheater n.
tiyatro tutkusu theatre passion n.
tiyatro tutkusu passion for theatre n.
tiyatro afişi show card n.
tiyatro afişi theatrical poster n.
afiş (tiyatro) show card n.
afiş (tiyatro) theatrical poster n.
afiş (tiyatro) show bill n.
tiyatro afişi show bill n.
seçme (tiyatro vs. için) audition n.
tiyatro afişi theatre poster n.
tiyatro müdürü theatre manager n.
tiyatro oyuncusu theatre player n.
eğitimde tiyatro theatre in education n.
(tiyatro vb) denemeler tryouts n.
arena tiyatro theatre-in-the-round n.
tiyatro salonu theater hall n.
eski ve kirli sinema ya da tiyatro fleapit n.
eskiden kırsal kesimde genellikle ahırda tiyatro gösterileri yapmak için çıkılan turne barnstormer n.
seyirciyle dolu tiyatro bumper house n.
arena tiyatro theater-in-the-round n.
dünya tiyatro günü international theatre day n.
dünya tiyatro günü world theatre day n.
ritmik jimnastik, artistik jimnastik, amigo, dövüş sporları, break dans gibi enerjik ve ritmik tarz tekniklerinin bir arada olduğu sözsüz tiyatro oyunu flying n.
antik tiyatro ancient theater n.
tiyatro kulübü drama club n.
tiyatro oyunu theater play n.
tiyatro oyunu theatre play n.
tiyatro bölgesi theater district n.
hayır amacıyla yapılan tiyatro veya müzik gösterisi benefit performance n.
tiyatro sahnesinin bir tarafından diğer tarafına uzanan küçük podyum passerelle n.
tiyatro okulu theater school n.
ilk gösterimi sorunlu olan tiyatro oyununun tekrar oynanması takeover n.
(tiyatro oyununda) bölüm act n.
dublin'de bilinen bir tiyatro abbey theatre n.
ulusal tiyatro national theatre n.
tiyatro müdavimi kimse theater n.
new york şehrindeki dünyaca ünlü tiyatro bölgesi broadway n.
tiyatro sanatçısının kullandığı makyaj malzemelerinin ve kostümlerin tümü makeup n.
londra'da bir tiyatro sadler's wells n.
ciddi tiyatro legit n.
(tiyatro) müzik eşliğinde okunan veya söylenen şiir, piyes bölümü veya opera melodrama n.
müzik, tiyatro gibi eğlence faaliyetlerinin programı menu n.
piyes gibi bir tiyatro yapımını sahneye koyma süreci mise-en-scène n.
alt sınıf tiyatro penny gaff [uk] n.
alt sınıf tiyatro gaff [uk] n.
(kilise, tiyatro) ek koltuklar için açılan platform gallery n.
(tiyatro, kilise, stadyum gibi yerlerde) yer gösterici husher [obsolete] n.
insanların şiir, sanat veya tiyatro gibi sembolizm araçlarıyla ifade edilen geçmiş tecrübelerine dair temel gerçeklikleri ve kavrayışları anlamlandırma ve bunlara değer atfetme biçimi mythoi n.
(eskiden) tiyatro ışıklandırmasında gaz lambası direktörü gasman n.
(erkek) tiyatro sanatçısı chorus girl n.
(erkek) tiyatro sanatçısı chorus man n.
(erkek) tiyatro sanatçısı chorus boy n.
(fransızca) korku türünde tiyatro oyunu grand guignol n.
tiyatro korosu üyesi gypsy n.
tiyatro oyuncusu histrionics n.
(tiyatro görevlisine yapılan) el altı ödeme ice n.
tiyatro yapımlarında kullanılmak üzere tasarlanan imitasyon bir mücevherat parçası logie n.
rutin tiyatro gösterisi routine n.
(eskiden) genelde müzik eşliğinde dramatik resitaller sergileyen erkek tiyatro oyuncusu diseur n.
(tiyatro veya sinemada) sahne temini ve idaresinden sorumlu kimse clearer n.
perilerin yer aldığı fantastik tiyatro oyunu ferie n.
seyirciye programlar dağıtıp ufak işler yapan tiyatro görevlisi page n.
amerikan müzikal ve tiyatro akademisi american musical and dramatic academy n.
tiyatro zemininin orkestra arkasındaki kısmı parterre n.
tiyatro perdesine benzer şey scrim n.
(tiyatro, stadyum gibi yerlerde) oturma düzeni seating n.
tiyatro kumpanyasının gider ve karları paylaşan üyesi sharer [obsolete] n.
(tiyatro) piyesin resmi olarak gösterileceği ilk geceden önce halka açık sahnelenmesi prevue n.
amatörlerce yazılıp sahnelenen tiyatro eseri skit n.
tiyatro veya fotoğraf ışığının odak noktasının dışında kalan ve istenmeyen yeri aydınlatan ışık spill n.
tiyatro veya fotoğraf ışığının odak noktasının dışında kalan ve istenmeyen yeri aydınlatan ışık spill light n.
(tiyatro salonunda) sahne önü ile arka duvar arasındaki kısım stagehouse n.
(kısaca) tiyatro rep n.
repertuar tiyatro repertory n.
tiyatro bileti pasteboard n.
isa'nın çarmıha gerilişini anlatan tiyatro oyunu passion n.
isa'nın çarmıha gerilişini anlatan tiyatro oyunu passion n.
(tiyatro, sinema) sahne dekorları tedarik sorumlusu property master n.
tiyatro oyuncusu olmak go on the stage v.
tiyatro topluluğu turneye çıkmak go on the road v.
tiyatro yapmak perform v.
tiyatro izlemek watch theatre v.
tiyatro oynamak play v.
(tiyatro oyununu) çok nadir oynamak underperform v.
(gezici tiyatro) temsil vermek roadshow v.
tiyatro oyunu görmek see a theater play v.
tiyatro oyunu izlemek see a theater play v.
tiyatro ile ilgili dramatic adj.
tiyatro sanatı ile ilgili drama adj.
tiyatro ile ilgili olmayan nontheatrical adj.
yapay, abartılı, kaba veya yapmacık (tiyatro) camp adj.
tiyatro gösterilerine uygun directional adj.
hikayeyi tiyatro formunda sunan (tarz) presentational adj.
tiyatro öncesinde yapılan pretheatre adj.
new york'ta küçük tiyatro, salon, kilise gibi yerlerde sahnelenen deneysel tiyatro oyunlarında off off broadway adv.
new york'ta küçük tiyatro, salon, kilise gibi yerlerde bulunan deneysel tiyatrolarda off off broadway adv.
(tiyatro) izleyiciler arasında out front expr.
tiyatro salonunda seyircilerin oturduğu yer foh (front-of-house) abrev.
(tiyatro) apart aside N.
Phrases
hayat bir tiyatro sahnesidir all the world's a stage expr.
Colloquial
tecrübesiz tiyatro oyuncularının gruplar halinde kabaca değerlendirilerek seçildiği giriş sınavı cattle call n.
tiyatro işletmeciliği front of house n.