aside - Turco Inglés Diccionario

aside

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

aside — Definition

Significado:
bir yana, (tiyatro) apart
Pronunciación (IPA):
(AmE /əˈsaɪd/ – BrE /əˈsaɪd/)
Categoría gramatical:
Zarf; İsim: aside (asides)

Significados de "aside" en diccionario turco inglés : 14 resultado(s)

Inglés Turco
General
aside n. ilave
I want to add this, as an aside, he is not a good player at all.
Şunu da ilave olarak eklemek istiyorum, hiç de iyi bir oyuncu değil.

More Sentences
aside adv. bir kenara
If you set aside a hundred dollars per month, you can buy the suit in three months.
Ayda yüz doları bir kenara ayırırsanız, takım elbiseyi üç ay içinde satın alabilirsiniz.

More Sentences
aside adv. bir tarafa
If you don't put aside your pride, you and your children will starve to death.
Gururunuzu bir tarafa bırakmazsanız, siz ve çocuklarınız açlıktan ölürsünüz.

More Sentences
aside adv. bir yana
The funding problem aside, that's quite a good plan.
Finansman sorunu bir yana, bu oldukça iyi bir plan.

More Sentences
aside adv. kenara
He pushed the books on his table aside and asked me to bring his computer.
Masasındaki kitapları kenara itti ve benden bilgisayarını getirmemi istedi.

More Sentences
Theatre
aside n. kendi kendine söylenen sözler
I've heard your aside but I'll pretend like I didn't.
Kendi kendinize söylediklerinizi duydum ama duymamış gibi yapacağım.

More Sentences
aside n. oyuncunun alçak sesle söylediği söz
That line is an aside, the other actors should've pretended that they didn't hear that.
Bu replik alçak sesle söyleniyor, diğer oyuncular bunu duymamış gibi yapmalıydı.

More Sentences
General
aside adj. bertaraf
aside adj. ayrı
aside adv. bir tarafa (bırakırsak)
aside N. (tiyatro) apart
Art
aside n. apar
Music
aside n. sahnede kendi kendine söyleme
Theatre
aside n. apar

Significados de "aside" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
setting aside n. bir kenara koyma
setting aside n. sarfınazar
setting aside n. vazgeçme
setting aside n. çekilme
draw aside v. kenara çekmek
step aside v. istifa etmek
brush aside v. önemsememek
leave aside v. bir kenara bırakmak
lay aside v. vazgeçmek
set aside v. reddetmek
lay aside v. bir yana koymak
stand aside v. savulmak
turn aside v. saptırmak
set aside v. bir tarafa koymak
set aside v. feshetmek
stand aside v. yol vermek
stand aside v. kaçınmak
put aside v. askıya almak
turn aside v. sapmak
stand aside v. açık durmak
stand aside v. feragat etmek
set aside v. iptal etmek
put aside v. biriktirmek
lay aside v. rafa kaldırmak
put something aside v. biriktirmek
turn aside v. vazgeçirmek
step aside v. kenara çekilmek
lay aside v. terketmek
wave someone aside v. birine eliyle kenara geç demek
speak aside v. kendi kendine konuşmak
lay aside v. biriktirmek
brush aside v. aldırmamak
stand aside v. kenara çekilmek
put aside v. kaldırmak
move aside v. çekilmek
put aside v. kenara kaldırmak
step aside v. çekilmek
turn aside v. bir yana dönmek
leave aside v. arka plana atmak
set aside v. ayırmak
set time aside for someone (for some purpose). v. (birisine) zaman vermek
brush aside v. yabana atmak
thrust aside v. kenara itmek
set aside v. bir tarafa bırakmak
set aside v. arka plana atmak
push aside v. arka plana atmak
set-aside v. tahsis etmek
set-aside v. (sonra kullanmak üzere) ayırmak
set-aside v. bir kenara ayırmak
set aside v. bir kenara koymak
lay aside v. bir kenara koymak
put aside v. bir kenara koymak
lay aside v. bir kenara atmak (para vb)
lay aside by v. (sonradan kullanmak için) bir tarafa koymak
lay aside by v. saklamak
brush aside v. bir kenara itmek
set aside v. kaldırmak
set aside v. bertaraf etmek
cast aside v. bir kenara bırakmak
sweep aside v. bir kenara kaldırmak
stand aside v. tarafsız olmak
turn aside v. rotadan ayrılmak
elbow someone aside v. birisini koluyla/eliyle yana itmek
kick someone aside v. birini terk etmek
have nothing set aside v. hiçbir birikimi olmamak
set aside ample time for the visit v. ziyarete bolca zaman ayırmak
set aside time for oneself v. kendine vakit ayırmak
set aside time for yourself v. kendine vakit ayırmak
set aside time for oneself v. kendine zaman ayırmak
set aside time for yourself v. kendine zaman ayırmak
push aside v. dikkate almamak
push aside v. değerlendirmeye almamak
be shunted aside v. kenara itilmek
set aside adj. bir tarafa konmuş
put aside adj. saklı
set aside adj. ayrılmış
aside from adv. bir yana
joking aside adv. şaka bir yana
joking aside adv. şaka bir tarafa
everything aside adv. hepsi bir yana
aside from prep. -den başka
aside from prep. dışında
Phrasals
set something aside v. bir şeyi bir kenara bırakmak
set something aside v. bir şeyi bir tarafa ayırmak
set something aside v. bir kenara koymak
set something aside v. bir şeyi önemsememek
set something aside v. bir şeyi kale almamak
set something aside v. feshetmek
set something aside v. bozmak (kararı)
set time aside (for somebody/something) v. zaman bırakmak
go aside v. bir kuytuya çekilmek
go aside v. bir köşeye çekilmek
cast aside v. başından atmak
cast aside v. başından savmak
cast aside v. çevresinden uzaklaştırmak
leave aside v. hesaplamamak
leave aside v. konu dışında tutmak
put aside v. bir kenara bırakmak
put aside v. bir kenara saklamak
put aside v. bir kenara atmak
put aside v. bir kenara koymak
put aside v. sonraya saklamak
put aside v. bir kenara ayırmak
put aside v. aldırmamak
put aside v. bir tarafa ayırmak
push aside v. bir yana itmek
push aside v. bir kenara itmek
cast aside v. bir kenara atmak
cast aside v. atmak
cast aside v. bir kenara bırakmak
cast aside v. kurtulmak
cast someone aside v. başından atmak
cast someone aside v. başından savmak
cast someone aside v. dışlamak
shove aside v. kenara itmek
jostle someone aside v. birini yana doğru itmek
kick aside v. tekmeleyerek kenara itmek
lay something aside for someone v. birisi için bir şey ayırmak
look aside v. görmezden gelmek
look aside v. kafasını çevirmek
leave something aside v. bir kenara bırakmak/koymak
motion someone aside v. (el/kol işareti ile) birini kenara çekmek
nudge aside v. kenara itmek
push aside v. kenara itmek
place something aside v. kenara koymak/ayırmak
pull someone aside v. yana/kenara çekmek
take somebody aside v. birini kenara çekmek
set something aside for someone v. biri için bir kenara bir şey ayırmak
sweep aside v. kenara süpürmek
toss aside v. kenara atmak/itmek
set something aside for future use v. ileride kullanmak üzere bir kenara koymak/kaldırmak
call aside v. kenara çekmek
shoulder aside v. kenara kaldırmak
shoulder aside v. kenara itmek
brush aside v. fırçayla vb. bir kenara itmek
set aside v. dışarıda bırakmak
step aside v. biraz önden yürümek
turn aside v. döndürmek
step aside v. görevden ayrılmak
set aside v. görmezden gelmek
set aside v. atlamak
step aside v. emekli olmak
brush aside v. süpürüp atmak
set aside v. belirli bir amaca tahsis etmek
set aside v. ihmal etmek
set aside v. gündemden çıkarmak
set aside v. hariç tutmak
place aside v. bir kenara koymak
fling (someone or something) aside v. yana/kenara atmak/fırlatmak/savurmak
sweep aside v. yana/bir kenara itmek/itelemek